Allah'ın AskerleriYaşar Kemal

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.333
Gösterim
Adı:
Allah'ın Askerleri
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
223
ISBN:
9789750807343
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Yaşar Kemal İstanbul'un çeşitli semtlerinde çocuklar arasında dolaşarak onların hikayelerini anlatır. Küçük yaştaki bu çocuklar, sokaklarda yatıp kalkıyor olmalarına, kimsesizliklerine, hor görülmelerine, açlığa rağmen hala hayatta, hala insan kalmışlardır. Allahın Askerleriyle yapılan röportaj zengin bir dille hüzünlü bir hikayeye dönüşür.
BU ÇOCUKLARI SOKAĞA KİM BIRAKTI?

Metinler, edebi metinler ve öğretici metinler olarak gruplandırılır. Edebi metinler kurmacadır ve yazar kurduğu dünyada okuyucuyu yaşatmak ister. Öğretici metinler ise gerçek hayatla örtüşen, nesnel anlatımlı, amacı açıklamak ve öğretmek olan metinlerdir.
.........................
Allah’ın Askerleri bir röportajdır yani öğretici metindir. ( Halk arasında soru- cevap yoluyla oluşan sohbete yanlış olarak röportaj denmektedir.)
Keyifli bir serüven değildi benimki, adını duyduğum andan itibaren merak ettiğim bir eserdi.
...................
Yaşar Kemal İstanbul’daki sokak çocuklarıyla aynı bankta, aynı yıkıntıda, aynı deniz kıyısında geceler ve günler boyunca zaman geçirmiş ve onlarla arkadaş olmaya çalışmış , başarmıştır da.
Amacı neden evlerinde değil sokaktalar, bunu öğrenmek ve insanlarla paylaşmaktır.
....................
Her birinin ayrı hikayesi vardır; eserdeki çocukların isimleri de gerçek değildir, Yaşar Kemal onlara yeniden isim vermiş hatta bazıları kendi isimlerini kendi vermiştir.
..................
Sokak çocuklarını kimsesiz sanırdım ama öyle değilmiş. Anneleri, babaları, kardeşleri var, bir evleri de ama o evlere istenmiyorlar; istenseler bile bu kez çocuklar istemiyor.
Evden kaçan, yurtlarda büyüyen, hırsızlık yapan, kuytularda yaşayan, açlıkla ve soğukla savaşan çocukların kaderlerini okurken yıprandığımı hissettim.
.................
Dili savruk ve özensizdi çünkü Yaşar Kemal cümleleri değildi cümleler.
Çocukların bozuk, tekrarlarla dolu, argo ve küfürlü sözleri hiç değiştirilmeden verilmiş.
En son sayfadaki fotoğrafta çocukların ayakları ve gölgeleri kimliği gizlemek üzere örtük verilmiş.

Dipnot: Sokak çocukları insanların kendilerinden korktuğunu biliyor ve bu yüzden saldırgan davranabiliyorlar.
Ve tıpkı diğer çocuklar gibi oyuncakları seviyorlar, üşüyorlar, korkuyorlar...
Allah'ın Askerleri, bir röportaj olarak sokak çocukları üzerine yapılmış en güzel edebi örneklerden biridir. Florya düzlüğünde kuş tutan çocuklar, sur diplerinin yaramaz müdavimleri; Yaşar Kemal'in betimleyici diliyle çok yakınınıza gelecek, gerçek hayatta onları arayacaksınız. Okumanızı öneririm...

Benzer kitaplar

Ne çok kullanırız 'sokak çocuğu' tabirini. Bu tabiri her kullanışımız bir öteleme, dışlama, yabancı addetme anlamı hissettirir muhatabımıza. Halbuki çocuğun ayrımı mı olur? Belirli talihsizlikler yüzünden sokaklarda yaşamak zorunda kalmış, anne-babasını kaybetmiş, çoğu kötü niyetli insanlar tarafından istismar edilen zavallı çocuklar...

Yaşar Kemal eserinde bu çocuklarla tanıştırıyor bizleri. Teker teker her birinin hikâyesine ortak oluyoruz. Kimi zaman çocuklar anlattıkları yaşam öykülerine yalanlar serpiştiriyor fakat yazarımız bunu anlamasına rağmen kızmıyor onlara. Bizlere İstanbul'un ara sokaklarında kaybolup gitmiş pek çok çocuğun manzarasını resmediyor.

Öncelikle üvey anne zulmünden bıkmış, kendini sokakların kollarına terk etmiş, bir kız çocuğu olarak erkeklerin tacizlerine maruz kalan ve karnını doyurmak için çoğu zaman hırsızlık yapan Zilo'yu tanıyoruz. Ardından annesi ve babasının boşanması üzerine bir süre yurtta kalıp, sonrasında hayatına sokaklarda devam eden misket tutkunu Oğuz çıkıyor karşımıza. Oğuz dediysek gerçek adı sanmayın. Yaşar Kemal muhabbet ettiği her çocuğa onların da isteği doğrultusunda isimler vermiş, Oğuz da bunlardan biri. Oğuz'un paylaştıklarını okurken sokaklarda da yaşasa bir çocuğun her zaman çocukluğunu yaşamaya ne kadar ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Zira Oğuz'un oyuncak tutkusuna dair anlattıkları bunu fazlasıyla hissettiriyor okuyucuya.

Zilo ve Oğuz'dan sonra bir de balon satarak karnını doyurmaya çalışan ve hangi müşterinin kaç tane balon satın alacağını tahmin edecek kadar ustalaşmış Kadir var sevgili okurlar. Kadir diğer çocuklara nazaran biraz daha şanslı. Zira onun başını sokacak bir evi ve sığınacak bir ailesi var. Eve götürdüğü ekmek sayesinde el üstünde tutulan ve bundan büyük memnuniyet duyan Kadir'in hikâyesini okurken sürpriz ve hazin bir son çıkıyor karşımıza.

Kitabın ismine ilham olan ve kendi gibilere 'Allah'ın askerleri' diyen Kaya'ya gelelim. Lokanta işleten bir adamın yanında çırak olarak çalışıyor Kaya. Ustasına da duacı fakat hayatta olmaz dediğimiz her şey oluyor malumunuz. İşte Kaya'nın da hikâyesinin finali bizleri şaşkınlığa uğratıyor.

Daha bitmedi, sırada tam bir 'sokak çocuğu' olan, arkadaşlığı her şeyin üstünde tutan, gözüpek Metin var. Metin'in kendisiyle aynı hayatı paylaşan çok sevdiği iki de dostu var; Selim ve Ali. Sürekli denizin dibinden öteberi toplayıp, bunları zula yapan ve satan üç genç. Bunların yanı sıra hem eğlenmek için hem de karınlarını doyurmak için kuş avlayan Orhan, Süleyman, Zeki, Muammer ve Sait var sahnede. Son olarak da hikâyesiyle beni en fazla etkileyen çalışkan Muhterem... Öyle güzel bir çocuk ki Muhterem; hani etrafımızda herkesin derdine koşan, insanlara faydalı olmak adına kendini paralayan yorulmak nedir bilmeyen insanlar görürüz ya, işte Muhterem onlardan biri. Sanki kendisinin az derdi varmış ve sokaklarda aç, açıkta gezen o değilmiş gibi yüzü her zaman gülen Muhterem...

Sokaklarda hayatlarını idame ettirmeye çalışan farklı yaş gruplarındaki çocuklarla bizzat konuşarak, dertleşerek kaleme almış eserini Yaşar Kemal. En önemlisi onların yaşadığı sıkıntılara dikkat çekmeyi amaçlamış eserinde. Yeri geldiğinde onların derdine derman olmaya çalışmış, yeri geldiğinde iki gün göremeyince köşe bucak onları aramış. Çukurova'nın bağrından kopup gelen klasik Yaşar Kemal kitaplarından sanmayın bu eseri. Anlatım tarzı açısından sürükleyici bir eser olmasa da tabir yerindeyse bir fanusun içinde yaşayan bizlere fazlasıyla yabancı olan yaşamları göstermek konusunda kaliteli bir kitap. Umarım bir gün her çocuğun sıcacık bir yuvaya, ona değer veren anne-babaya sahip olduğu bir sabaha uyanırız.
Yaşar kemal 'in kalemiyle tanışmak bu kitapla nasip oldu iyiki de olmuş. Yaşar Kemal bu kitabında sokaktaki yan kesici, hırsız bunun gibi türlü türlü kötü iş gören sokak çocuğu diye tabir ettiğimiz cocuklarla röportaj yapmaktadır. Her hikayede ayrı bir karaktere, hüzne acıklı bir hayat hikayesine şahit oluyoruz. Okudukça gerçekten böyle çocuklar var ve onlar için hiç bişe yapamıyoruz diye düşündürüyor. Onları kaderlerine terk ediyoruz çoğu zaman belkide korkuyoruz böyle çocuklardan. Ben tanık olduğum bu hayatlarda bir kez daha acıyı hissettim ama benim düşüncemin aksine onlar içlerinde bi yerlerde mutlular sanki başlarına gelen o kadar kötü olaya gönül rızasıyla razı gelmişler yada gelmek zorunda bırakılmışlar. Hepsinde yine de bir umut, bir yerden yakaliyorlar hayatı. Ben bu çocukları sevdim sizde biran önce tanismalisinz bu çocuklarla ve hiç bekletmeden okumalisiniz bu kitabı.
Büyük insan Yaşar Kemal sokakta yaşayan kimsesiz çocuklarla arkadaşlık kuruyor ve bunu bizlerle paylaşıyor. Onları görmek, onlarla konuşmak için yollar arşınlıyor, onlarla yemek yiyor, küfür ediyor, sigara içiyor... Dışarıdan görüneni değil de içlerinde olanları gün yüzüne çıkarıyor. Önyargı duvarlarını balyozla yıkan bir çalışma bu... Ellerine yüreğine sağlık büyük ozanın...
Bazı bölümlerde ana öykünün yanında bir çok yan öykülere yer vermesi dikkat dağıtsa da, gözler buğulu buğulu okutuyor eserini Yaşar Kemal...
Yaşar Kemal bu kitabı ile, toplumsal yaralarımızdan biri olan evden kaçmış, sokakları mekan edinmiş, viraneliklerin, köprü altlarının, bin bir çirkinliğin, kötülüğün, kangrene dönmüş toplumsal bir yaranın kucak açtığı; kimsesiz yurtsuz, çocukların sosyal analizini yapmış. Kitap röportaj şeklinde gerçekleştirilmiş. Ancak Büyük yazar ustalığını her bir röportajı hikayeleştirerek bir kez daha göstermiş. Alıştığımız Kemal Yaşar anlatımlarını zaman zaman bulsak da, beklentisi klasik Yaşar Kemal olanlar için biraz sıkıcı gelebilir.. İtiraf edeyim bana biraz geldi...
İyi okumalar dileğimle...
▪️ Yaşar Kemal'in kimsesiz sokak çocukları ile yaptığı röportajlarını betimleyerek hikayeleştirdiği, sekiz adet hikayeden oluşan kitabı.. Çocuklarla röportaj yapabilmek için günlerce, yağmurda, soğuk havada onlarla beraber olmuş, dünyalarını öyle güzel anlatmış ki zaman zaman yüreğiniz sızlayacak...
Söyleşi-Röportaj tarzında okuduğum ilk kitap ama hikaye gibi geldi bana. Çünkü Yaşar Kemal çocuklarla yaptığı söyleşiyi soru cevap şeklinde değil daha ziyade hikayeleştirerek yazmış. Peki kim bu çocuklar, kimsesiz çocuklar, yalnız çocuklar.. Polyanacılık yapmadan gerçekleri gördüğü gibi duyduğu gibi aktarmış yazar. Bu çocukların hepsi suçsuz değil aralarındaki çoğu hırsız mesela ama hukukta da olan bir şey vardır, yargılanan çocuklara, suç işleyen çocuklara şüpheli, sanık demeyiz, suça sürüklenen çocuk deriz. Çünkü bu çocukları suç işlemeye iten, yalnızlığa, kimsesizliğe, çaresizliğe iten biziz. 21. yüzyıldayız hala nasıl sokak çocukları olur anlamıyorum, hani sosyal devlet hani vicdanlı halk.. Yazık çok yazık okurken çokça duygulandığım üzüldüğüm bir kitap oldu.
Yaşar Kemal,1978 de sokak çocukları ile yaptığı röportajları bir araya getirip bu kitabı oluşturmuş.Aslına bakılınca 40 sene geçse de değişen bir şey yok sokaklara terkedilen çocuklarımızda.
Yaşar Kemal'in "Allah'ın Askarleri" adlı bu kitabında İstanbul'da bulunan sokak çocukları ile yaptığı röportajları okudum. Yine okuduğum betimlelerle o çocukların yaşadıklarını yuregimde hissettim. Kimi zaman hüzünlendim, ama daha çok düşünmeye sevk etti. Akıcı bir dile sahip bu kitabı okuyacak okurlara şimdiden keyifli okumalar dilerim. :)
"Doyan insan hiç hırsızlık yapar mı, belkim de yapar ama onlara benim aklım ermez. Karnı doyup da hırsızlık yapanlar, onlar başka. Çocukların karnı doyunca hırsızlık yapmazlar. O hırsızlık yapanlar var ya, onlar zengin oğullarıdır, aç kalmadan hırsızlik yapanlar. Onların ahlakı bozulmuş."
Yaşar Kemal
Sayfa 81 - Yapı Kredi Yayınları
“Kuran var ya, ca­nım sıkılınca, ona el basıyor, tövbe ediyorum, sonra gene canım sıkılırsa başımda ekmek kırıp tövbeyi kaldırıyo­rum. Kolaycacık. Bir başlıyorum hırsızlığa, sonra hemen­cecik bırakıyorum. Polisler benim tövbeli olduğumu biliyorlar. . . Yaaaaaaa. . . Yakalamıyorlar onun için, başka tövbesiz çocukları yakalıyorlar. Ben de başımda kırınca ekmeği. . . "
"Deniz büyüktür, Allah'tan sonra en büyük denizdir. Onda, onun içinde hazineler vardır. Sevdiği adamın kısmetini getirir gözünün önüne serer. Çok kişiyi zengin eyledi deniz. Allah'tan sonra yalnız deniz zengin, hem de büyüktür. Bir şey dileyeceksen, Allah'tan sonra denizden dileyeceksin."
Yaşar Kemal
Sayfa 151 - Yapı Kredi Yayınları
“Harran ovasından yürüyerek gelmiş. Yolda bir adam onun boynunu sıkmış. Gözleri dışarıya fır­lamış. Selimin gözleri koskocaman daha dışarıya fırlamış . Hep gözleri fırlak fırlak dolaşıyor daha. Fır f ı r f ı r fır. Fır fır gözleri. Korkudan bir daha yerine oturamamış gözleri, öyle dışarda. Yaaa, kuşlara yazık. Selime de yazık değil mi? Kuşlara yüreğim yanıyor, aaaaaah, yanıyor.”
-En çok hangi yemeği seviyorsun?
-Hepsiniiiii...
-En çok, isteyip de yiyemediğin.?
-Kuru fasulye, pilav, yoğurt, En çok Allah ne verirse onu seviyorum.
“-Kimsiniz? dedim.
İricesi, uzun boylu, zayıfı, giyitleri de en düzgün ola­nı, yalnız ayağında beyaz, arkasına basılmış lastik bez bir ayakkabı vardı, dikleşti7, sesinde de korku vardı, ama bu gece de bana dikleşmeye, karşı koymaya, benimle kav­ga etmeye, döğüşmeye hazır gibiydi.
-Biz biziz, dedi.
-Siz nesiniz?
Beni izleyen, benim gece arkadaşım:
-Biz kimsesiz, kaçmış, berduş çocuklarız,dedi.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Allah'ın Askerleri
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
223
ISBN:
9789750807343
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Yaşar Kemal İstanbul'un çeşitli semtlerinde çocuklar arasında dolaşarak onların hikayelerini anlatır. Küçük yaştaki bu çocuklar, sokaklarda yatıp kalkıyor olmalarına, kimsesizliklerine, hor görülmelerine, açlığa rağmen hala hayatta, hala insan kalmışlardır. Allahın Askerleriyle yapılan röportaj zengin bir dille hüzünlü bir hikayeye dönüşür.

Kitabı okuyanlar 95 okur

  • Caner Toptaş
  • Vural Karasu
  • Kevin Durant
  • Ahmet Kaya
  • salih
  • Yunus Akar
  • Serpil Kurt
  • SihirliFlut
  • Uğ-ur
  • UğurC

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.2
14-17 Yaş
%9.5
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%28.6
35-44 Yaş
%25.4
45-54 Yaş
%15.9
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.3
Erkek
%54.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.7 (15)
9
%16.7 (7)
8
%19 (8)
7
%21.4 (9)
6
%2.4 (1)
5
%2.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.4 (1)