Adı:
Andrew Brawley'nin Sıradışı Hikayesi
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055016869
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Five Stages of Andrew Brawley
Çeviri:
Güneş Becerik Demirel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Her şeyini kaybetmiş bir çocuğun, umudu hastane koridorlarında kovalamasının yürek burkan ama aynı zamanda umut vadeden sıcacık hikâyesi.

Andrew Brawley, ailesinin geri kalanı gibi o gece ölmüş olmalıydı. Anne ve babası ölmüştü, kız kardeşi de ama kendisi kurtulmuştu.
Şimdi hastanede yaşıyor, kafeteryada çalışıyor, hemşirelerle takılıp kimsenin kullanmadığı malzeme dolaplarında uyuyor. O, neredeyse görünmez, geçmişinden, suçluluk duygusundan ve onu bulmaya çalışanlardan saklanıyor. Bir tek, yarattığı süper kahraman Hasta F’nin dünyasında teselli bulabiliyor.
Sonra bir gün hastaneye vücudunun yarısı, nefret dolu sınıf arkadaşları tarafından yakılmış bir çocuk geliyor. Onun acısı Drew’yu adeta çekiyor, onda umudu, mutluluğu görüyor. Hastanenin ötesinde, acı dolu geçmişlerinden uzak bir geleceği.
Ancak Drew hayatın asla bu kadar kolay olmadığını biliyor, kurtuluş için önce ölümle yüzleşmesi ve yaptıklarının bedelini ödemesi, nasıl biri olduğu gerçeğini açıklayarak geleceğe dair tüm şansını riske atması gerekiyor…

“Andrew’yla tanışın. Görüp görebileceğiniz en kibar, en cana yakın ve eğer yapabilecek olsa tüm dünyayı kurtarmak için kendi hayatından vazgeçebilecek kadar muhteşem bir karakter. Keşke hepimiz dünyaya onun gözünden bakabilsek. Belki o zaman, en büyük mutlulukların aslında küçücük şeylerde saklı olduğunu görebilirdik. Andrew’nun hikâyesi oldukça sıradışı. Sizi merak ettirecek, hüzünlendirecek, kızdıracak, kahkaha attıracak, ters köşeye yatıracak. Ona bir şans verin ve bırakın sizi sonsuz sevgisiyle sarıp sarmalasın. Bu kitabı çok seveceksiniz.” —Eren Nadir Akşamoğlu

Karanlık ve kederli durumların gerçekçi diyaloglar ve içten duygularla renklendirildiği, yürek burkan ama aynı zamanda son derece umut vadedici bir roman.” —Booklist

“Kederin ve iyileşmenin etkileyici hikâyesi.” —Publishers Weekly

“Hutchinson kesinlikle takip edilmesi gereken bir yazar. Güçlü karakterlerle dolu, ferahlatıcı bir kurgu, zekice yazılmış diyaloglar…
Öngörü ve espri anlayışı yüksek bir roman.” —Kirkus Reviews
Gerçekten sıradışı bir kitaptı. Bir hastanede geçtiği için çoğu sayfasında içim burkuldu. İki gün içerisinde bitirdim ve şunu söyleyebilirim ki yazarın dili muazzam. Kitabı elinizden bırakamıyor ve çabucak bitiriyorsunuz. Konusundan kısaca bahsedersek; eşcinsel bir çocuğun ailesini kaybettikten sonra hastanede gizlice yaşamasını ve hastanedeki hemşire ve hastalarla anlaşması dışında hastanedeki tüm zamanını hastanenin yemek salonunda çalışarak ve çizgi roman çizerek geçirmesini anlatıyor. Fakat hastaneye gelen yanmış bir çocuğun aklına takılmasından sonra çocuğa kitap okumaya başlıyor ve ilişkileri böyle gelişiyor. Ben kitabı çok sevdim. Yazarın eğer başka bir kitabı varsa veya çıkarsa kesin okurum. Eğer sizi eşcinsel konulu kitaplar rahatsız ediyorsa tavsiye etmem fakat kitapta çok az belirtilmiş bir konu olduğu için fazla rahatsız etmez diye düşünüyorum. Ben sevdim ve bence okuyanların da seveceği bir kitap. Bir dahaki yorumda görüşmek üzere
5/5
İyi ki bu kitabı okumuşum. Aslında okumak gibi bir planım yoktu ama elime almış bulundum. Kitap Andrew'in bazı olaylardan sonra hastenede gizli yaşamını, arkadaşlıklarını ve Rusty'i anlatıyordu. Andy görüp görebileceğiniz en değişik insanlardan biriydi. Bu da kitabı farklı kılıyordu. Trevor ve Lexi karakterleri de çok farklı ve sevimliydiler. Diğer aşıklar diyebilirim. Ve Rusty. Onu hikayenin içinde her zaman göremesekte okumaktan zevk aldığım bir karakterdi. İçindeki çizimler de çok güzeldi. Bu değişikliği de sevdim. Yani kitabı fazlasıyla sevdim hala okumadıysanız okuyun derim.
Kitap bize ailesini kaybettikten sonra hastanede yaşamaya başlayan Drew'un hikayesini anlatıyor. Sayfaları çevirdikçe bunu nedenlerini ve nasıllarını öğreniyoruz. Drew'un karanlık mı karanlık dünyasındaki yürek ısıtan dostluk hikayelerine şahit oluyoruz. Dostlukların ve aşkların insanları hayatta tutmasını ve hayatına devam etmesine yardım etmesini anlatıyor kitap. Bir de Hasta F'in hikayesini...
Bruce Coville, kitap için kalbimi önce parçalara ayırdı, sonra yeniden bir araya getirdi demiş. Ben de kendisine sonuna kadar katılıyorum. Hatta e son kırılma noktasında (spoiler olmasın diye detaya girmiyorum), 'Hayır, bu kadar olmaz,' deyip kitabı birkaç dakikalığına kapatmam gerekti!

Yorumun Devamı --> https://www.instagram.com/yaprak.onur/
Kitap bir eşcinselin bakış açısından yazılmış çok güzel bir yaşam öyküsüdür.Andrew ,Andy,Drew veya gerçegi Bill Azrailden sevdiklerini korumaya bilecek mi?
Kitap,ailesini bir trafik kazasında kaybeden Andrew'in hastane duvarları arasında geçen hayatını anlatıyor.Andrew kendini dış dünyadan soyutlamış ve kendini yazmakta olduğu Hasta F'nin hikayesine kaptırmış durumda.Her ne kadar asosyal gibi gözükse de hastane içinde arkadaşları da var.
Ailesinin ölümünü kendi suçu olarak gören Andrew,hastaneden çıkmak istemiyor çünkü ailesinin ruhlarının öldüğü o hastanenin içinde olduğunu düşünüyor.Ayrıca hastanenin içinde olduğunu düşündüğü Azrail'den kaçmaya çalışıyor çünkü Azrail'in o trafik kazasında canını alamadığını ve bu yüzden en kısa zamanda onu da eline geçirmeyi istediğini düşünüyor.
Ailesini kaybeden Andrew (Drew - Andy), kendisini hastanenin kapıları arkasına kapatmıştır ve kendisine küçük bir dünya kurmuştur. Tek uğraşı Hasta F dir.
Ta ki acılar içinde hastaneye gelen yanık çocuk Rusty ile tanışana kadar.

---

Kitap gerçekten de adı gibi sıradışı bir kitaptı. Bir süredir beni böyle etkileyen bir kitap okumamıştım. Yazarın dili son derece sadeydi ekstra hiç bir şey yoktu ama yarattığı karakter o kadar tatlı ve etkileyiciydi ki sizi kitaba bağlıyor resmen. Andrew ne kadar da kibar, dost canlısı, başkaları için kendinden bile vazgeçmeye hazır bir çocuk... Anlatmanın çok mümkün olmadığını düşünüyorum...
Kitaptaki neredeyse bütün karakterleri çok sevdim, özellikle Lexi ve Trevor... Andrew ve onların arkadaşlığı, ilişkileri, Rusty ile olan durumu, hastane çalışanları ile yaşadıkları, Peder Mike ile sohbetleri, Arnold ile tabela çizimleri ve daha bir çok şey bana göre çok hoştu.
Yeri geldi hüzünlendim, yeri geldi kızdım, yeri geldi gülümsedim. Bir kitapta tüm duyguları yaşadım.
Kesinlikle öneriyorum, okumanız gerek diyorum.

Keşke içinde bir kaç argo kelime olmasaydı da çocuklara da rahatlıkla önerebilseydim.
Andrew Brawley ailesini bir trafik kazasında kaybetmiştir. Bu olaydan kendini sorumlu tutar. Hastanede gönüllü olarak çalışır. Bu çalıştığı süreçte kendisine arkadaşlar edinmiştir. Bir akşam hastaneye biri gelir. Bir hasta. Arkadaşlarına ve o hastaya söz verir. Onları Azrail'den koruyacağına dair. Kendisi ise azrailden kaçıyordur.

Kitap çok çok güzeldi. Çok fazla beğendim. Farklı bir kurgusu vardı ve lgbt temalı bir kitaptı.
Kitaptaki karakterler çok samimiydi ve gerçekten hepsini çok sevdim. Çok sürükleyici, dili çok güzeldi bir kitaptı. Kendisini çabucak okuttu. İçerisinde çok güzel çizimler vardı. Bu çizimler ise hasta F'nin hikayesiydi. Çok fazla detaya girmek istemiyorum ama beklediğimden daha güzel bir kurgu ile karşılaştım. Bazı kısımlarında duygulandım bazı kısımlarında ise yüzümde bir tebessüm oluştu. Andrew ve Rusty'nin aşkı olsun kitaptaki dostluklar olsun fazla fazla güzeldi. Eğer okumayı düşünüyorsanız fazla bekletmeden okumalısınız Lgbt temalı kitapları okumayı seviyorsanız mutlaka alıp okumanızı öneririm.
Fazlasıyla tanıdık gelmesine rağmen, emsalsiz bir öyküydü. Kendimden bir şeyler hissettim. Çok kırgın bir kitaptı. Ve ister inanın ister inanmayın, Andrew'un o kitabın içinde yaşadığını düşünüyor gibiydim. Kitaba o kadar nazik davranıyordum ki, sayfalarını yavaşça çeviriyordum, kırıştırmamak için herşeyi yapıyordum.

Ciddi anlamda güzel bir kitaptı. Normalde, küçük bir yerde kapanıp kalma kitaplarını sevmem ama neredeyse tamamı bir hastanede geçmesine rağmen sıkılmadan, heyecanla, yüzümde buruk bir tebessümle okudum. Alışık olmadığımız şeyler bunlar. Aniden okuyunca şoka girdim, yavaş yavaş okudum, alıştıra alıştıra :)))))
Zaman diye bir şey var ama üzerinde ilerlediğiniz bir yoldan ziyade, çoğu insanın her şeyi tek seferde göremeyeceği kadar büyük bir resme benziyor.
... Dünyada çok fazla zalim vardı ve kahramanların sayısı, insanların umut denen saçmalığa inanmalarını sağlamak için yeterli gelmiyordu.
"Bir süreliğine bunu kabulleneceğimi sandım. Yani ölmeyi. Bütün acılarım sona erecekti. Ama sonra seninle tanıştım."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Andrew Brawley'nin Sıradışı Hikayesi
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055016869
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Five Stages of Andrew Brawley
Çeviri:
Güneş Becerik Demirel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Her şeyini kaybetmiş bir çocuğun, umudu hastane koridorlarında kovalamasının yürek burkan ama aynı zamanda umut vadeden sıcacık hikâyesi.

Andrew Brawley, ailesinin geri kalanı gibi o gece ölmüş olmalıydı. Anne ve babası ölmüştü, kız kardeşi de ama kendisi kurtulmuştu.
Şimdi hastanede yaşıyor, kafeteryada çalışıyor, hemşirelerle takılıp kimsenin kullanmadığı malzeme dolaplarında uyuyor. O, neredeyse görünmez, geçmişinden, suçluluk duygusundan ve onu bulmaya çalışanlardan saklanıyor. Bir tek, yarattığı süper kahraman Hasta F’nin dünyasında teselli bulabiliyor.
Sonra bir gün hastaneye vücudunun yarısı, nefret dolu sınıf arkadaşları tarafından yakılmış bir çocuk geliyor. Onun acısı Drew’yu adeta çekiyor, onda umudu, mutluluğu görüyor. Hastanenin ötesinde, acı dolu geçmişlerinden uzak bir geleceği.
Ancak Drew hayatın asla bu kadar kolay olmadığını biliyor, kurtuluş için önce ölümle yüzleşmesi ve yaptıklarının bedelini ödemesi, nasıl biri olduğu gerçeğini açıklayarak geleceğe dair tüm şansını riske atması gerekiyor…

“Andrew’yla tanışın. Görüp görebileceğiniz en kibar, en cana yakın ve eğer yapabilecek olsa tüm dünyayı kurtarmak için kendi hayatından vazgeçebilecek kadar muhteşem bir karakter. Keşke hepimiz dünyaya onun gözünden bakabilsek. Belki o zaman, en büyük mutlulukların aslında küçücük şeylerde saklı olduğunu görebilirdik. Andrew’nun hikâyesi oldukça sıradışı. Sizi merak ettirecek, hüzünlendirecek, kızdıracak, kahkaha attıracak, ters köşeye yatıracak. Ona bir şans verin ve bırakın sizi sonsuz sevgisiyle sarıp sarmalasın. Bu kitabı çok seveceksiniz.” —Eren Nadir Akşamoğlu

Karanlık ve kederli durumların gerçekçi diyaloglar ve içten duygularla renklendirildiği, yürek burkan ama aynı zamanda son derece umut vadedici bir roman.” —Booklist

“Kederin ve iyileşmenin etkileyici hikâyesi.” —Publishers Weekly

“Hutchinson kesinlikle takip edilmesi gereken bir yazar. Güçlü karakterlerle dolu, ferahlatıcı bir kurgu, zekice yazılmış diyaloglar…
Öngörü ve espri anlayışı yüksek bir roman.” —Kirkus Reviews

Kitabı okuyanlar 86 okur

  • Huriye Koç Çolak
  • reyhan
  • G.
  • Ezgi Aslan
  • Ayşegül
  • Tuğba Nur Aslan
  • Bahadır Armağan
  • Nihal Likoğlu
  • İrem Dayanan
  • Alparslan Manay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3
14-17 Yaş
%66.7
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%6.1
35-44 Yaş
%3
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%96.6
Erkek
%3.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.5 (12)
9
%30.6 (15)
8
%10.2 (5)
7
%12.2 (6)
6
%16.3 (8)
5
%0
4
%4.1 (2)
3
%2 (1)
2
%0
1
%0