Alleben Öyküleri

6,7/10  (3 Oy) · 
7 okunma  · 
2 beğeni  · 
611 gösterim
Yanardağın Üstündeki Kuş adlı kitabında topladığı şiirlerinden, Yaşamak Hatırlamaktır adlı kitabında topladığı anılarından tanıdığımız Ülkü TAMER'den; başka öykülere benzemeyen sıcak, yoğun, okuduğunuza değecek dört ilginç öykü sunuluyor bu son kitabında; Sitti Zeynep, Çete İsmail, Şekerci Asım, Macı Hüseyin.

Ülkü TAMER çok fazla öykü kaleme almayan bir yazar. Ancak öykülerin her satırında çok renkli ve canlı bir Türkçe çıkıyor karşımıza.

İnsanlar üzerine kurulmuş ve yazarın doğduğu yer olan Gaziantep'te geçen öyküler için Fethi NACİ: Mucizelerle olağanın sarmaş dolaş olduğu hikayeler Ülkü TAMERin hikayeleri. Dört hikâyenin adı da insan adı: Ülkü TAMER birbirlerine benzemeyen bireylerin: İnsan sıcaklığı, sevgi, vefa, dostluk, hayal gücü... Şu gayri insanileşmiş ülkemizde ilaç gibi geldi bana Ülkü TAMERin hikâyeleri. diyor.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789758855018
  • Yayınevi:
    Kırmızı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Zagor 
 05 Eki 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Ülkü Tamer'in doğup büyüdüğü kent olan Gaziantep'te geçen dört sıcacık öyküden oluşuyor kitap. Eserin dili sade ama yer yer Antep şiveleri, deyim ve atasözleri kullanılmış. Gaziantepli olduğum için bana yabancı gelmedi ama siz okurlara yabancı gelebilir. :)

Dipnot: Alleben Gaziantep'in meşhur deresinin adı.

33bookstagram33 
24 Mar 22:41 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Alleben öyküleri Ülkü Tamer 'in anayurdu olan Antep deki çocukluk yıllarına dayanıyor. Anadolu'nun sıcak bir mahalle ortamını yaşatıyor bizlere. Kitap dört hikayeden oluşuyor. Hikayeler İsimlerden oluşuyor. Hikayelerin anlatım tarzı parça parça eğer parçaları bir araya getirerek okumazsanız anlayamazsınız hikayelerin ana duygusunu. Öğlen bir kahve saatinde okunacak kadar kısa hikayeler. İçlerinde en çok sevdiğim hikaye kitabımızın ikinci hikayesi olan Çete İsmail oldu. Alıp okunası hikayeler efenim.

Kitaptan 5 Alıntı

Zagor 
05 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Namaz için sıraya dizilmişlerdi. Ben de bir yerde durdum. Babam beni arkaya itti. "Cenaze namazını bilmiyordum ama Allah beni anlar," diye düşündüm. Tabutu da taşıyamadım. Küçüktüm.

Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 13 - Adam Yayınları)Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 13 - Adam Yayınları)
Zagor 
05 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Adım Elmas ama şimdiye kadar hiç elmas görmedim."

Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 40 - Adam Yayınları)Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 40 - Adam Yayınları)
Zagor 
05 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Hacılar, Başpınar'da kalmışlardı. Şehre girmiyorlardı. Kırgındılar. Haber yolladılar.
"Âdettir. Hac'dan dönen karşılanır. Bizi karşılamaya gelmezlerse biz de şehre gitmeyiz."
İçlerinden sadece Hüseyin oyun bozanlık etti. "Nalet oğlu naletler," dedi. "Gittiyseniz gittiniz Hac'ca. Karşılamaya köçek çıkarsa hacılığınız katmerli mi olacak?"

Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 65 - Adam Yayınları)Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 65 - Adam Yayınları)
Zagor 
05 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Beyhan, "Sen hiç hokkabaz gördün mü?" diye sordu Sitti Zeynep'e.
"Gördüm," dedi Sitti Zeynep.
"Diline şiş soktu," dedi Sitti Zeynep.
"Şaşırdın mı? dedim.
"Şaşırmadım."
"Niye?"
"Ne bileyim niye?"
"Sen yapabilir misin?"
"Ne yapabilir miyim?"
"Diline şiş sokabilir misin?"
"Sokamam."
"Peki, hokkabaz yapıyor ya."
"Tabi yapar."
"Niye?"
"Niye olacak, o hokkabaz da ondan," dedi Sitti Zeynep.

Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 23 - Adam Yayınları)Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 23 - Adam Yayınları)
Yusufcan Durmuş 
17 May 11:06 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Çete İsmail kızını şakaklarından öptü. Saçlarını çözdü, bağladı, bir daha çözdü, birdaha bağladı. "Güzel Elmas, saçlarının her telinde beş tane elmas var. Koşuşup duruyorlar."
"Niye altı tane değil?"
"Altı tane elmas var."
"Elmasına kaç elmas istersin?"
"Bilmiyor musun sanki!" dedi Çete İsmail.
"Biliyorum ama yine de soruyorum."
"Bir elmas yeter."
Elmas babasının çayına bir şeker attı.
Pencereden bakarak "Elmas ne güzel bugün," dedi Çete İsmail.
"Çok güzel. Elmasta bir tek bulut bile yok."
Çete düzeltti:
"Elmas bile yok."
Yağmur kesileli iki saat olmuştu ancak; ama gökyüzü açıktı, aydınlıktı. Elmas yarı beline kadar eğildi pencereden, sokaktaki su birikintilerine baktı.
"Elmastaki şu elmaslara bak," diye bağırdı babasına. "Sahici elmaslar gibi parlıyorlar." Sustu. "Bana ne zaman elmas göstereceksin, Çete?" dedi. "Adım Elmas ama şimdiye kadar hiç elmas görmedim."

Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 40 - Adam Yayınları)Alleben Öyküleri, Ülkü Tamer (Sayfa 40 - Adam Yayınları)