Anadolu Korku Öyküleri 1Kolektif

·
Okunma
·
Beğeni
·
876
Gösterim
Adı:
Anadolu Korku Öyküleri 1
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
200
ISBN:
9789752204898
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
7 yıl önce, 6 genç yazarımız, bastığımız topraklarda, soluduğumuz havada, bildiğimiz mekânlarda yaşanan, anlatılan öyküleri yazıya dökmeye karar verirler ve ANADOLU KORKU ÖYKÜLERİ çıkar ortaya. Anadolu toprakları, fısıldadığı binlerce söylenceyle malzeme verir yetenekli kalemlere. Maden o kadar verimlidir ki tek kitap yetmez "korku"yu barındırmaya; ikinci kitap çıkagelir 2013'te.


Çocukluğumuzdan anımsadığımız korku sahneleri vardır. Ya bir kitapta okuyup gözümüzde canlandırmış ya da bir filmde seyredip zihnimize kazımışızdır. Bizi etkilemiştir; karanlık korkumuzu, yalnızlık korkumuzu besleyip büyütmüştür. Yıllar sonra da anımsarız: Belki tek karelik patlayıp sönen bir flaş; belki keskin tiz bir çığlık olarak katılır gündelik yaşamımıza. Dolunay geceleri, kurt adam dişleri, vampir gözleri malzeme oluşturur kâbuslarımıza.


Yine de çok "tanıdık" değildir bu "korku". Kurgusunda, tınısında, renginde, kokusunda, sesinde, nefesinde bir yabancılık, bir uzaklık vardır. Benliğimize katmayız, iliklerimize işlemez, küçümseyebiliriz onu; hatta dalga geçebiliriz bu korkuyla. Çünkü "bizden" değildir; yolumuza çıkmayacaktır, başımıza gelmeyecektir…


Büyük kent korkuları başka, kırsal alan korkuları bambaşkadır. Kırsal alana özgü korku; doğayla, doğanın gücüyle, batıl inançlarla iç içedir ve çarpıcılığını da inandırıcılığını da onlardan alır. Ücra köylerin, geleneklere bürünmüş kasabaların, kuytu ormanların, bir görünen bir kaybolan mağaraların, dipsiz kuyuların gizleri ve bu gizlerin yaşattığı heyecanlar, korkular, kâbuslar...
(Tanıtım Bülteninden)
Kültürümüz,soyumuz ve atalarımız çok çok eski ve uzun yıllar öncesine dayandığı için ve geniş topraklara yayıldığı için zamanla dilden dile söylenerek gelen, yıllarca harmanlanarak bugünlere gelen onlarca destanımız,hikayelerimiz ve atasözlerimiz vardır.Bunlardan bazıları güldüren komik olaylar, bazıları kahraman ve epik destanlar,bazıları da korku hikayeleri olmuştur.
Bizim kültürümüze sinema,kitap,dergi vb. türler diğer batılı ülkelerden çok daha sonra girdiği için ve dinimizi çok derinden yaşadığımız için bu tarz hikayeler anlatılarak daha çok hayatımıza girmiştir.
Çok eskiden herkes biraraya gelince dedelerimiz,ninelerimiz o sıcacık sobanın yanında bize türlü türlü hikâyeler anlatırmış.İçinde hem korkutup hemde ders çıkaran bu hikayeleri herkes bir solukta dinlermiş.
İşte bu kitabın öyküleri de böyle anlatımlardan oluşuyor.Önsözüne göre hikayeler tamamen gerçek sadece yer,mekan isimleri değiştirilmiş.İcerisinde 6 yada 7 civarı hikaye var ve hepsi birbirinden ilginç geldi bana.Korktum mu tabiki hayır.Tabii bu sizlerin de okuyup korkmayacağınız anlamına gelmiyor :)
Bu tarz bir korkuyla tanışmak isterseniz kitap kesinlikle tavsiyemdir. İyi okumalar.Kitap dolu günler dileğiyle.....
Türk korku edebiyatı türünde yıllarca hatırlanacak, 6 yazarımızdan 6 güzel öyküden oluşan derleme... Yakın zamanda sinema-televizyonda görmeyi umut ettiğim; Kabuslar Evi tarzında bir gerilim-korku dizisi olması durumunda başarılı olacağına inandığım Türk korku edebiyatına yeni bir nefes olacak eser...

Öyküler;
Karatepe (Koray Günyaşar)
Gerçekte Onlar Hayvan Gibidir… (Ayşegül Nergis)
Kuyu (Demokan Atasoy)
Gelin Otu (Işın Beril Tetik)
Cevizin Gölgesi Hain Olur (Kayra “Keri” Küpçü)
Güzay'ın Bin Dilek Ağacı (Galip Dursun)

http://kayiprihtim.com/...-en-guzel-ornekleri/
Değişik bir kitap efsaneler ve Anadolu insanın geçmişte yaşadığı ilgi çekici bir o kadar ürkütücü bir kitap Değişik bir kitaba benziyor Anadolunun geleneklerinden hareketle efsanelerle harmanlanmış güzel bir kitap...
Epeydir okumak istediğim korku öykülerinden oluşan serinin ilk kitabını sonunda bitirdim. Bizim millet yıllar yılı dinle güdüldüğü için, korktuğumuz şeyler de hep dinî hikayeler oluyor haliyle. Voodoo hikayesi hariç (Anadolu insanının voodoo yapması bana çok gerçekçi gelmedi nedense), hikayeler birbirinden güzeldi. Favorim ise Koray Günyaşar'ın Karatepe öyküsüydü. Gecenin bir vakti okudum, tüylerim diken diken oldu. Demokan Atasoy'un Kuyu'su ters köşeyle bitti, fena gerildim. Işın Beril Tetik'in Gelin Otu'nu resmen tetikte ve tek nefeste okudum. Kayra "Keri" Küpçü'nün Cevizin Gölgesi Hain Olur öyküsü tahmin edilebilir sonuna rağmen sarsıcıydı. Galip Dursun'un Güzay'ın Bin Dilek Ağacı, başlı başına bir kitaplık öykü zaten. Bu minvalde, korku yazarlarının desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü gün geçtikçe daha sağlam hikayelerle geliyorlar. Okumanızı tavsiye ederim. =)
Öyküler altı farklı yazara ait.konular klasik din ve cin içerikli kısa zamanda okunuyor fena değildi.Bu tür hikayeleri dinlemeyi ve okumayı sevenler için tavsiye edebilirim
İsmiyle merak uyandıran bir kitap. Gerçi kitaba ön yargıyla başlamıştım. Ama okurken keyif aldım.Bazı öyküler gerçekten ürkütücüydü. Bitene kadar elimden bırakmadım. İkincisi ve üçüncüsünü de alıp mutlaka okuyacağım. Tavsiye ederim.
“Öyle bir rüzgar esti ki,
Kendi gitti, İsmi bile kalmadı yadigâr.
Kolektif
Cevizin Gölgesi Hain Olur - Kayra “Keri” Küpçü
Derler ki; kabusların en iyi yanı, ne kadar kötü olursa olsunlar,
sonunda uyanacağınızı bilmektir.
Uyanamadığınızda, endişelenmeye başlamalısınız...
Kolektif
Sayfa 105 - GELİN OTU - Işıl Beril Tetik

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anadolu Korku Öyküleri 1
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
200
ISBN:
9789752204898
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
7 yıl önce, 6 genç yazarımız, bastığımız topraklarda, soluduğumuz havada, bildiğimiz mekânlarda yaşanan, anlatılan öyküleri yazıya dökmeye karar verirler ve ANADOLU KORKU ÖYKÜLERİ çıkar ortaya. Anadolu toprakları, fısıldadığı binlerce söylenceyle malzeme verir yetenekli kalemlere. Maden o kadar verimlidir ki tek kitap yetmez "korku"yu barındırmaya; ikinci kitap çıkagelir 2013'te.


Çocukluğumuzdan anımsadığımız korku sahneleri vardır. Ya bir kitapta okuyup gözümüzde canlandırmış ya da bir filmde seyredip zihnimize kazımışızdır. Bizi etkilemiştir; karanlık korkumuzu, yalnızlık korkumuzu besleyip büyütmüştür. Yıllar sonra da anımsarız: Belki tek karelik patlayıp sönen bir flaş; belki keskin tiz bir çığlık olarak katılır gündelik yaşamımıza. Dolunay geceleri, kurt adam dişleri, vampir gözleri malzeme oluşturur kâbuslarımıza.


Yine de çok "tanıdık" değildir bu "korku". Kurgusunda, tınısında, renginde, kokusunda, sesinde, nefesinde bir yabancılık, bir uzaklık vardır. Benliğimize katmayız, iliklerimize işlemez, küçümseyebiliriz onu; hatta dalga geçebiliriz bu korkuyla. Çünkü "bizden" değildir; yolumuza çıkmayacaktır, başımıza gelmeyecektir…


Büyük kent korkuları başka, kırsal alan korkuları bambaşkadır. Kırsal alana özgü korku; doğayla, doğanın gücüyle, batıl inançlarla iç içedir ve çarpıcılığını da inandırıcılığını da onlardan alır. Ücra köylerin, geleneklere bürünmüş kasabaların, kuytu ormanların, bir görünen bir kaybolan mağaraların, dipsiz kuyuların gizleri ve bu gizlerin yaşattığı heyecanlar, korkular, kâbuslar...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Gün İlke Yıldırım
  • Mustafa Aydın
  • Ali Göktuğ
  • Vasıf Caykara
  • Elif Yavuz
  • murat murat
  • Okuyan bir anne
  • Asuman Toraman
  • Mehmet Akif YİĞİT
  • Merve Kufacı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (1)
9
%25 (2)
8
%25 (2)
7
%25 (2)
6
%12.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0