Ankara Vukuatı Menfilik Hatıralarım

·
Okunma
·
Beğeni
·
59
Gösterim
Adı:
Ankara Vukuatı Menfilik Hatıralarım
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055753962
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
Ankaralı bir Katolik Ermeni olan Simon Arakelyan’ın 1915’te yaşanan tehcir ve katliamlar sırasında hayatta kalmasının hikâyesini aktaran “Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım”, 122 günlük dehşetli bir yolculuğun kronolojisi. 1921’de Ermeni harfleriyle Türkçe olarak yayımlanan ve Latin harfleriyle ilk kez gün yüzü görecek olan kitap, Reji idaresinde memur olarak görev yapan Arakelyan’ın ve çevresindekilerin başından geçenleri tüm canlılığı ve gerçekliğiyle ortaya koyuyor.
Arakelyan’ın anlatımına göre, 1915 yazında Ankaralı Ortodoks Ermeniler katledilirken sıranın kendilerine geleceği günü korkuyla bekleyen Katolik Ermeniler nihayet gruplar halinde tutuklanır ve kötü muamele, saldırılar, açlık ve doğa koşullarıyla mücadele edecekleri bir ölüm yolculuğuna çıkarılır. İlk hedef olarak belirlenen Tarsus’tan sonraki durak, hayatta kalma ihtimalinin neredeyse hiç olmadığı Der Zor çölleridir. Arakelyan’ın aklında tek bir şey vardır: Ne yapıp edip Der Zor’a gitmekten kurtulmak. Neyse ki talih onun yanındadır. Okuyanın nefesini kesen bir kaçış sürecinden sonra kurtulur ve çaresizlik dolu hatıratını 1921’de İstanbul’da yayımlar.
Arakelyan’ın hatıratı, resmi tarih anlatısına göre tehcir ve katliamlara uğramayan Katolik Ermenilerin 1915’te neler yaşadıkları, tehcirin koşulları, gasp edilen mülkler ve 1917 Ankara Yangını konularına birincil elden ışık tutuyor. Ancak kitabın değeri sadece bunlarla sınırlı değil. Sıradan bir Osmanlı Ermenisinin o günlerde neler hissettiğini, maruz kaldıklarını nasıl değerlendirdiğini, kendi iç hesaplaşmalarını olanca çıplaklığıyla anlatan metin, Felaket’in içinden bir insanın hikâyesini, aracısız, doğrudan ulaşılır kıldığı, ete kemiğe büründürdüğü için de son derece orijinal ve özel. Ankara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Murat Cankara’nın editörlüğünde ve çeviriyazısıyla hazırlanan eser, Arakelyan’ın ince bir Osmanlıcayla yazılmış cümlelerini kendi ağzından okumak isteyenler için orijinal metnin transliterasyonunu da içeriyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Selanikli dönmeler Anadolu halkını zehirleyip kandırabilirlerse, buna onların temiz yürekliliğinden ve cehaletinden istifa ederek muvaffak olabilirler. Onlara, Hristiyanların din ve ırz düşmanı olduğuna dair telkinlerde bulundular. Balkan muharebesi sırasında ne fayda ki meydana gelmiş bazı vukuatları bire bin katarak büyüttüler. Güya Hıristiyanların camileri ahır yaptıkları, mihraplara eşek bağladıkları, Müslüman kadınların peçelerini açıp onları çıplak bıraktıkları gibi insanın söylemekten daha nice yalanlar vasıtasıyla Hıristiyanlığa karşı geri dönüşü olmayan bir kin, nefret ve düşmanlık yaratmaya çalışıyorlardı. Selanikli dönmeler Anadolu Türklerini zehirleyip kandırmış olmasalardı, kimsenin karşı çıkmayacağından emin olarak hiç çekinmeden iddia ediyorum ki, Anadolu Türkleri hiçbir zaman böyle gaddarca bir katliama ortak olmazlardı.
Ne olursa olsun, eğer hayatta bir saadet varsa o da ancak ümittir. Ümitsiz ömür cehennem azabından daha dehşetlidir. Velhasıl şu sefil beşeriyetin en büyük dayanağı aldatıcı bir ümittir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ankara Vukuatı Menfilik Hatıralarım
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055753962
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
Ankaralı bir Katolik Ermeni olan Simon Arakelyan’ın 1915’te yaşanan tehcir ve katliamlar sırasında hayatta kalmasının hikâyesini aktaran “Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım”, 122 günlük dehşetli bir yolculuğun kronolojisi. 1921’de Ermeni harfleriyle Türkçe olarak yayımlanan ve Latin harfleriyle ilk kez gün yüzü görecek olan kitap, Reji idaresinde memur olarak görev yapan Arakelyan’ın ve çevresindekilerin başından geçenleri tüm canlılığı ve gerçekliğiyle ortaya koyuyor.
Arakelyan’ın anlatımına göre, 1915 yazında Ankaralı Ortodoks Ermeniler katledilirken sıranın kendilerine geleceği günü korkuyla bekleyen Katolik Ermeniler nihayet gruplar halinde tutuklanır ve kötü muamele, saldırılar, açlık ve doğa koşullarıyla mücadele edecekleri bir ölüm yolculuğuna çıkarılır. İlk hedef olarak belirlenen Tarsus’tan sonraki durak, hayatta kalma ihtimalinin neredeyse hiç olmadığı Der Zor çölleridir. Arakelyan’ın aklında tek bir şey vardır: Ne yapıp edip Der Zor’a gitmekten kurtulmak. Neyse ki talih onun yanındadır. Okuyanın nefesini kesen bir kaçış sürecinden sonra kurtulur ve çaresizlik dolu hatıratını 1921’de İstanbul’da yayımlar.
Arakelyan’ın hatıratı, resmi tarih anlatısına göre tehcir ve katliamlara uğramayan Katolik Ermenilerin 1915’te neler yaşadıkları, tehcirin koşulları, gasp edilen mülkler ve 1917 Ankara Yangını konularına birincil elden ışık tutuyor. Ancak kitabın değeri sadece bunlarla sınırlı değil. Sıradan bir Osmanlı Ermenisinin o günlerde neler hissettiğini, maruz kaldıklarını nasıl değerlendirdiğini, kendi iç hesaplaşmalarını olanca çıplaklığıyla anlatan metin, Felaket’in içinden bir insanın hikâyesini, aracısız, doğrudan ulaşılır kıldığı, ete kemiğe büründürdüğü için de son derece orijinal ve özel. Ankara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Murat Cankara’nın editörlüğünde ve çeviriyazısıyla hazırlanan eser, Arakelyan’ın ince bir Osmanlıcayla yazılmış cümlelerini kendi ağzından okumak isteyenler için orijinal metnin transliterasyonunu da içeriyor.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • MUSTAFA ERKOÇ
  • Deniz ATAÇ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0