·
Okunma
·
Beğeni
·
1.934
Gösterim
Adı:
Alleben Öyküleri
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257854191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Baskılar:
Alleben Öyküleri
Alleben Öyküleri
Alleben Öyküleri
Alleben Öyküleri
Alleben Anıları
Alleben neresi?

Anteplilerin iyi bildiği gibi Alleben, Antep'in içinden onu çoğaltarak geçen, kentin kültürünü biçimlendiren uzun ve güçlü Fırat Nehri'nin geçmişte; gürül gürül akan”, sonra sonra zayıflasa da Antepliler için önemini yitirmeyen kollarından biri.

Çocukluk neresi?

Ülkü Tamer, Jorge Amado'dan alıntılıyor: İnsanın anayurdu çocukluğudur.” Antep yolculuklarını, hatıralarını anlatırken beni oluşturan en önemli öğelerden biri. Belki yok olup gitti çoğu. Ama içimde bir yerlere o zenginlikleri define gibi gömmüşüm. Onları yeniden çıkarıp keşfetme olanağını sağlıyor” diyor. Alleben Deresi, Antep ve çocukluk... Ülkü Tamer için bu üçü, iç içe akan ve İkinci Yeni'nin büyük şairini besleyen büyük, güçlü bir kaynaktır desek herhalde yanılmış olmayız.
Alleben Öyküleri neresi?

Çocukluğunu ve büyüdüğü şehri, onun kültürünü içinde görkemli özgünlükte bir define gibi taşımayı bilen bir şairin, anayurduna, kendisine, kültürüne dair gördüklerini, hatırladıklarını öykü formunda yeniden keşfi. Ne yüzleşmekten ne sevmekten ne de hayat ve ölümden korkan, bilakis hepsini pek çok edebi formda kucaklamayı bilen cesur bir sanatçının öyküleri.

Ülkü Tamer, anılarında Antep'i anlatırken şöyle diyor: Tepe aşılınca dünyanın en güzel resmi, Antep görülürdü.”

Buyrun işte siz, işte tepe, işte Ülkü Tamer ve işte Alleben! Dünyanın en güzel resmi.
96 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Ülkü Tamer II. Yeni dediğimiz edebiyat kuşağı şairlerinden. Daha çok şairlik ve çevirmenlik yönüyle tanıdığımız Ülkü Tamer bir de hikaye kitabı yazmıştır. Dört kısacık ve sıcacık hikayeden oluşan bu kitap okuduğum en güzel hikaye kitaplarından. Kitap da çok kısa zaten. Hikayeler yazarın memleketi olan Gaziantep'te geçiyor. Alleben bir derenin adıymış bu arada.

Samimi, sizi içine çeken biraz da yürek burkan hikayeler. Yer yer hüzne boğuluyorsunuz. Gereksiz salya sümük ajitasyon da yok ama. Canlı, hayatın içinde geçek kişiler. Ana karakterler de yardımcı tipler de gayet başarılı. Dili sade ve akıcı, çok yumuşak giden bir anlatımı var. Her hikaye bölümlerden oluşuyor. Bazı hikayelerde olaylar zamansal olarak ters verilmiş. Bazıları da dağınık bir biçimde anlatılmış. Zaman düz akmıyor yani, bir sonrası bir öncesi verilmiş kimi yerde. Yerel ağızlar sıkmayacak kadar az. Aslında yerel ağızları Antep'de çok kullanılsa da yazar sanırım okuyucuyu sıkmamak için fazla yoğun kullandırmamış kahramanlarına. Sıcacık dört güzel öykü. Tavsiye olunur.
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap ismini nerden almış önce onu açıklamak istiyorum. Çünkü biliyorum sizlerde merak ediyorsunuz benim kitaba başlamadan önce merak ettiğim gibi. Kitap ismini Gaziantep’in bir deresi olan Alleben’den almış. Antep’te doğmuş ve büyümüş yazarımız ve orada yaşarken gözlemlediklerini dört kısa öykü ile anlatıyor. Sade ve oldukça samimi bir dili var. Okurken kitabı yazarın güzel anlatımıyla restmettim hafızamda oraları ve orda yaşayan insanları. Konuk oldum Alleben’e ve sıcacık samimi insanlarına. Her biri ayrı etkileyici fakat ilk öykü olan Sitti Zeynep benim vazgeçilmezim oldu. Yazarımızı biraz araştırdım da şair, gazeteci, oyuncu ve çevirmen olduğunu öğrendim. İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerindenmiş. Yetmişin üstünde kitap çevirmiş, şiir antolojileri hazırlamış. Naif kalemi ile tanışmak bir harikaydı. Gönülden tavsiye ediyorum.
64 syf.
·Puan vermedi
Ülkü Tamer, Jorge Amado'dan alıntılıyor:"İnsanın anayurdu çocukluğudur."

Ülkü Tamer’in doğduğu, çocukluğunu doyasıya yaşadığı memleketi Antep’in öykülerini bazen buruk bazen de tebessüm ile okudum. İçimdeki özlemlere, yağan yağmura, kahveme eşlikçi oldu Allebenin sıcak insanları. Erkenden kararan yağmurlu havanın içime verdiği kasvet bulutlarını biraz da olsa dağıtabildim. Hüzünlendiren çocukluk anılarımı da şu an mümkün mertebe yok sayarsam mutlu bile olabilirim. Yalnızca yağmurun ve kedinin birbirine karışan seslerini dinleyeceğim şimdi. Tarifini internetten alarak yaptığım pumpkin spice lattemi yudumlayacağım bir de. Huzur diliyorum kalplerimize, çokça huzur.
64 syf.
Sadece şair yönünü bildiğim Ülkü Tamer'in öyküleriyle tanışmak bana farklı bir okuma deneyimi kattı. Çok memnun kaldığım bir okuma süreciydi.

57 sayfalık hacmine sığdırdığı öykülerin derdi, derdim oldu. Hani bağrıma bir öküz oturdu derler ya, okurken benim de bağrıma öküz oturdu diyebilirim.

Ülkü Tamer, nahif, sıcacık, samimi ve duru anlatımla kaleme aldığı bu öykülerini iyi ki bizlere bırakmış.

Kitabın ismi çok ilginç diyebilirsiniz. Meğer Kızılırmak'ın kollarından biri olup Gaziantep'i boydan boya ikiye bölen önemli bir dereymiş.

Ülkü Tamer'in hayatına baktığımızda Alleben deresinin etrafında biriktirdiği anıların bu kitapta yer alan öykülerine esin kaynağı olduğu görülmekte.

[Kaynak: https://www.instagram.com/...gshid=1ptomoe578l3i]
64 syf.
·10/10 puan
Kitap Yorumu//Alleben Öyküleri-Ülkü Tamer
.
Alleben ne demek önce oradan başlayalım. Alleben, Antep’in içinden onu çoğaltarak geçen, kentin kültürünü biçimlendiren uzun ve güçlü Fırat Nehri’nin geçmişte “gürül gürül akan”, sonra sonra zayıflasa da Antepliler için önemini yitirmeyen kollarından biri. Gaziantep'i bilen ya da o bölgeye yakın olan biri zaten öykülerde geçen ilçe adlarından anlayacaktır anlatılan kültürün Antep kültürü olduğunu. Kitapta dört öykü var dördü de birbirine değen hayatlar.
.
Ülkü Tamer bu ülkenin yetiştirdiği nadide yazarlardan biri. Kalemini çok beğenerek okuduğum bir yazar. Literatürde Yaşar Kemal'e, Nazım Hikmet'e sevgim ve saygım neyse Ülkü Tamer'e de öyle. Kalemine zaten eleştiride bulunamam haddime değil. Okumayan varsa Ülkü Tamer'in kalemini çok şey kaybeder. Bu ülkede nasıl Sabahattin Ali için nasıl okumazsın diyebiliyorsak Ülkü Tamer için de aynı şey söylenebilmeli.
96 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Ülkü Tamer'in doğup büyüdüğü kent olan Gaziantep'te geçen dört sıcacık öyküden oluşuyor kitap. Eserin dili sade ama yer yer Antep şiveleri, deyim ve atasözleri kullanılmış. Gaziantepli olduğum için bana yabancı gelmedi ama siz okurlara yabancı gelebilir. :)

Dipnot: Alleben Gaziantep'in meşhur deresinin adı.
57 syf.
·9/10 puan
Ülkü Tamer'in içerisinde 4 tane sıcacık hikayesini barındırdığı kitabı. İlk kez bu yazarı okudum. Kalemi sürükleyici, dili sade ve anlaşılır. Çok farklı bir damak tadı bırakıyor öyküleri. İçlerinde en çok "Çete İsmail" öyküsünü sevdim. :)
64 syf.
·7/10 puan
Yazar dört kısa, sıcak, bir geride bir bu günde yazdığı memleket hikayeleri anlatıyor. Önce anlaşılmaz gibi gelsede yazarın tarzını anlayınca ipin ucunu tuttuğunuz ve tek seferde okuduğunuz bir kitap. Alleben Antep’te Fırat’ın kollarından biri, kitapta işte tam da orda geçen hüzünlü bir kısa film gibi. Dinlenilcek bir durak olsun, durup dinlenin sevgili okur..
64 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Öncelikle Alleben'in ne olduğu ile başlayım yorumuma. Alleben, Antep'in içinden onu çoğaltarak geçen, kentin kültürünü biçimlendiren uzun ve güçlü Fırat Nehri'nin geçmişte "gürül gürül akan," sonra sonra zayıflasa da Antepliler için önemini yitirmeyen kollarından biridir. Ben ilk kez duydum ve bir kitaptan yeni bir bilgi öğrenmek çok hoşuma gitti.
.
.
Ilk kez Ülkü Tamer okudum. Kalemi de hoşuma gitti. Bu kitapta 4 tane içinizi ısıtacak öykü var. Icinizi ısıtacak diyorum çünkü her bir öykü ile kendi çocukluğumuza gidip küçücük de olsa bir yaşanmışlık buluyoruz. Öyküler bitince de geçmiş anılarımız aslında ne de güzelmiş dedim.
.
.
Sitti Zeynep öyküsü sanırım en sevdiğim öykü oldu. Kemal ve arkadaşlarının masum oyunları, Kemal'in boynunda olan muskasi, ninesinin onu sabunlu su ile yıkaması... Bir geçmişe gittim sanki. Tadı damağımda kaldı bu öykünün.

#parlakmeltemkitapligi #ülkütamer
64 syf.
Ara sokaklarda yürüyorum, havada yoran bir sıcaklık var. Az ileride bir mahalle girişinde buluyorum kendimi. Berber Halit'in yerinden çıkan Kemal ile karşılaşıyoruz. Eli boynuna oradanda muskasına gidiyor. "Sitti Zeynep ölmüş, bilir miydin onu?" diye mırıldanıyor. Bilmezdim ama seninle öğrendim demek geliyor içimden.

Çete İsmail geliyor akabininde, bir selam veriyor. 18'inde evlenip 19'unda kız babası olan Çete çok dertli esasen. Kızı gitmiyor mu okula? Neden hakikaten diye sormak istiyor insan. Kız dediğin okumalı, kız dediğin güçlü durmalı hayata karşı. Ama öyle değil işte, Çete İsmail yaşamış görmüş bir şeyler.

Onu yolcu eder etmez mahallede biraz daha ilerliyorum. Şekerci Asım'ın dükkanından geçiyorum. Adamın dilinde "Sabahat" bitmiyor. Soruyorsun "Ne derdi var ki bu Asım amcanın?" Suyu dövmüş diyen çok buralarda Asım için, neden diye sorma okur. O mesele hala muallakta...

Mahallenin son düzlüğünde Mehmet Ali ile Hacı Hüseyin'in film artistleri hakkında konuşmalarına denk geliyorum. Ne koyu muhabbet ama bir görmen lazım okur. Hüseyin'in bir gür kahkahası Mehmet Ali'nin Hüseyin amcayı uçmaya ikna etme çabası...

Antep'in dere adı Alleben, eski zamanın akışkan suyu şimdilerde memleketinde hala değerli. Ülkü Tamer aslen bir şair, bir çevirmen olduğundan dolayı tek bir öykü kitabı yazmış. Keşke daha çok yazmış olsaydı diyorsun lakin şairliğini kaybetmemiş ki bu kısa öykülerde de şiir gibi akıcı bambaşka bir yazım ritmi yakalamış.

İster misin sen de memleket samimiyetinde öyküler? Okumanı gönülden tavsiye ederim.

#allebenoykuleri #ulkutamer #ketebeyayınevi
64 syf.
·9/10 puan
Ülkü Tamer'in çocukluk döneminde yaşadığı çevreden ve olaylardan etkilenerek yazdığını düşündüğüm 4 adet öyküden oluşuyor. Öyküler gayet keyifli ve farklı bir tekniği var. Örneğin ilk öyküde zaman sonradan önceye doğru ilerliyor.
58 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Öncelikle Alleben ne demek onu size kısaca anlatmak istiyorum. Alleben; Gaziantep'in içinden geçen zamanında gürül gürül akan fakat günümüzde akışı azalan ama yöre halkı için önemini kaybetmeyen Fırat'ın bir kolu, yani can suyu, hayat damarı...
.
Daha önce çevirilerini okuduğum Ülkü Tamer; doğduğu ve çocukluğunu doyasıya yaşadığı şehri, şehrin sokaklarını, Alleben'i, sinemalarını, dilini, kültürünü, insanını satırlarında çok güzel bir şekilde başarmış.
.
Çocukluğunda aklına kazınan anlar bize bazen buruk, bazen tebessüm ettiren ama hep öğreten öykülere dönüşmüş. İyi ki okudum dedim. İyi ki Sitti Zeynep'i, Kemal'i, Çete İsmail'i ve onun Elmas'ını, Şekerci Asım'ı ve Mehmet Ali'nin on aktristinin kurtardığı Macı Hüseyin'i tanıdım. Teşekkürler Betül haskalaycı
Hacılar, Başpınar'da kalmışlardı. Şehre girmiyorlardı. Kırgındılar. Haber yolladılar.
"Âdettir. Hac'dan dönen karşılanır. Bizi karşılamaya gelmezlerse biz de şehre gitmeyiz."
İçlerinden sadece Hüseyin oyun bozanlık etti. "Nalet oğlu naletler," dedi. "Gittiyseniz gittiniz Hac'ca. Karşılamaya köçek çıkarsa hacılığınız katmerli mi olacak?"
Ülkü Tamer
Sayfa 65 - Adam Yayınları
"Suyu mu dövmüşüm? Senin aklın basıyor mu böyle şeyi?"
"Görmüşler. Belki yarım saat suyu dövmüşsün."
"Ulan, deli miyim ben! Suyu döveceğime, gider, o 'gördüm diyen deyyusu döverim. Kim görmüş?"
"Ali. "
"Şuna bak. Çerçinin çığırdığına inanmıyor da, eşeğin bağırdığına inanıyor."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alleben Öyküleri
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257854191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Baskılar:
Alleben Öyküleri
Alleben Öyküleri
Alleben Öyküleri
Alleben Öyküleri
Alleben Anıları
Alleben neresi?

Anteplilerin iyi bildiği gibi Alleben, Antep'in içinden onu çoğaltarak geçen, kentin kültürünü biçimlendiren uzun ve güçlü Fırat Nehri'nin geçmişte; gürül gürül akan”, sonra sonra zayıflasa da Antepliler için önemini yitirmeyen kollarından biri.

Çocukluk neresi?

Ülkü Tamer, Jorge Amado'dan alıntılıyor: İnsanın anayurdu çocukluğudur.” Antep yolculuklarını, hatıralarını anlatırken beni oluşturan en önemli öğelerden biri. Belki yok olup gitti çoğu. Ama içimde bir yerlere o zenginlikleri define gibi gömmüşüm. Onları yeniden çıkarıp keşfetme olanağını sağlıyor” diyor. Alleben Deresi, Antep ve çocukluk... Ülkü Tamer için bu üçü, iç içe akan ve İkinci Yeni'nin büyük şairini besleyen büyük, güçlü bir kaynaktır desek herhalde yanılmış olmayız.
Alleben Öyküleri neresi?

Çocukluğunu ve büyüdüğü şehri, onun kültürünü içinde görkemli özgünlükte bir define gibi taşımayı bilen bir şairin, anayurduna, kendisine, kültürüne dair gördüklerini, hatırladıklarını öykü formunda yeniden keşfi. Ne yüzleşmekten ne sevmekten ne de hayat ve ölümden korkan, bilakis hepsini pek çok edebi formda kucaklamayı bilen cesur bir sanatçının öyküleri.

Ülkü Tamer, anılarında Antep'i anlatırken şöyle diyor: Tepe aşılınca dünyanın en güzel resmi, Antep görülürdü.”

Buyrun işte siz, işte tepe, işte Ülkü Tamer ve işte Alleben! Dünyanın en güzel resmi.

Kitabı okuyanlar 209 okur

  • Rabia Yağmur Yıldıran
  • Berna
  • Mine
  • muradgibi
  • Nevin Dayi
  • Zemzem K.Gümüş
  • İsmail Kalkan
  • Özlem Özhan
  • Seyran bozkurt
  • kitabhanem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.1 (5)
9
%7.1 (5)
8
%15.7 (11)
7
%20 (14)
6
%18.6 (13)
5
%4.3 (3)
4
%2.9 (2)
3
%0
2
%1.4 (1)
1
%2.9 (2)