Adı:
Anayurt
Alt başlık:
Drizzt Efsanesi 1
Baskı tarihi:
Şubat 2001
Sayfa sayısı:
316
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758518029
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Dark Elf Triology
Çeviri:
Boğaç Erkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Laika Yayıncılık
Baskılar:
Anayurt
Anayurt - Unutulmuş Diyarlar
Bildiğimiz yerlerden uzakta, farklı bir boyutta, tanımadığımız akıllı ırkların; Kara Elf'lerin yaşadığı karanlık bir yer; Menzoberranzan...

Soylu evin prensi; Drizzt Do'Urden. Kendi ırkında olmayan bir şeyler arıyor. Dürüstlük, bağlılık, paylaşmak gibi insana ait şeyler...

Bu bir yolculuk hikayesi... Unutulmuş diyarlarda, anayurdunda bulamadığı, görmediği ama hissettiği şeylerin peşinde koşan Drizzt Do'Urden'in yolculuğunun hikayesi...
(Arka Kapak)
Drizzt Do'Urden candır. Candır; çünkü imrenilecek bir hikâyeyle, nicesini okuduğumuz, izlediğimiz, klişelere boğulmuş fantastik dünyaları anlatan eserler arasında özellikle de bu üçlemede cidden etkileyici, hatta belki de muazzam sayılabilecek bir kıvamda anlatılmıştır.

Drizzt Do'Urden, Menzoboranzan adındaki karanlık altı yurdunda, örümcek kraliçe Lloth'a ve onun ilkelerine, yani öldürmeye, ihanet etmeye, sırtından vurmaya, karanlığa ve karanlık olana tapmaya, iktidar için varolmaya dayalı kastlarla dolu, tamamen şiddeti övüp yücelten bir toplumda yerini, kimliğini, varlığını sorgulayan ve bu toplumu, bu kimliği, inancını, tanrısını reddedip kendi kimliğini, kendi toplumunu, inancını ve tanrısını arayan cesur ve güçlü, sevgi dolu bir kaybolmuşun hikâyesidir. Karakterlerimizin başına ne gelirse gelsin, bizde gerçeklik hissi yaratan, hikâyesini umursamamızı sağlayan bir anlatıcıya hepimizin canı feda. Salvatore bu üçlemede, herhalde Drizzt serisinin en güçlü, en edebi, en canlı hikâyesini anlatırken karşımıza varolmak, kimliğini bulmak, kendine ait olacak bir toplum, bir yer, sığınacak bir tanrı arayan bir gezgin, bir yalnız çıkararak gerçekten de hiç unutulmayacak bir karakter çalışması da yapmış oluyor. Ailemizi seçemeyiz, ama onun dışında herşeyi seçebiliriz belki de... Allah'ın arzı geniş değil miydi, diye seslenilenler gibi Drizzt de, o da çünkü aramaya başlıyor...tarihinin, geçmişinin, atalarının, genlerinin ona dayattığı herşeyi, değerleri, bakış açısını, inancını ve yaşam biçimini reddederek arıyor, arıyor, arıyor. Aramakla bulunmaz ama bulanlar arayanlardır, diyen o kadim ve güzel söz, sanki Drizzt için de söylenmiş gibi..

Benim için çok ama çok özel bir eser bu. Kimlik meselesini çok önemsediğimi daha da net görüyorum..bir karakterin hayatının birden bire değişmesi, bambaşka bir hâl alması, dönüşmesi beni çok etkiliyor...yoksa benim kırk beşlik hayatımın büyük bölümü de böyle geçtiği için mi acaba? Katzenbach'ın Psikoanalist'inde ya da Rice'ın Vampirle Görüşmesi'nde büyük heyecanla okuduğum bu dönüşümler, bu ağrılı sancılı devrimler Anayurt'ta ve üçlemenin diğer kitaplarını okurken de aynı hissi verdi bana. Drizzt ararken, aradığı kara elfe dönüşmeyi beklerken ve bunun için mücadele ederken bize aslında insan olmanın güzelliğini ve insana teklif edilen büyük macerayı ve keyfi hatırlatıyor, buna dikkat çekiyor. İnsanın yüceltildiği, insan olmanın onurunu biraz da reddetmekte, uymamakta, aramakta, bir yola kendini vurmakta bulan bir eser bu. Yazarımız bu ilginç, güçlü, sevgi dolu kara elf aracılığıyla onun ahlâki arayışlarından yola çıkarak dünyada en önemli maceranın belki de kendimizi bulmak olduğunu söylemek istiyor. Ve bunu rahatça okunan, keyif veren, yalın ve basit bir dille yapıyor.

Salvatore bildiğim kadarıyla hâlâ drizzt'in maceralarını yazmaya devam ediyor. Bir kaç devam kitabını okudumsa da savaşmaktan başka bir özelliği olmayan, anayurt, sürgün-göç üçlemesindeki derinliğin ve orijinalliğin kaybolduğu eserlerdi ve bu yüzden devamını getirmedim...

Ama, ne olursa olsun, Drizzt Do'Urden candır.

Demedi demeyin:)
Uzun süredir kitaplara ve incelemelere biraz da olsa uzaklaştım çünkü düğün ve ev telaşı inanın çok yorucu, zaman alıcı. Neyse bu kitaba başlayalı belki 3 ay oldu ama bırakmak zorunda kaldım. Çünkü kitap elimde değildi ve netten indirdiğim pdf'den okumaktaydım. Sonra gerek pdf'in bozukluğu ve gerek zaman olmaması kitabı bıraktırdı... Upuzun bir aradan sonra 10 gün önce elime aldım ve bitirdim.

Kitabın bir üçleme olduğu söyleyeyim başta. Böylesine fantastik, hayal ürünü bir roman okumamıştım. Okumamda emeği olan Mustafa Tamer Akder'e çok teşekkür ederim. İncelemeye geçersek:

İlk defa bu türde bir eser okuyacağım için şaşkın ve heyecanlıydım. İlk başlarında geçen farklı isimler beni zorladı. Normal Türkçe isimler beklemeyin. Sonra bu isimlerin açıklamaları ve romanın ilk kurgusu oluşmaya başlayınca taşlar yerine oturdu. Çeşitli aileler var ve bu ailelerin sıralaması var. Aileler ilerlemeye çalışıyorlar. Bir ailenin tamamen yok edilmesi gerekiyor kural bu. Neyse olaylar falan filan. Bizim Drizz bir savaşçı. Ailenin iyi üyeleri de bir okula götürülüyor. Bu bakımdan büyücülük bölümü ve rahibelerin olması beni Harry Potter'a benzetmemi sağladı. Orada da aynı şekilde savaş, puan toplama ve büyüler vardı. Aslolan ise Drizz'in karakteri... Savaşa ve öldürmeye karşı, düzene karşı doğruyu bulup dik durabilen, duygusal ve yürekli birisi. Yani olması gereken biri gibiydi.

Etkileyici, macera dolu, heyecanlı ve güzel bir dille anlatılmış bu serinin ilk kitabını mutlaka tavsiye ederim. Gerçekten etkileyiciydi son bölümleri.
Seri Drizzt adlı bir Kara Elf'in yaşamını konu alıyor. Kara Elfler oldukça kötü bir ırk, herkes birbirinin sırtına bıçak saplamaya ve bir üst mevkiye geçmek için can atan bir şekilde yaşıyor. Yeraltında yaşayan bu Drowların dünyasında sadece kötü duygular hakim. tüm bunların arasında da Drizzt çok farklı bir drow ve bu dünyayı anlamaya çalışan ancak adapte olamayan bir kara elf.

Başlangıç kitabı olarak gayet iyiydi, geçtiği dünya genel olarak farklıydı, kadınları erkeklerden daha yetkili ve güçlüydü, herkesin sadece hırs ve kötü duygularla dolu olması da genel olarak şaşılası olmasa da iyi duyguları bulamayınca farklı geliyor biraz. Onun dışında kurgusu ve hikayenin gidiş yönü çok farklı değil, hatta alışıldıktı. Yine de seri kendini okutturma potansiyeli ola bir seri. Şimdilik mükemmel değil belki ama diğer kitapları merak ediyorum, keşke alsaydım diyorum.

Kitabı genel olarak sevdim ve başarılı buldum ancak Parlayan Sözler gibi çok güçlü bir kitabın ardından okumuş olduğum için ister istemez tam keyif alamadım. :D
Kitapta bazı yazım hataları ve iyi çevrilmemiş cümleler vardı ancak çok sorun olmuyor.
Drizzt Efsanesi, efsane olabilecek nitelikte bir seriye benziyor. Kısa zamanda diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Fantastik kurgu seviyorsanız bir göz atın derim.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/2017/03/anayurt.html
Lys sınavlarından sadece 3 gün önce elime geçen serinin başlangıç kitabı.Sınava kadar serinin 3 kitabını bitirdim söylemesi ayıpMenzoberrenzan'da Drizzt Do Urden'in kendini arayış çabası,nefes kesici bir üslupla ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.Fantastik kitaplara ilgisi olup Drizzt'in maceralarını okumamak büyük bir kayıp zannımca.Keyifli okumalar...
Sadece böyle bir giriş için bile okunacak çok kıymetli bir kitap.

Ne bir yıldız süsler bu ülkeyi bir şirin gizemli parıltısıyla, ne de güneş yaşam dolu ılık ışıklarını gönderir buralara. burası karanlıkaltı'dır; unutulmuş diyarların telaşlı yüzeyi altındaki gizli dünya. burada gökyüzü acımasız bir kayadır. duvarlar, ölümün, buraya gelme yanılgısına düşecek kadar budala yüzey canlılarının meşale ışığı ile grileşmiş rengini yansıtır. burası onların dünyası değildir. burası ışığın dünyası değildir. buraya davetsiz gelenlerin çoğu geri dönmezler.
Bir kişi: doğduğu an öldürülecekken son anda kurtulabilir mi?
Bir kişi: sadece göz rengi diğerlerinden farklı diye dışlanıp, korkulabilir mi?
Bir kişi: tek başına yıllarca mücadele verebilir mi?
Bir kişi: hiç görmediği, bilmediği bir yerde hayatta kalabilir mi?
Bir kişi: düşmanlarının ailesinden olabilir mi?
Bir kişi: düşmanlarını ailesi, sevdikleri yapabilir mi?
Bir kişi: ailesi için imkansızı başarmaya çalışabilir mi?
Bir kişi: kendi türüyle savaşabilir mi?
Bir kişi: kendi öz ailesi onu unutmuşken o dünyadaki herkesin sevdiği, saydığı ve korktuğu biri olabilir mi?
İşte o kişi DRİZZT DO'URDEN
Bağnazlıkla Kraliçe Lolth'un dinine inanmış drowlar, Menzoberranzan adı verilen yerleşke içinde Lolth'un memnuniyetini kazanmak için, sonu gelmez suikast döngüsünün içindedirler.
Bu sisteme Mevki denir.
Matron Analar vardır, katı kurallıdırlar. Ana *diyemezsin* onlara, onlara ''Matron Ana'' diyebilirsin. Nedenini sorarsın birçok şeye dedikleri gibi ''Bu bizim yöntemimiz'' derler. Tabi demeye zahmet gösterirlerse. Mevki sisteminin içinde önemli yerdedirler, evlerin yöneticisidirler.
Bizim Drizzt'de Matron Ana'nın oğlu olarak doğmuştur, bir asilzade olarak. Allah'tan bu Mevki Sitemi'ne karşı bir babası vardır...
-----O-----
Kitabın iyi olduğu daha ilk sayfasının betimlemesinden belli oluyor. O betimleme de şudur.
''Ne bir yıldız süsler bu toprakları bir şairin gizemli parıltısıyla, ne de güneş yaşam dolu ılık ışıklarını gönderir buralara. Burası Karanlıkaltı'dır. Unutulmuş Diyarlar'ın telaşlı yüzeyi altındaki gizli dünya. Burada gökyüzü acımasız bir kayadır. Duvarlar, ölümün, buraya gelme yanılgısına düşecek kadar budala yüzey canlılarının meşale ışığı ile grileşmiş rengini yansıtır. Burası onların dünyası değildir. Burası ışığın dünyası değildir. Buraya davetsiz gelenlerin çoğu geri dönemez.''
Yazar gerçekten çok iyi bir betimlemeci. Karakterlerin özellikleri, kafasındaki düşünceleri Menzoberranzan hiyarerşisini bize çok iyi anlatıyor. Witcher 1 oyununu bitirmekle meşgul olduğum için kitabı 11 günde bitirdim. Normalde 2 veya 3 günde hatta 1 günde bile bitirilebilecek kitap.
kara elflerin yaşadığı karanlık bir yer: Menzoberranzan... soylu evin prensi: Drizzt Do'Urden Unutulmuş Diyarlar'da, anayurdunda bulamadığı, görmediği ama hissettiği şeylerin peşinde koşan cesur bir savaşçı...
Drizzt Do'urden'in içinde yaşadığı toplumun,kendisine uygun olmadığının farkına varması ile bir kahramanın doğuşuna şahit oluyoruz.

Drizzt,Menzoberranzan'nda doğduğunda bir erkekti ve bu bir aşağılık belirtisiydi.Zira Menzoberranzan,anaerkil bir toplumdu.



Kahramanımız,küçüklükten başlanarak kılıç ustası ve aynı zamanda babası Zaknafein'in eğitimleri sonucu bir ölüm makinesine dönüşür.Fakat bu ölümcül güç bile içindeki merhameti söndürmemiştir.

Drizzt'in annesi Matron Malice,ailenin en büyüğü ve kudretlisidir.Oğlunun bu durumunu gören Malice,oğlunu aralıklarla Karanlıkaltı'nın karanlık ve güvensiz dehlizlerine gönderir.Çünkü oğlunun içindeki canavarı uyandırıp Örümcek Kraliçe Lolth'u memnun etmek ve olası bir isyanı yok etmek istemektedir.

Fakat kahramanımız bilimum bütün olaylarda kara elflerin,yani drowların, kurallarını hiçe sayarak yaratıklara ve canavarlara merhamet gösterir.



Bunun sonucunda Malice,sırf onu dehşete düşürmek için oğluna en büyük cezayı verir.

Babası ve kılıç ustası Zaknafein'i Örümcek Kraliçe Lolth'e kurban verir.



Bu acı ve elem dolu olaydan sonra Drizzt,ailesi ve dolayısıyla Menzoberranzan ile olan son bağını da koparır ve Karanlıkaltı'nın acımasız dehlizlerinde gözden kaybolur.




Fantastik roman seven ya da bir nebze ilgi duyan herkesin bir defa şans vermesini istediğim bu serinin ilk kitabının tadı hala damağımdadır.

Yakın zamanda serinin ikinci kitabını da bitirdim ve sıcağı sıcağına buraya aktaracağım.
Dikkat edin millet spoiler içerir :))

Drizzt 'in evreni belki en renkli fantastik evren değil (çünkü karanlık) ama en "ANLAMLI" fantastik serüven . Bu da onu büyük bir farkla diğer fantastik serilerin önüne atıyor. Özellikle bu karşılaştırmayı Ejderha Mızrağı serisi ile yapmak istiyorum çünkü ikisi arasında dikkatimi çeken bir fark var: Ejderha Mızrağı serisindeki karanlık kraliçe Takhsis bir tanrıça, tıpkı Drizzt'teki Örümcek Kraliçe gibi. Lakin E. M de görüyoruz ki Tanis 3. Kitapta istemediği halde Karanlık Kraliçeye tapmak zorunda kalıyor, onun gücüne karşı koyamıyor. Oysa bu kitapta Drizzt o kadının bir tanrı olduğunu bile kabul etmiyor. "... Tanrı olduğunu iddia ettiğiniz yaratık..." civarında bir cümle kuruyordu.
Sanırım bazıları nereye varmak istediğimi anladı. Yazarımız fantastik seri yazacağım hevesiyle insanları şekilde şekle sokmuyor. Onların ruhlarını özgür iradelerini ellerinden almadan koruyor. Üstelik o kadar Drizzt'i kötüye yöneltecek unsur varken yapıyor bunu ve bize bir insanın kendi prensiplerine sahip ol ası gerektiğini çok güzel anlatıyor.
Kitabın sonunda Drizzt'in ölen babası için haykırırken söylediği "Babam. Tıpkı benim gibi sen de inan ki bundan sonraki yaşamda yeniden buluştuğumuzda bu ırkımızın katlanmaya mahkum edildiği cehennem ateşinde olmayacak!" sözleri onun (Drizzt'in) özgürlüğüne ve vicdanın sesine ne kadar sahip çıkabildiğinin göstergesi. Geçici olan bu yaşamda ne yaşarsa yaşasın. Uydurma tanrılardan uzaklaşarak sonsuz bir özgürlüğe sahip olabileceğinin bilincinde. Bunu herhangi bir yaratığın - o yaratık kendini tanrı yerine koysa bile- değiştiremeyeceğini biliyor.
Ah gerçekten Drizzt son zamanların fantastik kitaplarında, Hollywood havalılığıyla ön plana çıkan zeki ve güçlü kötü karakterlerin yapmacık ideallerine bir tepki olarak çıkmış, güç ve zekaya sahip bununla birlikte dosdoğru bir insandır benim gözümde. "Koyunları ve devreleri olan ama onları gönlüne değil de ağaca ağlayan büyük zat gibi. Şu an Drizzt'i gerçekten çok sevdiğimi farkettim. E. M'daki Raistlin in anlamsız, karmaşık kötülüklerinden sonra gözüm gönlüm açıldı :)
Sonunda "Ee nolu şimdi?" diye sitem etmediğim bir romanım daha olduğu için mutluyum.
Yalnız tek bir yer var ki anlayamadım: Bu insanların hepsi kötüyse ve çevrelerinde iyi bir örnek yoksa "şefkat, merhamet, ikiyüzlülük " gibi kavramları nasıl anlayıp da kullanabiliyorlar?
Eh onu anlamasam da olur artık.
Fantastik kitap sevmeseniz bile fantastik unsurları kendi dünyanızdaki gerçeklerin yerine konulmuş imgeler gibi algılayıp okuyabilirsiniz . Çünkü öyleler. Zaten öyle de olmalılar (:
Okumalısınız
Dikkat spoiler içerir.
Menzoberrenzan şehrinde yaşayan Kara Elf ailelerinden sadece sekizi Konsey üyesi olabilecektir ve Drizzt Do'urden in doğduğu gece Do'urden ailesi dördüncü aile olan De'Vir ailesine saldırarak onu yok eder ve dokuzuncu sıraya yükselir. Ancak Sorcere adlı büyücülük okulundaki Anton, Mosaf'ın sayesinde suikasttan kurtulur ve kendisini öldürecek ajan olan hocanın kılığına girer. Drizzt ilk eğitimini ailenin savaş ustası Zaknafein'den alır. Ağabeyi Dinim, doğduğu gece en büyük oğulu öldürmüştür ve Drizzt üçüncü çocuk olmaktan kurtulduğu için ölümden de kurtulur. Akademi'ye giden Drizzt'in masumiyetini yok etmek için uğraşırlar ancak başarılı olamazlar. Han'ett evi Do'urden evine saldıracaktır ve Do'urden evinin kadın hakimleri olan saygıdeğer Malice ve kızları, Briza, Maya, Vierna bu işten kurtulmak istemektedir. Zamanında yüzeye çıkan ve beyaz elflere saldırırken onlardan birini öldürmediği için Örümcek Kraliçe Lloth'un gazabını üzerine çeken Drizzt, kendisini öldürmeye çalışan Altpn ve Mosaf'ı öldürür. Mosaf'ın panteri olan Guenhwyar'ı yanına alır ve evine döner. Ancak babası olan Zak, Drizzt için kendini feda eder ve onun ölümünü öğrenen Drizzt de ailesinden kaçar. Ama nereye gidecektir? Başına neler gelecektir? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.
Oyunlarına aşina olduğum efsane evren Forgotten Realms'ın, en sevdiğim karakteri Drizzt'in doğuş hikayesi. 3 kitaplık Kara Elf serisinin ilk ayağı. Aslında Drizzt'in içinde bulunduğu ilk seri Buzyeli Vadisi ancak karakter sevildiği için yazar, karakterin kökenine inme kararı almış ve her şeyin başlangıcını yazmış. Bu kitapta Drizzt doğmadan önceki durum, doğumu ve gençliğinin ilk yılları ele alınmış. Drow kültürünü ve hiyearşisini öğreniyoruz. En sevdiğimiz Drow'un neden süreğen bir şekilde iç çatışma halinde olduğunu anlamamız için kesinlikle okumamız gereken bir seri.
"Hiçbir şey, değerini gerçekten anlamadan yitirdiğimiz bir şeyin, bir kimsenin boşluğu kadar yanamaz yüreğinizde."
Hayatta kalmaktan fazlasını yap, oğlum, benim hayatta kaldığım gibi değil. Yaşa! Yüreğinin çağrısına sadık kal.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anayurt
Alt başlık:
Drizzt Efsanesi 1
Baskı tarihi:
Şubat 2001
Sayfa sayısı:
316
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758518029
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Dark Elf Triology
Çeviri:
Boğaç Erkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Laika Yayıncılık
Baskılar:
Anayurt
Anayurt - Unutulmuş Diyarlar
Bildiğimiz yerlerden uzakta, farklı bir boyutta, tanımadığımız akıllı ırkların; Kara Elf'lerin yaşadığı karanlık bir yer; Menzoberranzan...

Soylu evin prensi; Drizzt Do'Urden. Kendi ırkında olmayan bir şeyler arıyor. Dürüstlük, bağlılık, paylaşmak gibi insana ait şeyler...

Bu bir yolculuk hikayesi... Unutulmuş diyarlarda, anayurdunda bulamadığı, görmediği ama hissettiği şeylerin peşinde koşan Drizzt Do'Urden'in yolculuğunun hikayesi...
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 234 okur

  • Abidin Kılınç
  • Alper Güden
  • Omer Faruk Kacar
  • Seda
  • Selen
  • Tamer Sağcan
  • F A
  • istenc
  • GÜNEY
  • İlker Yıldız

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%28.6
25-34 Yaş
%37.1
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%11.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27.3
Erkek
%72.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.1 (33)
9
%28.7 (27)
8
%18.1 (17)
7
%7.4 (7)
6
%1.1 (1)
5
%1.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0