1000Kitap Logosu
Resim
8.5
10 üzerinden
1.352 Puan · 199 İnceleme
235 syf.
·
Beğendi
İhsan Oktay Anar'ın hayal âlemine bir gemiyle açılıyoruz bu sefer. Gemimizin adı AMAT. Nuh Tufanı'nı hepimiz biliriz. Hazreti Nuh’un gemisine de birçoğumuz aşinadır. Tevrat’ta, İncil’de ve Kuran’da Nuh’un peygamber olduğu ve tufan olayı anlatılır. Olay kısaca şöyledir: Nuh peygamber, kavmini doğru yola getiremeyince Allah’tan ‘’gemi yap’’ vahyi gelir. Bunun üstüne Hz. Nuh gemiyi yapar. Günahsız insanlardan ve hayvanlardan çift olmak üzere gemisine toplar. Ardından tufan olur ve gemidekiler kurtulur. Bu olayı neden anlattığımı incelemenin devamını okursanız anlayacaksınız. 1670 yılında 247 mürettebatıyla birlikte gizli bir görev için İstanbul’dan bir gemi yola çıkar. Nereye ve ne için gittiğini kaptan Diyavol Paşa’dan başka kimse bilmiyordur. Öncelikle geminin yapım aşamasına dönelim. Amat, geminin kaptanı Diyavol Paşa tarafından marangoz Nuh Usta’ya yaptırılıyor. Yazar buradan itibaren olayları ters işliyor. Öyle ki Nuh Peygamber gemisine günahsızları alırken, romandaki marangoz Nuh Usta günahkârları gemiye alıyor. Buradan günahkarlarla birlikte yolculuğumuz başlıyor. Geminin yola çıkmasıyla birlikte yazar okuru alıp geminin güvertesine oturtuyor. Ama bu gemi öyle ‘’ah o gemide ben de olsaydım ‘’ diye iç geçireceğimiz gemilerden değil. Öyle ki kaptan Diyavol Paşa uğursuzluğun ve günahın temsili olan siyah kişidir. Bir nevi şeytanı simgeliyor. Amat’ta kırmızı ve siyah renkler kitabın başından sonuna kadar bilinçli bir şekilde işlenmiş gibi geldi bana. Kırmızı kan, savaş ve cehennemi; siyah kötülük, karanlık ve günahı temsil ediyor. Bundan fazlası merak kaçıracağı için konusu hakkında daha fazla bilgi vermeyeceğim. Gerçeküstü dünyaların yaratıcısı İhsan Oktay Anar yine, masalsı anlatımıyla; din ve mitolojiye felsefi anlamlar yükleyerek, şaşırtıcı, sürükleyici bir romanla karşımıza çıkmış.Benim yazara karşı hayranlığım bir kat daha arttı. Yazarın Puslu Kıtalar Atlası ve Suskunlar’dan sonra okuduğum üçüncü kitabı. Üç kitabı da birbirinden güzel. İhsan Oktay Anar’ın kendine özgü bir dili var. Osmanlıca kelimeleri oldukça fazla kullanarak sanki okuyucuyla oyun oynuyor. Ama bu dil, okuyucuyu çok fazla yormuyor.Yazarın Türkiye'de post modern romancıların öncülerinden sayılmasının sebebi de bence kullandığı bu büyülü dil.İhsan Oktay Anar’ın zekâsına, kurgusuna ve anlatımına hayran olacaksınız. İlk defa İhsan Oktay Anar okuyacaksınız bu kitabı tavsiye etmiyorum çünkü yazarın dilini öğrenmek için önce Puslu Kıtalar veya Suskunlarla başlamanızı öneririm. Ama daha önce yazarın bir kitabıyla tanışmış ve sevmişseniz kesinlikle Amat’ı öneririm. Ayrıca “Amat” kitabı ile 2009’da Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nü almış yazarımız.Kesinlikle tavsiye ediyorum.İyi okumalar...
Amat
8.5/10 · 4.249 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
239 syf.
Lanetli bir gemi "Amat", her biri günahkar 247 tayfa, ruhları satın alan esrarengiz bir kaptan, zamanının en korkunç hastalığı veba, üst üste aynı gelen lanetli zarlarla birlikte son derece ilginç bir deniz efsanesi. Başta Karayip Korsanları' nın Osmanlı versiyonu gibi görünen bu kitap, içinde deniz hikayelerinin vazgeçilmezi lanetleri ve ölümsüzlük arzusunu konu ediniyor. Kitapta olan olaylar, kaptanın kamarasındaki kitaplardan birinde anlatılan zaman döngüsü içinde geçiyor. Buna göre zaman sürekli kendini tekrar edermiş, dolayısıyla son diye bir şey yokmuş, devamlı tekrar varmış. Bundan sebep, ilginç bir şekilde mesela tayfaların anlatageldikleri bir hikaye, aslında başlarına gelecek olayların hikayesi olmuş oluyor. Kitabın yarısına kadar konular tam oturmuyor ve denizcilik terimleri yoğun olduğundan denizcilik romanı gibi bir izlenim bırakıyor fakat özellikle sonlara doğru efsane kitabı ve dolayısıyla okuyucuyu da ele geçiriyor ve bir film izliyor gibi sürükleyip götürüyor okuyucuyu. Özellikle Hz.Adem'in yaratılış sahnesini gemiciler arasında yeniden canlandırdığı sahne ve Suskunlar'da bahsettiği ruhun bir sesinin olduğu bahsini yeni bir bakış açısıyla ele alması kitapta en çok sevdiğim kısımlar oldu. Yazar burada do-re-mi.. notalar sayılırken sondaki do' nun söylenmemesinin kişide bir eksiklik ve rahatsızlık hissine sebep olduğunu, ruhun sesinin de Allah lafzı olduğu, Azrail'in ruhu kabzederken Allah lafzını söyleyeceğini ve ruhun böylelikle hzuura ereceğini anlatmış başka bir yazarın ağzından ki bence muhteşem bir yorum. İhsan Oktay Anar diyorum sadece. İyi okumalar dilerim.
Amat
8.5/10 · 4.249 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
239 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
SAVAŞ GEMİSİ=AMAT
Edebiyat dünyasını doğup büyüdüğü İzmir’deki kalesinden izleyen, öne çıkmayı, medyada görünmeyi, söyleşi vermeyi sevmeyen ihsan oktay anar'la, lise yıllarımda her cuma günü aldığım radikal gazetesinin eki olan 'kitap' dergisiyle tanışmıştım... ‘Olağanüstü’ dünyaların yaratıcısı olarak gördüğüm İhsan abimin suskunlar'ından, yedinci gün'ünden, kitab-ül hiyel'inden ve puslu kıtalar atlası'ndan sonra; tarihin gizemli sayfalarını aralayan, adeta masalsı, ironik ama derin felsefi anlamlar yüklü, şaşırtıcı, sürükleyici ve arada sert göndermeleri olan AMAT'ı... aynalar, atlaslar, okunması yasak sır dolu kitaplar, savaşlar, gülleler, yeniçeriler… üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyonda ilâhî düzeni bozmaya meyyal bir kaptan, karanlığa ve kırmızı atlasa sarılı bir deniz seferi… evet, 3 günde koca bir hayal okyanusunda hiç boğulmadan kulaçlar atıp da istemeden geri döndüm dünya'ma... okuyacaklara şimdiden iyi ve keyifli okumalar... iyi akşamlar ;)
Amat
8.5/10 · 4.249 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
239 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Denizcilik Terminolojisi
"Babafingo, funda, siya, alesta, alabanda, gomina, pruva, pupa, apaz, rüzgaraltı, rüzgarüstü, iskele, sancak, baş omuzluk, kıç omuzluk, borda, grandi direği, volta etmek, kavanço etmek, istinga etmek, aborda etmek, morile etmek, iskandil etmek, salya etmek, seren, kasara, sintine, küpeşte, rahne, gabya, parakete, iskota, trinketa" Evet, kitapla bolca geçen kelimelerden bazıları. Bunlar gibi bolca denizcilik terimi içeren bir roman olduğu için yelkenlilerle, denizcilikle, gemi insanı olmakla ilgisi olmayan okurların hayal etmekte, akıcı olarak okumakta bir hayli zorlanacağı bir roman olduğunu düşünüyorum. Bu kelimelerin yarısının bile anlamını bilen biri film seyredercesine okuyacaktır. Sevgiler.
Amat
8.5/10 · 4.249 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
2
3
4
...
22
215 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.