Allah Felsefe ve Bilim

7,6/10  (15 Oy) · 
38 okunma  · 
11 beğeni  · 
711 gösterim
“Allah var mıdır? Allah’ ın varlığı rasyonel olarak temellendirilebilir mi? Allah’ ın sıfatları hakkında ne söyleyebiliriz? Evrendeki muhteşem tasarımlar Allah’ ın eserleri midir? Çok-evrenler ile ilgili teoriler Allah’ ın varlığına alternatif olabilir mi? Allah mı yoksa Evren mi ezelidir? Arzularımızdan Allah’ a ulaşmak mümkün mü? Değerlerin Allah ile bir ilgisi var mı? Yaşadığımız evren hakkındaki fiziki bulgular, Allah’ ın varlığına inananların mı ateistlerin mi beklentileriyle daha uyumludur? Neden Evrim Teorisi, zannedilenin aksine, ateizmle bir çatışma içindedir? Bu ve bunlar gibi yaşamsal önemde ve aynı zamanda ilginç birçok soruya bu kitapta cevap veriliyor.

Felsefede hiçbir konu, Alla hile ilgili sorular kadar dikkat çekmemiş ve tartışılmamıştır. Bu sorular, sadece tartışmaların merkezinde oldukları için ilgi çekici değildir. Bu soruların cevabının ne olduğu yaşama, ölüme, hayatın anlamına, ahlaka ve daha birçok temel konuya bakışta köklü farklar oluşturacak kadar önemlidir. Felsefi açıdan çok temel, pratik hayat açısından müthiş önemli, hakkındaki kanaatin her şeyi kökünden değiştireceği “Allah’ ın varlığı” konusu bu kitabın merkezindedir.

Son derece önemli olan bu konuda, fikir beyan eden kişi sayısı çok olsa da, akademik açıdan nitelikli eser oldukça azdır. Elinizdeki çalışmanın yayımlanma amacı bu eksikliğin giderilmesine katkıda bulunmak içindir. Bu kitapta, bilim-felsefe-din arasında duvarlar örülemeyeceğini savunan, bilim-din çatışmasını reddeden, teizmin ateizmden daha rasyonel olduğunu felsefi ve bilimsel argümanlarla temellendiren altı akademisyenin çalışmalarını bulacaksınız.”
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9786058808294
  • Yayınevi:
    İstanbul Yayınevi
  • Kitabın Türü:
pınar 
17 Şub 19:00 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

bu kitapta 6 tane bilimsel ve felsefi makale bulunuyor. bu makaleleri ' bilimle din birbirine zıttır yea' diye entelektüel geçinen kişilere bizzat tavsiye ediyorum. Bu kitapta tanrı veyahut Allah olarak isimlendirdiğimiz yaratıcının felsefi olarak nasıl bulunabildiği ve evrendeki yerini okuyacağınız bu kitapta bilim ve dinin nasıl bir ilişki içinde olduğunu ve ateist hipotezlerinin nasıl basit bir mantıkla çürüdüğünü okuyacaksınız.
-Kur'an da ilk emir ikra'dır. ikra için oku olarak tercüme etmek eksik kalır. kıraat etmek yani anlayarak düşünerek ve okumak olarak çevirmek daha doğrudur (mehmet okuyan)
- Biz ayetlerimizi hem afakta, hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde rabbinin şahid olması yetmez mi? ( 41/FUSSİLET-53)

kitabın dili felsefeyle arası pek iyi olmayan okuyuculara ağır gelebilir, ama açık ve anlaşılır bir dil kullanmaya ve örneklerle anlatım güçlendirilmeye özen gösterilmiş. okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum..
.

Yakup Bal 
22 Mar 08:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Öncelikle kitabın farklı bilim adamlarının makalelerinden oluşması kitabın okuyucuya farklı bakış
açıları kazandırmasında yardımcı olmuş. Kitabın sayfa sayısı tatmin edici, ne çok uzun ne çok kısa. Zaten 6 farklı makale olması kitaptan belli bir süre sonra kopmayı önlemiş. Kitabın en beğendiğim özelliği yazarlarının tutunmuş olduğu objektiflik tarafları. Yani kendi düşündükleri düşünceleri okuyucuya zorla dayatmamışlar. Vermek istedikleri bilgiyi vermişler ve karar kısmını okuyucuya bırakmışlar. Kitabın benden bu kadar düşük puan almasının sebebi ise kitabın dilinin hayli ağır olması. Kitabı tam teşekküllü okumanız için belli bir fizik ve felsefe altyapısına sahip olmanız gerekmekte.
Kitabın ana konusu, kitabın isminden de anlaşılacağı gibi Allah’ın varlığının felsefi ve bilimsel açıdan
ispatlanabilirliğinin mümkün olup olmadığının tartışılması. Buna göre Allah’ın varlığının felsefi ve bilimsel anlamda açıklanabilmesi için bilim adamlarının ve felsefecilerin tartıştığı günümüzdeki en yaygın 2 teoriye bakmamız gerekir. Bunlardan biri çoklu evren hipotezi diğeri ise tek evren hipotezidir. Çoklu evren söz konusu olduğunda evrenin rastlantı sonucu olduğu bakış açısı daha anlaşılır gibi görünebilir. Bu hipoteze göre o kadar fazla evren vardır ki bizim evrenimizin aralarından sadece bir tanesi olduğunu ve bizim de bu kadar fazla evren arasında rastlantı sonucu oluştuğumuza odaklanır. Ama unutulmamalıdır ki eğer çoklu evren söz konusu ise bizim evrenin rastlantı sonucu mu yoksa bir mükemmel tasarım sonucu mu olduğunu asla gözlemleyemeyeceğiz gerçeğini göz ardı etmemize engel değildir. Diğer hipotez olan tek evren yani mükemmel tasarıma odaklı hipoteze baktığımızda ise rastlantı sonucu oluştuğunu söylemek aptallık olur. Çünkü evrenimizde biyolojik bir yaşamın rastlantı sonucu oluşması evren kadar geniş bir yazı tahtasının üzerine bir nokta belirleyip onu yeterli uzaklıktan bir okla vurabilmek kadar zordur.
Sonuç olarak Allah’ın varlığını bilimsel açıdan belki de hiçbir şekilde ispat edemeyeceğiz. Ama şunu
biliyoruz ki bu denli önemli bir konu üzerinde durduğumuza göre bize sunulan verilerin mantıksal açıdan en uygun olanını seçip onun üzerinden yürümemiz gerektiğidir. Bu da bizi direkt olarak bir yaratıcıya götürmektedir. Çünkü bizim bu dünyada oluşumuzun bir amacı vardır. Bunu ise her insanda olan ve diğer canlılarda olmayan insanlar için evrensel nitelikte ortak hazlarımızın olduğuna yorumluyoruz. Yaşam, korkuların giderilmesi, mutluluk, gaye, şüpheden uzak bilgi edinme ve başkaları tarafından iyi davranılma arzuları bizi Allah’ın varlığına inanmamızı sağlayan en önemli deliller.

Kitaptan 13 Alıntı

Bir iddianın doğru ya da yanlış olduğu o iddianın nasıl ortaya çıktığına bakarak bulunamaz.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner TaslamanAllah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman
Bay X 
06 Kas 2016 · Kitabı okudu

Bugün, çok az kozmolog, en azından bildiğimiz kadarıyla, evrenin sonlu bir geçmişte bir başlangıcının olduğundan şüphe eder. Bu veya şu şekilde, evrenin daima var olduğunu ileri süren alternatif görüş, temel bir çelişkiye düşer. Güneş ve yıldızlar sonsuza kadar yanmayı sürdüremezler; er ya da geç onların yakıtları bitecek ve öleceklerdir.
Aynı şey bütün tersinmez fiziksel süreçler hakkında da doğrudur; onların çalışması için evrendeki enerji stoğu sınırlıdır ve bu stok sonsuza dek kullanılamaz. Bu, termodinamiğin ikinci kanunu olarak ifade edilen kanunun kaçınılmaz bir sonucudur; bu kanunu bütün evrene uyguladığınızda, nihai bir dejenerasyon durumuna doğru tek yönlü bir ilerlemenin ve maksimum entropi -düzensizlik- durumuna doğru bozulmanın olacağını anlarsınız. Bu nihai duruma şu ana kadar ulaşılmadığı için, bundan, evrenin sonsuz bir zamandan beri var olmuş olamayacağı sonucu çıkar.*
Davies, “Evren sonsuzdan beri var olmuş olamaz. Sonlu bir za
man önce bir başlangıcın mutlaka var olmuş olması gerektiğini bili
yoruz” sonucuna varır.*
Böylece, bu kez termodinamik temelli bilimsel delil, Kelam Kozmolojik Kanıtı'nın ikinci öncülünün haklılığını onaylar. Bu delil özellikle etkileyicidir, çünkü termodinamik fizikçiler tarafından pratik olarak bilimin tamamlanmış bir sahası olarak kabul edilir. Bu, burada hareket noktası olan bilimsel delilin temelinin sarsılmaz olduğunu gösterir.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman (Sayfa 167 - İstanbul)Allah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman (Sayfa 167 - İstanbul)

Enis Doko
Sosyobiyologlar her şeyi evrimle açıklamaya çalışmaktadırlar. İnsanın bütün davranışlarını evrime bağlamak şüphesiz yanlış olacaktır. Ünlü evrimci felsefeci Daniel Dennett’in örneğini kullanırsak; insanların kullandığı tüm mızraklardaki uç sivri olmuştur. Bu seçimi evrime bağlamak, insanda bir çeşit mızrak ucu geni olduğunu iddia etmek, elbette ki komik olacaktır.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner TaslamanAllah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman

Alvin Plantinga
Naturalistler, normalde, neden bilimin naturalizmi garanti ettiğini veya desteklediğini düşündüklerini açıklamazlar; onlar, genellikle, sadece  olguyu ilan etmekle yetinirler. Ve normalde onların ilan ettikleri şey, mesela kuantum mekaniğinin veya genel izafiyetin veya elementlerin periyodik tablosunun değil de Darwin’in, teizmi ve tabiat-üstücülüğü tahtından indirdiğidir.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner TaslamanAllah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman

Sanmayın ki felsefenin en çetin konuları, sadece, uzayın derinlikleri gibi “ötemizdeki” olgular hakkındadır. Aslında felsefi açıdan tartışılması en zor konular, çoğu zaman, her insana içkin olduğu için olağanüstülüğü gözden kaçan fenomenlerle ilgilidir.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner TaslamanAllah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman

Natüralist-ateist anlayışın savunduğunun tersine “kasıt ve gaye barındırmayan (nonintentional and nonteleological) maddi parçacıkların üzerine aklın inşa edilemeyeceği; Allah merkezli bir varlık anlayışının -ontolojinin- alternatifi olarak sunulan natüralist-ateist ontolojide, aklımıza güvenin temelleri sarsılacağı için “şüpheden uzak bilgi edinme arzumuz”un karşılanmasının hiçbir imkanı kalmayacağı kanaatindeyim.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner TaslamanAllah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman

Alvin Plantinga
Evrimsel skalada yukarı çıktıkça, nöral yapıların gittikçe artan karmaşıklığa sahip olduğunu görürüz. Örneğin, skalanın bir ucuna yakın bir yerde bakteri buluruz; muhtemelen onların hiç inançları yoktur. Skalanın diğer ucunda insanlar bulunur, ki zengin ve çeşitli inanç stokları vardır, beyinleri, karmaşık ve çok yönlü tarzda birbirine bağlantılı olan milyarlarca nöron ihtiva etmektedir, öyle ki farklı mümkün beyin hallerinin sayısı muazzam büyüklüktedir. Ve burada fikir şudur:
Filogenetik (phylogenetic) skalada yükseldikçe, gittikçe karmaşıklaşan nöral yapılardan geçtikçe, belli bir noktada, tam anlamıyla inanç diye adlandırabileceğimiz bir şey ortaya çıkar, yani doğru veya yanlış olabilen bir şey. Karmaşıklığın belli bir seviyesinde, bu nöral yapılar inanç içeriği sergilemeye başlıyorlar.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner TaslamanAllah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman
Bay X 
13 Kas 2016 · Kitabı okudu

“Büyük Patlama” terimi ilk olarak Fred Hoyle tarafından, FriedmanLeMaitre'nin tahmin etmiş olduğu evrenin başlangıcı için alaycı bir ifade olarak kullanılmış bir sözdür. Bu ifade, genişleme dışarıdan gözlemlenemediği için yanıltıcı olabilir. (Büyük Patlama'dan “önce”si olmadığı gibi onun “dışı” da yoktur.) Böyle bir modelde, ilk tekillikten “daha önceki bir uzay-zaman noktasının” var olmadığı doğrudur veya “tekillikten önce bir şeyin var olduğu” yanlıştır. Standart Büyük Patlama modeli böylece evrenin mutlak bir başlangıcını öngörür. Eğer bu model doğru ise o takdirde Kelam Kozmolojik Kanıtı'nın ikinci öncülü ile ilgili beklenmedik bilimsel bir doğrulamaya sahip olmuşuz demektir.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman (Sayfa 163 - İstanbul yayinevi)Allah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman (Sayfa 163 - İstanbul yayinevi)
Bay X 
09 Kas 2016 · Kitabı okudu

Gerçek şu ki bilim, teizmle naturalizmden çok daha iyi uyuşur. Her şeyi hesaba katarsak, teizm bilime karşı naturalizmden çok daha fazla misafirperverdir, ona çok daha iyi bir yuvadır. Gerçekten de “bilimsel dünya görüşü” diye adlandırılmayı hak eden teizmdir, naturalizm değil.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman (Sayfa 178 - İstanbul yayinevi)Allah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman (Sayfa 178 - İstanbul yayinevi)
Bay X 
09 Kas 2016 · Kitabı okudu

Esasen, evrenin sebebinin Zati bir Yaratıcı olması gerektiği, makul bir şekilde iddia edilebilir. Zira başka türlü, ezeli bir sebepten zamansal bir etki nasıl çıkabilirdi? Eğer sebep, basit bir şekilde ezelden beri var olan zorunlu ve yeter şartların mekanik olarak işlemesi olsa idi, o takdirde neden sebebin etkisi de ezelden beri var olmasın? Örneğin suyun donmuş olmasının sebebi sıfır derecenin altında sıcaklığın olması ise, eğer derece de ezelden beri sıfır derecenin altındaysa; o zaman şu anda var olan herhangi bir su ezelden beri donmuş olurdu. Ezeli bir sebebin zamansal bir etkiye sahip olmasının tek yolu, ancak, eğer sebep zamandaki bir etkiyi yaratmayı özgür bir şekilde seçen zati bir failse mümkün görünmektedir. Örneğin ezelden beri oturan bir adam, ayağa kalkmayı irade edebilir; böylece, ezeli olarak var olan bir failden, zamansal bir etki ortaya çıkabilir. Aslında failde değişimi gerektirmeyecek şekilde, fail ezelden zamansal bir etkiyi irade edebilir. Böylece biz, sadece evrenin ilk sebebinin olduğu sonucuna değil, aynı zamanda onun Zati Yaratıcısı olduğu sonucuna varırız.

Allah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman (Sayfa 173 - İstanbul yayinevi)Allah Felsefe ve Bilim, Caner Taslaman (Sayfa 173 - İstanbul yayinevi)
2 /