Amerikan Sargısı

8,8/10  (12 Oy) · 
23 okunma  · 
11 beğeni  · 
780 gösterim
Amerikan yardımlarının kendini "süttozu ve balıkyağı"yla gösterdiği yıllarda, Amerika'yla iş yapan bazı Türk girişimcilerle bir grup Amerikalı, Ankara'ya yakın bir köyde, bir pilot proje uygulamaya karar verir. Uzun tartışmalar sonucunda, Kızılöz köyünde karar kılınır. Gümrah yeşillikleri, bereketli toprakları, şırıl şırıl akan sularıyla, hem güzel hem de kimseye muhtaç olmadan geçinip giden bir köydür, Kızılöz. Okulu yetersizdir her köy gibi ama öğretmeni yamandır. Her köy gibi eksikleri ganidir köyün ama köylünün umutları tamdır: "Bir gün hükümet buraya da mutlaka el atacaktır."

Proje sahipleri köye gelip anlatırlar düşündüklerini ama köylüler anlamaz pek; yardım isteğine de sıcak bakmazlar. Ne var ki, Amerikalılar ısrarcıdır bu konuda. Sonunda köyün kır bekçisi Temeloş bir fikir atıverir ortaya öylesine. "Köyün rüzgârını kesen şu tepeyi kaldırın" deyiverir. Amerikalılar beğenir bu fikri! Başlarlar çalışmaya. Tepe yerle yeksan edilir; yerini geniş bir ovaya bırakır. Buraya köylülerin deyişiyle "Faynapıl" ağaçları diker Amerikalılar. Ayrıca Amerika'dan tavuk, dana getirip köyde cins hayvan yetiştirmeye kalkışırlar. Köye bir gazino açarlar, eğitime de el atarlar. Ama işler pek umdukları gibi gitmez. Ağaçlar koftur, meyve vermezler; hayvanlar da birer birer telef olurlar. Velhasıl, örnek proje köylüyü sıkan, yoran bir boyunduruğa dönüşmüş, yardım eziyet olup çıkmıştır. Tüm bunlardan kurtulmak gerekmektedir ama nasıl? Çözümü yine köyün akıllısı, gün görmüş Temeloş bulacaktır...

Fakir Baykurt bu romanında, diğer romanlarından farklı bir anlatım tekniği kullanmış ve daha hızlı bir tempo yakalayarak, gözlemleriyle memleket sınırlarının dışına uzanmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2008
  • Sayfa Sayısı:
    309
  • ISBN:
    9789750404047
  • Yayınevi:
    Literatür Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Umut Çalışan 
13 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Eski kitapları okumayı çok seviyorum. O zamanki yaşam, yazar ya da çevirmenin Türkçe'yi kullanışı hoşuma gidiyor. Elimde, ilk baskısı 1967 yılında yapılmış olan bu kitabın 1974 tarihli üçüncü baskısı (bir sayfası eksik :( ) var. İnanılmaz güzel. Fakir Baykurt adını ilk kez duyduğum (sanırım o da benim ayıbım), sonradan öğrendiklerime göre köy enstitüsü mezunu, tabiri cazise bu toprağın oğlu bir yazar. Şimdiye kadar ilk kez karşılaştığım anlatım tekniğine ise hayran kaldım. Kitapta, alışılmışın dışında olayları dışardan bir kişi yada karakterlerden sadece birinin ağzından dinlemiyoruz. Kitapta anlatılan olaylar, sırasıyla sırası gelen karakterin ağzından, gözünden anlatılıyor. Böyle olunca da sanki kitap okuyormuş gibi değil de, köy kahvesinde köylünün arasına oturmuş yıllar önce olan bir olayı dinliyormuşsunuz gibi geliyor. Zira muhabbeti bir muhtarın ağzından, bir Temeloş amcanın, bir sığır çobanı Musa'nın ağzından dinliyoruz.

Kitap Ankara, Çubuk'un Kızılöz (kitaba göre sonradan Güzelöz) köyünde geçiyor. Olayı bilmem ama böyle bir köy gerçekten var. Kitapta kadim dostumuz Amerika'nın, -kitaptaki şive ile- dünnedeki ilk birinci dostu Türkiye'yi kalkındırmak için nasıl çırpındığı, örnek puruca için seçilen köy için neleri feda ettiği anlatılıyor.

Kitapta alt metin olarak verilenleri aldıktan sonra 1967 yılından beri hiç bir şeyin değişmediğini, millet olarak hala akıllanmadığımızı, en büyük düşmanımızın aslında hala kendimiz olduğunu görmek insanın canını sıkıyor. Öte yandan kitabın bir yerinde puruca sorumlusu Mr. Bogey'in "Amarika'nın dünnedeki birinci dostu Türkiye'de ki görevinden alınıp, dünnedeki ikinci dostu Hindistan'da bir purucanın başına getirilmesi" beni bayağı bir güldürdü.

Yeni baskıları hala olan bu kitabı kesinlikle okunmalı seviyesinde tavsiye ederim.

Muhammet Çelik 
 21 Oca 2016 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 8/10 puan

Fakir yıllarca köylerimizde eğitmen olarak çalıştığından Türk köylüsünün genel acılarını sıkıntılarını çok iyi bilir ve buna göre kitapları şekillenir.

Bu kitabı da yine böyle bir köyümüzün Abd'den gelecek yardım ile nasıl alt üst olduğunu anlatır

Kitaptan 13 Alıntı

Zagor 
06 Şub 19:51 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Gurbet
"Gurbetten kötü ne var dünyada? Gurbet canlıyı candan düşürür!"

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 157 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 157 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
07 Şub 00:48 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Gönül işidir bu ağzına tükürdüğümün! Gâvuru Müslümanı yoktur. Uçar, uçtuğu yere konar."

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 195 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 195 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
05 Şub 23:22 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"İnsanlık, uygarlık, sonradan öğretilmiyor. Bir çağı, mevsimi var! Mevsiminde, yani çocukken öğreteceksin. Kocaman kocaman heriflerin kafasına söz girmiyor sonradan..."

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 133 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 133 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
07 Şub 17:03 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Borç
"Borç, insanın üstünde bir karanlık dağdır, ezer durur adamı!"

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 241 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 241 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
07 Şub 14:36 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Anne çok canım sıkılıyor!" dedi Tülay.
"Sıkı can iyidir kızım, çıkıp gitmez..."

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 236 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 236 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
06 Şub 23:57 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"İnsan bir kez yanılır, ben iki kez yanılmam!"

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 190 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 190 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
05 Şub 14:16 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Dünyaya ilerlemek için geldik."
"Ya halkının ilerlemesi, yurdunun ilerlemesi?"
"Önce kendim! Dünyaya bir daha gelecek değilim."
"Halkın iki kez mi gelecek?"
"Halkım da kendini düşünsün! Ben peygamber değilim ümmet kayıracak!"
"Halka yardım etmek için peygamber olmak gerekmez!"
"Tıpkı köylüler gibi düşünüyorsun!"
"Gibi'si fazla, öyle düşünüyorum!"

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 119 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 119 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
05 Şub 12:37 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Toprak
"Oysa, düşersen de toprağa sarıl, bir dönüm toprağın verdiğini beyler vermez!"

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 103 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 103 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
05 Şub 15:36 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Para
"Para: Anayı kızdan ayırır!"
"Para: Karıyı kocadan ayırır..."
"Güzelöz çeşmelerinden Amerikan parası akıyor: Şar şar!.."
"Gâvur parası akıyor..."
"Bizde de akaydı da gâvur parası olaydı!"
"Olaydı da anayı kızdan ayıraydı!"
"Biz onları birleştirirdik..."
"Derdi belayı savardık..."

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 116 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 116 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
Zagor 
05 Şub 01:06 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Toprak
"Bu otlar, bu çiçekler, bu kadar gücü kuvveti nerden bulup fışkırıyor? Topraktan helbet! Elmanın, eriğin, yavanın, ekmeğin tadı topraktan helbet! Karıların kazıp getirdiği otların onca tadı topraktan! Değilse bir adam bıkmadan usanmadan, ölüp ölesiye nasıl çift sürebilir, ekin biçebilir, durabilir köyde? Toprağın tadından derim ben..."

Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 40 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)Amerikan Sargısı, Fakir Baykurt (Sayfa 40 - Adam Yayınları 2.Basım 1999)
2 /