Anlam'ın Tarihi Sözlü Kültür'den Yazılı Kültür'e

0,0/10  (0 Oy) · 
8 okunma  · 
1 beğeni  · 
211 gösterim
Söz olmasaydı, anlam da olmazdı, çünkü anlam da tıpkı eylem gibi Söz'le kaimdir. Söz'ün anlamı, eylem'in anlamını belirler ve eylem, anlamını Söz'de bulur. Anlamın Tarihine sonuç yazılmaması, bu Tarih'e bir nokta koyulamaması, işte bu yüzden.
erkam 
28 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Kuran'ı anlama sorunu" nu anlayan özneler açısından ele almayı ve bu sualin cevaplarını 'anlam'ın tarihi' içerisinde aramayı denedik. Bir başka deyişle, "Kuran açık ve anlaşılır bir metindir" önermesine, "ne zaman ve kimler için?" sualini yöneltip, "Kuran herkes tarafından ve her zaman açık ve anlaşılır bir metindir" davasını sorgulamaya çalıştık" diyerek başlıyor yazar kitabına.
Bir incelemeden ziyade, tanıtmayı amaçlayarak kısaca bilgi verecek olursam
Eser; Kuran-ı Kerim'in, Hira'dan başlayıp, günümüze kadar ki "Anlama" gayretlerinin tarihi serüvenini ele almaktadır.
Yazar Kuran'ın muhataplarının tarih içerisindeki, anlama çabalarını üç döneme ayırarak incelemiş ve her bir dönemin "anlam"ın tarihsel bilincinin oluşmasında dönüm noktaları olduğunu vurgulamıştır.
1- Kuran'ın doğrudan muhatapları
2- Kuran'ın dolaylı muhatapları
3- Kuran'ın modern muhatapları
Özellikle Kuran'ın günümüz muhatapları için, elimize ulaşan vahyin tarih içerisinde en güzel şekilde anlaşılmak ve hayata yansıtılmak adına nasıl bir çabalamanın içerisine girildiğini bilmek
Bugünün insanları için Kuran'ı anlamak bir ihtisas gerektirmekte midir, değilse eldeki mealler, çeviriler hayat yolculuğunda güvenilirliği ve yeterliliği onaylanabilecek seviyedeler mi vb. sorulara cevap bulabileceğiniz üzerinde epeyce emek olduğu bariz olan değerli bir eser.
Yazar kitabının sonunda şu cümlelere yer vermektedir: "Anlam'ın tarihi, Kuran'ı anlamaya çalışanların tarihidir; metin'le muhatap arasına giren tarih perdesini kaldırmaya, dil ve bağlam sorunlarını aşmaya çalışanların tarihidir."