Adı:
Amok Koşucusu
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057936011
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bildiğin Kitap
Çaresiz bir kadın, içine düştüğü durumdan kurtulmak için bir doktordan yardım ister. Ancak kadının zengin oluşu ve tavırları doktoru sinirlendirmiştir. Öfkesine yenik düşerek kadını geri çevirir. Sonrasındaysa vicdanı ve öfkesi arasında ikileme düşer. Kendini suçlu hisseden doktorun içinde çılgınca bir yardım etme arzusu uyanır ve deliliğe varan bir arayışa koyulur.
64 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Stefan zweig kitaplarını hep tek solukta okurum. Hiç ara vermeden bitirmek isterim kitabı. Bu kitap da öyle şahane bir kitaptı. Hep sonra ne oldu acaba diye merak ettim. Mutlaka okumalısınız. Gizemli bir kadın, afallamış bir doktor.
60 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Stefan Zweig bu kitapta da bayağı psikolojiye içten dalmış. Okurken nasıl olur da bir insan bu kadar derinlemesine işleyebilir bu tür konuları diye düşünüyorum hep. İşte bu nokta da yazarlık devreye giriyor arkadaşlar. Okuyun :)
80 syf.
·Beğendi·7/10
Stefan sweig'in kitapları başlayınca bırakılmaz. Hastalık gibi diğerlerinide okumak istersiniz diye bir yorum okumuştum.galiba doğru.
Kısa öz anlatımla çok güzel hikayeler daha
***Amok koşucusu ayağa kalkar, hançerini kapar, sokağa fırlar ve nereye gittiğini bilmeden koşmaya başlar. Yoluna çıkan kim olursa olsun onu hançerler ve döktüğü kan onu daha da öfkelendirir. Ağzından köpükler çıkar, koşarken bağırıp çağırır, ağlar ve kan damlayan hançerini sağa sola sallamaya devam eder....
64 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Amok Koşucusu, Stefan Zweig'in Hollanda şirketinde çalışan  bir doktorun hastasıyla yaşadığı olayları anlatan öyü kitabı. Kahramanımızın ruh dünyasını betimleyen usta işi  bir eser. Bir kaybedişin en net resmidir.Kitabın sayfa sayısının az olması yazarın anlatımda ulaştığı üst noktayı bize göstermekte.
Kitapa adını veren hastalığa gelecek olursak Güneydoğu Asya'da yaygın olan psikolojik bir rahatsızlıktır. Bu hikaye acaba Zweig’ın kendi intiharına giden yolu aydınlatabilir mi?
96 syf.
·Puan vermedi
Bir tıp doktorunun bir kadına nasıl tutulduğunu, tutulup nasıl sürüklendiğini izliyoruz. Bu tutulma aşk da değildi, ondan daha güçlü bir şeydi. Oysa aşktan daha güçlü bir tutulma olduğunu bilmezdim. Kimi zaman doktoru anlayıp ona yardım etmek istiyor kimi zaman bunu neden yapıyorsun diye sormak istiyorsunuz. Ama o açıklıyor size kendini haklı çıkmaya da çalışmıyor. Kendini bu kadar açık yüreklilikle anlatması etkileyiciydi.
54 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Amok koşucusu nedir mi? Bir tür cinnet geçirme hali. Sonuna kadar savaşır, savaştığı şey uğruna ölür kişi. Bu kitabı yazdıktan sonra aşırı dozda uyku ilacı alıp intihar ederek yaşamına son verdiği için Stefan Zweig de Amok koşucusu gibi.
64 syf.
·Puan vermedi
Amok Koşucusu, Stefan Zweig'dan okuduğum ilk kitaptı, şimdilik tek kitap da...

Ancak beni Zweig hayranı etmeye yetti doğrusu. Kurgusu, yazımı çok güzeldi, severek okudum.

Yabancı karakterli kitaplara ısınamadım bir türlü, karakterleri hep karıştırmışımdır. Fakat bu kitap başladığı gibi bitti ve karışıklık neredeyse çok az yaşadım.

Stefan Zweig okumaya elbette devam edeceğim. Eğer okumadıysanız bu kitabını öneririm. Kitapla kalın!
64 syf.
·Beğendi·9/10
• Amok Koşucusu - Stefan Zweig •

~ Kendi alanında 5/5
~ Genel 5/5
Bugün sizlere Amok Koşucusu kitabından bahsetmek istiyorum. Her okuduğum Stefan Zweig kitabından aşırı mutlu ve etkilenmiş olarak ayrılsam da Amok Koşucusu bu kitaplar arasında beni en çok etkileyen ve bir çırpıda bitirmemi sağlayan kitaplardan biri oldu. Kitapçılarda hep gördüğümde amok ne demek acaba diye sorguluyordum. Yani hep bir okuma isteğim vardı ve en sonunda okuyup ne anlama geldiğini anlayabildim. Kitap başta bir gemide geçerken sonradan bir doktorun hayatından kesitler anlatmaya başlamasıyla aslında ana olayın bir Hollanda kolonisinde geçtiğini anladım. Amok aslında bir hastalık, akıl hastalığı. Büyük ihtimalle iklimin bunaltıcılığından kaynaklanan, insanın ağzından köpükler fışkırtan, delice durmadan koşturtan ve sadece vurularak, ağır yara alarak koşusundan durduran bir akıl hastalığı. Büyük buhranlar içerisinde olan insanlarda görülen bu rahatsızlığa sahip olanlara amok koşucusu deniyor. Kitabımızın ismi de burdan geliyor. Kitapta kahramanımız olan bir doktor kendisine gelen bir çaresiz hastayı kibri yüzünden geri çevirmesi sonrası yaşadığı pişmanlıktan kaynaklı amok koşucusuna dönüşmesini ve içinde yaşadığı pişmanlığı anlatıyor. Karakter bunları yaşıyorken, olayları anlatıyorken sanki siz de onunla beraber bunları yaşıyor, onun gibi hissediyor ve onun gibi düşündüğünüzü hissediyorsunuz. Bu kitapta ve diğer kitaplarında da Stefan Zweig beni daha da şaşırtıyor, daha da etkiliyor. Galiba en sevdiğim yazarlar arasında birinciliğe çok yakın. Sizin de çok etkileneceğinizi düşünüyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum. Stefan Zweig ile tanışmamış olanlara bir kere şans vermesi gerektiği taraftarıyım. Sonrasında çok sevip devamını getireceğinize kesin gözüyle bakıyorum. Söyleyeceklerim bu kadar. İyi okumalar dilerimm...
64 syf.
·2 günde·4/10
Amok’un ne olduğunu biliyor musunuz?
-"İşte Amok... evet Amok, şöyle oluyor: Bir Malezyalı, herhangi bir sıradan, kendi halinde adam içkisini içiyor... Ruhsuz, ilgisiz, donuk bir biçimde oturuyor oracıkta... tıpkı benim odamda oturduğum gibi... sonra ansızın ayağa fırlıyor, hançerini kapıyor, sokağa fırlıyor... dosdoğru koşuyor, dosdoğru... nereye gittiğini bilmeden... Yoluna ne çıkarsa, insan olsun hayvan olsun, hançerini saplıyor, akan kan onu daha da çıldırtıyor... Ağzı köpürüyor, kudurmuş gibi uluyor... ama koşuyor, koşuyor, koşuyor, ne sağa bakıyor ne sola, acı acı haykırarak, elinde kanlı hançeriyle, korkunç koşusunu sürdürüyor... Köylerdeki insanlar bu Amok koşucusunu hiçbir gücün durduramayacağını bilirler... o gelirken uyarmak için ‘Amok! Amok!’ diye haykırırlar ve herkes kaçışır... ama o bunları hiç duymadan koşar, görmeden koşar, önüne çıkanı devirir... sonunda kuduz bir köpeği vururcasına vurup öldürürler onu ya da o ağzından köpükler çıkararak yere yığılıp kalır..."
64 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Amok Koşucusu ikilemlerin hikâyesidir, vicdanıyla aklı arasında kalanların hikâyesi… Aynı zamanda bir delilik hali... Hint Adaları’nda doktorluk yapan adama günün birinde zengin bir kadın gelir, çaresizce doktordan yardım ister, fakat doktor onu reddeder. Kadının zenginliği ve tavırları onu öfkelendirir. Fakat sonrasında, bir insanın hayatını hiçe saydığını düşünen doktor, kadına yardım etmediği için pişman olur ve koşmaya başlar, halk arasında Amok diye bilinen ölümcül delilik halinin pençesine düşmüştür. Önüne gelen her şeyi yok ederek koşar ve en sonunda kendisi de yok olur.
Stefan Zweig, hayatının bir yansımasını aktardığı bu hikâyede, intihar kavramını, korkuları ve bir insanın yaşadığı çıkmazları kendine has tarzıyla okurlarına aktarmayı başarıyor.
Stefan Zweig yani benım tabirim ile zweıg amca usta yazar 200 sayfada anlatılacak yazıyı 80 sayfada anlatan adam. 🤗 Kitaplarını sıra ile okuyorum bakalım sıradaki eser hangisi olacak zweıg amcadan öneriniz varmı
80 syf.
·Beğendi·7/10
Her gerçek sevgiyi yüreğinde taşımış canlı, bir Amok koşucusu gibidir. Neyi nasıl yapacağı, kime ne yarari ya hut zararı olacağı belirsizdir ancak tam manasıyla tüketecegi tek şey kendi varlığından başka birşey değildir...
80 syf.
·Puan vermedi
Zweig'ın tek solukta okuyup bitirilen eserlerini çok seviyorum


Amok nedir, bilir misiniz?

"Amok mu? Hatırladığımı zannediyorum... Malezyalılarda görülen bir tür sarhoşluk..." 

Sarhoşluktan daha da öte... bir tür delilik, insanın öfkeden gözünün dönmesi..anlamsız bir saplantı atağı..

Bu kitap bana erkeklerin anlık tutkusuyla hareket edip karşısındaki kadının mantığı ve duygusunu anlamamasını zor duruma düşürüp ikisini de bataklığa çektiğini anlattı. Önemli olanın dinlemek, anlamak ve anlaşılmak olduğunu hatırlattı.
Oradaki kirli hayat içinde, insanın beynine sıkıştırdığı bir avuç bilgiyle herhangi birine hayatında bir parça nefes verebilmek, insanın tek mutluluğu... bir tür tanrısal mutluluk...
Paris’tekiler onun
burada acılar içinde, yalnızlık çekerek, gözden
düşmüş olarak, elde edemediği iktidarın
hırsıyla yanıp tutuşarak göçüp gittiğini
anlamamalıydılar; bir ölüm komedisiyle
herkesi kandıracaktı. Yaşamının sevinç kaynağı,
yani aldatmaca, onun yüreğini yeniden
tutuşturdu. Fırlatılıp atılan, yerde kıvrılıp kalan
ve üzerine basılarak ezilen bir mumun ışığı gibi
değil, rastgele tutuşturulan, alev alev yanan bir
sevinç yangını gibi gelecekti sonu. Uçuruma
dans ederek düşecekti.
O güne dek hiçbir zaman
yalnız kalmadığı için bir tek kişinin bile kendisi
için ne kadar önemli olduğunu hiç bilmemişti.
Hava nasıl hissedilmezse insanları da öyle
değerlendirmişti hep, ama şimdi, yalnızlıktan boğazı düğümlenirken, o insanlara ne kadar
ihtiyacı olduğunu hissediyor, yalan söyleseler de aldatsalar da onların ne kadar önemli olduğunu anlıyor, salt onların yanında olmasının bile kendisine neler hissettirdiğini, onların tasasızlığını, güvenlerini ve neşelerini nasıl benimsediğini anlıyordu. Onlarca yıl
insanların arasında yüzmüş, ama bu
dalgalardan beslendiğini, onların kendisini
taşıdığını hiç bilmemişti, şimdi, bir balık gibi
yalnızlığın kıyılarına fırlatıldığında çaresizlik ve
şahlanmış acılar içinde çırpınıyordu.
İnsan her şeyini kaybettiğinde, elinde kalan son şey için umutsuzca savaşır- ve benim elimde kalan son şeyde onun bana bıraktığı mirastı, o sırdı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Amok Koşucusu
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057936011
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bildiğin Kitap
Çaresiz bir kadın, içine düştüğü durumdan kurtulmak için bir doktordan yardım ister. Ancak kadının zengin oluşu ve tavırları doktoru sinirlendirmiştir. Öfkesine yenik düşerek kadını geri çevirir. Sonrasındaysa vicdanı ve öfkesi arasında ikileme düşer. Kendini suçlu hisseden doktorun içinde çılgınca bir yardım etme arzusu uyanır ve deliliğe varan bir arayışa koyulur.

Kitabı okuyanlar 18.438 okur

  • Senem Altıntaş
  • melike
  • Şenay Karakaş
  • ELİF SİNCER
  • Esra
  • Emrah Boz
  • Onur karabulut
  • Kürşad Ulusoy
  • Sitare

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0 (1)
8
%0 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları