1000Kitap Logosu
Amerikan Rapsodisi

Amerikan Rapsodisi

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
6.6
8 Kişi
27
Okunma
4
Beğeni
698
Gösterim
168 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 4 sa. 46 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Hemen Kitap · Mayıs 2013 · Karton kapak · 9789756178553
"Bu kitaptaki yazılar, Türk entelektüel geleneği içinde önemli bir yer tutan Avrupa kültürüyle büyümüş birinin, gençliğini ardında bıraktıktan sonra tanıştığı 'yeni kültür'le ve yaşam tarzıyla ilgili alçakgönüllü gözlemlerinden oluşuyor. Dünyanın merkezi haline gelmiş bir ülkede yaşanan yaklaşık bir yıllık sürede biriken insan portreleriyle, taze bir çağın motorunu oluşturan hareketin odağındaki toplumsal gelişmelerin ve sancıların bende bıraktığı izler." Böyle diyor Mehmet Altan bu kitabının sunuş yazısında. Dünyaya yön veren güçlerin başında gelen Amerika'da geçirdiği bir yıl boyunca, bu ilginç ve etkileyici ülkeyi; insanıyla, ekonomisiyle, teknolojisiyle, yaşam tarzı ve dünya felsefesiyle yakından gözlemleyen yazar, dünyada olup bitenlerin bu ülkedeki izdüşümlerini de ilgiyle izlemiş. Bir söyleşi havasında kaleme aldığı yazılarında, bu ülke insanlarını yoksuluyla, zenginiyle, kültürlüsü, kültürsüzüyle, yaşamın tüm görüntüleri içinde verirken, teknik ayrıntıların dozunu ustaca ayarlayarak toplumsal, ekonomik ve siyasal olaylara bir yabancı nesnelliğiyle bakabilmiş. Alabildiğine renkli ve doğaçlama bir oluşum içinde gelişen bir toplumun, Amerikan Rapsodisi'ni oluşturan bu ülkenin ve halkının yaşamından değişik kesitler sunuyor Mehmet Altan. (Tanıtım Bülteninden)
Yaşınız belli bir dönemeci katetmediyse, nereden geldiği belirsiz gönül kırgınlıklarının gurbetine düşüp kendi gölgenizi arşınlamadıysanız ıssız gece yarılarında yahut başınızı öne eğdiğiniz içki kadehlerinde İstanbul bir demet sümbül gibi süzülmediyse serin vadilerine kirpiklerinizin, doğaldır hatırlamayabilirsiniz. Hele edebiyat denilen ve bugün artık unutulduğu veya en azından hatırlanmadığı konusunda hemen herkesin hemfikir olduğu alnı kınalı kuzu can çekişirken son nefesine yetişemeyenlerdenseniz, yine hatırlayamazsanız doğal olarak. Yahut vaktiyle Erol Evgin’in söylediği o güzelim şarkıda olduğu gibi, “bir seher vakti yola düşmediyseniz” mavisi kılıç yarasına yakışan buzdan ayazlar yüreğinize çarparken, hatırlayamazsınız eelbette. Bu da o güzelim “Kanatlı Karınca” veya “Matadorun Ölümü” kitaplarındaki zarif denemelerin kıyısından köşesinden geçmediğiniz anlamına geliyordur. O halde, derinlerden gelen bu müziğe kulak verin bir miktar.
GENÇLİK BİR MAVİ BULUT “Gençliğimde, yaz geceleri ıssız plajlara uzanıp Fransız şansonları dinleyerek kayan yıldızları sayardık. O zamanlar, edebiyat ve müzik zevkimizin önemli köşetaşları arasında Fransız ekolünün belirgin bir yeri vardı. Cezayir Savaşı’na şarkılarıyla karşı çıkan Moulodji, boğuk sesiyle aşk ve barış şarkıları söyleyen Reggiani çocukluğumuzun anılarına yerleşmişti: Camus, Sartre, Boris Vian gençlik heyecanlarımıza isyankâr yaklaşımlarıyla eşlik ederlerdi.” 18. yüzyıl ortasından itibaren Fransız kültürünün biçimlendirdiği bir geleneğin son önemli temsilcilerinden biri olan ve yukarıda anılan “Kanatlı Karınca” ve “Matadorun Ölümü” kitaplarında bunun edebi örneklerini sergileyen Mehmet Altan, söz konusu kültürün sadece okullarda aktarılan bir ayrıntı olmaktan çıkıp hayatın bütün alanlarını kuşattığını bu sözlerle anlatıyor. Osmanlı’nın son dönem ve Cumhuriyet’in ilk kuşak aydınlarını, bütün siyasi farklılıklara rağmen aynı ortak zeminde buluşturan Fransız kültür geleneği, sadece üzerinde yaşadığımız topraklar için değil, bütün bir Avrupa için de benzer bir anlam ifade ediyordu. Paris’e gidip Monmartre havasını solumadan ressam, müzisyen veya şair olmak neredeyse imkânsızdı. Ne var ki, köprülerin altından çok sular akmış, siyasi ve sosyal savruluşların at koşturduğu cennetvatan, kendisine yüzünü dönebileceği yeni mekânlar ararken birdenbire Amerika ile burun buruna gelmiştir. Şüphesiz bunda değişen dünya dengelerinin, Avrupa’nın II. Dünya Savaşı sonrasında kan kaybetmesinin ve Türkiye’deki arayışların istikamet değiştirmesinin de büyük payı vardır. Yeni hedef Amerikan kültürü ve Amerikan hayat tarzıdır artık... “Yeryüzü, epeydir, aristokrasinin süzülerek gelen, hayatı akıl gözüyle izleyen, kelimelerin tadını çıkarmaktan hoşlanan, insan ruhunun derinliklerine yolculuğu seven Kıta Avrupası’nı ve Fransa’yı unutmuş bulunuyor. Bunun yerini, aristokratların ve burjuvaların yerleşik değerlerinden, yaşam kalıplarından uzak bir pragmatizmin oluşturduğu, hareketli ve mücadeleci Amerikan kültürü almış bulunuyor.”
1