·
Okunma
·
Beğeni
·
498
Gösterim
Adı:
Ana Konularıyla Kur'an
Baskı tarihi:
1 Kasım 2007
Sayfa sayısı:
255
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758190089
Orijinal adı:
Major Themes Of The Wur'an
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ankara Okulu Yayınları
Müslümanlar ve müslüman olmayanlar, Kur'an hakkında birçok eser yazmışlardır. Müslümanlar tarafından yazılan sayısız tefsir, genellikle Kur'an-ı ayet ayet ele alıp açıklamıştır. Bu çalışmaların çoğunun maksatlı görüşleri yansıttığı bir yana, kullandıkları usül gereği evren ve hayat hakkında yeterince tutarlı fikirler verememişlerdir. Halbuki Kur'an'da şüphesiz ki bu konular hakkında etraflı bilgiler vardır. Son zamanlarda gerek müslüman, gerekse müslüman olmayanlar, Kur'an ayetlerini konularına göre düzenleyen eserler yazmışlardır.
ANA KONULARIYLA KURAN - FAZLURRAHMAN


1987 yılında yayınlanan Ana Konularıyla Kur’an eserinin giriş bölümünde, Müslümanlar tarafından yazılan tefsirlerin çoğunun evren ve hayat hakkında tutarlı fikirler vermediğini iddia eden Fazlur Rahman’a göre bu kitabın gayesi, bahsettiği eksikliği gidermek adına, Kur’an’ın ana konularını içeren giriş mahiyetinde bir esere olan acil ihtiyacın giderilmesidir. Kendisi, bu kitapta özetle Kur’an’ın Allah, insan, tabiat, peygamberlik ve vahiy, ahiret, şeytan ve kötülük gibi temel meseleler hakkındaki mesajını anlatmaya çalışmıştır. Ona göre Kur’an, hayatın her alanı için görüş belirtmiş ya da görüş oluşması için temel ilkeler sunmuştur. İnsanın Kur’an karşısındaki görevi de temel hakikatleri anlama konusunda çaba göstermektir.

Fazlur Rahman, Kur’an mesajının çağdaş insanın ihtiyaçlarına uygun olarak sunulmasının, geleneksel fikirlerden ayrılma riski taşıdığının farkındadır ve ona göre samimiyetle bu risk alınmalıdır.

Kitapta yer yer kelâmi tartışmalara da rastlanılmaktadır. Bu tartışmalardan biri “kader” meselesiyle ilgilidir. Buna göre, Ortaçağ sonlarına doğru Müslümanlar arasında güçlü bir Cebriyye fikri yayılmıştır. Bu fikrin yayılmasında hiç şüphesiz Eşari kelamının çok büyük rolü vardır. Aynı şekilde Fârisîlerin Kadercilik anlayışı da Cebriyye fikrinin yerleşmesini sağlamıştır. Fazlur Rahman’a göre bu fikrin Müslümanlar arasında yayılması, Kur’an sebebiyle değil dışarıdan gelen yabancı etkiler sebebiyle olmuştur. Bu anlayış sebebiyle Kur’an’daki kader anlayışı, Allah’ın her şeyi önceden takdir etmesi (pre-determination) şeklinde anlaşılagelmiştir.

İnsan için hem gurur hem de ümitsizlik, Kur’an’ın kötülediği ahlaki zaaflardır. Bunlardan gurur küfrü, ümitsizlik de inkârı beraberinde getirir. Bunun sonucunda ilahi ufku kaybolan insan, ya kendi arzularına ya da sosyal arzulara tapar hale gelir. Yalnız Allah’ı hatırlamak, insanı düştüğü bu çukurdan kurtarıp şahsiyetini güçlendirir. Orta yol insan için tek yoldur, ancak bu orta yol iki ucun yok olduğu değil; hazır olduğu, parçalandığı değil; bütünleştiği bir dengelemedir. Bu denge, Kur’an’daki takva kelimesi ile de anlaşılabilir. Takva sadece korku anlamına gelmez, bununla birlikte insanın zararlı davranışlardan korunmasıdır. Hristiyanlıkta sevginin esas alınması gibi, İslam’da esas alınan unsur vicdandır. İşte dengeyi düzenleyecek olan da insandaki vicdandır.

İnsan için yararlı olan üç tür bilgi vardır. Bunlar: tabiat bilgisi, tarih-coğrafya bilgisi ve insanın kendisinin bilgisidir.

Yazarımız bu kitapta, kendisi hakkında sonraki yıllarda tartışma konusu olacak şekilde sadece gayri Müslimler için değil, Müslümanlar için dahi şefaatin söz konusu olamayacağını vurgulamaktadır. Ona göre, bu fikirde çok güçlü bir psikolojik etken bulunmaktadır. Ancak bu psikolojik unsurların neler olduğunu detaylandırmayıp sadece geleneksel İslam’ın bir kabulü olarak vermekle yetinmiştir.

Üçüncü bölüm “Toplumda İnsan” başlığını taşımaktadır. Burada vurgulanmak istenen şey, özetle, insanın bu dünyada ahlak kurallarının merkeze alındığı bir düzen inşa etmeyi gaye edinmesi gerektiğidir.

Fazlur Rahman’a göre ahiret, bu dünyanın tamamen yıkılıp yok edilmesiyle değil, tebdiliyle mümkün olacaktır. Yani bu dünya, cenneti hak edenler için tebdil edilip mutlu yaşayacakları bir bahçeye dönüştürülecektir. Cehennemi hak edenler için ise azap; temelde ahlaki ve ruhani olmakla birlikte aynı zamanda cismanidir. Zaten Kur’an, Farabi, İbn Sina ve İbn Rüşd gibi Meşşâi filozofların savunduğu gibi bir ruh-beden ikiciliğini benimsemez. Bütün bunların yanında asıl mükâfat Allah’ın rızası, asıl ceza ise O’nun razı olmayıp yüz çevirmesidir.
Kur’an tamamen insanı hedef alan bir kitaptır. Nitekim kendisini de “insanlara yol gösterici” (O kitap(Kur’an); onda asla şüphe yoktur.O,muttakiler(sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir. 2/2.ayet ) olarak tanımlanmaktadır.
...bir kimse her ne kadar birden fazla düşünürse neticede yine bir tanesi "ilk" olarak karşısına çıkar...
Fazlur Rahman
Sayfa 35 - Ankara Okulları
Allah'ın rahmeti; "peygamberler göndermesi" , "kitaplar indirmesi" ve "insanlara yol göstermesi" ile mantıki en üst seviyesine ulaşır. İyilik ve kötülük arasındaki ayırım "insanın kalbine ilham edildiği" (91/8) ve insanlar "kalu-bela"da Allah'ı Rabbleri olarak tanıyacaklarına dair Allah'la bir antlaşma (misak) yaptıkları için (7 /172), bu yol gösterme (hidayet) insanın fıtratında da mevcuttur. İnsan genelde bu hususlara pek fazla önem vermez, dolayısıyla Allah, özellikle ahlaki kriz dönemlerinde
elçilerini gönderir. Çünkü insanın en kaygan ve dolayısıyla kontrolü en zor olan yönü, davranışlarının ahlaki yönüdür; oysaki yaşamını sürdürebilmesinde ve başarılı olabilmesinde en önemli amil onun bu yönüdür. Bu yüzdendir ki, yargı, yaratılıştan hidayete ve hu hidayetin korunmasına kadar devam eden
bütün bu rahmet süreci için gereklidir; zira insanın ( Kur' an tarafından takva olarak adlandırılan) bu fıtri meş'aleyi geliştirmesi hidayet sayesinde mümkündür. Çünkü o, iyi ile kötüyü bu takva ile ayırabilir
Kur’an’ın bir temel gayesi de yeryüzünde adil ve ahlâki temellere dayanan, yaşanılabilir bir toplumsal düzen kurmaktır.
Acaba hu kadar geniş ve mükemmel olan bu tabii düzenin amaçlı bir düzen olduğuna inanmak mı, yoksa bunun tamamen bir tesadüf neticesi olduğunu kabul etmek mi daha akılcıdır? Tesadüfle olan bir düzen uyumlu ve devamlı olabilir mi? Aslında tesadüfün kendisi bile daha temel amaçlı olan bir
çerçeveyi var saymıyor mu? Kur'an'a göre Allah'a iman, ama gerçek bir iman, tecrübe yolu ile elde
edilen, fakat bağımlı olan tüm ispatlardan daha güçlü temeller üzerindedir; aslında onlardan çok daha kuvvetlidir. Çünkü bu koca kainatın tamamen tesadüf eseri olduğunu söylemek çok daha az akılcı ve hatta akıl dışıdır. İşte bu yüzdendir ki, Kur'an'ın insanları imana davet etmek ve düşünmelerini
sağlamak için sık sık şu ifadeleri kullandığını görmekteyiz: "Tefekkür etmez misiniz?", "Düşünmez
misiniz?", "Görmez misiniz?". Şunu tekrar belirtelim ki, burada "tefekkür etme", "düşünme" ve "görme" Allah'ın varlığını ispat eden delilleri mantık yolu ile kurmaya çalışmak veya Allah'ın varlığını çıkarmak anlamına gelmez; belki Allah'ı "keşfetmek", yani "bulmak" ve böylece basiretli bir şekilde idrakini geliştirerek akıl için perde teşkil eden gaflet bulutlarını dağıtmak demektir
... diğer bütün mahlukat kendi mahiyetinin gereklerini otomatik olarak yerine getirdiği halde; insan, mahiyetinin gereklerini bizzat kendi iradesiye ifa etmelidir. İşte buradaki "otomatikliği" bir "ahlaki buyruk"a çevirmek, hem insan için çok yüksek ve nadir bir yetkidir, hem de onun yegâne riskidir.
Hidayetin ve manevi gücün kaynağı olmasi beklenen din adamlarının bozulması, bir toplumun bozulmasinda ki son adımdır..
Fazlur Rahman
Sayfa 110 - Ankara okulu

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ana Konularıyla Kur'an
Baskı tarihi:
1 Kasım 2007
Sayfa sayısı:
255
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758190089
Orijinal adı:
Major Themes Of The Wur'an
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ankara Okulu Yayınları
Müslümanlar ve müslüman olmayanlar, Kur'an hakkında birçok eser yazmışlardır. Müslümanlar tarafından yazılan sayısız tefsir, genellikle Kur'an-ı ayet ayet ele alıp açıklamıştır. Bu çalışmaların çoğunun maksatlı görüşleri yansıttığı bir yana, kullandıkları usül gereği evren ve hayat hakkında yeterince tutarlı fikirler verememişlerdir. Halbuki Kur'an'da şüphesiz ki bu konular hakkında etraflı bilgiler vardır. Son zamanlarda gerek müslüman, gerekse müslüman olmayanlar, Kur'an ayetlerini konularına göre düzenleyen eserler yazmışlardır.

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Emine Kılıç
  • Frhnd goyi
  • Ahmet Akçil
  • Kitap evi
  • Cengizhan06
  • Muhammed Mustafa Atabey
  • Birfâni
  • Esra.
  • Olric'in Kitaplığı
  • Seyhan Karaaslan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%25 (1)
8
%50 (2)
7
%0
6
%25 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0