Adı:
Altenburg'un Ceviz Ağaçları
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
181
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057728289
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Noyers de l'Altenburg
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Altenburg
Altenburg
Altenburg'un Ceviz Ağaçları'nı özgün kılan, yalnızca bir projenin değil, André Malraux'nun hâkimiyetini kanıtladığı bir türün, romanın da terk edilmesidir. Malraux bu eserinde yaşadığı her şeyi kurmacaya dönüştürerek kendi duygularını kâh anlatıcıya kâh babasına atfetmiş, kimi zaman da yerleri ya da tarihleri değiştirerek, yaşamını, okumalarını, anı ve tutkularını birer başkalaşım konusu haline getirmiş, kendi romanına vedasını böyle ifade etmiştir.

"Altenburg'un Ceviz Ağaçları'nda, her bölüm değişiminde, dönem, uzam ve kişiler de değişir: İkinci Dünya Savaşı'nın başlarında Fransa'nın uğradığı bozgundan Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman cephesi nde geçen bir olaya, Enver Paşa'nın düşlediği Turan'ın umut kırıcı görünümlerinden Nietzsche'nin sayıklamalarına atlarız. Ama zaman ve uzam içindeki bu atlamalar, yazarın dönüp dolaşıp yeniden geldiği sorunları, bu sorunlara getirmeye çalıştığı yanıtları daha iyi, daha çarpıcı bir biçimde yansıtmak amacıyla, özellikle seçilmiş bir yoldur sanki. Bu açıdan bakılınca, Altenburg'un Ceviz Ağaçları'nın Malraux'nun düşüncesinin en özlü ve en özgün anlatımlarından biri olduğu söylenebilir."

Tahsin Yücel
211 syf.
·Beğendi·10/10
Eksik kalmış bir romanmış,okurken hiç anlaşılmasa da öyleymiş, savaş sırasında Gestapo nun eline düşmüş ve büyük bölümü yok edilmiş.Adı Melekle Savaş olacakmış,Makraux tekrar yazmayı göze alamamış, kitaptan kalan kısımlarını toplayıp kitaplaştırmış.Ama dediğim gibi okurken hiç de bölük pörçük şeyler okuyor gibi olunmuyor.Bazen 1.dünya savaşında oluyoruz bazen 2.dünya savaşında bazen Nietzsche ile bir tren kompartımanında seyahet halinde...Ama kopukluk olmuyor.
Kitabın bir bölümünde bizden bahsediliyor, bizden yani biz Türklerden,Enver Paşa.Malraux'un babası ,Enver Paşa'nın akıl hocasıymış öyle anlatıyor oğul Malraux.Beraberce doğu cephesinde Turan için çalışmışlar,baba Malraux Turan düşüncesine gönülden inanmış ve canla başla savaşmış.Bir tarafta Turancılık kurtuluş yolu olarak görülürken sarayda Sultan Abdulhamit "Türk" denilmesini yasaklamış,kurtuluşu Ümmetçilikte görmüş,öyle ki Halifeliği en çok dillendiren padişah o olmuş.Önceki padişahlar bu halifelik işini pek kafaya takmamışlar.Sultan Abdulhamid özellikle Hindistan da çok etkili olmuş camilerde namaz sonrası dualarda halife Abdulhamit'in adı geçmeye başlamış. Araştırmacılar bir dönem bu baba Malraux hikayesinin doğru olup olmadığını öğrenmek istemişler fakat Malraux görüşmeyi her defasında reddetmiş,Enver Paşa'nın yakınındakilere sorulmuş,bilmiyoruz demişler.Kurmaca mı gerçek mi emin değiliz yani.Ama ne olursa olsun müthiş bir kitaptı.Enver Paşa haricinde Almanların savaş tarihinde ilk kez gaz kullandığına şahit oluyoruz Ruslar üzerinde ve Malraux bunu öyle bir anlatıyor ki bu sayfaları okurken bir ara boğulur gibi oldum kulağımda garip bir sessizlik peydahlandı,rahatsız edici bir sessizlik anlatılacak gibi değil.
Gazdan zehirlenen Rus askerlerini kurtarmak için Alman askerleri canla başla uğraşırlar.Savaşta kan yoksa bir sorun var demektir,yaralanmadan can çekişmek askerliğin onuruna sığmaz.Almanlar ya da herhangi bir milletin askeri için de durum böyledir.Daha başka bir sürü şey.Malraux'a devam etmekten başka çıkarım yok sırada Kanton'da İsyan var sonra Karşı Anılar'la sonlandıracağım Malraux serüvenimi ama bitmeyecek aklımın bir köşesinde hep kalacak.Örneğin Orwell'in İspanya İç savaşını anlatan romanı Katalonya'ya Selam'ı okurken aklıma Umut düşecek ve Orwell'i küçümseyeceğim.
"Peki, insanı tanımak dedikleri nedir?” diye sorulsaydı, hepsi de, alçak gönüllülükle: aynı yanıtı verirdi : yaptıkları karşısında şaşırmayacak duruma gelmek..
Neden, bu ala­bildiğine güzel düzenlenmiş toprak üstünde köpeklerin hep köpekler gibi, kedilerin hep kediler gibi davranmasına hayran kalmam neden?
İntihar konusunda çok saçmalar işitmişimdir, derdi babam; ama sarsılmadan, kararlılıkla kendini öldüren bir adam karşısında saygıdan başka bir duygu görmedim hiç.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Altenburg'un Ceviz Ağaçları
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
181
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057728289
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Noyers de l'Altenburg
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Altenburg
Altenburg
Altenburg'un Ceviz Ağaçları'nı özgün kılan, yalnızca bir projenin değil, André Malraux'nun hâkimiyetini kanıtladığı bir türün, romanın da terk edilmesidir. Malraux bu eserinde yaşadığı her şeyi kurmacaya dönüştürerek kendi duygularını kâh anlatıcıya kâh babasına atfetmiş, kimi zaman da yerleri ya da tarihleri değiştirerek, yaşamını, okumalarını, anı ve tutkularını birer başkalaşım konusu haline getirmiş, kendi romanına vedasını böyle ifade etmiştir.

"Altenburg'un Ceviz Ağaçları'nda, her bölüm değişiminde, dönem, uzam ve kişiler de değişir: İkinci Dünya Savaşı'nın başlarında Fransa'nın uğradığı bozgundan Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman cephesi nde geçen bir olaya, Enver Paşa'nın düşlediği Turan'ın umut kırıcı görünümlerinden Nietzsche'nin sayıklamalarına atlarız. Ama zaman ve uzam içindeki bu atlamalar, yazarın dönüp dolaşıp yeniden geldiği sorunları, bu sorunlara getirmeye çalıştığı yanıtları daha iyi, daha çarpıcı bir biçimde yansıtmak amacıyla, özellikle seçilmiş bir yoldur sanki. Bu açıdan bakılınca, Altenburg'un Ceviz Ağaçları'nın Malraux'nun düşüncesinin en özlü ve en özgün anlatımlarından biri olduğu söylenebilir."

Tahsin Yücel

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0