Anabasis (Onbinlerin Dönüşü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2831
Gösterim
Adı:
Anabasis
Yazar:
Alt başlık:
Onbinlerin Dönüşü
Baskı tarihi:
9 Ekim 2012
Sayfa sayısı:
278
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055248543
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altınpost Yayınları
Askerler, bugünkü halden etkilenmiş ve ağlamış olmama şaşırmayın. Çünkü Kyros beni yanına misafir etmiş ve yurdundan kovulan bana hürmette kusur etmemekle, onbin dareikos da para vermiştir. Ben bu parayı aldım. Fakat o parayı kendi malım olarak görmedim, keyfim için de harcamadım. Onları sizin için kullandım.

Böylece önce Thrak'larla savaştım ve orada oturan Helen'leri yurtlarından kovmak isteyen bu adamları Yarımadadan sürüp çıkararak Hellas'ın öcünü aldım.
407 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Anabasis, Sokrates'in de öğrencisi olan tarihçi ve filozof Ksenophon'un eseridir. Anabasis eserinde, Pers tahtının varisi olan Kyros'a yardım etmek için yola çıkan Hellenlerin, Kyros'un ölümüyle vatanlarına geri dönüşü anlatılmaktadır. Bu eserde, düzen ve disiplin, emre itaat etme, komutanların ve liderlerin dürüst ve cesur olmaları, birlik olma, alınan kararlarda herkesin fikrinin alınması gibi konular eserin temelini oluşturmaktadır.
Kendi başlarına kalan ve vatanlarına geri dönüş konusunda tecrübesiz olan Hellen birliklerinin, bir yıldan uzun süren yolculukları ve bu yolculuk boyunca yaşadıkları olayların yer aldığı bu eser; ayrıca farklı halkların değişik kültürel, sosyal ve ekonomik yaşantısına da yer verdiğinden okunması gereken bir eser olarak değerlendirilmelidir...
232 syf.
·43 günde·8/10
Anabasis (Onbinlerin Dönüşü), MÖ 401'de, Yunanlılar tarafından da saygı gören Perslerin taht varisi Kyros'un kardeşi Artakserkses II ile giriştiği taht kavgasıyla başlıyor. Kyros, bu savaşta yanında Yunanlıların da olmasını istiyor. Yunanlılar da bunu kabul ediyor. Elbette sadece Kyros'a duydukları saygıdan değil, ganimet ve çeşitli ödüller de işin içine giriyor. Fakat Irak taraflarında savaş (Kunaksa Savaşı) sonuçlanıyor ve Kyros öldürülüyor. Aralarında Ksenophon'un da bulunduğu 13 bin Yunanlının asıl zorlu sınavı da burada başlıyor: Dönüş yolculuğu. Bütün Anadolu; Trabzon, Sinop, Kocaeli, Gümüşhane, Ermeni yerleşimleri de rota. Tedirgin bir ordu, yer yer çaresizlikle, açlıkla, bazen de açgözlülükle başa çıkmaya çalışıyor bu yolculukta. "Barbar" olarak nitelendirilen toplulukların da saldırılarına uğramaları cabası.

Yukarıda bahsettiklerim, kitabın temel konusu aslında. Peki Anabasis neden yazıldıktan 2400 sene sonra bile okunan bir kitap? Çünkü ilk tarih yazıcılığı örneklerinden. Sağlıklı mı peki bu tarih yazıcılığı? Pek sayılmaz, bunun nedeni de kitabımızın yazarı Ksenophon'un da sefere katılmış, yani olayların tamamen içinde yer almış olması. Yer yer kitapta Ksenophon'un bazı konularda kendi haklılığını öne çıkarmak istediği göze çarpıyor.

Ksenophon'un yazdığı bu kitap, bir nevi anı defteri aslında. Ama önemi, ilklerden olması. Aynı zamanda antik çağ Anadolu ve Mezopotamya'sını tanımak için de güzel ve ender bir kaynak.
232 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okuduğumda, değişmeyen bir durumu görüyordum. Kitapta da Kürtlerin kendilerini savunmak için mücadeleye devam etmiş olmalarıydı. Dönemin teknolojik imkanlarına karşı savunmasız olmaları, onları Einstein'in iddia ettiği 4. Dünya savaşı yöntemleriyle mücadele etmeye itiyordu. Paralı askerlerin zorlu bir mücadelen sonra, Kürt diyarından, Karadenize geçerek oradan kendi ülkelerine ulaşma çabasının trajik durumunu gözler önüne seriyor. Her ne kadar kitap ajitasyon ve propaganda içerikli olsada ve onbinlere sempati duymak için yazılmış ve güncellenmiş tir. Sonuçta bu Askerler şimdi olduğu gibi o zamanda paralı askerlerdi birer katliam makinalarıydı. Kitap okurken farklı bir bilinçle okumak gerekir. Kitaba hükmetmelisiniz kitap size hükmetmemeli. ...
272 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Anabasis"Onbinlerin dönüşü": Sardes satrabı genç Kyros'un pers tahtında hak iddia etmesi ve Pers tahtında oturan abisi Anarksekses'e karşı paralı askerlerden oluşan bir ordu ile abisinin üzerine yürümesi, yapılan savaşta genç Kyros'un ve komutanlarının ölmesi ile başsız, rehbersiz kalan paralı askerlerin başına Ksenephon'un seçilmesi ve onun önderliğinde yurtlarına geri dönme çabaları anlatılır. Anadolunun batısında güneyine doğru yapılan uzun yolculuk pers orduları tarafından takip edilme olasılığı üzerine bu defa Anadolu'nun kuzeyinden yapılır.

Yiyecek sıkıntısı, gidilecek güzergahın tam olarak bilinmemesi, yollarda karşılaşılan halklar ve kimileriyle yapılan mücadeleler sonucu maceralı ve bir o kadar da zorlu geçen bir yolculukta 10 bin paralı yunan askerinin, denize ulaşmak için verdikleri uğraş, yaşadıkları, o döneme ait toplum yapısı, din, kültür, yaşam biçimi ve iktisadi yapılara dair bilgiler bulmak mümkün. Velhasıl kelam okuduğum en doyurucu kitaplardan biri.
272 syf.
Tarih,cografya ve antik dönemlere ilgisi olan herkesin okuması gereken temel bir kitap
Kitabı okurken ,anadolu daki yaşayan insanlar; onların yaşam kültürleri,savaş teknikleri,ne yeyip ne içtikleri,dansları, anadoludaki hayvan populasyonu hakkında bilgiler edinmezi sağlayan bir kitap.
Yazım.dili çok akıcı.
Her sayfası insana keyif veriyor.
Tavsiye ederim.
272 syf.
·Beğendi·10/10
Antik çağdan medeniyetimize ulaşmış nadide eserlerinden biri olduğunu öğrenmek bile bu eseri okumak için yeterli bir sebeptir. Biraz da tarihe ilginiz var ise mutlaka okuyunuz. Şu an yaşadığımız topraklar üzerinde yaklaşık 2500 yıl önce geçen olayı okumak insanda büyük bir merak uyandırıyor..
272 syf.
·14 günde·5/10
Bundan 2500 yıl önce yaşamış bir Yunan Askerinin, katıldığı seferi ve bu sefer sonucu geri dönerken komutan pozisyonuna geldiği ordunun hikayesini anlattığı eser. Neredeyse tamamı bugünkü topraklarımızda geçtiği için ilgimi çekmişti. Özellikle Doğu Karadeniz ile ilgili tarihsel veriler nedeni ile okudum.

Buraya kadar olan kısmında tatmin olacak birçok bilgi edindim. Ancak çevirmenin Rum olması, taraflı çevirilere neden olduğunu düşünüyorum. Hellenliği ön plana alarak çevirdiğini ve bu nedenle Ksenophon'un aktardıklarında kırpmalar yaptığını inanıyorum. Başka kaynaklarda örneğin Zigana dağından inerken Ağaçlarda yaşayan bir kabileden bahsederken bu çeviride bu insanlardan bahsedilmemektedir. Ayrıca bölgedeki Skytianlar yani İskitler kısa bir cümle ile geçilmektedir. Bence ne kadar güzel çevrilmiş olsa da tarafsızlık olmadığından eleştirilmeyi hak etmektedir.
272 syf.
·Beğendi·10/10
Bence bu kitap okullarda tarih derslerinde okutulmali. Tarihi bakimdan çok faydali bir kitap, Ksenophon'la birlikte yolculuk yaptim gibi hissettim kendimi cok guzel anlatmis olaylari anadoluda o dönem yaşayan halklari ve coğraffi koşullari....
272 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Anadolu'nun topraklarını karış karış gezen ve içindeki akınları savaşları anlatan bir başyapıt. Kitabı okurken o tarihte yaşamış ve o kervana katılmış savaşmış gibi hissediyorsunuz. Askerlerin denizi görmesiyle '' Thalatta, thalatta'' diye bağırmaları ve Ksenophon büyük içtenlikle rüyalarını bile anlatır. Coğrafya ve etnografya bilgilerinide içerir. Kitabın büyük bölümü vatana geri dönüşü barbar akınlarını ve sıla hasreti işlenir.
272 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kyros, ordan Babil ülkesinde üç günde on iki
fersenk aştı Son konakta, Barbar ve Yunanlı birliklerini gece yarısı ovada denetledi Ertesi gün güneş doğarken Kralın savaşmak için ordusuyla geleceğini tahmin ediyordu Klearkhosu sağ kanada Thessalialı Menonu sol kanada komuta etmekle görevlendirdi kendisi de birliklerini düzene soktu Denetimbitince gün doğarken büyük Kralın ordusundan kaçanlar Kyrosa Kral ordusuyla ilgili haberler getirdiler Kyros generallerle Yunanlı yüzbaşıları toplantıya çağırdı nasıl savaşılacağını görüştü ve şu sözlerle onlara cesaret verdi Yunanhlar Sizi benim için savaşmağa Barbar asker sıkıntısı çektiğim içü getirmiş değilim sizi Barbarların çoğundan daha yiğit ve daha güçlü sayıyorum işte bu yüzden biriikierime kattım Yaradandı­ğınız ve sahip olduğunuz için sizi kutladığım özgürlüğe layık olduğunuzu gösterin Bu özgürlük uğruna varımı yoğumu hatta yüz katını vereceğiınİ bilin
272 syf.
·10/10
Bu kitap, bir tarih ve gezi kitabıdır diyebiliriz. Trakya'dan Lidya'ya, Toroslardan Zagros'a, Cudi'ye, Van Gölüne, Sinop ve Trabzon'a oradan Konstantinopolis'e ve geldikleri memleketlerine, yaptıkları savaş ve talanların, mağlup ve galibiyetlerin samimi anlatılarını barındıran; milattan önce 435-460 yılları arasında yazıldığı tahmin edilen bir eserdir. Benim bu kitapla tanışmam Kürtleri anlatan nadir tarih kitaplarından biri oluşu noktasıdır. Kitapta, paralı Yunan savaşçılarının Büyük Pers Kralına yaptıkları saldırı ardından varılan barışa rağmen Perslilerin kasıtlı olarak sarp dağlara ve o dağlarda yaşayan çetin insanların olduğu yoldan geri dönüşlerine rehberlik yapmalarından dolayı karşılaştıkları halkları ve coğrafyaları anlattığı kısımlarda Karduk diye diye bir milletten bahseder. Bu bahsedilen kişilerinde mevcut Kürt halkından başka bir halk olmadığı aşikardır. Ve şu anda yazılan tüm Kürt tarihine dair kitaplarda kaynak gösterilen yegane eserdir. Lakin bir gerçek var, yedi bölümden oluşuyor kitap, Karduk Milletinden ancak altıncı bölümde bahsediyor. İlk beş altı bölüm biraz sıkıcı gelebilir ama ben büyük bir merak ve hazla okumuştum.
Tavsiye ederim, iyi okumalar.
272 syf.
Anadolu coğrafyası hakkında engin bilgiler sunan bu kitapta, liderini kaybettikten sonra boşluğa düşen paralı askerlerin yolcuğunu çok güzel anlatmış, kitapta yazar kendinden hep üçüncü kişi olarak bahsetmektedir. Bu kitabin İskender'e ilham olduğu da söylenmektedir.
... Oysa bence, nasıl zenginken yoksullaşmak hiç zengin olmamaktan daha üzücüyse ve kralken basit bir yurttaş olmak hiç kral olmamaktan nasıl daha acıklıysa, fethettiğin yeri elinde tutamamak da onu hiç fethetmemiş olmaktan daha büyük bir utanç ve kayıptır.
Ksenophon
Sayfa 226 - Kum Saati Yayınları, 2012. Çev: Eyüp Benlioğlu
Batıya giden yolun Tigres*'i geçtikten sonra Lydia ve İonia'ya yöneldiğini, dağların arasından kuzeye doğru uzanan yolun ise Kardukhların** ülkesine gittiğini söylediler. Esirlerin söylediğine göre bunlar krala itaat etmeyen, dağlarda yaşayan savaşçı bir halktı. Bir zamanlar bu halka boyun eğdirmek için yüz yirmi bin kişilik kraliyet ordusu gönderilmiş, arazi elverişsiz olduğundan bu ordudan tek bir asker bile geri dönmemişti. Kardukhlar sadece ovaya hâkim olan satrapla anlaşma imzaladıkları dönemlerde Perslerle ilişkiye geçerlermiş.

*>> Dicle Nehri
**>> Kürtler. Ülkeleri yazara göre Şırnak, Siirt, Mardin'in doğusu ve Batman'ı içeren Botan bölgesiydi.
Ksenophon
Sayfa 99 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Çeviren: Ari Çokona
Oysa kötülükten çok iyiliği hatırlamak güzeldir, doğrudur, kutsal ve tatlı bir ödevdir.
Eğer silahlarımızı bırakmazsak en azından yiğitliğimizi korumuş oluruz fakat eğer silahlarımızı teslim edersek hem yiğitliğimizi hem de canımızı size teslim etmiş oluruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anabasis
Yazar:
Alt başlık:
Onbinlerin Dönüşü
Baskı tarihi:
9 Ekim 2012
Sayfa sayısı:
278
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055248543
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altınpost Yayınları
Askerler, bugünkü halden etkilenmiş ve ağlamış olmama şaşırmayın. Çünkü Kyros beni yanına misafir etmiş ve yurdundan kovulan bana hürmette kusur etmemekle, onbin dareikos da para vermiştir. Ben bu parayı aldım. Fakat o parayı kendi malım olarak görmedim, keyfim için de harcamadım. Onları sizin için kullandım.

Böylece önce Thrak'larla savaştım ve orada oturan Helen'leri yurtlarından kovmak isteyen bu adamları Yarımadadan sürüp çıkararak Hellas'ın öcünü aldım.

Kitabı okuyanlar 184 okur

  • Çağdaş Kutal
  • Ömer Murat ERYAŞAR

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%1.4 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0