Anima Mundi Dünyanın Ruhu

7,3/10  (23 Oy) · 
76 okunma  · 
14 beğeni  · 
924 gösterim
"Yüreğinin Götürdüğü Yere Git" adlı romanıyla bütün dünyada milyonlarca okur bulan Susanna Tamaro, son romanı "Anima Mundi" ile bir kez daha karşınızda. Romanın kahramanı bu kez genç bir erkek: Walter. Ailesiyle birlikte küçük bir İtalyan kentinde yaşayan Walter'in tek tutkusu, edebiyat ve şiirdir. İçinde bulunduğu dar çevreden ve babasıyla olan anlaşmazlığından bunalarak Roma'ya kaçan genç adam, orada istediği şeyi yapmaya, roman yazmaya olanak bulur. Büyük güçlüklere katlanarak yazdığı romanı yayınlanır, ama istediği başarıyı getirmez. Romancılık serüveni sırasında girdiği çevrelerde kendinden yaşça büyük bir kadınla yaşadığı aşk da sonunda hayal kırıklıklarına bir yenisini ekler. Roma'da tanıştığı sıradışı bir gençle olan arkadaşlığı, Walter'in büyük kentteki günlerine yeni bir anlam katar. Bu arkadaşıyla yaşam ve ölüm hakkında uzun uzun tartışır. Günler geçtikçe sığındığı büyük kent bütün ikiyüzlülüğü, yalanları, çıkar ilişkileriyle çirkinliğini sergilemeye başlar. Susanna Tamaro bu romanında da günümüzde değişen değerleri, aşkı, arkadaşlığı, yaşamı ve ölümü, hayal kırıklıklarını şiir dolu yalın üslubuyla önümüze koyuyor.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 1997
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789755107486
  • Orijinal Adı:
    Anima Mundi
  • Çeviri:
    Eren Yücesan Cendey
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Müphem 
 31 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kendini bir yere ait hissedemeyen ,heryerin herkese ait olduğu bununda yalnızca etki-tepkiden başka bir ise yaramayan ve her zaman iç güdüleriyle hareket eden insanların olduğu her yer,azınlıkta olan başka tür insanların barınamadığı yerler olarak süregelir.Bu yuzden delilerin olduğu yerlere kimse Gitmez.Nedeni sudur:"farkli olanı yadirgamak".Bu kitabı sanırım kendini insanların yüz yüze baktığı ,hep aynı şeylerin tekrarlandığı topluma değilde duvara yüzünü donen insanlar sevicektir.Cunku ancak boyle insanlar tarafından özümsene bilecek bir kitap.Dostoyevskinin Yeraltından Notları gibi yeraltında yasayan bir kahraman."Babam kendini öylesine yetkin sanırdı ki,benim onun fotokopisi olmamdan başka bir olasılığı aklına bile getirmezdi.O en büyüktü ve bende bu en büyüğün aynısı olmalıydım.Çünkü en büyük ve en korkunc karşıtlık şudur ki ,insanlar herşeyden cok farklı olmaktan korkarlar ve buna karşın dünyaya çocuk getirmeyi sürdürürler.Ama bir evlat ,eşyanın yasasıyla her zaman farklı birşeydir.ve buda kendi çorbana kattığın zehirdir".Kahraman Walter beynindeki karmaşalardan ve cevabını bulamadığı sorulardan yorulmuştur fakat sormaktan vazgeçmez.Hicbir sey onun icin net ve doğru değildir öyleki "küçüklüğümden beri yalnızca hesap yapan,toplayıp çıkartan,herşeyin altına çizgiyi çekip doğru oldugunu gören bir muhasebeci olmak isterdim"diyor cunku netliğe muhtaçtır.Yazar insanın kendini unutuşunu"güzellik"kavramına bağlıyor.Gercekten öylemi diye düşündüm.Ya bizi "gercekten"uzaklaştıran güzellikse?Beynimizi bulandıran ve hep birşeylerin pesinden gitmeye zorlayan bu zevkse?Kitap üç bölüme ayrılmış Ateş,Toprak,Rüzgar.Bölümün adlarını ve bölümde anlatılanları ilişkilendirmek gerekirse.Ateş:Walter'in gercegi ararken icinde taşıdığı alevdir.Babasina duydugu nefrettir.Süregelen düzene duydugu tiksinmedir.Hicbiryere sigamamaktir.Kendisinin ışığı olmaya çalışmak.Bir nevi etrafındakiler icin yakıcı olmak ,titrek olmaktır.Çünkü Walter kimseye benzeyememe hırsından heryere saldırmaktadır.Dusuncelerinde,davranışlarında,ruhunda.Toprak:Bu bölümde Walter 18 yasını doldurduğu anda Romaya gider icinde gelecekle ilgili umutlar vardır.Toprak kavramı bu umutların ve hayallerin yetistigiyle ilgilidir.Bu toprak nadasa bırakılmış bir topraktır kah verimli kah verimsiz.Ekilmeye çalışılan Ümitler,çabalama vardır yalnızca.Bu bölümde gecen şu cümledendir anlaşıldığı üzere "Dipte bir ışıma görmeye başlamıştım bile bu artık Ateş'in degil yaratılışın ışıltısıydı eritmeyen ama yaratan enerji".Rüzgar:Rüzgarın önüne gecen herşeyi savurması gibi walterda geçmişiyle,yaşantısıyla ve ailesiyle ilgili herşeyi savurmaya baslar.Ayni Zaman'da rüzgarın sürükleyiciligine kendini bırakır tıpkı bir yaprak gibi.Kitapta Walter icin rüzgar en sonunda Meltem'e dönüşür cunku artık bütün nefretini kuşmuştur ve gerçek Sevgi'nin ne oldugunu anlamıştır.Gercek "sevgi özendir". Kitabi yasamın anlamsız taraflarını gören ve buna katlanamayan insanların okumasını istiyorum hem sizin gibi düşünen bir arkadaş bulmuş olacak hemde içinizdeki Bazi sorulara cevap bulacaksınız.

Kitaptan 45 Alıntı

Fisfis kayikci 
24 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Artık insanın nasıl delirdiğini kolayca anlıyorum; yalnız kalmak ve o sesi kesecek düğmeyi bulamamak yeterli.

Anima Mundi, Susanna TamaroAnima Mundi, Susanna Tamaro

Sözcükler, tek başlarına insanı kırmaz oysa. Yaralayan bunun arkasına saklanan ikiyüzlülüktür.

Anima Mundi, Susanna TamaroAnima Mundi, Susanna Tamaro
Asiye-Melikşah 
12 Mar 16:12 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Deliliğin de kendine göre bir yüceliği vardır...Delilik mesafeleri reddeder.

Anima Mundi, Susanna Tamaro (Sayfa 76)Anima Mundi, Susanna Tamaro (Sayfa 76)
Fisfis kayikci 
24 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İnsanoğlu tembeldir, bir yere gidecekse her zaman en kısa yolu seçer. Kötülüğe ulaşmak için elini uzatmak yeter; oysa iyilik yapmak için bir çaba gerekir.

Anima Mundi, Susanna TamaroAnima Mundi, Susanna Tamaro
Asiye-Melikşah 
12 Mar 16:01 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yeryüzünde eşitlik yoktu.Her ne kadar hepimizin iki bacağı,iki kolu ve bir başı varsa da aslında farklı türlere aittik.Ben kartallar dünyasına aittim,onlarsa tek hücreli canlıların dünyasına.

Anima Mundi, Susanna Tamaro (Sayfa 61)Anima Mundi, Susanna Tamaro (Sayfa 61)
Asiye-Melikşah 
12 Mar 16:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İncilerin parıltısı bir yaradan doğar.İşte kendimin ne olduğunu bulmuştum.Ben bir inci avcısıydım.Doğduğumdan beri,hazineyi su yüzüne çıkartabilmek için en derin denizlere dalmaktan başka bir şey yapmamıştım.

Anima Mundi, Susanna Tamaro (Sayfa 96)Anima Mundi, Susanna Tamaro (Sayfa 96)
Asiye-Melikşah 
12 Mar 16:09 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Görüyor musun,demişti.Artık sözcüklerden bile korkuluyor.Ağzı kirletmemek için temiz sözcükler kullanılıyor.Sözcükler tek başlarına insanı kırmaz oysa.Yaralayan bunun arkasına saklanan ikiyüzlülüktür.

Anima Mundi, Susanna Tamaro (Sayfa 76)Anima Mundi, Susanna Tamaro (Sayfa 76)
5 /