Adı:
Almanya'nın Kısa Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
263
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054238484
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Concise History of Germany
Çeviri:
Sabri Gürses
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi
Bu kitap, erken ortaçağdan günümüze Almanya tarihinin dönüm noktaları konusunda bir rehber olmayı amaçlıyor. Mary Fulbrook, sürükleyici bir üslupla kaleme aldığı bu çalışmasında geniş kapsamlı bir tarihi malzemenin sentezini yapıyor ve araştırmacıların tartışmaları ışığında toplumsal, siyasal ve kültürel unsurlar arasındaki karşılıklı ilişkileri ortaya koyuyor.

Her tarih içinde yazıldığı zamanın ürünüdür. Muzaffer milliyetçilik çağındaki milliyetçi tarihler daha çok geciken birleşme sorunuyla ilgileniyordu. Hitler’in gölgesinde yazılan XX. yüzyıl tarihleriyse daha çok kötülüğün kökleriyle ilgilendiler. XXI. yüzyılda, Avrupa federalizminin güçlendiği, daha küçük siyasal birimlere ve taban katılımının rolüne duyarlılık gösterildiği, ayrıca küresel sahnede yeni gerilimler ve kıvılcım noktalarının yer aldığı bir çağdaysa perspektifler yine kaymaya başlıyordu. “Alman sorunu”ndan ne kastedildiği, Alman tarihi için neyin önem taşıdığı – ve neyin “kendine özgü” göründüğü – değişiyordu. Alman geçmişinin büyüleyici zenginliği, onun çeşitli perspektiflerden ve bakış açılarından ilgi çekici kalmayı sürdüreceğini; insanı daha fazla araştırma ve tartışmaya yönelten karmaşık motiflerinin nihai ve mutlak bir yorumunun da asla olmayacağını göstermektedir.
Uzun süredir tarihini merak ettiğim bir ülkeydi almanya ve şans eseri bunun belki de en iyi anlatabilecek uzmanın kitabına rastladım başta tereddüt ettim çünkü akademisyen olması nedeniyle dili ve ayrıntısı biraz boğucu geliyordu. Ama ilerledikçe belki günümüze de yaklasmasjnjn etkisiyle kararı değişti. Uzun bir dağınıklığı nasıl bir İmparatorluğu ve sonrasında ulus devlete dönüştüğü yaşanan savaşlara giden siyasi ve ekonomik süreçleri akıcı olarak anlatmış. Özellikle berlin duvarına giden süreç belki hiçbir kaynak da böyle anlatilamamistir.
Avrupa’nın günümüzdeki siyasi ve kültürel oluşumunu en çok etkileyen ülkelerden birisi olan Almanya’nın tarihini yüzeysel olarak anlatan Almanya tarihi denilince akla ilk gelen İngiliz akademisyen Mary Fulbrook tarafından yazılmış kitap. Öncelikle kendisinin de belirttiği gibi Almanya tarihini ayrıntısıyla öğrenmek isteyenlerin ya da bu konuda araştırma yapacak olanların başvurabileceği türden bir kitap değil. Fakat benim gibi, Almanya devletinin ve Avrupa’nın günümüzdeki ayırt edici özelliklerinin tarihsel kökenlerini öğrenmek isteyen okuyucular için faydalı bir kitap. Tarih boyunca yalnızca önemli olaylara odaklanılmış olmasıyla birlikte bu önemli olaylar neden sonuç ilişkisi içerisinde geçmişteki ilgili olaylarla bağlantılar kurularak açıklanmış. Kitapla ilgili tek olumsuz izlenimim kitabın dili. Bunda her ne kadar en büyük etken kitabın orjinal dilinin ağır olmasıysa da farklı hukuki kavramlarının Türk hukukundaki karşılıklarından farklı kelimelerle ifade edildiğini fark ettim. Fakat çeviri dışında genel olarak beğendiğim bir kitaptı.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Almanya'nın Kısa Tarihi
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
263
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054238484
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Concise History of Germany
Çeviri:
Sabri Gürses
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi
Bu kitap, erken ortaçağdan günümüze Almanya tarihinin dönüm noktaları konusunda bir rehber olmayı amaçlıyor. Mary Fulbrook, sürükleyici bir üslupla kaleme aldığı bu çalışmasında geniş kapsamlı bir tarihi malzemenin sentezini yapıyor ve araştırmacıların tartışmaları ışığında toplumsal, siyasal ve kültürel unsurlar arasındaki karşılıklı ilişkileri ortaya koyuyor.

Her tarih içinde yazıldığı zamanın ürünüdür. Muzaffer milliyetçilik çağındaki milliyetçi tarihler daha çok geciken birleşme sorunuyla ilgileniyordu. Hitler’in gölgesinde yazılan XX. yüzyıl tarihleriyse daha çok kötülüğün kökleriyle ilgilendiler. XXI. yüzyılda, Avrupa federalizminin güçlendiği, daha küçük siyasal birimlere ve taban katılımının rolüne duyarlılık gösterildiği, ayrıca küresel sahnede yeni gerilimler ve kıvılcım noktalarının yer aldığı bir çağdaysa perspektifler yine kaymaya başlıyordu. “Alman sorunu”ndan ne kastedildiği, Alman tarihi için neyin önem taşıdığı – ve neyin “kendine özgü” göründüğü – değişiyordu. Alman geçmişinin büyüleyici zenginliği, onun çeşitli perspektiflerden ve bakış açılarından ilgi çekici kalmayı sürdüreceğini; insanı daha fazla araştırma ve tartışmaya yönelten karmaşık motiflerinin nihai ve mutlak bir yorumunun da asla olmayacağını göstermektedir.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Murat Koç
  • Özcan Serhat Cengiz
  • Moiz Efendi
  • Kadir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0