Anlıyorum Ama Konuşamıyorum

·
Okunma
·
Beğeni
·
619
Gösterim
Adı:
Anlıyorum Ama Konuşamıyorum
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
287
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517914
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“ ‘Aaa sen Kürt müsün, Kürtlere hiç benzemiyorsun’lar başladı. Neden? Güzelim diye mi? Kaşlarımı falan alıyorum diye mi? Nasıl olmam gerekiyor ki… Bir gün kantinde bir çocuk ‘Tuncelili misin hakikaten?’ deyip eliyle makineli tüfek kullanır gibi ‘dşın dşın’ sesleri çıkartmıştı.”

“Babam Türk olduğu için bizim evde Kürtçe hiç konuşulmadı, kiminle konuşacaktı ki annem? O yüzden benim için Kürtçe gizli saklının dili biraz. (…) onlar her Kürtçe konuştuğunda benim kulağım üç kere fazla kabarıyordu.”

“Çoğu kez amcalar, teyzeler ‘Hadi oradan, neren Kürt senin? Böyle Türkçe konuşan, böyle giyinip kuşanan Kürt mü olur?’ diyorlardı. Kaşımın gözümün karalığını kullanıyordum en son silah olarak, ‘Bizim oraların kızıyım vallaha!’ diyordum.”

“Batı”da, büyük şehir ortamında büyüyen Kürt gençlerin kimliklerini keşfetme hikâyeleri… Kâh “Türkler” tarafından, kâh “gerçek Kürtler” tarafından yadırganarak… Kendilerini türlü türlü eksikli hissedip, bir yandan da her şeye eleştirel bakarak… Kâh hüzünlü, kâh eğlenceli, kâh içine kapanmaya iten, öfkelendiren, kâh öğretici, olgunlaştırıcı bir kendini bulma tecrübesi… Alev Karaduman, birçok hikâyeyi, gözlemlerine ve kendi arayışına katarak, heyecanla, hevesle anlatıyor.

Gülten Kaya’nın önsözüyle…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anlıyorum Ama Konuşamıyorum
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
287
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517914
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“ ‘Aaa sen Kürt müsün, Kürtlere hiç benzemiyorsun’lar başladı. Neden? Güzelim diye mi? Kaşlarımı falan alıyorum diye mi? Nasıl olmam gerekiyor ki… Bir gün kantinde bir çocuk ‘Tuncelili misin hakikaten?’ deyip eliyle makineli tüfek kullanır gibi ‘dşın dşın’ sesleri çıkartmıştı.”

“Babam Türk olduğu için bizim evde Kürtçe hiç konuşulmadı, kiminle konuşacaktı ki annem? O yüzden benim için Kürtçe gizli saklının dili biraz. (…) onlar her Kürtçe konuştuğunda benim kulağım üç kere fazla kabarıyordu.”

“Çoğu kez amcalar, teyzeler ‘Hadi oradan, neren Kürt senin? Böyle Türkçe konuşan, böyle giyinip kuşanan Kürt mü olur?’ diyorlardı. Kaşımın gözümün karalığını kullanıyordum en son silah olarak, ‘Bizim oraların kızıyım vallaha!’ diyordum.”

“Batı”da, büyük şehir ortamında büyüyen Kürt gençlerin kimliklerini keşfetme hikâyeleri… Kâh “Türkler” tarafından, kâh “gerçek Kürtler” tarafından yadırganarak… Kendilerini türlü türlü eksikli hissedip, bir yandan da her şeye eleştirel bakarak… Kâh hüzünlü, kâh eğlenceli, kâh içine kapanmaya iten, öfkelendiren, kâh öğretici, olgunlaştırıcı bir kendini bulma tecrübesi… Alev Karaduman, birçok hikâyeyi, gözlemlerine ve kendi arayışına katarak, heyecanla, hevesle anlatıyor.

Gülten Kaya’nın önsözüyle…

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0