Altın Köşk Tapınağı

9,0/10  (4 Oy) · 
7 okunma  · 
7 beğeni  · 
338 gösterim
Bu gizemli altın kuş ne gündoğumunda ötüyor ne kanat çırpıyordu, kendinin bir kuş olduğunu unuttuğuna kuşku yoktu. Ancak onun uçmuyor olduğunu düşünmek de yanlıştı aslında. Diğer kuşlar gökyüzünde uçarken bu kırmızı altından Anka kuşu parlayan kanatlarını açmış, sonsuza dek zamanın içinde uçmaktaydı. Zaman onun kanatlarına çarpıyordu. Kanatlarına çarpıp geri süzülüyordu.
Kekeme olduğu için hayatı boyunca yalnızlık çeken Mizoguçi, babasının ölümünden sonra Altın Tapınak’ın başkeşişine emanet edilir. Tapınağın güzelliğini bir saplantı haline getiren Mizoguçi’nin bu güzelliğe sahip olma tutkusu onu yıkıcı bir yola sürükleyecektir.
Ali Volkan Erdemir’in güzel çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Altın Köşk Tapınağı, 1950’lerde yaşanan gerçek bir olayı konu alıyor. Şiirsel üslubu ve dramatik sahneleriyle dünya edebiyatına damgasını vuran Mişima’nın sık sık ele aldığı şiddet, tutku, din ve tarih gibi konular bu romanda kusursuzca harmanlanıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2017
  • Sayfa Sayısı:
    274
  • ISBN:
    9789750735929
  • Çeviri:
    Ali Volkan Erdemir
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Ne kadar zaman geçerse geçsin bu kitap benim yüreğimde hep ayrı bir yere sahip olacaktır.

Kitaba başladığımda hiç bu kadar sevebileceğimi düşünmemiştim. Çünkü kitabı bana hediye eden arkadaşım anlamaz kitaplardan. Neyse bitirdim kitabı dedim ki müthiş. Sonra yazarı bi gugılladım. Yukio Mishimo. Enteresan bir adam. Birçok sanat alanında eserleri var; tiyatro oyunları,filmler,romanlar..
Aynı zamanda son samuray. Ailesi köklü asilzadelerden. Kalkan adında bir örgüt bile kurmuş. Geleneksel samuray öğretileri ve dövüş sanatlarında da usta. Mükemmellik abidesi.

Intiharını sebukku ritueliyle (harakiri) gerçekleştirmiş. Ve annesi ölümünden haberdar olduğunda "onun için üzülmeyin, o hayatı boyunca yapmayı arzuladığı tek şeyi yaptı" demiş.
Hayatımız boyunca bazılarımızın hissettiği yerini dolduramadığımız bütün duygular ve olgular, Mishimo'nun hayatını okuduğunuzda aşılamayan bir hiçliğe bürünüyor.

Altın Köşk Tapınağı ise yazarın yaşamı ve intiharıyla fazlaca anlam kazandı gözümde.

Kitabın kahramanı Mizoguçi ile Mishimo'nun kendini aradığı çağlarındaki yalnızlığını tamamen örtüştürüyorum. Bu kitabı Mishimo'nun güzellik kavramının intiharına kadarki gelişimsel devinimlerinin bir durağı olarak görüyorum.
Kitapta Zen felsefesinin bazı bilmecelerine yer ayrılmış, en ilgimi çeken yerlerdi. Mizoguçi ve arkadaşı Kaşivagi ile Nansen bilmecesi üzerine söyleşileri müthişti. Kitap derin felsefi öğretiler içeriyor.
Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Mishimo belki edebi anlamda sizin de beğenebileceğiniz bir kitap yazmamış olabilir. Ama yaşamıyla, intiharıyla her ayrıntısıyla bir düşünce adamı, düşünceleriyle devinen bir adam.
Bahsi geçen güzellikten mahrum kalmamanız için :

http://blogs.cornell.edu/...on-by-yukio-mishima/