Antonius ve KleopatraWilliam Shakespeare

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.560
Gösterim
Adı:
Antonius ve Kleopatra
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
164
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054465712
Çeviri:
Sabahattin Eyüboğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Antonius ve Kleopatra;

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazarın 1606 ya da 1607 yılında yazdığı Antonius ve Kleopatra’ da ise, Roma (Batı) ve Mısır (Doğu) ekseninde, denebilirse, hem aşkın hem de tarihin yıkıma uğradığı çifte bir tragedya işlenmektedir.

Sabahattin Eyüboğlu (1909-1973); Hasan Âli Yücel’in kurduğu Tercüme Bürosu’nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da “imece” birlikteliğiyle yaptığı çeviriler, Hayyam’dan Montaigne’e, Platon’dan Shakespeare’e hep, dünya kültürünün doruk adlarındandı.
Kesin olmasa da Shakespeare'in 1606-1607 yılları arasında kaleme aldığı bir eser Antonius ve Kleopatra. Yalnızca eserin kaleme alındığı yıl ile bugüne bakmamız dahi eserin değerini ortaya koyuyor. Peki öyleyse neden dönemin zeitgeist'inin dışına çıktığında modern insan için anlamını kaybeden bir eser olmadı? Sevge'nin girişte belirttiği gibi Shakespeare net yargılardan uzak durarak, yaşamı muğlaklığı, karmaşıklığı, tüm belirsizliğiyle yansıtıyor okuyucuya. Okuyucunun farklı anlamlar yüklemesine mahal verecek çok yer barındırıyor eser. Bu nedenle günümüzde Shakespeare hala yorumlanan ve yeni perspektiflerden açıklığa kavuşturulmaya çalışılan bir sanatçı.

Şiirsel bir dille yazılan Antonius ve Kleopatra kimi araştırmacılara göre Shakespeare'in doruk noktasıdır, ancak kimileri de eserin perde ve sahne sayısının çokluğunu eleştirir. Ancak Elizabeth çağı tiyatrosunda perde ve dekor yoktu bu anlamda modern tiyatro ile kıyaslanamaz bile. 400 yıllık bir gelişim seyri var Shakespeare eserlerinin. Böyle olunca da yine Sevgan'ın dediği gibi bir çok Shakespeare ile karşılaşıyor okur.

Eser bir aşk ve tarih tragedyası olsa da aşkın trajik yanı ağır basar. Antonius Roma'nın üç büyük generalinden biridir. Yalnızca Kleopatra için değil bütün dünya için tapılası biridir o. Öyle ki ölüm haberini alınca Ceaser, o kadar büyük bir varlığın yok olmasının karşısında kıyametin kopmadığına şaşırır. Ancak Enobarbus'un anlattıklarından biliyoruz ki Antonius daha ilk gördüğünde vurulur Kleopatra'ya. Kleopatra ise iki eşi geride bırakmış dul Mısır kraliçesidir. Ama öyle canlı kanlı karakterize edilmiştir ki Kleopatra, kimi araştırmacılar böyle bir karekter için gerçeklikten pay alındığını söyler. Bu nedenle Kleopatra gerçek yaşamda Shakespeare'in duygularını uyandırmış bir kadın olarak da yorumlanır. İşe eser bu iki güçlü karakterin aşkı etrafında döner. Ancak toyca bir aşk değildir, şehvenidir, Antonius 50''li Kleopatra ise 35'li yaşlarında izlenimi verir okuyucuya. Hatta karakterleri ve atmosferi dışlarsak konu yalnızca basit bir klişe kalır;
Antonius Ceaser ile aralarındaki kırgınlığı kapatmak adını kız kardeşi Octavia ile evlenir. Ancak Mısırda Kleopatra vardır ve Antonius Kleopatra'ya döner, Octavia da abisinin sarayına. Bunun üzerine Antonius ve Ceaser arasında savaş çıkar ve Antonius yenilir. Ardından önce Antonius sonra Kleopatra'nın intiharı gelir.

Ancak eseri çekici kılan şey ise tüm bu olanların arasında ki küçük boşluklardır. Özellikle Kleopatra bir anda aşkı için yalanlar söyleyen entrikalar çeviren bir kadın iken bir anda saf ve masum bir aşkın tutsağı olarak çıkar karşımıza. Onu anlamaya çalışmak ise okuyucunun maharetine kalıyor.

(İnceleme Türkiye İş Bankası Yayınları, 7.Basım 2016 üzerinedir.)
Kleopatra 12 yaşındayken bir kere görmüş olduğu anthony'i unutamamıştır, yıllar sonra Anthony ile Kleopatra tekrar karşılaşırlar ve aralarında büyük bir aşk vardır.
Roma devi Antonius Mısır'da Kleopatra ile birlikte yaşamaktadır; gücün ve erkekliğin ülkesi olan romayı neredeyse unutmuştur. Pompeius, Antonius ve Caesar'a savaş ilan etmiştir. Antonius da Kleopatra'dan ayrılmak zorunda kalır ve Caesar ile barışmak için kızkardeşi Octavia Caesar ile evlenir. Fakat bir süre sonra unutamadığı asıl sevdiği kadın olan Kleopatra'ya geri döner. Antonius'un Kleopatra'ya dönmesiyle Caesar ile Antonius arasında savaş başlar. Savaşa Kleopatra'nın da katılması ve Antonius'un Kleopatranın peşinden gitmesi ile antonius büyük bir yenilgi alır.
Çok sıradan bir konusu olmasına rağmen kitabın sonlarına doğru bu ilişkinin karmaşıklığı, Kleopatra' nın gerçekten Antony'i sevip sevmediğini sorgulamaya başlıyor insan ister istemez. Seven bir kadın nasıl böyle davranabiliyor anlaşılması güç derken; aşk ülkesi olan mısır meğer gücün ülkesi olan roma'dan hep daha fazlasını istiyormuş bunu anlıyoruz. Sonunda ise iki aşık da birbirleri için gözyaşı ve gururla birbirlerine kıyarlar aktium'da.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.883 Oy)8.170 beğeni26.104 okunma634 alıntı127.106 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.027 Oy)12.509 beğeni31.837 okunma2.822 alıntı132.965 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.136 Oy)17.537 beğeni39.608 okunma2.136 alıntı165.899 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.270 Oy)5.379 beğeni18.201 okunma690 alıntı92.585 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.501 Oy)8.444 beğeni22.929 okunma1.460 alıntı106.073 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.079 Oy)7.347 beğeni19.880 okunma3.253 alıntı116.991 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.246 Oy)8.172 beğeni24.054 okunma1.939 alıntı102.874 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.991 Oy)8.388 beğeni23.301 okunma1.155 alıntı113.286 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.998 Oy)3.514 beğeni11.750 okunma1.023 alıntı47.906 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.099 Oy)4.816 beğeni16.048 okunma2.818 alıntı102.837 gösterim
Shakespeare’nin Roma konulu 3 eseri vardır ve Sadık kardeşiniz Julius Caesar ve Coriolanus sonrasında son kitap Antonius ve Kleopatra’yı da okuyarak bu seriyi bitirdi demek mümkün.
Hikayemiz aslında Romalı bir general ve Mısırlı bir kraliçe arasında geçenleri anlatıyor ve gerek Antonius gerek Romalılar şuan ki döneme göre tabirle söylersek ‘Girdikleri Ergenlik Tripleriyle’ döneminde çığır açıyorlar. Hatta ben konu hakkında daha çok fikriniz olsun diye sizlere şöyle bir kültür birikimi notunu da göndermek istiyorum efendim.
http://www.wiki-zero.co/...dXNfdmVfS2xlb3BhdHJh
Bunu başka nasıl ele alabiliriz. Yazarın tam 412 yıl evvelden Doğu (Mısır) ve Batı (Roma) arasında bir hikayeyle bu iki kesimin çatışmasını tiyatroya en iyi aktarma mücadelesine tanık oluyoruz. Güzel bir hikaye, kendini okutuyor. Kafa dağıtmak açısından bile olsa okunabilir. İyi okumalar dilerim..
Bu kitap o dönemde ki çoğu insana göre Shakespeare'in everesti olarak bilinir ve bence de 4 büyük eserinden önce gelen muhteşem bir eserdir.
Kleopatra ve Antonius'un aşkını anlatır. Aslında konusunu çok sıradan bulabilirsiniz ,nitekim öyle de ama kitabin sonlarina doğru kitap alevlenir ; ilişkinin karmaşıklığı, sevginin var olup olmadığı , birbirine tamamen zıt olan doğu batı ülkelerine (yani roma ve mısır'ın) rağmen yaşanmak istenen aşkı , siyaseti , aşkın mahvoluşuluğu anlatır.
Romeo ve Juliet gibi sadece aşk odaklı bir eser de değildir.
Peki kitap sonunda ağlar mıyım ? Diye soracak olursanız ; evet ağlarsınız
Antonius ve Kleopatra, konusunu tarihten alan tanınmış bir tiyatro eseridir.Shakespeare’nin bu eseri en muhteşem , en mükemmel , en heyecanlı ve en çok şiir yüklü oyunu kabul eden pek çok eleştirmen vardır. Benimde en çok okumayı istediğim ve merak ettiğim romanlardan biriydi haliyle. Ve genel olarak beğendim de sadece oyunun odak noktalarından biri olan aşk pek umduğum gibi değildi. Şöyle ki; Antonius ile Kleopatra'nın ilişkisi öylesine huzursuz ve zaman zaman öylesine yırtıcı, nerdeyse kin diyebileceğimiz bir duyguya o kadar yakındı ki, bu bağın sevgiden çok şehvetten geldiği düşünülebilir. Nitekim Romalılar için de, pis bir şehvet düşkünlüğünden başka bir şey değildir bu aşk. Hatta Enobarbus'a göre Kleopatra, Antonius'un bir türlü vazgeçemediği lezzetli bir Mısır yemeğidir. Aşkın bu şekilde tasviri benim gibi bir romantiğin pek hoşuna gitmedi haliyle. Ancak doğu ile batının çatışmasını çok güzel bir şekilde göstermişti. Kitaptaki evren birbirine tamamıyla aykırı, birbirine ölesiye düşman olan "doğu" ve "batı"ydı, yani Roma ve Mısır'. Roma siyaset ve savaş, iktidar hırsı önde gelen bir erkekler dünyasıyken, bir kadınlar dünyası olan Mısır ise, aşk ve duygunun, keyifle yaşamanın, sevmenin, sevilmenin ön planda olduğu bir dünyaydı. İşte Antonius ve Kleopatra'da asıl trajedi, bu iki dünyanın çatışmasından doğdu bence. Sonuç olarak hoşuma gitmeyen kısımlar olduysa da Shakespeare sonuçta, okunmalı diyorum.
Normalde tiyatro tarzı kitap okumak hoşuma gitmiyordu ve bu yüzden Shakespeare’e başlamıyordum. Ancak Antonius ve Kleopatra’yı okuyunca fikrim değişti. Gayet akıcı olan kitap hem aşkın hem de tarihin yıkıma uğradığı bir tragedya işlemesiyle ilgimi çekti. Kleopatra’nın Antonius’a karşı olan aşkını şiirsel bir dille anlatması ve ikisinin arasındaki çarpıcı ilişki, günümüz açısından düşünüldüğünde abartılı gelse de okurken çok keyif veriyor. Henüz bitmedi ancak kısa sürede biteceğine eminim.
"Yok, rica ederim, bahaneler arama gitmene: Hoşçakal de ve git."
William Shakespeare
Sayfa 54 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Hor görüp başından attığını
Yok olunca yeniden bulmak istiyor insan.
Bugün en çok sevdiğimiz şey dönüp dolaşıp
En az sevdiğimiz şey oluyor yarın.
Evet, yaradılışımızın garip bir cilvesi de bu ;
En isteyerek yaptığı şeylerden
Pişmanlık duyuyor insan...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Antonius ve Kleopatra
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
164
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054465712
Çeviri:
Sabahattin Eyüboğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Antonius ve Kleopatra;

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazarın 1606 ya da 1607 yılında yazdığı Antonius ve Kleopatra’ da ise, Roma (Batı) ve Mısır (Doğu) ekseninde, denebilirse, hem aşkın hem de tarihin yıkıma uğradığı çifte bir tragedya işlenmektedir.

Sabahattin Eyüboğlu (1909-1973); Hasan Âli Yücel’in kurduğu Tercüme Bürosu’nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biriydi. Tek başına ya da “imece” birlikteliğiyle yaptığı çeviriler, Hayyam’dan Montaigne’e, Platon’dan Shakespeare’e hep, dünya kültürünün doruk adlarındandı.

Kitabı okuyanlar 190 okur

  • Akıl  Defteri
  • Topalsipahioğlu
  • Abdullah Ferman Uslu
  • Tugba Kocaagaoglu
  • Işıl Ca
  • Mevlüt Soluk
  • Defne Eda
  • Gözde
  • Begüm Çorbacıoğlu
  • Sadık Kocak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%44.4
35-44 Yaş
%16.2
45-54 Yaş
%6.1
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.8
Erkek
%36.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.1 (18)
9
%21.7 (10)
8
%17.4 (8)
7
%15.2 (7)
6
%4.3 (2)
5
%2.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0