Allahın Askerleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.382
Gösterim
Adı:
Allahın Askerleri
Baskı tarihi:
Mayıs 1978
Sayfa sayısı:
303
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milliyet Yayınları
Baskılar:
Allahın Askerleri
Allahın Askerleri
Allahın Askerleri
Allah
Allahın Askerleri
223 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10 puan
BU ÇOCUKLARI SOKAĞA KİM BIRAKTI?

Metinler, edebi metinler ve öğretici metinler olarak gruplandırılır. Edebi metinler kurmacadır ve yazar kurduğu dünyada okuyucuyu yaşatmak ister. Öğretici metinler ise gerçek hayatla örtüşen, nesnel anlatımlı, amacı açıklamak ve öğretmek olan metinlerdir.
.........................
Allah’ın Askerleri bir röportajdır yani öğretici metindir. ( Halk arasında soru- cevap yoluyla oluşan sohbete yanlış olarak röportaj denmektedir.)
Keyifli bir serüven değildi benimki, adını duyduğum andan itibaren merak ettiğim bir eserdi.
...................
Yaşar Kemal İstanbul’daki sokak çocuklarıyla aynı bankta, aynı yıkıntıda, aynı deniz kıyısında geceler ve günler boyunca zaman geçirmiş ve onlarla arkadaş olmaya çalışmış , başarmıştır da.
Amacı neden evlerinde değil sokaktalar, bunu öğrenmek ve insanlarla paylaşmaktır.
....................
Her birinin ayrı hikayesi vardır; eserdeki çocukların isimleri de gerçek değildir, Yaşar Kemal onlara yeniden isim vermiş hatta bazıları kendi isimlerini kendi vermiştir.
..................
Sokak çocuklarını kimsesiz sanırdım ama öyle değilmiş. Anneleri, babaları, kardeşleri var, bir evleri de ama o evlere istenmiyorlar; istenseler bile bu kez çocuklar istemiyor.
Evden kaçan, yurtlarda büyüyen, hırsızlık yapan, kuytularda yaşayan, açlıkla ve soğukla savaşan çocukların kaderlerini okurken yıprandığımı hissettim.
.................
Dili savruk ve özensizdi çünkü Yaşar Kemal cümleleri değildi cümleler.
Çocukların bozuk, tekrarlarla dolu, argo ve küfürlü sözleri hiç değiştirilmeden verilmiş.
En son sayfadaki fotoğrafta çocukların ayakları ve gölgeleri kimliği gizlemek üzere örtük verilmiş.

Dipnot: Sokak çocukları insanların kendilerinden korktuğunu biliyor ve bu yüzden saldırgan davranabiliyorlar.
Ve tıpkı diğer çocuklar gibi oyuncakları seviyorlar, üşüyorlar, korkuyorlar...
223 syf.
·5 günde
Allah'ın Askerleri, bir röportaj olarak sokak çocukları üzerine yapılmış en güzel edebi örneklerden biridir. Florya düzlüğünde kuş tutan çocuklar, sur diplerinin yaramaz müdavimleri; Yaşar Kemal'in betimleyici diliyle çok yakınınıza gelecek, gerçek hayatta onları arayacaksınız. Okumanızı öneririm...
223 syf.
·1 günde·10/10 puan
Yav bu adam ne güzel bir adam öyle…
Kitabın adını görünce dini bir kitap sandım, Allah’ın Askerleri kim olabilir?
Kitabın adı neden bu?
Kimi zaman kitabın ortalarında veriyor sorunun cevabını, kimi zaman en sonunda Teneke çalan çocuklarla.

Dedik ya güzel adam diye, üstad Çukurova’da yaşadığı günleri nasıl iliklerine kadar sömrüp öyle yaşamışsa, bu kitapta anlıyoruz ki gazetecilik yaptığı yıllarda İstanbulu “İliklerine kadar” yaşamış.
Çoğumuzun görünce korktuğu, görünce yolunu değiştirdiği sokak çocuklarının hikayesini anlatıyor bu kitap. Üstad onlarla yiyip, onlarla içiyor. Çocuklarla arkadaş oluyor, yemeğini bölüşüyor, hatta o çocukların ailelerini bulup onlarla tanışıyor, yattıkları tren garından atıldıkları nezarethaneye bırakmıyor çocukların peşini. En güvendikleri abileri oluyor Yaşar Kemal.

Geçen gün tesadüfen Sır Çocukları diye bir film izlemiştim, Özgü Namal, Mehmet Ali Alabora gibi ünlü isimlerin oynadığı 2002 yapımı güzel bir film. Yine sokak çocuklarını konu alıyor. Filmin üzerine kitap çok güzel tesadüf etti. Altını ıslatan bir çocuğun hissettiklerini, yaşadığı psikolojik baskıyı her iki eserde de muhteşem vermişler. İnternetten biraz araştırdım acaba yönetmen veya senarist bu kitaptan etkilenmiş mi diye ama her hangi bir ize rastlamadım. Ama kuşkucu yaklaşmak zorundayım çünkü bir çok yeri filme çok benziyordu.

Üstad bize iyi bir insan olma yolunda okuyacağımız güzel kitaplar bırakmış, yaşadığımız şu dönemde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey olan “Güven” için “İnsan, insana güvenmeli” diyor.
Öyle ya;
Tanımıyoruz diye güvenmiyoruz.
Tanımaya çalışıyoruz güvenmiyoruz
Tanıyoruz, yine güvenmiyoruz.
Ben insanın en büyük nimet olduğuna inanırım ve sohbet edip bilgi paylaşmak bu nimetin en büyük meyvesidir. Fakat Neşet Ertaşın şu sözlerini hatırlatmak istiyorum “Nimet çok olunca kıymeti olmuyor” evet bugün sağda solda, parmaklarımızın ucunda, ekranın karşısında binlerce insan var ama kaçı ile sohbet edebiliyoruz?
Çünkü güven yok.
Çünkü cesaret yok.
Üstad almış eline kağıdı kalemi inmiş sokak çocuklarının arasına, belki çoğumuzun burun kıvıracağı o çocukların arasına. Cesaret etmiş, güvenmiş sohbet etmiş. Ortaya da hayatı sorgulatacak böyle bir eser bırakmış.
Sohbet edecek, paylaşmayı bilen insanların çoğalması dileği ile.
Sevgiler.
303 syf.
·46 günde
bir dost hediyesi kitap yaşar kemal in okumadığım farklı bir eseri. çocuklar ve istanbul arasında ki bağ anlatılıyor. bir gazeteciden çok bir araştırmacı gözüyle. ama benim için en kötüsü yüzüme vurulan gerçeklerdi. çocukların suçla ve ahlaksızlıkla olan ilişkisi anlatılırken sadece seyirci olduğumu bilmek canımı acıttı. empati yapmak bile vicdanımızı rahatlatmaktan başka işe yaramıyor bence. kitapta seçilen tüm karakterler özenli bir seçim ve gerçek karakterler. bu yönünü seviyorum yazarın. abartı gibi duran hiç bir şeyinse abartı olmadığını bilmekse canımı acıtıyor. yazım dili güzeldi bizden birileri vardı. ağdalı benzetmeler yoktu. keyifli okumalar dilemiyorum bu kitabı okuyun ve mümkünse keyif almayın rahatsız olun.
#okudumbitti
223 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Allahın Askerleri

Yaşar Kemal'in eserlerinden biridir, ilk basımı 1978'de Milliyet Yayınları tarafından yapılmıştır.

Yaşar Kemal bu eserinde İstanbul'da Basın Sitesi'nde oturduğu dönemlerde çevredeki ve İstanbul'un çeşitli semtlerinde yaşayan çocuklarla yaptığı röportajları anlatır. Sokaklarda yaşayan bu çocuklar içinde bulundukları hayatın zoruluklarına, şiddete, açlığa rağmen hayata tutunmaktadırlar. Kimisi ne zaman sokaklarda yatmaya başladığını bile hatırlamamaktadır. Yaşar Kemal yayınladığı bu eseri ile Türkiye'de o dönemde baş gösteren sokak çocukları problemine ilk dikkat çeken aydınlardandır.

Kitap, sokak çocukları ile yapılan sekiz röportajı içermektedir. Yaşar Kemal'in röportaj yaptığı çocuklar hakkında gözlemlerini de içerir; bu sayede, yazar röportajlara bir gerçek-öykü özelliği de katmaktadır. Kitap adını, yazarın röportajlarından birinde konuştuğu çocuğun kendisi ve kendi gibi sokaklarda yaşayan çocukları Allahın Askerleri olarak tanımlamasından alır.

Yaşar Kemal bu eserinde toplumsal bir soruna işaret ederek sokak çocuklarının dramını anlatmaktadır.
Okunması gereken önemli röportajlarındandır.
İyi okumalar ...
223 syf.
·Puan vermedi
Sokağın çocuklarını taşıyor kağıda Yaşar Kemal. Tabi sığmıyor bu çocuklar kaleme de kelama da. Kurtuluş bir kurtuluş belki de dışarıdaki hayat. İş, aş kavramlarını yükleyip de sırtlarına kendilerinin aksine büyük bir hayat yolculuğuna çıkıyorlar. Soğuktan buz kesmiş ellerini Yaşar Kemal'in sohbetinin sıcaklığıyla ısıtmaya çalışıyorlar. Yaz tatilinde okumuştum Ağustos'un ortasında buz kestim. Ne hikayeler ama... Yanlarından geçerken, mendillerini satın alırken hayatlarından geçtiğimizi öğrendim. Toplumun ikiyüzlülüğünün, acımasızlığının müthiş bir sembolüler onlar. Onlar kim mi? Onlar Allah'ın Askerleri.
223 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Allah'ın Askerleri sokaklardaki çocuklar, onların hayata tutunma çabaları...

Zilo, Oğuz, Kadir, Kaya, Metin, Ali, Selim, Sabo ve Muhterem. Allah'ın askerlerinden sadece hikayesini okuyabildiğimiz çocukların bir kısmı. Sokağa atılmış, örselenmiş sevgiye ve ilgiye muhtaç bırakılmış çocukların hikayelerini, yaşama tutunmaya çalışmalarını, sokaklarda başlarına gelenleri onların ağızlarından okuyoruz.

Yaşar Kemal'in akıcı dili, betimlemeleri ile kitap kısa sürede bitecek gibi ama çocukların hikayelerini sindire sindire okumayı tercih ettim şahsen. Her bir çocuğun hikâyesinden sonra, sokakta peçete satan, ayakkabı boyayan, elinde dijital tartıyla insanların peşinden koşan çocuklar ve daha fazlası gözümün önünden akıp gitti. Sahi ne kadar da görmezden geliyoruz bazen onları. İçimizden birkaç kişi belki de onların nasıl olduğunu merak edip sormuştur. Ne kötü ki körelmiş olan bizlere, kalplerimize.

Yaşar Kemal bunu vaktinde yapmış Allah'ın Askerleri dediği sokak çocukları ile arkadaş olmuş,dertlerini dinlemiş, yemeğini paylaşmış, her birinin hikayesini kendi ağızlarından olduğu gibi kaleme aktarmış.

Okuma listelerinizde ilk sıraya koymanızı önerir, keyifli okumalar dilerim.
223 syf.
·9 günde·7/10 puan
Ne çok kullanırız 'sokak çocuğu' tabirini. Bu tabiri her kullanışımız bir öteleme, dışlama, yabancı addetme anlamı hissettirir muhatabımıza. Halbuki çocuğun ayrımı mı olur? Belirli talihsizlikler yüzünden sokaklarda yaşamak zorunda kalmış, anne-babasını kaybetmiş, çoğu kötü niyetli insanlar tarafından istismar edilen zavallı çocuklar...

Yaşar Kemal eserinde bu çocuklarla tanıştırıyor bizleri. Teker teker her birinin hikâyesine ortak oluyoruz. Kimi zaman çocuklar anlattıkları yaşam öykülerine yalanlar serpiştiriyor fakat yazarımız bunu anlamasına rağmen kızmıyor onlara. Bizlere İstanbul'un ara sokaklarında kaybolup gitmiş pek çok çocuğun manzarasını resmediyor.

Öncelikle üvey anne zulmünden bıkmış, kendini sokakların kollarına terk etmiş, bir kız çocuğu olarak erkeklerin tacizlerine maruz kalan ve karnını doyurmak için çoğu zaman hırsızlık yapan Zilo'yu tanıyoruz. Ardından annesi ve babasının boşanması üzerine bir süre yurtta kalıp, sonrasında hayatına sokaklarda devam eden misket tutkunu Oğuz çıkıyor karşımıza. Oğuz dediysek gerçek adı sanmayın. Yaşar Kemal muhabbet ettiği her çocuğa onların da isteği doğrultusunda isimler vermiş, Oğuz da bunlardan biri. Oğuz'un paylaştıklarını okurken sokaklarda da yaşasa bir çocuğun her zaman çocukluğunu yaşamaya ne kadar ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Zira Oğuz'un oyuncak tutkusuna dair anlattıkları bunu fazlasıyla hissettiriyor okuyucuya.

Zilo ve Oğuz'dan sonra bir de balon satarak karnını doyurmaya çalışan ve hangi müşterinin kaç tane balon satın alacağını tahmin edecek kadar ustalaşmış Kadir var sevgili okurlar. Kadir diğer çocuklara nazaran biraz daha şanslı. Zira onun başını sokacak bir evi ve sığınacak bir ailesi var. Eve götürdüğü ekmek sayesinde el üstünde tutulan ve bundan büyük memnuniyet duyan Kadir'in hikâyesini okurken sürpriz ve hazin bir son çıkıyor karşımıza.

Kitabın ismine ilham olan ve kendi gibilere 'Allah'ın askerleri' diyen Kaya'ya gelelim. Lokanta işleten bir adamın yanında çırak olarak çalışıyor Kaya. Ustasına da duacı fakat hayatta olmaz dediğimiz her şey oluyor malumunuz. İşte Kaya'nın da hikâyesinin finali bizleri şaşkınlığa uğratıyor.

Daha bitmedi, sırada tam bir 'sokak çocuğu' olan, arkadaşlığı her şeyin üstünde tutan, gözüpek Metin var. Metin'in kendisiyle aynı hayatı paylaşan çok sevdiği iki de dostu var; Selim ve Ali. Sürekli denizin dibinden öteberi toplayıp, bunları zula yapan ve satan üç genç. Bunların yanı sıra hem eğlenmek için hem de karınlarını doyurmak için kuş avlayan Orhan, Süleyman, Zeki, Muammer ve Sait var sahnede. Son olarak da hikâyesiyle beni en fazla etkileyen çalışkan Muhterem... Öyle güzel bir çocuk ki Muhterem; hani etrafımızda herkesin derdine koşan, insanlara faydalı olmak adına kendini paralayan yorulmak nedir bilmeyen insanlar görürüz ya, işte Muhterem onlardan biri. Sanki kendisinin az derdi varmış ve sokaklarda aç, açıkta gezen o değilmiş gibi yüzü her zaman gülen Muhterem...

Sokaklarda hayatlarını idame ettirmeye çalışan farklı yaş gruplarındaki çocuklarla bizzat konuşarak, dertleşerek kaleme almış eserini Yaşar Kemal. En önemlisi onların yaşadığı sıkıntılara dikkat çekmeyi amaçlamış eserinde. Yeri geldiğinde onların derdine derman olmaya çalışmış, yeri geldiğinde iki gün göremeyince köşe bucak onları aramış. Çukurova'nın bağrından kopup gelen klasik Yaşar Kemal kitaplarından sanmayın bu eseri. Anlatım tarzı açısından sürükleyici bir eser olmasa da tabir yerindeyse bir fanusun içinde yaşayan bizlere fazlasıyla yabancı olan yaşamları göstermek konusunda kaliteli bir kitap. Umarım bir gün her çocuğun sıcacık bir yuvaya, ona değer veren anne-babaya sahip olduğu bir sabaha uyanırız.
238 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
  Her birinin apayrı bir hikayesi olan, hayat mücadelesine oldukça erken başlamış çocukların yaşamlarından kesitler sunan, okuduktan sonra içinizde bir şeyleri değiştirebilecek bir yapıt.
223 syf.
·5 günde·8/10 puan
Sokakta yanından geçip gittiğimiz, yüzlerine bile bakmaya cesaret etmediğimiz bu çocuklarla konuşuyorsunuz kitapta. Ne hikayeler, ne çaresizlikler, ne terkedilmişlikler gizli hayatlarında. Yazıldığı zamandan (1978) bu zamana değişen hiçbir şeyin olmadığına ve toplumun iki yüzlülüğüne bir kere daha şahit oldum.
223 syf.
·5 günde·7/10 puan
Yaşar kemal 'in kalemiyle tanışmak bu kitapla nasip oldu iyiki de olmuş. Yaşar Kemal bu kitabında sokaktaki yan kesici, hırsız bunun gibi türlü türlü kötü iş gören sokak çocuğu diye tabir ettiğimiz cocuklarla röportaj yapmaktadır. Her hikayede ayrı bir karaktere, hüzne acıklı bir hayat hikayesine şahit oluyoruz. Okudukça gerçekten böyle çocuklar var ve onlar için hiç bişe yapamıyoruz diye düşündürüyor. Onları kaderlerine terk ediyoruz çoğu zaman belkide korkuyoruz böyle çocuklardan. Ben tanık olduğum bu hayatlarda bir kez daha acıyı hissettim ama benim düşüncemin aksine onlar içlerinde bi yerlerde mutlular sanki başlarına gelen o kadar kötü olaya gönül rızasıyla razı gelmişler yada gelmek zorunda bırakılmışlar. Hepsinde yine de bir umut, bir yerden yakaliyorlar hayatı. Ben bu çocukları sevdim sizde biran önce tanismalisinz bu çocuklarla ve hiç bekletmeden okumalisiniz bu kitabı.
223 syf.
·3 günde·7/10 puan
Yaşar Kemal,1978 de sokak çocukları ile yaptığı röportajları bir araya getirip bu kitabı oluşturmuş.Aslına bakılınca 40 sene geçse de değişen bir şey yok sokaklara terkedilen çocuklarımızda.
«Çok dayak yedin mi?»
«Çoooooook, sayısız dayak yedim.»
«Kimden, ne için?»
«Annem dövdü ama, o başka, o benim iyiliğim için. Annem dövdü, çok dövdü.»
«Niçin dövüyordu?»
«Evde yaramazlık yapıyordum
İnsanoğlu arkadaşlığın kıymetini bilmiş olsaydı, insanoğlu böyle eşşek olur da birbirini yer miydi, her şeyin üstündedir arkadaşlık.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Allahın Askerleri
Baskı tarihi:
Mayıs 1978
Sayfa sayısı:
303
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milliyet Yayınları
Baskılar:
Allahın Askerleri
Allahın Askerleri
Allahın Askerleri
Allah
Allahın Askerleri

Kitabı okuyanlar 516 okur

  • ece özkaya
  • Notus Gladyus
  • Vural haci
  • Serhad Atilla
  • UlU 〄
  • Kadriye Gencer
  • Asuman Topcu
  • Nilay Köseoğlu
  • Ömer karadavut
  • cesur yürek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%1.1 (2)
8
%1.1 (2)
7
%0.5 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0