Ansızın Yola ÇıkmakRasim Özdenören

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.117
Gösterim
Adı:
Ansızın Yola Çıkmak
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753554336
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Adı hatırlanmayan birinden alınan beklenmedik bir haber... Ansızın yola koyuluş... Yolculuk esnasında rastladığı eski sevgilinin sitemleri... İlk konuşmaların ardından fark edilen tuhaflıklar... Kime yazıldığı, kimin yolladığı bilinen ama anlaşılmayan gizemli telgrafların iki eski sevgiliyi bir cenaze töreni için buluşturması... 

Rasim Özdenören, "Ansızın Yola Çıkmak" adı altında topladığı bu öykülerinde olayları esrarengiz bir atmosfer içinde şekillendirmiş görünüyor. Okuyucu öykülerin binası içinde dolaşırken zihnindeki zaman ve mekan kategorilerinin yeniden şekillendiği duygusuna kapılabilir bu yüzden. Öykülerdeki kurgulama tekniğiyle yazar okuyucuya düş ve düşünce alışkanlıklarını aşma konusunda yardımcı olmak istiyor gibi. Okuyucusunun durağan bir ortak duyum kalıbının içinde hapsolmasına rıza göstermediği anlaşılan yazar, "öte" duygusunun gerçekliğini kanıtlamak istemekte âdeta. Hayatı ölümle, fiziği metafizikle, gündelik olanı düşünsel olanla ve nihayet dünyevi olanı kutsal ile irtibatlandırma ihtiyacını duyumsatan öyküler bunlar... 
(Tanıtım Bülteninden)
-Bu kitabı okumak hissi: Oturduğunuz yerden kalkıp can sıkıntısından buzdolabını açıp biraz seyrettikten sonra içinden bir şey almadan tekrar kapağını kapatmak gibi bir şey.-

Kitaptan çok şey bekleyin ama içindeki öykülerden beklentiniz olmasa iyi olur. Nasıl bir kurgu anlayamadım. Gerçi bir kurgu var mı onu da anlayamadım? Ama sanki bu kurgusuzluk ya da kurgudaki zayıflık diyelim bilerek kurgulanmış gibi. Neyse, beni içine çekemedi. Hikayelerin ne başı var ne sonu, ne giriş ne gelişme ne sonuç, ne zaman ne mekan ne kahraman yok yok yok... 12 tane öykü var pardon rüya... Uykudan yeni uyanmış birinin heyecanla anlattığı rüyasını ne kadar anlayabiliyorsam bu kitabı da o kadar anladım. Ben rüyalardan çok anlamam.
O zaman niye böyle oluyor:
İçimi bir huzursuzluk kapladı. Ipıssız hissediyorum. Hava sıcak ama üşüyesim var. Muhtemelen bu rüyaların içine gizlenmiş minik cümleler kulağımda fısıldaşıyor. Ondan.

-Bu kitabı bitirmek hissi: Serçe parmağınızı sehpanın köşesine vurduktan sonraki sızı gibi.-

Sonuç: Sinirlerim bozuldu. Rasim Özdenören'in yeri bende çok ayrı ve sağlamdı. Bu okuduğum ilk öykü kitabı. Belki de yanlış bir zamanda okudum. Belki de yanlış öykü kitabından başladım. Artık orasını bilemeyeceğim. İyisi mi ben deneme ve düşünce yazıları ile yoluma devam edeyim.

Kitabı tavsiye eder misin? -diye sorarsanız-
Halının desenleri güzelmiş. -derim.-

(Öykü ve hikayelerde anlatımdaki kapalılık hoşuma gitmiyor açıkçası.)
İlk kez Rasim Özdenören okuyan biri olarak söylemeliyim ki cidden etkilendim. Dili yalındı ama hikayeler biraz karmaşıktı. Hatta şöyle diyeyim rüya gibiydi. Hani rüyalarda tuhaf, saçma olaylar olur ya aynı öyleydi. Ve bazılarının sonunda yarım kalmışlık hissiyatı veriyordu bana kalırsa. Bir soru işareti bırakıyordu ardında.
Hikayelerin gizemli ve olağandışı olması sadece bu kitaba mahsus sanıyorum ama güzel bir etki bıraktı bende. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Hormon kabarmasıyla
aşk sandıkların varsa
fantezilerine, haram zevklerine
kendine göre verdiğin fetvalarla
ket vurmaya çalışıyorsan
kalbin delidoluysa
gözün detaylarda fazla kalıyorsa
kendini bazen
varlıkla yokluk arasında bir yerde
haddin olmadan dövüşerek
yumruk sallarken buluyorsan
bilinçaltında bir yerde
inancını ve hayal gücünü sömüren
sömürerek büyüyen
sana zarar verecek güllerin yetiştiği
bir flora olduğunu düşünüyorsan
aşkı değil ama sevmeyi(belki)
şöyle ucundan tadar gibi olduysan
aklında canlandırmak istemediğin
olayla ve görüntüler varsa
secdeden semaya arz ettiğin
kimi zaman hırıltılı ve titreyen "Estağfurullaaaah"lar varsa
insan içinde bir o kadar onlarla
bir o kadar kendinde ve yalnız olmak istiyorsan
hele de biraz tasavvuf sayfası çevirdiysen hayatında, belki biraz da peygamberler tarihi
doğru kitabı elinde tutuyorsun
doğru kapağa bakıyorsun
doğru kitabı alıp almamakta kararsızsın.
Rasim Özdenören"in elimde ki "Ansızın Yola Çıkmak" isimli bu kitabının 4. baskısı 2008 yılında İz Yayıncılık tarafından yayınlanmış. Kitap 88 sayfadan oluşuyor ve içerisinde on iki öykü barındırıyor. Kitabın kapağı adeta içindekileri ele veriyor; Bir yol, yürüyen bir adam ve sanki bir sonbahar günü, rüzgârlı ve yağmurlu... Kitapta ki öyküler içerisinde yola, zamana, insana ve insanın iç konuşmalarına sıkça yer verilmiş. Velhasıl güzel kitap. ..
Kitabı alırken dikkatimi en çok celbeden ismiydi. Birçok kez insan kendi iç sesine kapılıp ansızın yola çıkmak ister, hayatına, yaşam şekline, etrafındaki bir sürü şeye ara verip düşünmek ister. Kitap bunun için en ideal örnek. Sürükleyici, etkileyici, anlamlı ve iz bırakan hikayeleriyle sizi düşündürüp kendi iç yolculuğunuza çıkarıyor. ** Ötelere özlemi, dünyanın Öteler için yaratıldığını, insanı en anlamlandıran ve huzur verenin Öteler olduğunu nakış nakış işlemiş..
Hergün ölümden bir davet alıyor insanoğlu. Belki de masamızın üzeri yığınla ölüm adına gönderilmiş mektuplarla doludur. Ansızın icabet edeceğiz bir davete. İşte o yolculukta gerçekten diri olduğumuzun farkına varacağız. Hazır bekleyin. Ansızın yola çıkacağız. Yazar esrarengiz bir şekilde ölümü anlatmış. Kitap başta anlaşılmıyor gibi duruyor. Sonrasında farkına varıyorsunuz.
Yazarın okuduğum deneme kitabından sonra hikâyeciliğini de merak edince başladım kitaba. Yaklaşık 90 sayfa ve 12 kısa hikâyeden oluşuyor, ama sanırım etkisi kendinden daha uzun sürecek. Nasıl bir kitap okudum, hatta okudum mu diye düşünüyorum. Varla yok, hayalle gerçek, uykuyla uyanıklık arasında gidip geldim okurken. Hikayelerin ne başı var ne sonu. Kahramanı ne var ne de yok... Yedi güzel adam muhafazakarlığıyla tanınır ya, yazar hikayelerinde sınırları da biraz aşıyor. Ama bunu anlatırken farkettirmiyor bile... Okurken bana biraz Ali Ural'ın Makyaj Yapan Ölüler'ini hatırlattı... Özetle klasik anlatımdan sıkılıp değişiklik arayanlar kesinlikle okumalı... .
.
.
. "Karışık biriyim", demişti kız ona, "beni zor anlarsın sen, belki de anlamazsın, çünkü ne bileyim ben, bakarsın herkesin eğlendiği yerde bana sıkıntı basar, gözyaşımı saklamak için ne yapacağımı bilemem, bazen de herkes ağlarken, inanmıyorsun değil mi, kendimi tutamam, gülmeye başlarım, her şey iç içe gelişir bende."
Okuduğum ilk Rasim Özdenören kitabı.Açıkçası etkileyici ve bir o kadar da anlamlı bir kitaptı.Ansızın yola çıkmak ve ansızın kitabın içinde kaybolmak... Anlatılanların başı nerede başlıyor ve nerede bitiyor bilmemenize rağmen ne anlatıldığını anlayabiliyorsunuz.
Ürkütücü. Bir an Rasim Özdenören değil de Stephen King okuyormuş gibi hissettim. Hikayelerin hepsinde bir gizem biraz da kapalı anlatım var. Neden bilmiyorum bu yazarın hikayesinde ölüm, ceset gibi kavramlar görmek beni şaşırtmadı. Kitabın adı çok uygun olmuş. Bütün karakterler ansızın ortaya çıkıp, ansızın olan şeyleri yaşıyorlar. Ve siz konunun merakıyla sayfa çeviriyorsunuz. Bu da başarılı bir hikaye kitabı demek oluyor galiba. ^^
"Öyleyse sen sensin!"
"Evet, ben benim!" dedi kız.
"Demek ki, sen bensin?"
"Evet, ben senim!" dedi kız.
"Sen osun!"
"Ben oyum!"
"Ben de oyum!"
Rasim Özdenören
Sayfa 69 - İz yayıncılık, 5.baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ansızın Yola Çıkmak
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753554336
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Adı hatırlanmayan birinden alınan beklenmedik bir haber... Ansızın yola koyuluş... Yolculuk esnasında rastladığı eski sevgilinin sitemleri... İlk konuşmaların ardından fark edilen tuhaflıklar... Kime yazıldığı, kimin yolladığı bilinen ama anlaşılmayan gizemli telgrafların iki eski sevgiliyi bir cenaze töreni için buluşturması... 

Rasim Özdenören, "Ansızın Yola Çıkmak" adı altında topladığı bu öykülerinde olayları esrarengiz bir atmosfer içinde şekillendirmiş görünüyor. Okuyucu öykülerin binası içinde dolaşırken zihnindeki zaman ve mekan kategorilerinin yeniden şekillendiği duygusuna kapılabilir bu yüzden. Öykülerdeki kurgulama tekniğiyle yazar okuyucuya düş ve düşünce alışkanlıklarını aşma konusunda yardımcı olmak istiyor gibi. Okuyucusunun durağan bir ortak duyum kalıbının içinde hapsolmasına rıza göstermediği anlaşılan yazar, "öte" duygusunun gerçekliğini kanıtlamak istemekte âdeta. Hayatı ölümle, fiziği metafizikle, gündelik olanı düşünsel olanla ve nihayet dünyevi olanı kutsal ile irtibatlandırma ihtiyacını duyumsatan öyküler bunlar... 
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 85 okur

  • Ömer Faruk AY
  • Seyid Ahmet GÜLTEKİN
  • Bayındır Han
  • Zehra
  • Osman Beter
  • Kendine Şair
  • Şaban Sezer
  • Liliyar
  • Elif Nur Polat
  • hacer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%25.9
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%25.9
45-54 Yaş
%3.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.9
Erkek
%35.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.2 (5)
9
%27.6 (8)
8
%24.1 (7)
7
%17.2 (5)
6
%0
5
%3.4 (1)
4
%3.4 (1)
3
%0
2
%3.4 (1)
1
%3.4 (1)