Adı:
Anadolu Mayası
Baskı tarihi:
Eylül 2007
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757352099
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cedit Neşriyat
"Bu kitap, Anadolu mayası üzerine bir incelemedir.

Anadolu mayası, Anadolu Türk kimliğinin esasıdır; yok olmak, yok edilmek tehlikesi içine düşürüldüğümüz bu safhada, kurtuluşun yenge yoludur ve nihai dayanağıdır.

Anadolu mayasının esası, cümle varlığın birliği ve kardeşliğidir. Toplum fikrini, ferdi bireyin de esası olan bu nokta itibariyle ele aldık. Bu meyanda dilin mahiyetini inceledik ve maya itibariyle Türkçe'nin önemini anlattık."

Prof. Dr. Yalçın Koç'un Önsözü'nden
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Sophronei, gnothi seauton" söyleminin anlamımı, Eflatun'un "fikriyatı" itibariyle, Türkçe'de, "yaklaşık" olarak şöyle ifade ederiz:

"Tanımayı örten iştah ve öfkeden nefs'ini arındırarak, nefs'ine mahsus 'öz'ü' gör.
Özgürlük (hürriyet)”, “insan”ın “esas”ına aittir, “insan”, kendi “varlığının esası”ndan kaynaklanan bir şekilde “özgürlüğü aramak ve “özgür” olmakla yükümlüdür. “Varlığının esasından kaynaklanmayan bir “özgürlük”, “insan”ın doğasına aykırı düşer.

Anadolu mayasında, “ferdi birey”in asli vasfı, “özgür” oluşudur. Oysa, Grek-Latin-Kilise diyarında, “birey”in “yığınsal” olarak oluşturulması, “birey”in “asli özgürlüğü”nün iptal edilmesine bağlıdır.

Grek-Latin-Kilise diyarında, “ferdi bireysel özgürlük” iptal edilir.

Bu diyarda, “bireysel özgürlük”, “yığınsal birey”ler arasında, “zıtlık” esasına dayanan bir “sınırlandırma-serbestleştirme” ilişkisidir; bu, Anadolu mayası açısından “sözde özgürlüktür. Grek-Latin-Kilise diyarında, “ferdi bireysel özgürlük”ün, kısacası “özgürlük” ün yolu “kapalı”dır.

Grek-Latin-Kilise diyarının yığınsal bireyine, yığın içerisinde, “sınırlandırma serbestleştirme” ilişkisi vasıtasiyle “sözde- özgürlük” verilir; esasında, bu özgürlük “Kilise” tarafından takdir edilir.

Bunun neticesinde, kendi esasına yönelmesi bu diyarda “kapalı” olan yığınsal birey, ait olduğu bu diyara “köle” kılınır; tekrar edelim; ait olduğu yığma değil, kendisini kuşatan ve ilişkilerini düzenleyen diyara “köle” kılınır..
Eflatun, Grek-Latin-Kilise diyarının fikriyatı açısından bakarsak, yazılı metinlerindeki “kavram çeşitliliği” itibariyle bu diyarın en “zengin” “düşünür”üdür.

Ancak, talebesi Aristoteles, Eflatun’un “kavram sistematiğini “empirik” esaslı bir zemine indirerek “saptırmış”tır. Daha sonra gelen Yeni-Eflatun’cular, bu sistematiği “esoterik” bir zemine oturtarak geliştirmek istemişlerse de, bu çabalar bir yerlere varmadan “sönmüş”tür.

Grek-Latin-Kilise diyarındaki fikir tarihi kitaplarında Eflatun ile alakalandırılan Leibniz, Hegel, Schopenhauer gibi düşünürlerin de, Eflatun ile, kendi söylemleri bakımından bir yakınlıkları bulunmaz.

Son dönemde, Heidegger’in, “Eflatun terminolojisi”nin bir kısmı üzerinde yürüttüğü “kazı çalışmaları” da sonuç vermemiş, Heidegger’in pulluğunun Eflatun’un tarlasında takıldığı küpler hep boş çıkmıştır. Heidegger, işin aslını bilse bu tarlayı ve benzerlerini alt üst ederek ömür tüketmezdi.

Şimdi soralım: Anadolu mayası itibariyle, Eflatun “kim”dir ? Cevap verelim: Anadolu mayası itibariyle Eflatun, “Musa’nın kelam ilmi”ni, “malumat dairesi”nde “kısmen” alarak, “Grek teolojisi”nin zemininde ve “rasyonalite” esasında aktaran ve anlatan bir Grek-Latin-Kilise diyarı “düşünür”üdür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anadolu Mayası
Baskı tarihi:
Eylül 2007
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757352099
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cedit Neşriyat
"Bu kitap, Anadolu mayası üzerine bir incelemedir.

Anadolu mayası, Anadolu Türk kimliğinin esasıdır; yok olmak, yok edilmek tehlikesi içine düşürüldüğümüz bu safhada, kurtuluşun yenge yoludur ve nihai dayanağıdır.

Anadolu mayasının esası, cümle varlığın birliği ve kardeşliğidir. Toplum fikrini, ferdi bireyin de esası olan bu nokta itibariyle ele aldık. Bu meyanda dilin mahiyetini inceledik ve maya itibariyle Türkçe'nin önemini anlattık."

Prof. Dr. Yalçın Koç'un Önsözü'nden

Kitap istatistikleri