Ankara- İstanbul Karatreni

8,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
3 beğeni  · 
371 gösterim
İnsanlardaki kederin dem vaktini şehirlere kim söyler?
Elbette ki uyumsuz bir keder içindeki şairler.

O, alacakaranlık bir ülkede doğduğunun bilincindeydi, Alacakaranlıktaki Ülke'yi yazdı. Uyumsuz benliğini ve insanın kalbine kalbine işleyen yağmurlarla ıslandığı şehrini şiirle güzelleştirdi.

Karamsarlığı yüzünden umutsuzlukla itham edildi. Oysa onun kusuru , sadece iyimser olmamasıydı. Umutluydu, ama kendine ve etrafına kahredecek, bununla yetinmeyip bir de kastedecek kadar sorgulayıcıydı.

Bir ilkyaz günü şehrini terk edip Bostancı istasyonunda trenden indi. Hava soğuktu. Ankara' dan trene binerken küçük bir su şişesine hazırladığı votka- soda karışımı sıfırı tüketmişti. Onu karşılayan arkadaşını sımsıkı kucaklamıştı ve bir yerlere yağmur yağıyordu. Artık ne sılası vardı, ne de gurbeti.

Bilin ki Akdeniz'in kültür havzasının bir yanında Albert Camus yürüyorsa, öbür yanında Ahmet Erhan kulaç atıyordur. Ortadoğu'nun serkeş dağlarının bir yamacından Halil Cibran iniyorsa, öbür yamacında Ahmet Erhan kuşlarla cıvıldaşıyordur.

Ahmet Erhan, evrensel yalnızlığın şairi, hayatının kıyısındaki denemeleriyle...
(Arka Kapak)

Kitaptan 3 Alıntı

Arzuhan Öztürk 
21 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aynada, en hamarat kadınların bile silmeyi unuttuğu o lekeyim ben.

Ankara- İstanbul Karatreni, Ahmet Erhan (Sayfa 48)Ankara- İstanbul Karatreni, Ahmet Erhan (Sayfa 48)
Arzuhan Öztürk 
21 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

(Deniz Bebek
Bekle biraz gözlerimi kurulayayım
soğuktu oğlum yapayalnızdım
ve bu Ankara şehrinin bütün telefonlarını
o gece senin için çaldırdım.)

Ankara- İstanbul Karatreni, Ahmet Erhan (Sayfa 125)Ankara- İstanbul Karatreni, Ahmet Erhan (Sayfa 125)