Anadolu Korku Öyküleri 1

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.413
Gösterim
Adı:
Anadolu Korku Öyküleri 1
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752204898
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
7 yıl önce, 6 genç yazarımız, bastığımız topraklarda, soluduğumuz havada, bildiğimiz mekânlarda yaşanan, anlatılan öyküleri yazıya dökmeye karar verirler ve ANADOLU KORKU ÖYKÜLERİ çıkar ortaya. Anadolu toprakları, fısıldadığı binlerce söylenceyle malzeme verir yetenekli kalemlere. Maden o kadar verimlidir ki tek kitap yetmez "korku"yu barındırmaya; ikinci kitap çıkagelir 2013'te.

Çocukluğumuzdan anımsadığımız korku sahneleri vardır. Ya bir kitapta okuyup gözümüzde canlandırmış ya da bir filmde seyredip zihnimize kazımışızdır. Bizi etkilemiştir; karanlık korkumuzu, yalnızlık korkumuzu besleyip büyütmüştür. Yıllar sonra da anımsarız: Belki tek karelik patlayıp sönen bir flaş; belki keskin tiz bir çığlık olarak katılır gündelik yaşamımıza. Dolunay geceleri, kurt adam dişleri, vampir gözleri malzeme oluşturur kâbuslarımıza.

Yine de çok "tanıdık" değildir bu "korku". Kurgusunda, tınısında, renginde, kokusunda, sesinde, nefesinde bir yabancılık, bir uzaklık vardır. Benliğimize katmayız, iliklerimize işlemez, küçümseyebiliriz onu; hatta dalga geçebiliriz bu korkuyla. Çünkü "bizden" değildir; yolumuza çıkmayacaktır, başımıza gelmeyecektir…

Büyük kent korkuları başka, kırsal alan korkuları bambaşkadır. Kırsal alana özgü korku; doğayla, doğanın gücüyle, batıl inançlarla iç içedir ve çarpıcılığını da inandırıcılığını da onlardan alır. Ücra köylerin, geleneklere bürünmüş kasabaların, kuytu ormanların, bir görünen bir kaybolan mağaraların, dipsiz kuyuların gizleri ve bu gizlerin yaşattığı heyecanlar, korkular, kâbuslar...
(Tanıtım Bülteninden)
200 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10 puan
Kültürümüz,soyumuz ve atalarımız çok çok eski ve uzun yıllar öncesine dayandığı için ve geniş topraklara yayıldığı için zamanla dilden dile söylenerek gelen, yıllarca harmanlanarak bugünlere gelen onlarca destanımız,hikayelerimiz ve atasözlerimiz vardır.Bunlardan bazıları güldüren komik olaylar, bazıları kahraman ve epik destanlar,bazıları da korku hikayeleri olmuştur.
Bizim kültürümüze sinema,kitap,dergi vb. türler diğer batılı ülkelerden çok daha sonra girdiği için ve dinimizi çok derinden yaşadığımız için bu tarz hikayeler anlatılarak daha çok hayatımıza girmiştir.
Çok eskiden herkes biraraya gelince dedelerimiz,ninelerimiz o sıcacık sobanın yanında bize türlü türlü hikâyeler anlatırmış.İçinde hem korkutup hemde ders çıkaran bu hikayeleri herkes bir solukta dinlermiş.
İşte bu kitabın öyküleri de böyle anlatımlardan oluşuyor.Önsözüne göre hikayeler tamamen gerçek sadece yer,mekan isimleri değiştirilmiş.İcerisinde 6 yada 7 civarı hikaye var ve hepsi birbirinden ilginç geldi bana.Korktum mu tabiki hayır.Tabii bu sizlerin de okuyup korkmayacağınız anlamına gelmiyor :)
Bu tarz bir korkuyla tanışmak isterseniz kitap kesinlikle tavsiyemdir. İyi okumalar.Kitap dolu günler dileğiyle.....
200 syf.
·5 günde·2/10 puan
Nedense Anadolu Korku Öyküleri adlı seriyi okumaya başladığımda neyle karşılaşacağımı biliyordum; klişeler...
Şimdi burada, şahsımca da kabul edilerek, söylenmesi gerekir ki korku, yazması en zor türlerden biridir. Okuyucuyu jumpscare gibi dejenere teknikler ile korkutamazsınız, canavarlarınızı gösteremezsiniz, hatta Robert Chambers Efendi’den feyz alacak olursak detaylı anlatımını dahi yapmamanız gerekir, çünkü korku edebiyatında korkunç olan asıl şey olaydır efendiler, garipliktir, atmosferdir... Kullandığımız türlü yaratıklar yalnız kalem süsümüzdür. Bu gibi zor bir işe girişirken de tabiatımız gereği var olana sığınma ihtiyacı duyarız. Ülkemiz korku edebiyatında kullanılan motif ve muhtelif diğer unsurlar ne yazık ki bir fasikülü ancak doldurabilir: Hayri Amca bir cindi, kızı Müberra periydi, ayakları tersti, elbette ki bahsolunan bu zatlar köyde yaşarlardı, evlerinin bahçesi de incir ağacı doluydu; nitekim köylüler ve yerleşkelere sosyolojik açıdan bakıldığında köyler korkunçtur(!)
Halbuki psikolojik açıdan bakıldığında da bu tarz olaylar çok güvendiğimiz şehirlerde gerçekleşse daha korkunç olmaz mı? Yoksa ‘yeni şeyler denemek’ Türk Edebiyatında mekruh veya haram mı sayılıyor? Bir kitabın kendini okutması onu yeterli kılar mı? Daha fazla soru sorup kendi moralimi bozmadan hayal kırıklığına uğradığımı söylemem gerekiyor, bunu da tabii ki matem oklu soru işaretlerimin serideki tüm hikayelere saplanmadığını ekleyerek ifade etmeliyim. (İsim vermek gibi olmasın, Işın Beril Hanım ve Mehmet Berk Bey’in yazdığı hikayeleri okurken ziyadesiyle keyif aldım.)

Terk edilmiş konaklardaki hayalet hikayeleri nasıl M. R. James ve Algernon Blackwood ile bittiyse, pek potansiyel sahibi edebiyatımızda da korku edebiyatının yekten bitmesini ve bir anka kuşu misali küllerinden yeniden ve daha güçlü doğmasını temenni ediyorum.
200 syf.
·Puan vermedi
yazarlar;
Ayşegül Nergis
Işın Beril Tetik
Demokan Atasoy
Galip Dursun
Koray Günyaşar
Kayra Keri Küpçü

Çok uzun süredir aklımda olup okuyamadığım harikulade kitapları okumaya başladım. mutluluk seviyem had safhada. öncelikle bunu paylaşmak istiyorum.

sonrasında, ülkemizde korku türüne emek veren yerli yazar çok az. işini severek ve hakkıyla yapan bu kıymetli insanları tanımanızı istiyorum. korku alanıyla ilgili bilgi, birikim ve araştırmaları takdire şayan. elbette ki bu çalışmalar öykülerine, yazılarına, kitaplarına yansıyor. onca emek ve çalışm zevkli okumalara dönüşüyor.

yazarlarımız kitaptaki öyküleri anadolunun bağrından kopan, yıllarca dilden dile dolaşan, bir çoğu bir yerlerde yaşanmış olan bize has konuları ele alarak beslemiş. bu da benim gibi vampir, kurt adam, golem türü varlıklardan korkmayan ama tüyler ürperten öyküler okumak isteyen okurlara leziz bir okuma sağlıyor. eh ben de zevkle okudum tabiiki.

türümüz korku. korkunun bir çok çeşidi var elbette. bu kitapta bahsi geçen korku doğaüstü olaylar ve bu olaylara sebep olan doğaüstü varlıklar. bunlarla harmanlanmış tekinsiz öyküler var kitapta. benim gibi korkuncuk öyküler okumayı sevenler bu şahane kitabı mutlaka okumalı.

öyküler üzerine yorum yapmak haddim değil fakat, kurguların muhteşem olduğunu söyleyebilirim. yazı dili akıcı ve şahane. 6 yazarın da birbirine uyumlu yazıyor olması tek kalemden çıkmış gibi hava katıyor. tüm bunlar okuru yormadan, konuda kalarak kendini öykünün içinde bulmasını sağlıyor. yazarlarımızın öyküleriyle, kitaplarıyla mutlaka tanışmalısınız. türü sevenler için kaçırılmayacak fırsat veee korkunçlu bi tavsiye
**
öte yandan, hayata tat katan her şey güzeldir. bizi korkutan şey belki de hayatımızım güzel bir köşesidir. bir de böyle bakalım ve yaşayalım bu hayatı. sevgiyle kalın kitap kurtları
197 syf.
·9 günde·Beğendi·5/10 puan
Anadolu Korku Öyküleri 1
.
6 farklı öyküden oluşan Anadolu Korku Öyküleri, Amerikanvari korku hikayelerinden sıkılan ve geleneksel bir yön arayan okurlar için biçilmiş kaftan. Küçükken nenelerimizden, dedelerimizden dinlediğimiz korkutucu öykülerin esintilerini içeriyor.
.
Kitabın beni çok korkuttuğunu söyleyemem ama bu benim çok uzun zamandır izlediğim, okuduğum, dinlediğim korku ögelerinin fazlalığından kaynaklanıyor.
.
Kitaptaki her öykü kesinlikle çok güzeldi ama beni hem kurgusu hem de sonuyla en çok Demokan Atasoy’un yazdığı “Kuyu” etkiledi. Tam bir geleneksel korku öyküsüydü ve çok başarılıydı.
.
Bu türden hoşlanıyorsanız kesinlikle önerimdir. Bu serinin öykülerden oluşmuş 2 kitabı daha var ve en kısa zamanda onları da okumayı dört gözle bekliyorum.
200 syf.
·14 günde·Beğendi·6/10 puan
 Çocukken hepimiz bu hikayeleri çokça duymuşuzdur. Cin, iblis , pirabokların korku dolu hikayelerini dinlerken hem korkar ama dinlemekten de kendimi alıkoyamazdım. Özellikle halamın korkmadan anlattığı her şekle girebilen pirabok hikayeleri hala aklımda. Bu nedenledir ki gölgesinden dahi korkan bir çocuk olarak büyüdüm. Haliyle okuduklarımda ve izlediklerimde korku türüne yer vermedim veremedim. Böyle bir etkinlik görünce korkularımın üzerine gitmek için gün bugündür dedim. Ve korku hikayeleri 1 i okumaya başladım daha ilk öyküsünden itibaren beni ürpertmeyi başardı birbirinden bağımsız anadolu öykülerini okurken köydeki o zamana gittim ve daha cok korkmaya başladm. Hikayelerin hepsi birbirinden korku doluydu ama özellikle "Kuyu" öyküsü beni daha bir korkuttu sanırım. Genel olarak başarılı korku öykülerinin yer aldığı kitabı korkusever iseniz tavsiye ederim. Aksi halde daha bir korkak olabilirsiniz Anadolu Korku Öyküleri 1
200 syf.
·Beğendi·10/10 puan
İki kitapta Anadolu'nun efsanevi batıl inançlar, hayaletler, büyücüler ve cinler gibi eski hikayeleri barındırmakta. Anlatımlar özünü koruyarak anlatılmaya çalışılmış. Öyle ki bazı kısımlar da konuşmalar bile yörelerine göre uydurulmuş.
Reklamı ve primi olmayan kitaplar arasında olduğunu düşünüp aslında bilinse daha fazla tutulacağını düşündüğüm kitaplar arasında. Okuyun okutturun. Özellikle korku severlerin çok seveceğine eminim.

.
200 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Korku öyküleri beni çocukluğuma götürdü, anne annemin toprak evine... Küçükken yaz tatillerinde köye giderdik anne annemin evine. Köyümüzde Adile abla diye bir kadın vardı bir kızı ve bir oğluyla yalnız yaşıyordu. Adile abla bize gelir ( kendi iddiasına göre kızı bir gün küle sıcak su döktüğünden cin çarpmış) ve başlardı hikaye anlatmaya, cin tasvirine... Aklımda kadarıyla cinlerin burun direkleri yokmuş mesela ayakları tersmiş mesela... Çocuk aklımla hem merak içinde dinler hem de çok korkardım. Gece yatağa yattığımda o toprak evin tavanını izler gölgelerini, toprağını, ağacını hep bir şeylere benzetirdim. Adile ablanın sayesinde hayal gücüm çok gelişti, buradan çok teşekkür etmek istiyorum ona. Okuduğum bu öyküler çocukluğumda dinlediğim öykülere çok benziyor o yüzden çok beğendim. Kitabı geçen gece bitirdiğimde bu yaşımda bile gece korktum, o yüzden sevgili korku öyküleri yazarları bana bir gece uyku borçlusunuz:)
200 syf.
·182 günde·Beğendi·10/10 puan
Türk korku ve fantastik öykülerini ve karakterlerini güzel bir şekilde okuyucusuyla buluşturan serinin ilki.
Bu tarz edebi eserlere destek vermek bence her Türk okurun görevi ki daha fazla üretile bilsinler.
200 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Kitap Yorumu//Anadolu Korku Öyküleri 1-Kollektif (Bilgi Yayınları)
.
6 yazarın Anadolu'yu mesken edinmiş korkulardan harmanlayıp yazdığı korku öykülerinden oluşuyor kitap. @bilgiyayinevi çalışmasıyla bir araya getirilmiş öyküler kırsal alan korkularını gün yüzüne çıkartıyor. Doğayla, doğasal güçlerle, batıl inançlarla harmanlanmış konular kesinlikle güzel bağlanıp hikaye halini almış. Bu kitapta bir görünen bir kaybolan mağaraların, dipsiz kuyuların, kuytu ormanların gizemlerini ve içlerinde sakladıklarını okuyacaksınız.
.
Kitabın dili gayet akıcı, editlemesi da gayet başarılı. Okurken sıkılmak gibi bir duygu durumu yaşamıyorsunuz. Kitabı okuyan farklı kişiler aşırı korktuklarını söylese de, sanırım bu türe olan alışkanlığımdan ben pek korkmadım. Ama hikayelerin bağlam güçlerini, hikayesel bütünlüklerini, sona varış ve gizemsel noktalarını beğendim.
.
Bu kitabı güzel bir ekiple okuduk. Ekipte emeği geçen @bilgiyanevi Mustafa Kumru ve minnoşum @mervenin.kitapligi 'na teşekkür ederim. Öpüldünüz.️
200 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Epeydir okumak istediğim korku öykülerinden oluşan serinin ilk kitabını sonunda bitirdim. Bizim millet yıllar yılı dinle güdüldüğü için, korktuğumuz şeyler de hep dinî hikayeler oluyor haliyle. Voodoo hikayesi hariç (Anadolu insanının voodoo yapması bana çok gerçekçi gelmedi nedense), hikayeler birbirinden güzeldi. Favorim ise Koray Günyaşar'ın Karatepe öyküsüydü. Gecenin bir vakti okudum, tüylerim diken diken oldu. Demokan Atasoy'un Kuyu'su ters köşeyle bitti, fena gerildim. Işın Beril Tetik'in Gelin Otu'nu resmen tetikte ve tek nefeste okudum. Kayra "Keri" Küpçü'nün Cevizin Gölgesi Hain Olur öyküsü tahmin edilebilir sonuna rağmen sarsıcıydı. Galip Dursun'un Güzay'ın Bin Dilek Ağacı, başlı başına bir kitaplık öykü zaten. Bu minvalde, korku yazarlarının desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü gün geçtikçe daha sağlam hikayelerle geliyorlar. Okumanızı tavsiye ederim. =)
200 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Değişik bir kitap efsaneler ve Anadolu insanın geçmişte yaşadığı ilgi çekici bir o kadar ürkütücü bir kitap Değişik bir kitaba benziyor Anadolunun geleneklerinden hareketle efsanelerle harmanlanmış güzel bir kitap...
200 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Türk korku edebiyatı türünde yıllarca hatırlanacak, 6 yazarımızdan 6 güzel öyküden oluşan derleme... Yakın zamanda sinema-televizyonda görmeyi umut ettiğim; Kabuslar Evi tarzında bir gerilim-korku dizisi olması durumunda başarılı olacağına inandığım Türk korku edebiyatına yeni bir nefes olacak eser...

Öyküler;
Karatepe (Koray Günyaşar)
Gerçekte Onlar Hayvan Gibidir… (Ayşegül Nergis)
Kuyu (Demokan Atasoy)
Gelin Otu (Işın Beril Tetik)
Cevizin Gölgesi Hain Olur (Kayra “Keri” Küpçü)
Güzay'ın Bin Dilek Ağacı (Galip Dursun)

http://kayiprihtim.com/...-en-guzel-ornekleri/
"Derler ki; kabusların en iyi yanı, ne kadar kötü olursa olsunlar, sonunda uyanacağınızı bilmektir. Uyanamadığınızda, endişelenmeye başlamalısınız... "
Derler ki; kabusların en iyi yanı, ne kadar kötü olursa olsunlar, sonunda uyanacağınızı bilmektir. Uyanamadığınızda, endişelenmeye başlamalısınız...
Aşkı, yıkık dökük bir evin içine hapsedip yaşadıkları elli yıl boyunca gördüğü tek şey sevgi olmuştu karısından.
Kolektif
Sayfa 200 - Güzay'ın Bin Dilek Ağacı - Galip Dursun
Korkusu hafiflemişti ama kabusu daha yeni başlıyordu. Bunu iliklerinde, kemiklerinde hissediyordu.

Ensesindeki hafif karıncalanma, buz gibi elin varlığı onu doğrular gibi belirivermişti.
Kolektif
Sayfa 124 - Gelin Otu - Işın Beril Tetik
Neden bazı insanların başkalarının dini duygularını kurcalamaktan hoşlandıklarını hiç anlamam! Benim gönlümde yaşadıklarımdan kime ne?
Derler ki; kabusların en iyi yanı, ne kadar kötü olursa olsunlar, sonunda uyanacağınızı bilmektir. Uyanmadığınızda, endişelenmeye başlamalısınız...
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı, ne matarasında dudaklarının izi; öyle bir rüzgar ki, kendi gitti, ismi bile kalmadı yadigar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anadolu Korku Öyküleri 1
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752204898
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
7 yıl önce, 6 genç yazarımız, bastığımız topraklarda, soluduğumuz havada, bildiğimiz mekânlarda yaşanan, anlatılan öyküleri yazıya dökmeye karar verirler ve ANADOLU KORKU ÖYKÜLERİ çıkar ortaya. Anadolu toprakları, fısıldadığı binlerce söylenceyle malzeme verir yetenekli kalemlere. Maden o kadar verimlidir ki tek kitap yetmez "korku"yu barındırmaya; ikinci kitap çıkagelir 2013'te.

Çocukluğumuzdan anımsadığımız korku sahneleri vardır. Ya bir kitapta okuyup gözümüzde canlandırmış ya da bir filmde seyredip zihnimize kazımışızdır. Bizi etkilemiştir; karanlık korkumuzu, yalnızlık korkumuzu besleyip büyütmüştür. Yıllar sonra da anımsarız: Belki tek karelik patlayıp sönen bir flaş; belki keskin tiz bir çığlık olarak katılır gündelik yaşamımıza. Dolunay geceleri, kurt adam dişleri, vampir gözleri malzeme oluşturur kâbuslarımıza.

Yine de çok "tanıdık" değildir bu "korku". Kurgusunda, tınısında, renginde, kokusunda, sesinde, nefesinde bir yabancılık, bir uzaklık vardır. Benliğimize katmayız, iliklerimize işlemez, küçümseyebiliriz onu; hatta dalga geçebiliriz bu korkuyla. Çünkü "bizden" değildir; yolumuza çıkmayacaktır, başımıza gelmeyecektir…

Büyük kent korkuları başka, kırsal alan korkuları bambaşkadır. Kırsal alana özgü korku; doğayla, doğanın gücüyle, batıl inançlarla iç içedir ve çarpıcılığını da inandırıcılığını da onlardan alır. Ücra köylerin, geleneklere bürünmüş kasabaların, kuytu ormanların, bir görünen bir kaybolan mağaraların, dipsiz kuyuların gizleri ve bu gizlerin yaşattığı heyecanlar, korkular, kâbuslar...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 134 okur

  • volkan mazman
  • Feyza Akçay
  • Kaffasaman
  • Altuğ Gürkaynak
  • ilkeronic
  • Mert İlgar
  • secil.secil
  • Ardakan Coşkun
  • Yusuf Akgün
  • Figen Geçgel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.4 (13)
9
%11.9 (8)
8
%23.9 (16)
7
%20.9 (14)
6
%13.4 (9)
5
%4.5 (3)
4
%1.5 (1)
3
%1.5 (1)
2
%1.5 (1)
1
%1.5 (1)