Annem Belkıs

7,2/10  (5 Oy) · 
17 okunma  · 
3 beğeni  · 
483 gösterim
Gündüz Vassaf'ın kalemiyle Annesi'nin Hikayesi.

Öksüz bir Rumeli kızının Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırlarında başlayan hayatı size gündelik yaşantının unutulmuş pek çok ayrıntısını tanıtarak bilinmeyen evlere misafir ediyor. Osmanlı, Cumhuriyet Türkiye'si ve ABD'de yüzyıla yakın süren çarpıcı bir yaşantının ışığında kadının toplumdaki yeri. İmparatorluğun son yıllarında Balkanlar'da dindar bir ailenin Türk katliamı öncesi günlük yaşantısı,Yunan işgali altında Anadolu, İstanbul'da tek başına yaşayan bir genç kadının yılları, Robert Kolej ve Üniversite'de felsefe öğrenciliği Belkıs Halim'in anılarında birer birer canlanıyor. Genç Cumhuriyet'e alışmanın acı tatlı serüvenleriyle de karşılaşıyoruz. Kitapta Çamlıca Kız Mektebi'nde jambon devrimi, çapkın kurancılar, İstanbul semalarında atılan kızlı erkekli uçak turları ve tabii başımızdan eksik olmayan gizli polisimiz. II. Dünya Savaşı yıllarında Harvard da erkekler arasında okuyan bu tek kadının Amerika'nın akıl hastanelerinde yarım asır süren psikologluğu... Soğuk savaş yıllarında Ankara'da Amerikan askerlerinin 'beyliği', Moskova'da Türk komünistlerinin ibret verici serüvenleri.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    303
  • ISBN:
    9789750510496
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 4 Alıntı

Hilda 
24 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

“Okulun duvarları arasında adeta mapushanedeyiz. Gazete okumak yasak. Radyo o zamanlar yok tabii. Siyasi işlerle de meşgul olmamız yasak olduğu için biz dünyada olup bitenlerden bihaberken Birinci Dünya Savaşı bitmiş. Bunun etkilerini biz de okulda kısmen yaşamıştık. Sonra Kurtuluş Savaşı da sona ermiş ve yüzyıllarca memleketi idare eden Osmanlı İmparatorluğu çökmüştü.”

Annem Belkıs, Gündüz Vassaf (Sayfa 100 - İletişim Yayınları)Annem Belkıs, Gündüz Vassaf (Sayfa 100 - İletişim Yayınları)
Hilda 
24 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

“Kolejde bulunduğum 1924-1928 yılları arasında Türkiye’de bir sürü iç değişiklik oluyordu. Fes, çarşaf kalmıştı. Bazı yerlerde müezzinlerin ezan okuması kalkmıştı sanırım. Laik olmuştuk. Fakat müezzinlerin ezan okuması kaldırıldığı halde kiliselerin çanı çalıyordu. Hatta bir ara Tepebaşı’nda bir evde oturuyorduk arkamızda bir kilise vardı. Onların paskalya zamanlarında filan bayramları oldu mu o kilise gece yarısından sabaha kadar çalardı da biz uykusuz kalırdık o yüzden.”

Annem Belkıs, Gündüz Vassaf (Sayfa 128 - İletişim Yayınları)Annem Belkıs, Gündüz Vassaf (Sayfa 128 - İletişim Yayınları)
Hilda 
24 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

“Çok yıllar sonra, 50’lerin başında oğlum Gündüz ile beraber Tepebaşı’nda tramvaya bindik, Şişli’ye veya Taksim’e gideceğiz. Yalnız bir kişilik oturacak yer vardı ben de oraya Gündüz’ü oturtup kendim ayakta durdum. Derken biletçi geldi. “Bu çocuk kimin?” dedi. Benim deyince, “Peki” dedi “öyleyse sen otur oraya, çoçuğu da kucağına al.” Oysa Gündüz büyüyordu. Onu bebek gibi kucağıma almak büyük çocuk olduğu için gururunu kırar hala ufak bebek yerine koymak gibi olurdu. Onu yapmak istemedim “İsterseniz ona da bilet keselim” dedim.”

Annem Belkıs, Gündüz Vassaf (Sayfa 125 - İletişim Yayınları)Annem Belkıs, Gündüz Vassaf (Sayfa 125 - İletişim Yayınları)
Hilda 
24 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

“Arada sırada bizim gruba dışardan gelen Sabahattin Ali ve Muzaffer Şerif de katılırdı. Bazen topluca gezilere, pikniklere giderdik. Ne yazık ki Atatürk öldükten sonra İnönü’nün Milli Şef dönemimde Pertev, Niyazi ve Muzaffer ders verdikleri Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nden uzaklaştırıldı. Pertev Sorbonne’da, Niyazi Mc Gill’de, Muzaffer Columbia’ da profesör oldular. Sabahattin öldürüldü. Yurtdışında üniversitelere gidenlerin hepsi dünya çapında ün sahibi oldular. Türkiye’nin kaybı dünyanın kazancı oldu.”

Annem Belkıs, Gündüz Vassaf (Sayfa 142 - İletişim Yayınları)Annem Belkıs, Gündüz Vassaf (Sayfa 142 - İletişim Yayınları)