Adı:
Anarşist Portreler
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051031378
Çeviri:
Osman Akınhay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Dünyanın bambaşka noktalarından aynı yere varmak için yola çıkmışlardı. Yaşadıkları zaman dilimleri yakın olsa da, hayatları, isimleri ve yüzleri farklıydı. Yine de onları birleştiren bir hedefin peşindeydiler, devrimin. Anarşist portreler, devrimcilerin yolculuklarını detaylarıyla ele alırken, farklı kıtalardan anarşistlerin teorik ve eylemsel geçmişleriyle bizi tanıştırıyor. 2006 yılında hayatını kaybeden ünlü anarşist tarihçi Paul Avrich'in çalışması, kurumların değil, kişilerin ve devrimciliğin tarihini anlatıyor…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Portekiz ve İspanya'daki gibi Brezilya'daki anarşist hareket de genellikle, ilkelere uzlaşmaz bir bağlılık, yoğun bir din karşıtlığı, vejetaryenlik, alkol ve tütün kullanılmaması gibi özelliklerle belirlenen, çileci, yarı dinsel bir biçime bürünmüştü.
Paul Avrich
Sayfa 378 - BREZİLYALI ANARŞİSTLER
Yahudi anarşistler Most'un etkisiyle hareketin Alman koluyla sıkı bağlar kurdular. Most'un himayesindeki Emma Goldman ilk anarşist konuşmalarını Almanca yaparken, 1888'den beri Özgürlüğün Öncüleri'nin üyesi olan Alexander Berkman da Almanca izleyebilen anarşist okurlar için çeviri merkezi gibi hizmet gören Freiheit'ta dizgici olarak çalışıyordu. Aynı zamanda Rus popülizminin etkisiyle pek çok Yahudi anarşist Rus devrimci yayınlarına akın etmişti. Bu topluluklardan birisi; Yamovski ile Kopeloff'un da aktif üyesi oldukları New York 'taki Rus İlerici Birliği'ydi.
"Her şey herkese aittir," diye yazar Kropotkin. "Her şey bütün insanlar içindir; çünkü onlara bütün insanların gereksinimi vardır, çünkü onları üretmek için kendi kudretleri ölçüsünde bütün insanlar çalışmışlardır ve çünkü dünyadaki zenginliğin üretilmesinde herkesin tek tek payını hesaplayabilmek bile olanaksızdır." Kropotkin bu noktada etkili bir dil kullanıyordu. Dünyanın bugünkü zenginliklerini yaratmak için milyonlarca insan ter döktüğünden, toplumsal zenginliğin üretilmesinde herkesin tek tek katkısını belirlemek olanaksızdı. Her karış toprak bütün kuşakların teriyle sulanmış, her kilometrelik demiryolu insanların kanından kendi payını almıştı. Aslında, bütün insanlığın ortak mirası olmayan tek bir düşünce ve buluş yoktu. "Her keşif, her ilerleme, insanın zenginliğindeki her artış, geçmişteki ve günümüzdeki fiziksel ve zihinsel çalışmanın ürünüdür" diye ısrar eder Kropotkin. "Öyleyse kim çıkıp da bu devasa bütünün bir dilimine el koyabilir ve -bu benim, sizin değil diyebilir?"
Paul Avrich
Sayfa 94 - KROPOTKİN
İtalyan anarşistleri yayıncılık girişimlerinin dışında çeşitli toplumsal etkinliklerle de uğraşmaktaydılar. Göçmen işçiler için yaşam koşulları çetindi, ama mutlu olup kahkaha attıkları zamanlar da az değildi. Kendi orkestraları ve tiyatro grupları vardı, pikniğe ve geziye çıkıyorlardı, kendilerine seslenen konferanslar ve konserleri izliyorlardı.
Paul Avrich
Sayfa 258 - SACCO VE VANZETTİ: İTALYAN ANARŞİZMİNİN KÖKLERİ
Hem çocuklar hem de yetişkinler Darwin'i, Spencer'ı ve öbür ünlü bilimcilerle yazarları su gibi yutuyorlardı. "Aklınızdan çıkarmayın" diye bağırıyordu New York polis müdürü, "Herbert Spencer, çocuklar için peri masallarına tercih ediliyor"
Paul Avrich
Sayfa 288 - ABD'DEKİ YAHUDİ ANARŞİZMİ
İnsanlar bütün gelişmeleri boyunca, diye iddia ediyordu, dayanışma ve arkadaşlık ruhuyla birlikte çalışma eğilimi sergilemişlerdir. İnsanlar arasında karşılıklı yardım, başkalarına egemen olma şeklindeki bencil istekten çok daha etkili olmuştur. İnsanlık hayatta kalmasını aslında karşılıklı yardımlaşmaya borçluydu. Hegel, Marx ve Darwin'in kuramlarına aldırmayan Kropotkin, tarihsel sürecin kökünde çatışmadan çok işbirliğinin yattığını savunuyordu. Bundan başka, insanın doğal durumunu herkesin herkese karşı savaşı olarak gören Hobbes'un kuramını çürütmüştü.
Kropotkin, anarşist komünizmin Batı dünyasında, "modern yaşamın bin türlü gelişmesi"ne yansıyarak her tarafta yükselişe geçtiğine inanmıştı. Yollar ve köprüler herkese serbestti; sokaklar herkesin kullanması için ışıklandırılmış ve kaldırım döşenmişti; her eve su gelmişti; parklar, müzeler, kütüphaneler ve okullar herkese açıktı. Her durumda, diyordu Kropotkin, böylesi düzenlemeler gereksinim ilkesine temellenmişti; öyle ki örneğin bir halk kütüphanesine gittiğinizde, kütüphaneci istediğiniz kitapları vermeden önce topluma ne gibi hizmetlerde bulunduğunuzu sormaya kalkmaz. Bu gelişmeler Kropotkin'e büyük cesaret vermekteydi. Yönetim ilkesinin gönüllü işbirliği ilkesinin önünde adım adım boyun eğmekte olduğuna inanıyordu. Yaşamın her adımında gönüllü birlikler (sendikalar, bilim dernekleri, Kızıl Haç) kadın-erkek herkesi ortak çıkar ve özlemlerle birbirine bağlıyor, uyumlu işbirliğiyle yan yana var olan gelecekteki özgür komünler toplumunun yolunu hazırlıyordu.
Paul Avrich
Sayfa 95 - 96 KROPOTKİN'İN ETİK ANARŞİZMİ

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anarşist Portreler
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051031378
Çeviri:
Osman Akınhay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Dünyanın bambaşka noktalarından aynı yere varmak için yola çıkmışlardı. Yaşadıkları zaman dilimleri yakın olsa da, hayatları, isimleri ve yüzleri farklıydı. Yine de onları birleştiren bir hedefin peşindeydiler, devrimin. Anarşist portreler, devrimcilerin yolculuklarını detaylarıyla ele alırken, farklı kıtalardan anarşistlerin teorik ve eylemsel geçmişleriyle bizi tanıştırıyor. 2006 yılında hayatını kaybeden ünlü anarşist tarihçi Paul Avrich'in çalışması, kurumların değil, kişilerin ve devrimciliğin tarihini anlatıyor…

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • K
  • Neslihan T.
  • Ayla Küçük
  • Tuğulka Köseoğlu
  • Gustav
  • mehmet akyol
  • Mehmet Güven

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0