Giriş Yap

Amerika

7.310 üzerinden
565 Puan · 104 İnceleme
292 syf.
·
Puan vermedi
Amerika
Öncelikle kitapta Kafka üslubu değil Amerikan üslubu var - bunun kitabın isminin Amerika olması ile hiçbir alakası yok. - ,fazla yavan.Wattpad romanlarında bunu görürürüz,yazar üslubunu geliştirmek için bir eğitim almamıştır ve çoğunlukla bu beceriksizliğinden dolayı kahramanın bakış açısından olayları anlatır,bunu tercih etmezse daha fena batırır. Kitabı genel olarak beğenmedim ve kitabın gerçekten bir anlamı olduğunu da düşünmüyorum,Kafka'nın öylesine yazdığı bir eser bence - diğer tüm eserleri gibi,ancak diğerlerine kıyasla çok daha öylesine. - ,yazılan şeyin yayınlanacağının bilincinde olmak insanın elbisesinin önünü iliklemesine,üstünü başını düzeltmesine neden oluyor.Yaşadıkları dönemde,kendileri yazılarını yayınlamayan yazarlarda bu daha çok görülür tahminimce. Kitaba gelirsek; Karakterimizin ismi Karl Rossmann ve 16 yaşında kendisi - Buradaki önemli nokta yaşı,Kafka'nın bütün kitaplarında sistemin altında ezilme konsepti vardır,zaten adamın olayı bu resmen,ezilmişliğiyle yüceliyor.Karakterin 16 yaşında olması,onun koskoca bir gelecek karşısında bulunmasına neden oluyor,geldiği yer Amerika--geldiği yerin Amerika olması ekstra bir sorun zaten,çünkü fırsatlar ülkesi demek,özgürlükler ülkesi demek ve özgürlük demek risk demek,sorumluluk demek ve genç yaşta aşırı özgürlük,çok fazla çalışma,çok fazla korku ve çok fazla yorgunluk demek,aynı zamanda çoğunlukla da hüsran.--,yeni bir yere adım attığınız zaman zaten içinizde aşırı bir heyecan hissedersiniz çünkü her şey yabancıdır,yabancı olan her şey de korku vericidir,hele ki bu kadar genç bir insan için.- ve Amerika'ya adım atması ile hem olumlu hem olumsuz anlamda onu ''farklı bir hayat'' bekliyor,ancak sorun şu ki kendisi bu tuğlaların en altında yer alıyor. Hiyerarşinin yer aldığı her yerde kayırma vardır,burada kayırma aktivatör etkisi gösterir,gerçekten de yükselmek için fırsat vardır Amerika'da ama bu ''Pay To Win'' sistemiyle çalışan bir ''Mmo''dur - Bunların ne olduğunu açıklamayacağım,bildiğinizi varsayıyorum. - . Bir sürü oyuncu vardır ve bu oyuncular arasında sizinle aynı yetenek seviyesinde yüzlerce insan vardır çok yetenekli iseniz bile,ki muhtemelen çok yetenekli de değilsinizdir,insanların çoğu yetenekli olmadığı ve yetenek üzerinden hiyerarşinin oluşması çoğunluğun işine gelmeyeceği için sistem torpil ve çevre ile çalışır,birazcık da şans - şans burada çevreye sahip olmadan torpil elde edebilmektedir. - . Karl Amerika'da dayısı ile karşılaşır ve ondan torpil bekler - kitabı gene istediğim yöne çekiyorum. - ancak umduğunu bulamaz ve bu andan sonra her şey şansa ya da felaket zaman harcamaya bağlı hale gelir.İki arkadaş ile tanışır ve onların kendisini kazıklamamasını umar - Akrabalar ve tanışıklıklar kazıklanma riskini azalttığı için kapitalist bir sistem içerisinde en çok ihtiyaç duyacağınız şeylerden biridir . -, ancak elbette daha sonra kazıklanır,herkes herkesi kazıklar kapitalizmin işleyişi böyledir . Daha sonra bir yerde fiziki bir işe girer - kast ettiğim şey,her insanın yapabileceği,ayaktakımı bir iş,insanların çoğu torpile de zekaya da sahip olamazlar bu yüzden,hayatları boyunca,insanlara pizza götürür ya da bakkalda çekirdek tartar.- bu andan sonra yükseliş umudu hiçbir şekilde yoktur,fiziki işler uzun vadede size tecrübe falan kazandırmaz,tecrübe kazandırıyorsa da kazandıracağı tecrübe hayatın ne kadar iğrenç olduğu olacaktır,bütün hayatınız boyunca pizza götüreceğiniz fark edersiniz ve kendinize dair bütün umutlarınız bir anda yere serilir ve intihar bile edemeyecek kadar yorgun hissedersiniz,götürdüğünüz pizza ile benzer bir yaşam formuna dönüşürsünüz.Bir otelde - ya da benzer bir yerde - çalışıyor ve burada elde edebileceği tecrübenin tümü,asansörlerle ilgili oluyor,bu yüzden işe girdiğiniz zaman tecrübe elde edeceğinizi düşünmeyi bırakın ! Bu tarz bir işte yıllar boyunca çalıştığınız vakit,yükselişiniz çanta taşımak ile,şanslıysanız da otellerle ilgili olacaktır,burada edindiğiniz şeyler başka hiçbir yerde işe yaramayacaktır ve oradaki vaktinizi bir kenara bırakıp başka bir işe girdiğiniz zaman kapitalist bakış açısından sıfırdan başlayacaksınızdır. Yıllar boyunca Burger King'de çalışır ve belki müdürlüğe yükselirsiniz,müdürlüğü bırakmak gibi bir çılgınlık yapacağınız zaman müdürlüğü geri alamayacağınızı bilmelisinizdir,eğer bu riski aldıktan sonra bir şeyler elde edemezseniz,en alta düşer ve sıfırdan başlarsınız. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Karl'ın kitabın başındaki gibi,sonunda da hala her soruna karşı yalnız başına olduğunu görüyoruz ve belki buradan da çıkartılabilecek sorun,hayatınızın sorumluluğunuzu kendinizin alması gerektiği ve kimsenin sizin yardımınıza gelmeyeceği olabilir. Kitabın sonu muğlak bitiyor,daha doğrusu kitap bitirilmemiş Kafka tarafından zaten. Kitaptaki dikkat çekici kısımları inceledim,pek değerli bir kitap değil,okumasanız da olur diyebilirim gönül rahatlığıyla.
Amerika
7.3/10 · 2.128 okunma
Reklam
280 syf.
·
12 günde
·
9/10 puan
Karl Rossmann on altı yaşındadır. Bir hizmetçi kız ile birliktelik yaşadığı ve ondan bir çocuk sahibi olduğu için babası tarafından adeta Amerika'ya sürgüne gönderilmiştir. Elinde bavuluyla New York limanına inen Karl’ın böylece Amerika macerası başlar. Karl hangi işe başlarsa başlasın sıfırdan başlaması gerekir. Bir hata yaptığında birlikte çalıştıkları tarafından yüzüstü bırakılır. Avrupa'dan Amerika'ya zorunlu göç eden bir gencin umutlarını, içinde bulunduğu durumlarla mücadele çabalarını, tecrübesiz ve saf bir karakterin yaşadıkları okuyucuya açıkça sunulmuş. Bu eser akıcılığı, sadeliği ve anlaşılırlığıyla Kafka’nın diğer eserlerinden ayrılıyor. Ben tarz olarak Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabına benzettim. Gerek kitabın kahramanlarının benzerliği, gerekse kitapların akıcılığı bana o kitabı anımsattı. Kitabı bitirdiğinizde eserin yarım kaldığını çok net anlıyorsunuz. Kesin bir son yok, Karl’ın geleceği hakkında havada kalan birçok şey var. Güzel güzel ve meraklı bir şekilde okurken kitabın bir anda bitmesi üzse de okumaya değer bir eser.
Amerika
7.3/10 · 2.128 okunma
·
277 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Özel sektörde, genç yaşlarda çoğu kişi çalışıp Kapitalizmin en alt basamaklarında ve Kapitalist düzende kendine ufak unvanlar edinmiş-bunlar da köledir ama unvanlı kölelerdir- insanların boyunduruğuna ve zorbalığına maruz kalmıştır. Kafka genelde işe yaramaz ve görevini yerine getirmez devlet kurumlarına ve bürokrasiye saldırır. Ama bu sefer tam tersi, derdi özel sektör yani Kapitalizmle. Bunun için kendine 16 yaşında anne-babadan ayrılmış, kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalan bir kahraman ve Sözde özgürlük ülkesi ve sözde demokratik Amerika'yı mekan olarak seçiyor. Amerika miti devasa bir Kapitalist şirket gibi görülebilir burada. Ayrıca Kafka'nın bu büyük sorunlara karşı karamsarlığına, umutsuzluğuna bayılıyorum. Müthişsin Kafka müthiş.
Amerika
7.3/10 · 2.128 okunma
·
272 syf.
·
15 günde
·
8/10 puan
Kayıp (Amerika) Kafka’nın yarım kalmış romanlarından biri. Sürgünü (hem ülke hem aileden), yalnızlığı, edilginliği, suçlanmayı ve kendini savunamamayı anlatmak için mekân olarak neden hiç gitmediği bir ülke olan Amerika’yı seçmiştir yazar? Önce ona sahip çıkıp yardım eden herkesin eninde sonunda onu suçladığını, aslında ailesi dahil kimsenin ona gerçek bir sevgi sunmadığını gördüğümüz Karl, başına ne gelirse gelsin içinde bulunduğu şartlara bir şekilde ayak uydurmasını bilir. Aslında Kafka’nın kahramanları içinde en aydınlık iç dünyası olan sanırım o. Suçlamalar karşısında ya kendini savunmaz, ya da buna fırsat bulamaz. Ama sadece kendisi için geçerlidir bu. Mesela gemide henüz yeni tanıdığı Ateşçi’yi savunurken oldukça cesurdur. Hatta çok az tanımasına rağmen ona kefil olacak kadar da sadıktır. "Evet, dünyada hâlâ sadakat diye bir şey var." Ailesinin yanından (hizmetçi kızı hamile bıraktığı için) uzaklaştırılan, adeta kovulan Karl, bu çirkin olay yüzünden suçluluk duyar. Ailesine kızmaz, onların fotoğrafını çaldırdığında çok üzülür ve ilk başkaldırısı o zaman gerçekleşir. Başına be geldiyse iyi niyetinden ve saflığından gelen Karl biraz da Kafka’yı temsil etmektedir kanımca. Kafka’nın kahramanlarının ellerinde olmadan gelişen, onların sadece yüzleşmek zorunda kaldıkları olaylar aslında modern insanın yaşamak zorunda kaldıklarına dair güçlü eğretilemelerdir. Aile, arkadaşlık, dostluk gibi kavramların içinin boşaltıldığı; güven ve sevginin çıkar ilişkilerine yerini bıraktığı modern dünyanın insanda yarattığı nevrozları onun kahramanları kadar iyi yansıtan yoktur. Üstelik Amerika, onun yarım bıraktığı (belki de tamamlamaya değer bulmadığı) en kafkaeks olmayan eseri... Hiç gitmediği, muhtemelen sadece gazetelerden ve çevresindeki kişilerin anlatımından öğrendiği Amerika’yı yozlaşmanın, kötülüğün, çirkefliğin simgesi olarak seçtiğini düşünüyorum. Saflığın sembolü olan baş kahramanı ise bu çamurun içinde debelenip dursa da hala ışıldar, fakat ışığını biz okurlar görürüz ancak; etrafındaki insanlar değil... “İyi niyet olmadığı sürece insanın kendini savunması olanaksızdır.”
Kayıp
7.3/10 · 2.128 okunma
·
Reklam
2
11
105 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42