Anne’nin Duygusal Yokluğu

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.510
Gösterim
Adı:
Anne’nin Duygusal Yokluğu
Baskı tarihi:
24 Eylül 2018
Sayfa sayısı:
370
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059702850
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Anne'nin Duygusal Yokluğu; Yoksun Kaldığınız Sevgiyi Telafi Etme ve Kendinizi İyileştirme Rehberi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Çocuklukta Yaşanan Duygusal İhmalin
Görünmez Etkilerini Bilmek ve İyileştirmek

Anneniz dalgın, mesafeli, hatta küçümseyici miydi? Kurduğunuz ilişkiler ya da kendinize verdiğiniz değer konusunda sorunlar yaşadınız mı? Duygusal açıdan orada olmayan annelerin yetişkinliğe erişmiş çocukları, genellikle hayatlarında neyin eksik olduğunu tam olarak anlayamazlar. Buna karşılık, ihmalkar annelerin çocukları yaşadıkları duygusal travmanın farkındadırlar ama bunun kalıcı ve zarar veren etkilerini gözden kaçırırlar.

Psikoterapist Jasmin Lee Cori binlerce kişide yetersiz annelik yüzünden açılmış her türlü yaranın iyileşmesine yardımcı olmuştur. Yazar, öncü niteliğindeki bu kitabının yeni baskısında, hem anneye hem de çocuğa şefkatle yaklaşmakta ve şu konulara açıklık getirmektedir:

Annenizin dalgın ya da incinmiş olmasının muhtemel nedenleri ve size veremedikleri
Çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin kalıcı etkileri
Derinlemesine düşünce ve alıştırmalarla içinizdeki çocuğu bulmanın ve ‘anne boşluğu’nu doldurmanın yolları
Kendiniz (ve belki de çocuklarınız) için daha mutlu bir geleceğe adım atmanın yolları
370 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Bowlby'nin Bağlanma Psikolojisi kitabını okuduktan hemen sonra okuduğum için çok sevdiğim bir kitap olmuştu. Annenin eksikliğini ve bu eksikliğin bebeği nasıl etkilediğini gösteren kitap, bence benzerleri arasında üstün bir konumda. Sadece bebeği değil aynı zamanda anneye kaşı da içgörü kazanılması açısından da güçlü diyebilirim.
370 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Annelerimiz değil, tüm kadınlarımız okusun lütfen. Anneler özellikle sizler çocuk yetiştirirken bu kitaba kulak verin. Yaptığınız hataların çocuğun hayatında nasıl bir etki yarattığını ve yaratacağını görün. Kendi yaralarınızı sarmadan, önce kendi çocukluğunuzla yüzleşmeden harekete geçtiğinizde, sizin de kendi anne babanızdan farkınız kalmayacağını öğrenin. Bu kitabı okumak biraz da cesaret işi aslında, yüzleşmek zorunda bıraktığı anılar ve acılar bir çırpıda okutmuyor. Ama bu kitap bittiğinde eminim hayata bakışınız da farklılık oluşacak.
370 syf.
·27 günde·10/10 puan
“ Bir annenin doğasının ve enerjisinin çocuğunu inanılmaz derecede etkilediğinden şüphe edebilir miyiz ? “
Kitabın son cümlesi böyle; incelememin ilk cümlesi de bu. Sanırım böyle bir kitabı anlatmak için en doğru biçimde ve ahenk içerisinde yan yana yerleştirilmiş kelimeler de bunlar.

Anne; doğuran, bakan, besleyen, sevgi veren. Peki ya doğurup bakıp besleyip hatta sevgi verdiği halde hasara sebep olan anneler de olamaz mı ? Gereklilikleri yerine getirmiş ama yanlış zamanda yerine getirdiği için yara açmış annelerden de söz edilebilir mi? Zamanla o yaralı ‘yetişkin’ çocuk kendi kendine annelik etme ihtiyacı duyabilir mi?

Metin Altıok’un insana dair şöyle bir dizesi var:
“...
Yumruk kadar yüreğiyle uçsuz bucaksız insan. “
O yumruk kadarlık yürek, duygusal yönüyle uçsuz bucaksız, evrene sığamayan bir yapıya dönüşür. Bedenini dahi annesinden koparak elde eden insan, duygularını da annesinden öğrenerek bucaksızlaşır. Anne dünyayla kurulan ilk bağdır ve anneyle kurulan bağın kalitesi kendisinden sonraki tüm bağların da gücünü belirler. Hatta bazen tahmin ettiğimizden de büyük bir güce sahiptir, kendimizde anlamlandıramadığımız ve belki de henüz göremediğimiz birçoğu güçlü veya hasarlı yapının mimarı annedir, anneyle kurulan ilişkidir. O doldurulamayan iç boşlukları, istense de kendine değer verememe durumu, insanlarlayken hatta kişinin kendi kendisiyleyken dahi yenemediği yalnızlıkları, ihtiyaç anında yardım isteyememe durumu, ‘kendi kendime yetmeli, kimseden yardım almamalıyım’ temalı düşünceler.. ve daha benzer birçok şey, belki okuduğunuzda uzak gibi görünse de üzerine düşünüldüğünde dahi kuvvetli bağlar olduğu görülen, annenizle kurduğunuz o ilk ilişki yüzünden olabilir. Anneniz sağ olabilir, fiziksel bakımınızı elinden geldiğince iyi yapmış olabilir, okul hayatınızda yanınızda olabilir fakat yine de duygusal olarak kendisini yanınızda hissettirememiş olabilir. Tabi ki mükemmel anneden söz etmek imkansıza yakındır, insan söz konusuysa mükemmellik bile bir tür kusurlu yapıdır. Gerekli olan, olabildiğince iyi ve çocuğun gereksinim duyduğu düzeyde çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayan ve ona duygusal bakım da yapan annedir. Bu annenin yokluğu bireyde ne yazık ki etkisi her tür ilişkiye ket vuran bir hale dahi dönüşebilmektedir. Ama bazen anne dahi bunu yaptığının farkında değildir. O da annesinden, bebeğine gösterdiğinden fazlasını görememiş olabilir. Bu durumda kusurun kimde aranacağı konusu kafa karıştırıcı bir hal alır. Çözüme götüren yol ise, bireyin kendinde ki eksikliklere odaklanması ve bunun çoğunlukla anneyle ilgili kısmını görebilmesidir.

Kitap, çeşitli etkinliklerle bu iç görüyü geliştirmeye olanak sağlıyor. Sık sık bir şeyleri sıralatıyor ve hatta bunları sıralarken kendinize olan keşfinizde yol arkadaşınız olmayı memnuniyetle kabul ediyor. Sizi yeni yol arkadaşları(kitap önerileri, günlük tutma..) edinmeniz için teşvik ediyor. Duygusal olarak yanınızda olmayan bir anneyle büyümüşseniz, kendinize ulaşma yolculuğunuzda sırtınızda fazladan taşıdığınız ve artık ihtiyacınız olmayan yükleri bırakmanız gerektiğini fark etmek, tökezlemeden ve arkanıza dönüp bakmadan ilerlemenizi sağlamak açısından faydalı olacaktır. Artık kendi kendinizin annesi olmanız, kendi ihtiyaçlarınıza kendiniz cevap vermeniz veya gerektiğinde yardım almanız gerektiğini söyleyebilmeniz, gerçek bir yetişkin olmanız gerektiğinde bu kitap güzel bir rehber olacaktır. Duygusal açıdan orada olmayan bir anneye sahipseniz; annenizle empati yapmanız, kendinizi biraz daha anlamanız ve anlamlandırmanız adına Jasmin Lee Cori sizler için yazmış.

İyi okumalar dilerim :)
370 syf.
‘’Hayatınızdaki memnuniyetsizliklerin ve kısıtlamaların anne yaralarıyla ne şekilde ilişkili olduğunu bilmek verdiğiniz mücadelenin belirli bazı durumların doğal sonucu olduğunu anlamanıza yardımcı olur.'' ( S.204 )

Kim bilir kaç nesil kendisinden önceki neslin hatalarının cezasını çekti? Kim bilir kaç çocuk anneannesinin yaptıklarının ya da yapmadıklarının bedelini ödedi? İyiden iyiye bunu düşündürdü okuma yolculuğum sırasınca..
Kitapta da sıkça geçen "yetersiz annelik" tabiri ile derin düşüncelere dalıyoruz. Ebeveynlik açısından ağırlıklı olarak anne üzerine yoğunlaşmış bir içerik mevcut olsa da bir baba ya da erkek okuyucunun da kendi çocukluğu ve annesinin kendi üzerindeki izleri konusunda etkilerini açıkça görebilmesi açısından oldukça fayda sağlayacağını düşünüyorum. Aslında ilk etapta kullanılan dil 'suçlayıcı' görünse de, ilerledikçe anne ve taşıdığı sorumluluğun nelere yol açtığını fark edip az bile söylenmiş diyorsunuz! Doğrudan nasıl iyi anne olunur kural bir vesaire gibi bir anlatım örgüsü yok. Daha çok ebeveynin ya da okuyucunun o ana dek aldığı, benimsediği dahası belki de çoktan rol model edinilmiş anneliğinin farkındalığını kazandırma amacı söz konusu. Anneler ve ruh durumları , bu durumların kaynakları ve yeni doğan sürecinden yetişkinliğe uzanan yolda kişiye kazanım ve kaybettirdikleri anlatılıyor. Annelik kavramından kendi aldığımız yaraları ( hiç fark etmemiş olduklarımızı bile ) iyileştirmeye ,onlara şefkatli bir yaklaşım sunmaya hazırlayan tespitler, öneriler ,çalışmalar mevcut. Böyle bakınca aslında neyin doğru neyin yanlış yapıldığına dair fikir de verdiği için bir nevi anneliğe olan önem ve bilincimizi kuvvetlendirip nasıl iyi anne olunur’u da bir yerde göz önüne serebiliyor.

Anneliği doğum için yeterli gören bir toplumda yetiştik ne yazık ki. Kitapta anne suçlanmıyor aksine annenizi anlamanıza onun bakış açısıyla da bakabilmenize fırsat veriyor. Gerek yetiştirilme tarzımız gerek genel ahlaki aile yapımız annemiz, ailemiz ile ilgili bir çok şeyi örtbas etme eğilimine soktu bizi. Bazen annelerimiz bize zarar verme amacıyla değil, doğrusunu bilmedikleri, yaşamadıkları, kendileri de yetersiz annelik gördükleri için kalıcı hasarlar bırakabilir. Fiziksel olarak yanımızda olup, tüm kişisel bakımlarımızı eksiksiz yapıp, her şey tam ve tertemiz olsun diye gece gündüz çalışırken, bizim asıl duygusal olarak onlara ihtiyaç duyduğumuzu hiç fark etmemiş olabilirler. Çok duyduğumuz şeyler vardır; '' annem çok iyiydi ama depresifti- annem çok iyiydi ama küçükken anne babasını yitirmişti - annem çok iyiydi ama anne babasından gördüğü davranışlar yüzünden böyleydi.. Hayatı zordu vesaire..'' tüm bunlarda annenin iyiliğini görüyoruz onu suçlamaya vicdanımız el vermiyor ama onun taşıdığı, getirdiği şeylerin neticesini görmüyoruz yahut görmezlikten gelmeyi yeğliyoruz çünkü böylesi bizim için de en kolayı.
‘’Hissizleşmek ve duyguları örtbas etmek ,yarayı korur ama iyileşmeyi engeller.’’ diyor 205 . sayfada. Kitabın sonunda emin olun görmek istemediğiniz hiç farkında olmadığınız kendinizle yüzleşecek anneniz ve anneliğinizin boşluklarını hatalarını görerek iyileştirme yoluna gideceksiniz.

Ebeveyn olmak, anne olmak ne çok şey demekmiş ince ince anlamış oluyoruz nihayetinde. Bir çocuğun daha ilk anlarından itibaren annenin onun altını değiştirirken tavrından tutun, gülümserken, beslerken, uyku alışkanlığı kazandırırken, onunla sıcak ya da soğuk bir bağlanma kurarken her şey ama her şeyde rehberlik ettiğini ve geleceğindeki benliğin temel taşlarını attığını keşke her anneye her kadına aşılayabilsek. Belki o zaman toplumda bu kadar cinnet, bu kadar asilik bu kadar şiddet, karamsarlık, kaybolmuşluk kalmazdı. Kim bilir iyileşirdik zamanla.. Sevgisizlik, ilgisizlik, görünmezlik kişide nelere nelere yol açmıyormuş ki.. Ah! Annenin kendi içinde ve hayatta dengede kalması ne büyük şans! Özveri isteyen özverili olmak bilinci isteyen bir şans. Şu ara gebeliğimin altıncı ayını tamamlıyorum. Çok şükür ki büyük bir öğrenme açlığı içerisindeyim. Görüşlere açık bir aile de yetişmiş olmama rağmen maalesef gelenek görenek ye yetiştirilmişliklerinden dolayı kendi Ebeveyn ve çevremden ufak tepkiler alaylar alıyorum kimi zaman. Bizim zamanımızda şu mu vardı bu mu vardı biz sizi böyle yetiştirdik kötü mü oldu..! Kaçınılmıyor bazen ama duymazdan geliyorum öyle yapmak lazım. Dedim ya kurtarmak lazım kendimizden ,kendi yetişkinliğimizin elinden tutup sevgi ve özveri ile yetiştirilmiş çocuklar büyütmek lazım. Zinciri kırmak mümkün mü dersiniz? Ben mümkün olduğuna inanmak istiyorum. Bir bebeği bir yetişkine dönüştürme yolunda ona rehberlik ederken onun bize emanet edildiğini ve sorumluluğumuzda olduğunu unutmamak gerektiğini iyi biliyorum. Onun gelecekte otururken, kalkarken, bir kuyrukta sıra beklerken, toplu taşıma kullanırken, bir alışverişte bir ilişkide ve dahası kendi ebeveynliğini yaşarken bizim izlerimizi taşıyacağını unutmamaya gayret ediyorum. Ne derseniz bilmem ama toplumca ebeveynlik görüşlerimizi değiştirmenin zamanı geldi de geçmedi mi ?!
370 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10 puan
Bebekliğinde ya da çocukluğunda yetersiz annelik görmüş kişilerin ebeveyn olmadan önce mutlaka okumalarını tavsiye ettiğim bir kitaptır. Sosyal medyada bir annenin paylaşımıyla tanıştım bu kitapla. Uzun süredir baskısı yokmuş ama geçtiğimiz aylarda yeniden baskıya girerek genişletilmiş baskısıyla raflarda yerini aldı. Ben kişisel olarak çok faydasını gördüm. Bu konuda anne ya da babanızla yaşadığınız geçmiş kırgınlıklarınızı, kızgınlıklarınızı iyileştirmek için atılacak en doğru adımlardan biri olabilir.

Keyifli okumalar...
370 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitabı okumaya başladığımdan itibaren çok soru geldi Hakkında.. Nasıl, anneleri çok mu suçluyor? Vs. Şeklinde.. öncelikle kitap okumaya yeni yeni başlayan biriyseniz artık düzenli kitap okuyacağım diye karar verdiyseniz bu ilk okuyacağınız kitap olmamalı bence yani dili ağır belki çevirmen kaynaklı da olabilir ama baya alana dair kaynak kitap formunda yazılmış.. basit bir dille herkes anlasın çabasında bir psikoloji kitabı değil.. ikinci olarak ise eğer normalde kitap okuyorsanız ama bu türü okumayı deneyimlemediyseniz hani yeni yeni kişisel gelişim psikoloji tarzı kitaplar okumaya başlayacağım diyorsanız yine ilk kitap bu olmamalı bence çünkü anlattığı konu ve anlayış tarzı sebebiyle bir alt yapı istiyor.. o alt yapı yoksa vermek istediği mesajlar yanlış anlaşılabilir bence.. mesela bence anneleri suçlamıyor.. anne çocuk arasında yaşamın ilk yıllarında kurulan o bağın öneminden bahsediyor ve o bağda olan eksikliklerin hayata bakışımıza etkilerini söylüyor.. ama bu zaten bilimsel bir gerçek.. fakat burda çok güzel ara mesajlar mesela.. diğer kitaplar gibi direk anne dememiş parantez içlerinde bu baba da olabilir büyükanne de evlatlık verildiğiniz kişi de yani ilk bakıcınız kimse anne derken onu kastediyorum demiş.. herkes okusun diyerek yazılan popüler kişisel gelişim kitaplarında bu detaylara girilmiyor bence.. yine bu tarz tüm kitaplarda içimizdeki çocuk imgesinden bahsedilir ama ben bu kitapta içimizde birden fazla türde çocuk olduğunu öğrendim.. yine özgüveni, hep tek ve tekil bir şey olarak okumuştum hep halbuki özgüvenin tekil olmadığını söylüyor.. özgüvenli değilim değil şu konu da özgüvenli değilim doğrudur diyor çünkü özgüven çoğuldur diyor.. yani detaylı bir şekilde bakmış kavramlara o yüzden alana referans bir kaynak olabilir diyorum.. ve iyileşme bölümünde terapi çeşitlerinden bahsetmiş.. tabi yine terapistlerin psikologların daha rahat anlayabileceği bir jargon kullanmış.. psikoloji litaratürüne az da olsa hakim olmak kitabı tam anlamıyla anlamayı kolaylaştırır diye düşünüyorum dolayısıyla benim çok profesyonel bulduğum ve beğendiğim bir kitap ama ancak ilgililerine önerebilirim.. anneleri suçlamıyor tam tersi annelerimizi (bize bakım veren o ilk kişiyi) suçluyorsak şayet nasıl iyileşebileceğimize dair terapi sürecinden bahsediyor..
370 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Annenin Duygusal Yokluğu kitabı ruh sağlığı alanında çalışacak ve bağlanma psikolojisi ile ilgilenenlere bir kaynaklık etmesinin yanı sıra "duygusal olarak orada olmayan bir anne" ile büyümüş çocuklar için kendini anlama ve kendine yardım etmeye dair bir adım olanağı sunuyor. İyi annenin ne olduğuna ilişkin bir girişle başlamasının ardından çocukların yaşadığı kötü anne tecrübelerinin onlara neler hissettirdiğine dair duygu içerikli örnekler sunması ve bunu onların kurabileceği cümlelerle yapması anlaşılabilirliği artırıyor. Kitabın sonuna doğru annenin de bir öyküsünün olabileceği ve onun böyle davranmasının da bir sebebinin bulunabileceği üzerinde yoğunlaşılması fikrini rahatlatıcı buldum. Bu eksikliği ve ruhsal boşluğu kendilerinde hissedenlere bunu anlamlandırması için sunulan alıştırmalar da oldukça uygulanabilirdi. Özetle, kitabı hem çocuk kişiliğim adına hem de mesleki kişiliğim adına oldukça yararlı buldum.
370 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Benim için duygusal açıdan okuması zor bir kitap oldu. Bu konuda hala iyileşmeyen yaralarım olduğundan sanırım.
Anneniz fiziksel olarak var evet peki ya duygusal olarak orda yanınızda değilse? Bu durum size ne kadar, nasıl zarar verebilir? Bu durumu nasıl farkedersiniz ve nasıl düzeltebilirsiniz? Nasıl iyileşebilirsiniz? İşte bunların hepsi bu kitapta var. Duygusal ihmal yaşamış farkında olmamış olabilirsiniz hatta çocuklarınız olmuştur ama siz çocukluğunuzda yaşadağınız bu ihmalin farkında bile değilsinizdir. Bu kitap önce farketmenizi, bu ihmalin kişiye ne gibi zararlar verebileceğini sonrasında ise kendinizi iyileştirmek için tek başınıza ya da destek alarak neler yapabileceğinizi anlatıyor. Kitabın içinde kendiniz uygulayabileceğiniz çeşitli alıştırmalar var. Yazar iyileşmenin imkansız olmadığını, yaşadığınız duygusal ihmalin telafisinin olduğunu anlatıyor.
Dediğim gibi okuması zor oldu ama çok faydalandım. En azından bazı durumlar için farkındalık kazanmanıza vesile oluyor sırf bunun için bile okunabilir.
370 syf.
Benim için keyifli bir okuma olmasına rağmen çok hızlı akan bir kitap olduğunu söyleyemem.Dili anlaşılır ama uzun bir okuma. Eserde alanda önemli olan birçok kuramcıya ve yazara atıfta bulunarak kaynakça dağarcığını genişlettiği için ayrıca sevdim. Sıradan bir okura da alanın genel perspektifini vermeyi ve sade kalmayı başarıyor. Annenize karşı kopukluk ve öfke duyguları hissediyorsanız okumanızı öneririm.Bunun dışında psikoloji,pdr ve çocuk gelişimi alanında aktif olan arkadaşlara özellikle okumalarını öneririm. Son olarak kitabın daha önceki isminin çevrisini daha çok beğendiğimi belirtmeden geçemeyeceğim. 'Var olan annenin yokluğu' kesinlikle dokunaklı ve anlamlı bir isim..Keyifli okumalar.
370 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitabı az önce bitirdim. Açıkçası yetersiz annelik gördüğüm için beni yeterince tatmin eden bir eser oldu. Yüzleşmemi sağladı. sanki bir terapistimle konuşuyorum gib hissettim okurken . Resmen yazılanları birebir yaşadım. Sanki senelerdir beni tanıyan birisi yazmış gibi hissettim kitabı okurken. Eminim ki mükemmel bir aile yok. Hepimizin çıkaracağı dersler var kitapta. Sonlara doğru okurken biraz sıkıldım sindire sindire okunması güzel tabi ama ben 3 günde bir kitap bitiren biri olduğum için son bölümlere doğru sıkıldım. KİTAP benim hayatımda yeni bir hayata yelken açan kitap sıralamasında ŞU AN İÇİN birinci sırada diyebilirim .
370 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Evvela annemi anladım sonra kendimi sonra çocuklarımı... Okunması gereken muazzam bir kitap. Geçmişe dair kendinizi annenizi travmalarınızı çözümleyip geleceğe daha hafiflemiş ilerliyebilmek ve anlamak herkesi anneni daha çok anlayabilmek ve eşini arkadaşını daha ötesi çocuklarını anlayabilmek ve yolunu düzeltmek...
370 syf.
·11 günde·8/10 puan
" Mutlu bir çocukluğa sahip olmak için asla geç değildir."
Sözü ile bitiyor uzun bir kitap. 'Uzun' diyorum çünkü benim içim çok uzun ve yorucu bir yolculuktu. Kitap gerçeklerle yüzleşmeniz içim elinden geleni yapıyor. Ve sizi yüzleştiriyor. Sadece acı çektirmekle kalmayıp, bu durumdan nasıl kurtulacağınıza dair bir sürü çalışmalara da yer vermiş. Böylece sıkılmadan aktif bir okuyucu olabiliyorsunuz. Yalnız bir uyarı yapmak istiyorum kitaba başlamadan önce peçetelerinizi hazırlayın :) Sakin olma tekniklerinizle okuyacağınızı bilin.
Bu kadar yazdıklarıma rağmen şunu da demek istiyorum ki herkesin okuyabileceği bir kitap değildir. Kitapta annenin ne kadar duygusal yokluğunu bitirme, öfkeyi dindirmeye çalışsa da bazı okurlara fayda edeceğini düşünmüyorum. Kendinizi iyi hissedecekseniz okuyun derim.
Ben kitabı okurken gerçekten çok etkilendim. Yer yer kitabı bırakıp ağladığım oldu. Birkaç kez de okumayı bırakmayı düşünmedim değil :)
Bazı yerlerde annemi çok suçladım. Çocukken benimle daha fazla ilgilenebilirdi dedim. Hatta aklımdan geçen çoğu şeyi annemle de paylaştım. Biraz süre geçince şükrettim. Üzgünlüğümü, kırgınlığımı sunabileceğim bir annem var. Ne yaşamış olursak olalım.
Bu kitap bana anneminde yaralı olduğunu ve onu eleştirirken artık üzmememi, gönlünü yıkmamam gerektiğini ve sonradan pişman olmamak için sabretmenin önemli bir lütuf olduğunu öğretti.
Bir hocam 'Kur'an'ı Kerim'de anneye babaya öf bile demeyin diye buyruluyor. Demek ki bu anne-baba bize of dedittirecek ki ona göre uyarı yapılıyor.'
İmtihanlarımız büyük. Herkes aynı şartlarda yetişmiyor. Ama fazla ama eksik. Ama herkesin ailesi kendi imtihanı. Allah imtihanlarımızı geçmeyi kolay kılsın.
Son olarak insan iyileşmeyi kendisi istemelidir. Geçmişi sürekli dile getirmek, orada yaşamak, kendini üzmekten ve hayatı zehir etmekten başka birşey değildir. Geçmişi bazı aşamalarla geride bırakmalı ve önümüze bakmayı başarmalıyız.
" Geçmişten kopabildiğimizde, kısacık bir zaman geçişi bile bakış açımızı değiştirir."
Son olarak;
" Siz iyileştikçe hikayenizde iyileşmeye başlar."
Yetersiz annelik görmüşseniz, işiniz iki katmanlı olacaktır: Önce kendi yaralarınızı iyileştirmeniz, sonra da çocuğunuzla kendi anneniz ile olan ilişkinizden farklı bir ilişki kurmanın yeni bir yöntemini benimsemeniz gerekecektir.
Jasmin Lee Cori
Sayfa 23 - Koridor Yayıncılık
"Duygusal açıdan istismar yaşamış ve ihmal edilmiş çocuklar, fiziksel ya da cinsel olarak istismara uğramış çocuklarla benzer ve bazen daha da kötü ruhsal sorunlar yaşamaktadır."
Psikolojik açıdan istismar edilmiş çocukların endişe, depresyon, düşük özsaygı, post-travmatik stres sorunları yaşadıkları ve fiziksel ya da cinsel açıdan istismar edilmiş çocuklara kıyasla aynı ya da daha fazla intihar eğilimi taşıdıkları görülmektedir.
Jasmin Lee Cori
Sayfa 157 - Koridor Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anne’nin Duygusal Yokluğu
Baskı tarihi:
24 Eylül 2018
Sayfa sayısı:
370
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059702850
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Anne'nin Duygusal Yokluğu; Yoksun Kaldığınız Sevgiyi Telafi Etme ve Kendinizi İyileştirme Rehberi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Çocuklukta Yaşanan Duygusal İhmalin
Görünmez Etkilerini Bilmek ve İyileştirmek

Anneniz dalgın, mesafeli, hatta küçümseyici miydi? Kurduğunuz ilişkiler ya da kendinize verdiğiniz değer konusunda sorunlar yaşadınız mı? Duygusal açıdan orada olmayan annelerin yetişkinliğe erişmiş çocukları, genellikle hayatlarında neyin eksik olduğunu tam olarak anlayamazlar. Buna karşılık, ihmalkar annelerin çocukları yaşadıkları duygusal travmanın farkındadırlar ama bunun kalıcı ve zarar veren etkilerini gözden kaçırırlar.

Psikoterapist Jasmin Lee Cori binlerce kişide yetersiz annelik yüzünden açılmış her türlü yaranın iyileşmesine yardımcı olmuştur. Yazar, öncü niteliğindeki bu kitabının yeni baskısında, hem anneye hem de çocuğa şefkatle yaklaşmakta ve şu konulara açıklık getirmektedir:

Annenizin dalgın ya da incinmiş olmasının muhtemel nedenleri ve size veremedikleri
Çocuklukta yaşanan duygusal ihmalin kalıcı etkileri
Derinlemesine düşünce ve alıştırmalarla içinizdeki çocuğu bulmanın ve ‘anne boşluğu’nu doldurmanın yolları
Kendiniz (ve belki de çocuklarınız) için daha mutlu bir geleceğe adım atmanın yolları

Kitabı okuyanlar 395 okur

  • Zeynep konuklar
  • • F İ Z Â N E •
  • Damla Nur Ezber
  • Dilara zeybek
  • İkra Korkmaz
  • Zefure şirin
  • Kübra Nur
  • Hanife Kılıç
  • Nazlı Şahin
  • Azize Zeynep

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27 (30)
9
%24.3 (27)
8
%19.8 (22)
7
%9.9 (11)
6
%9.9 (11)
5
%1.8 (2)
4
%1.8 (2)
3
%0.9 (1)
2
%2.7 (3)
1
%1.8 (2)