Amerikan Gizli Belgelerinde Türkiye'de İslamcı Akımlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
73
Gösterim
Adı:
Amerikan Gizli Belgelerinde Türkiye'de İslamcı Akımlar
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758773367
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milenyum Yayınları
Eğer Türkiye deneyi başarıya ulaşır ve İslamcılar siyasi iktidarı kuvvet kullanarak ele geçirmeyi hedeflemek yerine demokratik hükümet şeklinin bir parçası olursa, o zaman Türkiye bölgede İran örneğine alternatif bir model olarak ortaya çıkar.

Bunun başarısızlığa uğraması, ılımlı İslamcı güçleri parlamento ve seçimler yoluyla siyasete dahil etmeye çalışan Mısır gibi diğer bölge ülkelerinin çabalarını da olumsuz etkileyecektir.
-Graham Fuller-

Yeryüzündeki tüm devrimci rejimler, halkı afyonun yarattığı alışkanlıktan kurtarmak için kafa buldurmayan Methoden tedavisi uyguladı.

Yani laiklik tedavisi yaptı. Fakat, afyonun alışkanlık yaratıcı devrimlerle aşılamayacağını, bunun için zaman gerektiğini Humeyni devrimi gösterdi.
S. Ali
S. Ali Amerikan Gizli Belgelerinde Türkiye'de İslamcı Akımlar'ı inceledi.
116 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
İngilizcesi, “The Prospects for Islamic Fundamentalism in Turkey" adlı bu kitap, ABD'de bir düşünce kuruluşu tarafından hazırlanan rapordan oluşmaktadır. Kitabı Türkçe yayına hazırlayan Yılmaz Polat. İlk baskısı 1990 yılında 'Beyan Yayınları' tarafından yapıldıktan sonra bu baskı 2010 yılında Milenyum Yayıncılık tarafından yayımlanmış.

Yılmaz Polat, 2010 yılında bu kitaba yazdığı önsözde, kitabın oluşum süreci hakkında bilgi veriyor. Graham Fuller'in CIA'nın yan kuruluşu olan RAND adlı düşünce kuruluşunda yönetici olarak çalıştığı dönemde bu rapor hazırlatılır. Bu rapor ilk olarak 1989 yılında Tercüman Gazetesi'nde yayımlanmış .[ Hatırlıyorum, o zaman okumuştum ve arşivimde olması lazım, en kısa süre içinde bulmaya çalışıp bir de oraya bakacağım. s.a] Bu raporu hazırlayan ise o zaman George Washington Üniversitesinde çalışan Prof. Sabri Sayarı.

Yılmaz Polat, 2010 yılında yazdığı önsözde "AKP’nin iktidar oluşu, raporun yazıldığı tarihten bu yana olan gelişmeler ve ABD’nin Fethullah Gülen'le bağlantılarını, tarihe not düşmek için bu raporun dikkatle okunması yararlı olacaktır. (s.8) " diyor.

Rapor 1989 yılında, o zamanki koşullar altında düne, o günlere ve geleceğe dair düşünceler ortaya koyuyor. ABD, dini yapıların siyasi arenada faaliyetlerine desteklediğini, bu sayede uçtaki düşüncelerin daha da azınlığa düşerek, (her ne kadar söylenmese bile gerçeği: Uç unsurları devşirmek yerine ılımlıları devşirmek daha kolay demeye getiriyorlar) Türkiye için daha iyi olacağını ifade ediyor.

Raporda çok çarpıcı bir düşünce bugün bile hala geçerliliğini korumaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nda sarayın "resmi İslamı" ile şehir ve köylerde tarikatlar, cemaatler, tekkeler, evliyalarla iş içe yaşayan "halk İslamı" nın aynı anda yaşadığından bahsediyor.

İslamcı yapıların devletin içine sızmak için kullandığı yollar da bu rapor içinde yer almaktadır.

Çok güzel, anlamlı, öz, anlaşılır bir şekilde Türkiye'yi anlatmış. İslamcı camianın gelişimi sürecindeki siyasi, toplumsal, ekonomik yapı ve Türkiye'de yaşanan ifade özgürlüğünün gelişmesiyle birlikte basın-yayın alanında yaşanan gelişmelere de değiniliyor.

Kitabın sonlarında ise gazeteci Ufuk Güldemir'in Graham Fuller ile yaptığı röportaj ve gazetedeki yazısına yer veriliyor.

Kitabı tavsiye ederim. Bazı internet sitelerinde var bazılarında ise yok gözüküyor. Ama tekrar basılacaksa ufak hatalar var onların gözden geçirilmesinde fayda var.

Unutulmasın ki! Bu rapor 1989 yılında ABD'de RAND düşünce kuruluşu tarafından Graham Fuller gözetimde Prof. Sabri Sayarı tarafından hazırlanmış. Durum güzel bir şekilde anlatılmış. İyi okumalar.
Atatürk'ün reformları, Batı'da anlaşıldığı gibi din ile devletin basitçe birbirinden ayrılması değildir. Bu reformlar daha ziyade İslâm üzerinde devlet kontrolünü artırmak üzere getirilmiştir. Devletin din konularında hiçbir yetkiye sahip olmadığı lâik ül-kelerdekinin aksine, Atatürk lâikliği, devletin İslâm kurumlarına doğrudan müdahale edebilmesini sağlayan bir seri yönetim mekanizması oluşturmuştur, İslâm'ın din adamları olan imâmlar, hatipler ve müftüler, finans ve kontrolünü devletin üstlendiği Diyanet İşleri Kurumu’na bağlanmıştır.
Türk Silâhlı Kuvvetleri, kendisini Atatürk'ün ilkeleri ve reformlarının bekçisi sayıyor ve bundan dolayı çok güçlü lâik görünüme sahip. Silâhlı Kuvvetler, İslâm'ın sosyal ve siyasî hayatta ki etkisinin büyümesini istemeyerek de olsa kabul etmesine rağmen, Türkiye'nin lâik anayasa düzeninden radikal bir sapmaya asla izin vermeyecektir.
Eğer, lâik siyasî ve sosyal müesseselere karşı olan dinî grupların kontrolündeki resmî ya da gayr-i resmî eğitim kanalları vasıtasıyle giderek daha fazla genç sosyalleştirilecek olursa, bu gelecekte Türkiye'deki lâikliğin gücünü önemli ölçüde zayıflatacaktır.
1974 ve 1977 seçimlerinin analizi, İslâmcı Millî Selâmet Partisi’nin, esnaf nüfusunun daha yoğun olduğu Orta ve Doğu Anadolu'daki kasabalarda daha yüksek oranda oy aldığını göstermiştir. Esnaf, eskiden beri Türkiye'deki İslâmcı hareketlerin, grupların ve tarikatların en kuvvetli destekleyicileri arasında bulunmuştur.
Teşkilâtlanmış müslümanların siyasî sisteme katılması, siyasî istikrar açısından olumlu bazı faktörler getirir. Onları demokratik siyasî sisteme alıştırır ve bunu muhafaza etmek için bir şans verir, onları çatışmaya değil uzlaşmaya iter ve küçük radikal azınlığı ılımlı çoğunluktan tecrit eder. Aksi durumda, demokratik rejim çöker ve yerine diktatörlük gelirse o zaman İslâmcı teşkilâtlara uygulanacak muhtemel baskı, dinî ifadesi için önemli bir kanalı tıkamış olur.
Kemalist seçkinler, Türk toplumundaki tahsilli kesim arasında lâikliği güçlendirmeyi başardılarsa da, aynı sonucu köylü kitleler ve kırlık bölgedeki kasaba halkı arasında alamadılar.
Atatürk, resmî İslâm'ı, devlet mekanizmasının bir parçası haline getirirken niyeti dini ortadan kaldırmak değildi; İslâm'ın toplumdaki ve siyasetteki rolünü azaltmak ve devlet kontrolündeki dini, iyi vatandaş modeli meydana getirmek için bir yol olarak kullanmaktı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Amerikan Gizli Belgelerinde Türkiye'de İslamcı Akımlar
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758773367
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milenyum Yayınları
Eğer Türkiye deneyi başarıya ulaşır ve İslamcılar siyasi iktidarı kuvvet kullanarak ele geçirmeyi hedeflemek yerine demokratik hükümet şeklinin bir parçası olursa, o zaman Türkiye bölgede İran örneğine alternatif bir model olarak ortaya çıkar.

Bunun başarısızlığa uğraması, ılımlı İslamcı güçleri parlamento ve seçimler yoluyla siyasete dahil etmeye çalışan Mısır gibi diğer bölge ülkelerinin çabalarını da olumsuz etkileyecektir.
-Graham Fuller-

Yeryüzündeki tüm devrimci rejimler, halkı afyonun yarattığı alışkanlıktan kurtarmak için kafa buldurmayan Methoden tedavisi uyguladı.

Yani laiklik tedavisi yaptı. Fakat, afyonun alışkanlık yaratıcı devrimlerle aşılamayacağını, bunun için zaman gerektiğini Humeyni devrimi gösterdi.

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ali murat aydın
  • okuyanus123
  • S. Ali

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0