Anadolunun İşgali

·
Okunma
·
Beğeni
·
156
Gösterim
Adı:
Anadolunun İşgali
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
210
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758308705
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berikan Yayınevi
Baskılar:
Anadolunun İşgali
Anadolunun İşgali
Bu kitap ne bir romandır ne de bir harp tarihi. Elinden silahı alınmış yiğit bir milletin kendi öz yurdunda verdiği ölüm dirim savaşının en canlı, en karakteristik vakalarını aslına uygun olarak zapta çalışan ve o büyük günlerin güçlüklerini ve heyecanını yarına bırakmaya uğraşan bir eser. Bu savaş kendini savunan için çok çetin olmuştur. Çünkü dört taraftan ona hücum edenler uzun kılıçlarını, kalkanlarını ve miğferlerini taşıdıkları halde onun elinde ucu kırılmış bir kılıç kabzasından ve yüreğinde boyun eğmeyen bir kahramanlık hissinden başka bir şey yoktu. Onun için bu kitapta on kişilik bir müfrezenin binlerce düşmana karşı durmaya çalıştığını görürseniz, bir kaç yüz kişiden ibaret bir tümenin bütün mahrumiyetlere rağmen otuz bin mevcutlu üç düşman tümeniyle çarpıştığına tesadüf ederseniz sakın şaşmayınız ve uydurma olduğunu sanmayınız. Zira bizzat bu kitabın muharriri uydurma kahramanlıktan tiksindiği kadar uydurma kahramanlık hikâyelerinden de hoşlanmaz ve esasen bu aklın güç kabul edeceği şeyler olmasaydı İstiklâl Savaşı ve İstiklâl Zaferi diye bir şey olmazdı.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
En önde yürüyen mangada uzun boylu bir nefer uzandı, sararmaya başlayan kayısı ağacından beş on tane kopardı. Ben geriden bunu gördüm. Aslında pek büyük bir kabahat olmayan bu iş ses çıkarılmazsa bir kıtanın derhal intizamını bozmaya kafidir. Diğer neferler de aynı şeyi tekrara kalkarlarsa bir anda bölük dağılabilir. Derhal atımı mahmuzladım, kayısıları alan neferin yanına ulaştım. :
-At o elindekileri kayısıları yere!
Nefer bir kaç kayısı attı, fakat elinde daha bir kaç tane sakladığı belli.
-Hepsini, hepsini at!
Nefer bir kaç tane daha attı.
-Hepsini atacaksın diyorum sana!
Diyerek atımı üzerine sürdüğümü ve kayısıların hepsini atmaktan başka çare kalmadığını gören nefer artık herşeyi göze aldı, elinde son kalan iki kayısıyı birden ağzına attı ve:
-Artık ne yaparsan yap der gibi bir tavır ile bana doğru dönerek hızlı hızlı çiğnemeye başladı, bu çok komik duruma kendim de gayriihriyari gülmekle beraber başçavuşa da şu emri verdim :
-Başçavuş! Bu neferin çantasına ceza olarak iki okka daha yük ilave edeceksin.
Emrim yapıldı ve nefer iki kayısı pahasına iki gün iki okka fazla yük taşıdı.
Bu müthiş sebze ve meyva ihtiyacını bilhassa Sakarya'ya çekildikten sonra biz de korkunç surette hissetmiştik. Geriden et, ekmek ve diğer erzak oldukça bol geldiği halde sebze ve meyva gönderilemiyordu. Daha doğrusu o vakitler bu mübarekler bizzat Ankara'da dahi çok az bulunuyordu. Bu ihtiyaç arasında İzmir'li bir subay arkadaşımın sık sık şu temennisini bir türlü unutamam.
-Allahım üzümden, kavun karpuzdan vazgeçtim fakat ne olur ki iki tane kırmızı domates gönder...
M. Şevki Yazman
Sayfa 168 - Kamer Yayınları
Ethem'in Milli hükümete ve ordusuna karşı isyanı Yunanlılarda büyük ümitler uyandırmıştı. Yunanlılar Ethem'in bizden ayrılarak kendilerine iltihakında iki taraflı bir kar seziyorlardı: Birisi mili ordu bu ayrılan kuvvet dolayısıyla zayıflamıştı,ikincisi bu yeni kuvvet dolayısıyla kendileri mühim bir yardım görmüş bulunacaklardı. Buna bir de Ethem ve taraftarlarının propogandası dolayısıyla kuvvetlerinin hem dahilde hem de hariçte olduğundan çok fazla takdir edilmesini katarsak Yunanlıların böyle Ocak ayında taarruza kalkmalarındaki sabırsızlığı anlarız.
M. Şevki Yazman
Sayfa 102 - Kamer Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anadolunun İşgali
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
210
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758308705
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berikan Yayınevi
Baskılar:
Anadolunun İşgali
Anadolunun İşgali
Bu kitap ne bir romandır ne de bir harp tarihi. Elinden silahı alınmış yiğit bir milletin kendi öz yurdunda verdiği ölüm dirim savaşının en canlı, en karakteristik vakalarını aslına uygun olarak zapta çalışan ve o büyük günlerin güçlüklerini ve heyecanını yarına bırakmaya uğraşan bir eser. Bu savaş kendini savunan için çok çetin olmuştur. Çünkü dört taraftan ona hücum edenler uzun kılıçlarını, kalkanlarını ve miğferlerini taşıdıkları halde onun elinde ucu kırılmış bir kılıç kabzasından ve yüreğinde boyun eğmeyen bir kahramanlık hissinden başka bir şey yoktu. Onun için bu kitapta on kişilik bir müfrezenin binlerce düşmana karşı durmaya çalıştığını görürseniz, bir kaç yüz kişiden ibaret bir tümenin bütün mahrumiyetlere rağmen otuz bin mevcutlu üç düşman tümeniyle çarpıştığına tesadüf ederseniz sakın şaşmayınız ve uydurma olduğunu sanmayınız. Zira bizzat bu kitabın muharriri uydurma kahramanlıktan tiksindiği kadar uydurma kahramanlık hikâyelerinden de hoşlanmaz ve esasen bu aklın güç kabul edeceği şeyler olmasaydı İstiklâl Savaşı ve İstiklâl Zaferi diye bir şey olmazdı.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Turkmaestro
  • Buğra
  • Can

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0