Giriş Yap

Amok

8.110 üzerinden
41,4bin Puan · 5431 İnceleme
64 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
“Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum… Neden bu kadar çok Zweig kitabı okumaya başladım, bilmiyorum...” Stefan Zweig okuyanlar bilir, Zweig'in bir kitabını okuyan kişi artık iflah olmaz ve bütün kitaplarını okumaya başlar. Adeta bir Amok Koşucusu gibi... Peki Amok koşucusu nedir? Hemen cevaplayayım, bir tür çıldırma durumudur. Bu tabir, bugün dünyanın her yerinde benzer cinnet olaylarında faili tanımlamak için kullanılır. Kökeni bir çeşit intihar saldırısı geleneğine dayanır. Amok koşucusu sonuna kadar savaşır sonunda savaştığı şey uğruna ölür. Hem ülkemizde, hem de dünyanın pek çok yerinde, bir dizi insanı öldürüp ardından kendisini öldüren insanların haberlerini sürekli duyuyoruz/okuyoruz. İşte bunların hepsi birer amok koşucusu. Bu durumun aktörlerinden, şayet hayatta kalanlar varsa, ifadeleri de genelde şöyledir; “Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorum, bana ne oldu bilmiyorum…” İşte amok koşucusu da böyledir. Bir çıldırma haliyle harekete geçer. Kendisinin gücü kalmayacak ve artık düşüp ölecek hale gelene kadar karşısına çıkan her şeyi yok etme eğilimindedir. Esasen yazarımız Stefan Zweig da bir amok koşucusudur. Yaşamına intihar ederek son verdiğini düşünürsek, kısmen de olsa yazarın da bir amok koşucusu olduğunu söyleyebiliriz.
Amok Koşucusu
8.1/10 · 166,8bin okunma
·
16 yorumun tümünü gör
Reklam
64 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
Çokça inceleme vardır bu kitap hakkında eminim, çokça okunması bu kitabın, ne güzel. Bense bir anda başladım ve bir anda bitti Amok Koşucusu. Bitti ama ilk okuduğumuz satırlar olan " 1912 yılının Mart ayında Napoli limanında, gazetelerin hakkında oldukça kapsamlı , ama hayali unsurlarla süslenmiş haberler yayımladıkları tuhaf bir kaza meydana geldi." cümlesinin altında yatan o hikaye ve hikayeyi biliyor olmanın verdiği duygu bambaşka bir kalıcıkta. Çünkü bu kitabın okuyucuları olarak biz; o pek de konforlu olmayan kamarada yolculuk eden , yolculuktan çok sonra tuhaf bir kaza hakkında geçiştirilmiş satırları okur okumaz, gazete sayfasının arkasından ay beyazlığında bir yüzün, parlak gözlüğüyle bir hayalet gibi bize baktığını hisseden o beyefendiyiz. Artık bizde kitaptaki sırrın bir parçasıyız ve merak ediyorum, acaba bu sırrı doktorumuz gibi saklayabilecek miyiz?
Amok Koşucusu
8.1/10 · 166,8bin okunma
·
1 yorumun tümünü gör
64 syf.
·
6/10 puan
Oldukça popüler olmasına rağmen beklentimi karşılamayan bir kitap okudum bugün... En baştan şunu söylemeliyim, konusu kötü değil. Bir saplantının sebep olduğu trajediyi ele alan güzel bir konusu var. Fakat sanırım ben beklentiyi yüksek tuttuğumdan biraz hayal kırıklığına uğradım. Kitapta hayatını insanları iyileştirmeye adayan bir doktorun, mesleği ve insani dürtüleri arasında yaşadığı ikilemden doğan dramatik olayları okuyoruz. Bir gün mesleğinde oldukça başarılı olan doktorumuzun kapısını oldukça zeki ve mağrur kadın çalar. Yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyen bu kadına vereceği cevapla doktorun hayatı tümden değişecektir. Peki kitabın adında geçen Amok Koşucusu ne anlama geliyor? Bir tür çılgınlık hali. Öyle bir hal ki, cinnet geçiren insanları tanımlamak için de kullanılır.Bir şeyi saplantı haline getirip sonuna dek onun peşinden giden, sonunda o uğurda canını bile kaybedebilecek olan kişidir de diyebiliriz Zweig'in pesimist kaleminden umutsuzluk, saplantı ve trajedi içeren bir hikaye. Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız, beklentiyi çok yüksek tutmazsanız, önerebilirim. İşte sizler için bu kitaptan seçtiğim birkaç alıntı : "Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim." "Söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz." "Güvenin şartı samimiyettir, kayıtsız şartsız samimiyet."
Amok Koşucusu
8.1/10 · 166,8bin okunma
Amok Koşucusu
İlk kez inceleme yazmanın heyecanı içindeyim. Umarım bir kaç kişiye de olsa kitap hakkında fikir beyan edebilirim. Amok'un kelime anlamını dahi bilmeden elime aldım kitabı. Anlamını öğrendikten sonra durup düşündüm kendi kendime: Ben bugüne gelene kadar Amok Koşucusu oldum mu, yoksa bir gün olacak mıyım? Böyle bir durumla, o bunaltı ve mahvolmuşluk hali içinde ne kadar da dayanabilirim bilemedim. Açıkçası kitabın kahramanı doktorun, bir kaç saatlik süre içinde tanıdığı o kadının sırrını saklamayı içinde bu denli büyütüp kendi hayatına tercih etmesini çok büyük bir vicdan olarak görüyorum. Kadının ölmesi sanki onun suçuymuş gibi düşünüyor ama kadın kendi zevkleri için yaşayan ve biraz da kendini beğenmiş bir tip. Doktorun Amok içinde olmadığını düşünerek söyleyecek olursam, bu sırrı saklamak adına kendini ölümün kollarına atar mıydı? Bence yapmazdı. Ama o fedakar ve aziz doktor olarak öldü. Bir gün Amok koşucusu olmamak dileği ile.
Amok Koşucusu
8.1/10 · 166,8bin okunma
·
2 yorumun tümünü gör
Reklam
2
287
2.870 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42