Altenburg'un Ceviz Ağaçları

0,0/10  (0 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
183 gösterim
Altenburg'un Ceviz Ağaçları'nda, her bölüm değişiminde, dönem, uzam ve kişiler de değişir: İkinci Dünya Savaşı'nın başlarında Fransa'nın uğradığı bozgundan Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman cephesinde geçen bir olaya, Enver Paşa'nın düşlediği Turan'ın umut kırıcı görünümlerinden Nietzsche'nin sayıklamalarına atlarız. Ama zaman ve uzam içindeki bu atlamalar, yazarın dönüp dolaşıp yeniden geldiği sorunları, bu sorunlara getirmeye çalıştığı yanıtları daha iyi, daha çarpıcı bir biçimde yansıtmak amacıyla, özellikle seçilmiş bir yoldur sanki: örneğin Alman siperlerindeki konuşmalar da Fransız koğuşlarındaki konuşmalarla çakışır, Altenburg toplantısındaki bilginlerin sordukları sorular da en somut yanıtları, bu basit konuşmalar bulur.
Tahsin Yücel
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2004
  • Sayfa Sayısı:
    211
  • ISBN:
    9789756363800
  • Orijinal Adı:
    Les Noyers de l'Altenburg
  • Çeviri:
    Tahsin Yücel
  • Yayınevi:
    Alkım yayınevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 11 Alıntı

Noir 
30 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Peki, insanı tanımak dedikleri nedir?” diye sorulsaydı, hepsi de, alçak gönüllülükle: aynı yanıtı verirdi : yaptıkları karşısında şaşırmayacak duruma gelmek..

Altenburg'un Ceviz Ağaçları, André MalrauxAltenburg'un Ceviz Ağaçları, André Malraux
Noir 
30 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İntihar konusunda çok saçmalar işitmişimdir, derdi babam; ama sarsılmadan, kararlılıkla kendini öldüren bir adam karşısında saygıdan başka bir duygu görmedim hiç.

Altenburg'un Ceviz Ağaçları, André MalrauxAltenburg'un Ceviz Ağaçları, André Malraux
Noir 
30 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sirklerden biri yeşil bir papağan unutmuştu. Büyük babam iki sözcük öğretmişti ona: “Gerekeni yap”.

Altenburg'un Ceviz Ağaçları, André MalrauxAltenburg'un Ceviz Ağaçları, André Malraux
Noir 
30 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sanki insanlığın ıssız adaları yokmuş gibi, sanki her köşede bir ıssız ada yokmuş gibi! Sokaklar ıssız adalarla döşelidir! Ve her yerde insanlar topluluğundan kopmanın kesin bir yolu vardır: alçalış, utanç. Dikkat ederseniz, dünyanın yeniden fethinin üç romanının bi­rini bir eski tutsak, yani Cervantes, (Don Kişot) İkincisini bir eski kürek mahkûmu, yani Dostoyevski, (Budala) üçüncüsünü de direğe bağlanıp ibret diye gösterilmiş bir mahkûm, yani Daniel de Foe (Robinson Crusoe) yazmıştır.

Altenburg'un Ceviz Ağaçları, André MalrauxAltenburg'un Ceviz Ağaçları, André Malraux
Noir 
30 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Doğu masallarında çok garip kuşlar ve satıcılar vardı, prensesler ve cinler vardı; bir tek insan yoktu. İslamlık - belki de bütün Asya - Tanrı'yla ilgileniyordu, ama insanla hiç mi hiç ilgilendiği yoktu.

Altenburg'un Ceviz Ağaçları, André MalrauxAltenburg'un Ceviz Ağaçları, André Malraux

Turancılık, tüm Türk halklarının birliği, Edirne'den Orta Asya içlerine, ipek yolu'nun Çin vahalarına dek. Başka yerlerdeki gibi burada da uluslar doğdu; Yunanistan'ın, Sırbistan'ın varolmasını engelleyemeyiz artık. Önden girmek söz konusu, Avrupa'daki Türk illeri zararsız bir barışla güvenceye alınır alınmaz, eski hıristiyan illerimize boşverip saçma bir İstanbul Cumhuriyeti düşünün yerine, başkenti Semerkant olan jön türk imparatorluğu kurmak söz konusu.

Altenburg'un Ceviz Ağaçları, André MalrauxAltenburg'un Ceviz Ağaçları, André Malraux
2 /