Allah De Ötesini Bırak

·
Okunma
·
Beğeni
·
32,4bin
Gösterim
Adı:
Allah De Ötesini Bırak
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054771554
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Allah her şeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden "Allah de ötesini bırak". Kul Rabb'ini imtihan etmez. O'na tevekkülle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin. 

Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun. O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan, aslında kazandığını fark edeceksin!.. 

Aşık olcaksın evet ama kalbini Allah aşkıyla yakacaksın... Dünyanın geçici olduğunu, biteceğini İDRAK edeceksin; sadece sonsuz kudrete bağlanacaksın. ALLAH'A bağlı yaşayacaksın. İşte Uğur Koşar bu kitap da sana herkes gibi Allah'ı anlatmıyor O'nu adeta hissettirip yaşatıyor!.. 
-Psikolog Cavidan Ebru Kızıl- 

Yirmi yıldır terapi deneyimlerimde elde ettiğim sonuçlardan biri şudur ki; eksik olan parçaları yitirdiğini düşünen ve bunları arayarak çıkmazlara giren ve bunun da dışarıda olduğunu sanan çok büyük bir çoğunluk çeşitli psikolojik sorunlarla ruh sağlıklarını bozmuştur. Bu büyük çoğunluğa eserlerinde ve görüşlerinde öze dönüş yolunda katkı sağlayan, aradıklarını bulabilme cesareti ve ışığı olan Uğur Koşar Dostuma "ALLAH DE ÖTESİNİ BIRAK" ile özlerine dönebilmesi adına ışık olan eserinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum...
-Uzm. Psikolog Abdullah Topal-
192 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Bazı kitaplar vardır defalarca okunmayı hak eder, bu kitap onlardan biri.

Spoiler içerir.

Allah’ın özel olarak görevlendirdiği bir melekler topluluğu, bir grup insanın bir araya gelerek Allah’ı zikrettiğini görürler.

  Sonra bütün melekler, hep birlikte kanatlarını açarak, insanları kanatlarıyla örterler. Böylece yer ile gök arası meleklerle dolar. Allah’ı anıp öven topluluk dağılıncaya kadar onlarla beraber olurlar.

  İnsanlar dağılınca melekler göğe yükselirler.

  Allah, her şeyi meleklerden daha iyi bildiği halde meleklerine sorar:

  “Nereden geliyorsunuz?”

  “Dünyada yaşayan bazı kullarının yanından geliyoruz. Onlar bir araya gelmişler ve seni teşbih ediyorlardı.”

  “Kullarım bir araya gelmiş ne diyorlardı?”

  “Subhanallah diyerek seni övüyorlar. Allahuekber diyerek seni en büyük olarak kabul ettiklerini söylüyorlar. La ilahe illallah diyerek senden başka ilah olmadığına şahitlik ediyorlar. Elhamdülillah diyerek de sana Hamd ediyorlar.”

  “Onlar beni görmüşler mi ki beni bu şekilde övüyorlar?”

  “Hayır ey Rabb’imiz. Seni görmediler.”

  “Ya beni görselerdi, ne yaparlardı?”

  “Şayet seni görselerdi, sana daha çok ibadet ederler, seni daha çok överlerdi.”

  “Benden ne istiyorlar?”

  “Senden cennetini istiyorlar.”

  “Cenneti görmüşler mi?”

  “Hayır ey Rabb’imiz. Cenneti görmediler.”

  “Ya cenneti görselerdi, ne yaparlardı?”

  “Şayet cenneti görselerdi, onu daha çok isterler ve onun için daha çok çalışırlardı.”

  “Neden korkuyorlar?”

  “Cehenneme girmekten korkuyorlar.”

  "Onlar cehennemi görmüşler mi?”

  "Hayır ey Rabb’imiz. Cehennemi görmediler.”

  “Ya cehennemi görselerdi, ne yaparlardı?”

  “Şayet cehennemi görselerdi, ondan daha çok korkar ve kaçarlardı.”

  Sonunda Allah şöyle buyurdu:

  “Sizi şahit tutuyorum. Ben bir araya gelip beni öven ve Hamd eden o kullarımın hepsini affettim. Onları istedikleri cennete sokacak ve korktukları cehennemden uzak tutacağım.”

  Bunun üzerine bir melek söz aldı:

  “Ey Rabb’imiz. Onların hepsi seni övmek için bir araya gelmiş değillerdi. İçlerinde onlardan olmayan günahkâr bir adam da vardı. O adam bir işi için oraya gelmişti.”

  Allah bunun üzerine şöyle buyurdu:

  “Onu da affettim. Onlar öyle bir topluluktur ki, onlarla beraber olanlar da onların sayesinde kurtuldular...”

  ***

  “Üç kişi bir araya gelirse, dördüncüsü benim. Dört kişi bir araya gelirse, beşincisi benim.”
192 syf.
·26 günde·Puan vermedi
Bu kitabı okurken tarif edilemez bir huzurla doldu içim. Gerçekleri, bana verilen nimetleri nasıl fark edemediğimi gördüm. Sanki gözlerimde bir perde vardı da o aralandı. Kitapda öyle süslü cümleler yoktu. Sadece hakikat vardı. Şimdi diyorum keşke bu kitabı çok da önce okuyabilseydim..
192 syf.
·2 günde·10/10 puan
Anlaşılır bir dille yazılmış ve sizi hayatın gerçeklerine bağlayacak bir içeriğe sahip, kendisi terapist olan yazarın kitabı da aynen kendisi gibi bir terapist görevi görüyor.. Okuduktan sonra da okurken de çok huzur doluyorsunuz..

Yazar, abartmadan, hoş bir anlatım biçimiyle, rehberlik ederek hayata dair tavsiyelerde bulunmuş.. Okunması gereken kitaplar arasında olduğunu düşünüyorum.
Bilgilenmek isteyen, sallanmak kendine gelmek isteyenler... okuyun ve herkes için bu kitapta bi' şeyler var onu alın kendinize.. Keyifli okumalar. ✿◡‿◡
192 syf.
·33 günde·Beğendi·10/10 puan
Allah De Ötesini Bırak
Sandığınızdan çok farklı şeylerin olduğunu öğretecek bu kitap. Huzur’u bulmanın ve içimizdeki kin’den kurtulmanın anahtarı olduğunu düşünüyorum. Beni derinden etkileyen bir kitap oldu. Uğur Koşar’a böyle güzel cümleler için teşekkürüm var. Herkesin okuması gereken bir kitap.
192 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
İnsanın ruhuna hitap eden, ruhunu doyuran ve ruhunu iyileştiren kişisel gelişim kitaplarını çok severim ki bu kitap tasavvufla harmanlandıysa bayılarak okurum. Okudukça size iyi gelir, sizi aydınlatır ve hatta yaralarınızı sarar. Bu tarz kitapları her zaman bir kez okumayın, başucu kitabınız olsun ve ne zaman içiniz daralırsa açın okuyun tabiricaizse size inşirah suresi olsun :) Bir de böyle tasavvufi kitaplar, unuttuğumuz Allah'ımızı bize tekrar hatırlatır ve şöyle bir vicdanınıza dokunur. Her zaman için unutmadığımızı düşündüğümüz Allah'ımızı, ona ayırdığımız zaman kadar hatırlarız aslında. O yüzden dibe batmış bazı duyguların gün yüzüne çıkması için bir kez değil çok kez okunmalı tasavvufi kitaplar. Özellikle bu kitap gibi içinde kıssa barındıranlar sizi kesinlikle doyuracak ve düşündürecektir o da yetmeyecek size vicdan yoklaması yaptıracaktır. O yüzden tekrar tekrar öneririm. İskender Pala'nın Mevlana kitabına yaptığım incelemedeki düşüncelerimin aynısı burda da geçerlidir, okuyanlar için :) Bizi Allah'a yaklastıran ve bize onu hatırlatan her şey güzeldir. Özellikle bu kitaplar sizi biraz kendinize getirir, sorgulattırırsa bir şeyleri daha güzeldir. Okuyun kitap dostlarım gönlümüz doysun ve şifa bulsun. Çünkü hepimizin gönlünün şifaya ihtiyacı var. Ve şafi olan yalnızca O'dur. Şifa bulmak dileğiyle...
192 syf.
·7/10 puan
Allah her şeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan
haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına
yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır.
Duanın karşılığını takip etmeden “Allah de ötesini bırak”.
Kul Rabb’ini imtihan etmez. O’na tevekkülle yaklaştığında
rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin.
***
Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için
yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o
senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun.
O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan,
aslında kazandığını fark edeceksin!..
Ben sana yeni bir bakış açısı getiriyorum. Rabb’ini daha iyi
hissedebilmen ve O’na daha yakın olabilmen için sana farklı
bir pencere açıyorum. Toplum sana Allah’tan korkmanı
söyler, oysa korkunun olduğu yerde sevgi asla yoktur. O halde
Allah’tan korkarsan O’nu nasıl kendine yakın hissedebilirsin!
Allah sonsuz merhamet sahibidir, O bağışlayanların en
hayırlısıdır. Allah’tan korkmak,
“Ben bunu yaparsam
Rabb’ime layık bir kul olamam, O bana güvenmiş, ben bu
güveni sarsarım” demektir. Asıl korku budur. Kendi
vicdanından korkmaktır. Allah karşısına hayâ edecek bir
amelle çıkmaktan korkmaktır...
Ve korktuğunla yakın ilişki kuramazsın, O’nu tam olarak
hissedemez ve O’na güvenemezsin. İşte senin asıl sorunun
budur!..
192 syf.
·15 günde·Beğendi·Puan vermedi
Evet yaşıyoruz ama neden yaşadığımızı bilmeden yaşıyoruz. Sadece nefes alıp dünya hayatı için çalışıyoruz. Sürekli isyan içindeyiz. Aslında isyan etmeyi bırakıp Allah'ın verdiklerine şükür etmeye başlasak hayat daha kolay olucak. Kitapta Uğur Koşar diyor ki; "Allah gereksiz hiç bir şey yaratmaz. O seni bu dünyaya göndermişse mutlaka bir eksiği tamamlaman içindir..." Evet çok kısa bir dünya hayatımız var, ve bu dünyadaki hayatımızı boşa geçirmemek bizim görevimiz.
Ve bu kitap benim için bir başucu kitabı oldu. İçerisinden o kadar çok ders çıkardım ki bütün hayatımı gözden geçirmemi sağladı. Ben çok çabuk sinirlenen sanki bütün kotü olaylar benim başıma geliyormuş gibi hissedip üzülen birisiydim. Ve bu kitabı okudukça aslında Allah kendine yaklaştırmak istediği kullarına sıkıntı verirmiş onu öğrendim. " Allah sana sıkıntı, bela vermişse tefekkür et. Bu yanına yaklaştırmak istediği dostlarına uzattığı bir merdivendir! " diyor kitapta. Ve her şey için şükür et gözün görüyor, kulağın duyuyor, yürüyebiliyorsun bunlar ne güzel nimetler farkına var! Ve beni en çok etkileyen cümle; "Allah hz.Adem'e ceza olsun diye dünya ya gönderdi. Dünya bir hapishane ve sen o hapishaneye aşıksın! ...Ve düşün dünya bu kadar güzelse cennet ne kadar güzeldir..."
Ben çok beğendim kitabı bence herkesin okuması gereken bir kitap tefekkür etmeyi öğretiyor okuyucuya. Bir çok şeyi de düşündürüyor...
192 syf.
Çok basitti arkadaş sohbetlerinde bile daha etkileyici konuşmalar olurken kitap satsın diye yazılmış gibi geldi bana. Asıl sorun pek samimi değil radyolarda onlarca hoca kitaptan daha güzel konuşuyor.
192 syf.
·3 günde
Hayat insanlığa ve yaratılan tüm canlılara sunulmuş bir hediyedir .Her birimiz günlük ve dünyalık yaşıyor ve bize sunulan manevi hisleri geride bırakıyoruz.

Her birimiz hayatın içinde pürtelaş yaşamıyor muyuz?
Sanki hayat kaçıyor, biz peşinden  ne oldum ne olacağım demeden  yakalamaya çalışıyoruz .Bazen bazı şeyleri unutuyoruz .Yaşıyoruz ama neden yaşadığımızı bilmeden yaşıyoruz.
Sadece nefes alıp dünya hayatı için çalışıyoruz. Sürekli isyan içindeyiz.  Aslında isyan etmeyi bırakıp Allah'ın verdiklerine şükür etmeye başlasak hayat daha kolay olucak  .
Bazen gerçeği nasıl kaçırdığımızı ve hayatımızdaki gereksiz üzüntülerimizi ve huzurun istenirse kolay ulaşılabilir olduğunu unutuyoruz.   Evet çok kısa bir dünya hayatımız var, ve bu dünyadaki hayatımızı boşa geçirmemek bizim görevimiz. Görüyoruz ,duyuyoruz ,hareket edebiliyoruz daha bir çok şey aslında .Böyle demek kolay ama şükretmek oldukça zor oluyor .Allah'ın bize verdiği onca nimete ,güzelliklere yani insanın aklına gelmeyecek daha bir sürü şeye  şükretmiyoruz .Elimizde olanla bile yetinemez ,beğenemez olduk . İnsanların söyledikleriyle ,beni nasıl görürler acaba? ,ne derler şimdi bana? diyerek insanların sanki bizi yönetiyormuşcasına davranıyoruz .İçimizdeki bizi çıkaramıyoruz .
 Peygamber efendimiz (sav) 'e ve bize indirilen kutsal kitabımız Kur-an'ı Kerim'e örnek alarak yaşamıyoruz . Yalan yanlış saçma sözlere inanlarımız ,atalarının yolundan sorgulamadan araştırmadan gidenler var.Kur-an 'ı Kerim'i okuyoruz ama sadece okuyoruz  mealine bakmıyoruz ,hayatımıza katmıyoruz .Sergilememiz gereken davranışlar bu değil .Kuran insanları karanlıktan aydınlığa ,en doğru yola hükmetmemizi sağlar.

Bazen bazı şeylere çok acele ediyoruz .Konuşmadan anlaşılmak, dokunmadan hissetmek, kış gelmeden üşümek,yaz gelmeden terlemek, kazanmadan harcamak ,okumadan anlamak istiyor , sabretmiyoruz .Sabır beklemeyi ,dua etmeyi, duymayı ,bilmeyi öğretir.Ne diyor Bakara Suresin 'de" "Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir"

 Başımıza bir iş geldiğinde niye böyle oldu, keşke böyle olmasaydı diyoruz,Allah takdiri böyleymiş demiyoruz. Bazen de her istediğimiz  bir şey yapmadan hemen olsun derdindeyiz. Beklemeyi ,tevekkül etmeyi bilelim .

Allah 'ın bizi her daim gözetlediği ve bizi hep koruyup kolladığını sıkıntıya düştüğümüz zaman bir çıkmazda olduğumuzu hissetiğimiz zaman onu hatırlamamızı ve Allah'ın her daim bizimle olduğu ve başımıza gelen dert ,sıkıntıda vb şeylerde  Allah sığınmamızın bizi yanlış şeyler yapmaktan alıkoyacağını unutmamalıyız.

O halde Allah de ötesini bırak .....

 Dili sade ve akıcı olan  bu kitabın insanın kendisi ,hayatını farketmesini sağlayacak bir kitap olduğunu düşünüyorum.


İyi okumalar.
192 syf.
Öncelikle kitapta güzel kıssaların olduğunu belirteyim, bazıları inandırıcı gelmemiş olsa da.

Sonra;

Egoya karşı olan uğur koşar, hiç mutsuz olmayan uğur koşar, mükemmel bir hayat süren uğur koşar, hiç bir musibete öfkeyle yaklaşmayan uğur koşar, övgü uzaktan eleştiri yakından gelirse anlam kazanır lafını hiç duymayan biri. uğur koşarın egolarına bam bam bam!

Sadece gerçek bir kitap değil diyecektim. Bana ün yapmak için yazmış gibi geldi. Saygılar..
192 syf.
·14 günde·10/10 puan
Selam kitap kurtları
Öncelikle şunu belirterek başlamak istiyorum. Bu kitap hakkında okuduğum gördüğüm çok iyi yorumların yanında kötü yorumlarda gördüm okudum. Ben bu kitabı reklam amacıyla yazılmış, içinde bilgi vs olmadığını söyleyen kesime katılmıyorum. Bende reklamlık bir işte çalışsam reklam için kitap yazardım. Ama bu kitap hakkını vermiş.
Kitapta her konuya değinilmiş. Akıcı bir dille her konu örneklerle pekiştirilmiş.
Okuduktan sonra bi aydınlanma yaşanıyor.
Bu kitap benim için baş ucu kitabı. Düştüğümde kaldıran bir el oldu benim için. Kitap içinde ki tasvirleri örnekleri vs çok severek düşünerek sindire sindire okudum. Kitabı kaçıncı okuyuşum bilmiyorum. Ben reklama bakmadım yada amaç her neyse. Sadece bana faydasına baktım ki böyle kitaplar fayda sağlamalı bence.

Yani diyeceğim şu ki sizde aydınlanma yaşamak istiyorsanız yada ruhunuza iyi gelecek kitap arıyorsanız ben bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Okuyun okutun bence.

Sevgi , sağlık, kitapla kalın...
192 syf.
·Beğendi·9/10 puan
İnsanoğlu 'nun yartılış amacından ve Yaratıcıya olan inancımızın saf ve temiz bir aşk ile karşılik bulacağını anlatan harika bir baş ucu kitabı.Yıllarca korku ile anlatılan Yaratıcının merhametinin ayrım gözetmeksisin tüm insanların üzerinde olduğunu anlatan bir eser.Sen iyilik üzerine ol duana kendin inan ve Allah de Ötesini Bırak...
İnsanı kendi için de yolculuğa çıkaran bir kitap...
Sadece yaşamın gerçekliğine uyum sağla, ruhun ağlamaya ihtiyacı varsa ağla, gülmeye ihtiyacı varsa gül; her deneyimi yaşa, kontrol etme. Şayet kontrol edersen bütün enerjini dışarıya akıtmış olacaksın. Sessiz ol ve yaşamın akışını izle;tefekkürde kal, o akışta gelen her şey bir rahmettir.
Musa Aleyhisselam'ın ümmeti, "Ya Musa! Rabbi'imizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız" dediklerinde Musa Aleyhisselam, onları azarladı. "Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekandan münezzehtir" diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tembihledi. Fakat Musa Kelimullah Tur-i Sina'ya çıkıp, bazı münasahatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:
"Ya Musa, neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?"
Musa Aleyhisselam:
"Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, zat-ı uluhiyetiniz onların söylediklerinden beridir" dedi.
Allah:
"Söyle kullarıma, onların davetine cuma akşamı geleceğim" buyurdu.
Musa Aleyhisselam gelip kavmini durumdan haberdar etti; hazırlıklar başlandı, koyunlar, sığırlar kesildi. Mümkün olduğu kadar mükellef bir yemek sofrası hazırlandı. Çünkü misafir gelecek olan ne bir vali ne bir padişah ne bir ulu kişiydi. Kainatın yaratıcısı misafir olarak gelecekti. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra, akşamüstü uzak yollardan geldiği belli, yorgun argın, üstü başı birbirine karışmış bir ihtiyar gelip:
"Ya Musa! Uzak yollardan geldim, açım, bana bir miktar yemek verin de karnımı doyurayım" dedi.
Hz. Musa (A.S.):
"Acele etme, hele şu testiyi al da biraz su getir bakalım. Senin de bir katkın bulunsun. Biraz sonra Allah gelecek" dedi.
Tabii adam daha fazla diretmeden çekip gitti. Yatsı vakti oldu, beklenen misafir gelmedi. Sabah oluncaya kadar beklediler, hala gelen giden yoktu. Neyse, ümidi kestiler. Hz. Musa (A.S.) taacüp içindeydi.
Ertesi gün Tur-i Sina'ya gidip:
"Ya Rabbi, mahcup oldum, ümmetim, 'Ya sen bizi kandırdın, ya Allah sözünde durmadı' diyorlar" dediğinde, kendisine şöyle hitap olundu:
"Geldim Ya Musa, geldim. Açım dedim, beni suya gönderdin, bir lokma ekmek bile vermedin. Beni ne sen, ne kavmin ağırladı."
Bunun üzerine Hz. Musa Kelimullah:
"Ya Rabbi, bir ihtiyar geldi sadece, o da bir kuldu, Allah değildi. Bu nasıl olur?" dediğinde Cenab-ı Allah:
"İşte ben o kulumla beraberdim. Onu doyursaydınız, beni doyurmuş olacaktınız. Çünkü ben ne semalara, ne yerlere sığarım, ben ancak aciz bir kulumun kalbine sığarım. Ben o kulumla beraber gelmiştim. Onu aç olarak geri göndermekle, beni geri göndermiş oldunuz" buyurdu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Allah De Ötesini Bırak
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054771554
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Allah her şeyden haberdardır, sanmayın ki size yapılan haksızlığa kayıtsız kalıyor. O, size bir annenin evladına yaklaştığı merhametten daha fazla merhamet duyandır. Duanın karşılığını takip etmeden "Allah de ötesini bırak". Kul Rabb'ini imtihan etmez. O'na tevekkülle yaklaştığında rahmetini tüm hücrelerinde hissedeceksin. 

Karşında o kadar çok maskeli insan var ki onları tanımak için yoruluyorsun. Şayet dikkat edersen güzel olan bir şey var; o senin hakkını aldıkça, sen onun sevaplarından kazanıyorsun. O halde kaybettim diye üzülme, biraz daha derin bakarsan, aslında kazandığını fark edeceksin!.. 

Aşık olcaksın evet ama kalbini Allah aşkıyla yakacaksın... Dünyanın geçici olduğunu, biteceğini İDRAK edeceksin; sadece sonsuz kudrete bağlanacaksın. ALLAH'A bağlı yaşayacaksın. İşte Uğur Koşar bu kitap da sana herkes gibi Allah'ı anlatmıyor O'nu adeta hissettirip yaşatıyor!.. 
-Psikolog Cavidan Ebru Kızıl- 

Yirmi yıldır terapi deneyimlerimde elde ettiğim sonuçlardan biri şudur ki; eksik olan parçaları yitirdiğini düşünen ve bunları arayarak çıkmazlara giren ve bunun da dışarıda olduğunu sanan çok büyük bir çoğunluk çeşitli psikolojik sorunlarla ruh sağlıklarını bozmuştur. Bu büyük çoğunluğa eserlerinde ve görüşlerinde öze dönüş yolunda katkı sağlayan, aradıklarını bulabilme cesareti ve ışığı olan Uğur Koşar Dostuma "ALLAH DE ÖTESİNİ BIRAK" ile özlerine dönebilmesi adına ışık olan eserinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyorum...
-Uzm. Psikolog Abdullah Topal-

Kitabı okuyanlar 6,1bin okur

  • Kader söylemiş
  • Buket AKBAŞ
  • Zen KC
  • Mehriban Mehdiyeva
  • Emine  Özguven
  • halimoviç tiryakovski
  • Buket
  • kitapnefsi
  • Prometheus
  • Meltem Koçal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%8.4
13-17 Yaş
%3.5
18-24 Yaş
%20.9
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%26.6
45-54 Yaş
%9.1
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%79.5
Erkek
%20.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37 (482)
9
%13.4 (175)
8
%14.4 (187)
7
%11 (143)
6
%7.4 (96)
5
%5.1 (67)
4
%2 (26)
3
%2.6 (34)
2
%1.6 (21)
1
%5.5 (71)

Kitabın sıralamaları