Anlat Bakalım

6,3/10  (7 Oy) · 
30 okunma  · 
7 beğeni  · 
856 gösterim
Katherine Kenton, Houdini gibi yaşıyordu. Bir kaçış ustası gibi. Evliliklermiş, tımarhanelermiş, kaçarı olmayan Pandro Berman stüdyo sözleşmeleriymiş... fark etmez... Bayan Kathie kendini kapana kıstırıyordu çünkü son anda zincirlerinden kurtulmak ona muazzam bir başarı hissi veriyordu. Pek çok evlilik ve estetik operasyonundan sağ çıkmış Katherine Kenton, namı diğer Bayan Kathie, Altın Çağı'nı yaşayan 1960'ların Hollywood'unda yıldızı sönmekte olan bir aktristir. Hazie Coogan ise yaşlanan film yıldızının yardımcısı, sekreteri, hizmetçisi, aşçısı... her şeyidir. Hatta ona sorarsanız, Katherine Kenton'u o yaratmıştır. Bir gün Webster Carlton Westard isimli genç ve yakışıklı bir adam Katherine'in hayatına ve yatak odasına girince, Hazie için tehlike çanları çalmaya başlar. Ancak Hazie'nin hayatının başyapıtını korumak için yapmayacağı şey yoktur. Tabu konuları çarpıcı bir üslupla dile getirmesiyle nam salmış Palahnuik, bu sefer bizi Hollywood'un ışıltılı dünyasına ve bir o kadar da karanlık sahne arkasına götürüyor. Kısacık bir romana ustaca sığdırdığı çeşit çeşit senaryo ve zengin oyuncu kadrosuyla Palahnuik, eminiz, okuru yine zekâsına hayran bırakacak.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9789755399591
  • Orijinal Adı:
    Tell All
  • Çeviri:
    Şeyda İşler
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehmet Aldemir 
 22 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

"Hiçbirimiz pek gerçek görünmüyoruz. Sadece birbirimizin hayatındaki yardımcı oyuncularız." (sayfa 190)

Her insan gözü bir kamera, her insanın hayatı da başrolünü kendi üstlendiği bir film olabilir mi? Kimsenin umursamadığı silik, basit bir tip olsa da; o filmin başrolü odur aslında. Palahniuk, bize zihnimizde canlandıracağımız bir film izletmiş bu eserinde. Her hayat hikayesini uzun metrajlı bir sinema filmi olarak uyarlayabiliriz, düşüncesini net gösteriyor bize.

Dövüş Kulübü'nden bildiğimiz üzere Palahniuk'un seçtiği tipler toplumca dışlanmış, fark edilmeyen, önemsenmeyen; fakat her insanın olduğu gibi aslında değerli, önemli kişiler. Toplumun bu bakış açısında tüm insanlardan hatta kendinden nefret eden karakterler. Bu romanda da
kahramanımız; önemli diye atfedilen kişilerin gölgesinde kalmış, sinema sektörünün bilinmeyen, önemsenmeyen bir kişisi.

Hayat sahnesinin içinde, sinema sektöründeyiz ve film içinde film izliyoruz. Bir nevi rüya içinde rüya... Nefret ve cinselliğin iç içe olduğu, teknoloji - moda- para gibi modern zaman terimlerinde kaybolan sahte karakterlerin boy gösterdiği, bayağı, yapay duyguları yüzümüze vuran, kısacası yeraltı edebiyatının özelliklerini taşıyan bir Palahniuk romanı.

Kitapta beni rahatsız eden en önemli unsur ise yabancı terimler ve yabancı (ünlü veya ünsüz bilemediğim) isimlerin bol bol yer almasıydı. Bu sebeple ilk okumaya çalıştığımda sıkılıp kitabı yarım bırakmıştım. Ta ki CHUCK PALAHNIUK OKUMA ETKİNLİĞİ (#25408532) 'ne kadar:) Etkinlik vesilesiyle ben de bir kitabı daha yarım bırakmamış oldum. Etkinliği düzenleyen pluto ve diğer emeği geçen okur arkadaşlarımıza teşekkür ediyor yeni bir etkinlikte tekrar görüşmek üzere iyi okumalar diliyorum:)