·
Okunma
·
Beğeni
·
3.269
Gösterim
Adı:
Altın Gözlü Kız
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058495050
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos
184 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Bugüne kadar okuduğum Balzac eserlerinden çok farklı şekilde yazılmış bir kitap okudum.

Kitabın ilk üçte birlik bölümünde Balzac, Paris'teki her kesimden insanın yaşam tarzı ile ilgili geniş bir şekilde sosyolojik, psikolojik ve felsefi bilgiler vermektedir. Bu ilk bölümden sonra esas anlatılmak istenenen hikayedeki ana karakterlerden biri olan delikanlının biyografisi başlamakta ve kitabın yarısına kadar devam etmektedir.

Kitabın ana konusu olan garip, gizemli ve dramatik bir aşk hikayesi ise kitabın ikinci yarısının tamamını oluşturmaktadır.

Aslında kitap yazarın ''on üçlerin romanı'' ismini verdiği serinin üçüncü ve son kitabı olarak yayınlanmış. Burada itiraf etmeliyim ki bunu, kitabı elime alana kadar ben de bilmiyordum. Eğer bilmiş olsaydım kesinlikle serinin ilk kitabından başlardım okumaya.

Kitabın geneli felsefi ağırlıklı cümlelerden oluştuğundan dolayı biraz zor okunuyor. Bu duruma belki çeviri de sebep olmuş olabilir. Belki de serinin yazılım şekli böyledir bilemiyorum. Serinin ilk iki kitabını henüz okumadığım için bu konuda kesin bir şey söyleyemeyeceğim.

Zaman zaman sıkılarak okusam da yine de beğenerek okuduğum bir Balzac eseri oldu. Okunmasını da tavsiye ederim.
184 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10 puan
Cemil Meriç çevirisi görünce dayanamadım. Aslen benim okuduğum kitap 2016 değil 1943 çevirisi olan ilk basım. İlk basımlar her zaman güzeldir.
Kitabın giriş bölümünde Paris'e dair ne varsa; yaşam tarzı ile sosyolojik, psikolojik ve felsefi bilgiler yer alıyor. Bundan sonra ise gelişme bölümü diyebileceğimiz bölümde Bir Delikanlının Portresi adını verebileceğimiz ve kitabın yarısını kapsayan bir bölümümüz var.
Son bölümde ise dramatik bir aşk hikayesi ve dramatik bir son göze çarpıyor.
Evet, bu kitapta bir seriymiş ve 3 numaralı kitapmış. Gene tersten başladığıma ve diğerlerini okumadığıma eminim.
Akım olarak Realist akım temsilcisi olan Balzac'ın bu romanında da bunu devam ettirdiğini gözlemliyoruz.
Hikaye olarak zayıf kalsa da asıl beğendiğim ve ilgi çekici kısmın baştaki tespitler ve tanımlamalar olduğunu düşünüyor, keyifli okumalar diliyorum..
88 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Altın Gözlü Kız, hayatta ve onun tekinsiz sahnesi aşkta kimin kimi baştan çıkarttığının iyice belirsizleştiği mecrada koşan bir roman. Üstelik bu belirsizliğin fonunu keskin bir burjuvazi eleştirisi ve Paris portresi, Balzac'ın deyişiyle 'Parislilerin fizyonomisi' oluşturuyor:

"Paris halkının genel görünüşü insanı kuşkusuz dehşete düşürür. Solgun, sararmış ve mor çehreleriyle bu kalabalıklara bakarken insan ürperir. Paris zaten kucağında her an bir yığın çıkar ilişkilerinin fırtınalar gibi çarpıştığı geniş bir alan değil midir?..

Bunlar çehre değil bir yığın maskedir. Zaaf, kuvvet, sefalet, neşe ve ikiyüzlülüğün maskeleri... Hepsi de bitkin, hepsi de soluk soluğa bir ihtirasın silinmez izleriyle damgalıdır. Ne ister bu insanlar? Para mı, zevk mi?"
86 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Realist akımın öncülerinden olan Balzac 'ın bu eseri"On üçlerin Romanı" serisinin son kitabı imiş.
Altın Gözlü Kız,Paris'i ve dönemin sosyolojik atmosferini içine aşkı da olay örgüsü olarak katarak anlattığı bir romanı.
Kısa bir hikaye,okunulabilir.
184 syf.
·7 günde·7/10 puan
Balzac'ın İnsanlık Komedyası'na, Cemil Meriç'in açtığı kapı olan Altın Gözlü Kız'ı okuyarak giriş yaptım.

On Üçlerin Romanı'nın üçüncü ve son kitabı olarak bilinir, Altın Gözlü Kız. On Üçlerin Romanı ise Balzac'ın 1833 ile 1835 yılları arasında yazdığı ve "Paris Hayatından Sahneler" in içinde yer alan üç bölümlük eserinin adıdır. Bu eserde üç kısa roman yer alıyor: Ferragus, Langeais Düşesi ve Altın Gözlü Kız.

Belki de Balzac'a başlanacak en kıytı köşeden başladım. Ama Cemil Meriç'in bu çevirisinin çok kıymetli olduğunu biliyordum ve İletişim Yayınları'nın bu çeviriyi tekrardan edebiyatımıza kazandırdığını öğrenince önceliğimi bu kitaba verdim. Kitabın Başında Mahmut Ali Meriç'in bir sunuşu ve daha sonra Cemil Meriç'in bir önsözü var (Cemil Meriç'in bu "önsözü" aslında Balzac hakkında yapılmış çok kapsamlı bir etüdün kırpılmış versiyonu).180 sayfalık kitabın 90 sayfasını tutan bu ön bilgilendirme Balzac hakkında çok aydınlatıcıydı. Belki Balzac'a başlamak için en uygun roman Altın Gözlü Kız olmayabilir fakat bu önsöz, Balzac'ın ehemmiyetinin idraki için okunması gerekli bir çalışma.

Altın Gözlü Kız'a gelecek olursak eğer. Romanın ilk sayfaları Paris'in sosyolojik çözümlemesini yapar. Toplumun çürümüşlüğü, uzun tasvirler ve analizler ile anlatılır. Bu kısım bana şimdilerde İstanbul'u anımsattı. Daha sonra ise garip bir aşk hikayesi örülür. Bu kısım benim için fazla etkileyici olmasa da gizemli yanı hikayeyi ilginç kılmıştı. Cemil Meriç'in yorumu ise: "...bu, hacim bakımından küçük, muhteva bakımından çok zengin kitapta bir şehrin nasıl otopsisi yapıldığını öğrenmemizdendir. Altın Gözlü Kız, dehanın ebediyete armağan ettiği tılsımlı abidenin mütevazı fakat karakteristik bir cephesidir; maceranın romantik bir eda arz etmesi, aşk, esrar, ölüm korkusu dolu sahneler, Şark şiirinin bütün ihtişamıyla ışıldayan bir dekor, eserin nezaheti ve sanatın kutsal ışığı içinde güzelleşen memnu ve çirkin bir sevgi, muharririn tezatlarla nasıl oynayabildiğini, hayatı bütün cepheleriyle nasıl tasvir edebildiğini göstermesi bakımından çok enteresandır," şeklindedir. (Jurnal II, 7 Ağustos 1983)

İnsanlık Komedyası, keşfetmek istediğim bir dünya ve Altın Gözlü Kız benim için doğru kapı oldu.
86 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tabi ki İngilizcesini değil Türkçesini okudum. İlginç bir hikayeydi diyebilirim.

Fransa'nın içler acısı hallerinin yansıtıldığı dönemlerde geçen tuhaf bir aşk öyküsü.

"Nedendir bilinmez ama ruhun beyazı görme isteği vardır. Aşk kırmızıyı sever ve tutkular da altından hoşlanır."

https://i.hizliresim.com/Ll6DaZ.jpg
"Bilinmez neden, ruh beyaza düşkündür, aşk kırmızıdan hoşlanır, altın rengi tutkuları okşar."
.
.

Rus Edebiyatından, Fransız edebiyatına bir geçiş yaptım. Farkettiğim tek şey bu yazarların çoğunun trajik bir hayatı olduğu. Geçirilen zor çocukluk yılları, savaşın üzerlerinde bıraktığı izler , anne baba otoritesi, veya ilgisizliği umutsuz aşklar vs...Bu kadar mükemmel kitapların ortaya çıkışının sebebi bu olsa gerek.
Balzac'ın okuduğum ikinci kitabı, Altın Gözlü Kız. Ama şöyle bir araştırınca, bu serinin üçüncü kitabını okumuş olduğumu anladım ️Kısaca Balzac'ın "Onüçlerin Romanı" adını verdiği bu kitap üç seriden oluşuyor. Ferragus, Langeais Düşesi ve Altın Gözlü Kız. Eğer olurda okumak isterseniz, bunu dikkate almanızı tavsiye ederim.
.
.

Balzac, bizlere "Paris Çehreleri" adını verdiği ilk bölümde, cehenneme benzettiği Paris'i ve orada yaşayan Aristokrat, burjuva ve işçi sınıfına giren insanların, yaşam tarzlarını, alışkanlıklarını, geleneklerini  anlatıyor. İyi eleştirmiş diyebilirim sizlere.İğneleyici cümleler havada uçuşuyor resmen. Bunları yazmasının sebebi ise, anlatacağı hikayenin ana fikrini oluşturmak istemesi.
Gelelim kitabımıza :genç ve yakışıklı (biraz da küstah tabi bana göre 🤨) Henri De Marsay, Paquita yı gördüğü an çok etkilenir. Kız da ondan hoşlanır. Ona ulaşmanın her türlü yolunu arar. Gizli kaçamak, tehlikelerle dolu bir kaç buluşmanın ardından ise tam bir sürpriz sizleri bekliyor. Acayip bir kurgu.
Garip bir sondu diyeceğim ama kitapda Henri'nin hayatını okuyunca çok da şaşırmadım açıkçası bu sona. Ve yine yazıyorum çok küstahdın Henri. Bence bu hikayenin sonunda senin..... gerekiyordu.
Hadi bakalım hikayeyi okuyun ve noktalı yeri siz doldurun. 🤭 .
91 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Hikaye bölümünü pek beğenmedim. Ama sosyolojik tespitler ve kişilerin üzerinde yaptığı gözlemler enfes. Kesinlikle okunmalı. Balzac’ ın kaleminin bu kadar kuvvetli olduğunu tahmin etmiyordum. Yıllardır aradığım yazar buymuşta haberim yokmuş.
184 syf.
Cemil Meriç çevirisi ile bir roman okumak çevirinin romanı nedenli zengin kılabileceğini gösteriyor.... Balzac'ı , ömrünün bir kaç yılını Balzac' a vererek incelemiş olan Cemil Meriç'ten tanımak çok keyifli...

“Seninle dünya arasında ben durdukça kim saçının teline dokunabilir?”
'İnsan her yerde sonsuzluğun şiirini sessizliğin ulu ürküntüsünü aramış, her yerde Tanrı'nın yanına en yakınına sokulmaya bakmıştır.'
"Nedir onları ezip yok eden ? Tutku. Paris'te de, tutku iki sözcükle çözümlenir : Altın, zevk."
91 syf.
·1 günde·7/10 puan
Bazı yerlerinde çok sıkıldım ama yine de okunmaya değer. Kısa olmasına karşın öğreticiliği mevcut. Hemen her kitapta olduğu gibi bunda da felsefe yapılmış ama sıkmadı o kısmı. Asıl hikaye yarısından sonra başlıyor. Tolstoy'dan sonra okumuş olmam olumsuz etkiledi ancak okuyun derim. İyi okumalar.
91 syf.
Balzac’ın ‘İnsanlık Komedyası’ içerisinde ayrı bir yer ayırdığı üçlemenin ‘On Üçlerin Romanı’nın son kitabı ‘.Altın Gözlü Kız” Roman 1835 yılında yayımlanmış. Diğer ikisi; Çakalların Başı Ferragus ve Langeais Düşesi.
Üniversite Yayınlarından, Cemil Meriç çevirisinden okuduğum romanın giriş kısmı roman tarihi ve Balzac hakkında önemli bilgiler içermektedir.
“Zaaf, kuvvet, sefalet, neş’e ve riya maskeleri. Hepsi de bitkin, hepsi de nefes nefese bir hırsın silinmez izlerde damgalıdır. Ne istiyorlar? Altın veya zevk.” Böyle tanıtılır bize hikayenin geçtiği Paris. 19. yüzyılın ilk çeyreği, zevk ve sefa peşinde olan burjuva ve aristokratlar, altın gözlü (adını öğrenemeyince bu adı takarlar) güzeller güzeli bir kız ve onu elde etmek için yarışan çapkınlar… Bu konudaki başarıyla ünlü bir genç olan Henri de Marsay’in bu genç kıza ciddi bir şekilde aşık olmasıyla işlerin rengi değişir. Ama bu kız aşılması neredeyse imkansız bir hale içerisindedir. Nedir bu güzel altın gözlü kızın (Paquita) gizemi? Kızın evinde kaldığı Markiz (ki o da bir kadın) bu kızı neden bu kadar çok sevmektedir? Bu hastalıklı korumanın nedeni ne olabilir? Aşk engel tanır mı? Sevgili uğruna neler yapılmaz ki? Bu arada belirtelim ki Henri gayri meşru bir soylu yani piç bir soylu.
Dönemin sapkınlıklarının ve zenginlerin zevkleri uğruna neler yapabildiklerinin bir örneği. On üçlerin son kitabı olmakla birlikte, diğerlerinde olduğu gibi önsözde ya da romanda onlara yer verilmemiş. Acaba yokluklarının nelere mal olduğunu düşünmemizi mi istedi üstat?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Altın Gözlü Kız
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058495050
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos

Kitabı okuyanlar 191 okur

  • Salih Hasipek
  • Tatarland
  • Evrim

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.8 (1)
9
%0
8
%1.8 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0