Araf'ın Sakinleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
707
Gösterim
Adı:
Araf'ın Sakinleri
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759963828
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Baskılar:
Araf
Araf’ın Sakinleri
Hastane odasında sonunu bekleyen genç bir kız... Onu yapayalnız ölümün soğuk kollarına iten nedenler... Hakikati Handan’ın hayat hikayesinde bulan ateist bir doktor... Sıradışı konuşmalarıyla ruhani dünyalara pencereler açan İskender... Ve bu insanların manevi yolculuğu...

Ateist kocaya aşkla bağlı inançlı bir kadının hoşgörüsü... Hiçbir engel tanımayan sevginin tılsımı...

Jale, Berrin, Safiye ve diğerlerinin dramatik, bir o kadar da ibret dolu hayat hikayeleri... Kısaca rotasını kaybetmiş gençliğin çığlıkları... Ve bütün bu olanların arasında Handan’a sonsuzluk kapılarını açan o ses...
248 syf.
·Puan vermedi
Yetiştirme Yurdunda büyüyen Handan, büyük zorluklarla üniversite eğitimi için İstanbul'a gelir. Büyük şehrin büyüsüne kapılıp, yurttaki arkadaşlarının da etkisiyle geriye dönüşü mümkün olmayacak hatalar yapar. Sonuçta yolu bir hastanede ateist bir doktorla kesişir. Araya serpiştirilmiş dinler tarihi ve felsefi bilgiler kitaba ayrı bir renk katmış. Güzel bir kitap.
248 syf.
·15 günde·Beğendi·7/10
Kanat Güney'in Eroin Güncesi kitabına ilaveten felsefe ve din olgularını da barındıran zengin içerikli kitapta beğendiğim iki bölüm:

*Sınırsız özgürlüğü hürriyet sananlar, kendi çocukları olduğunu unutmasınlar. Televizyonlarda okul sonu partilerinde, eğlence mekanlarında, gençlerin eline içki kadehlerini vererek bu ülkenin gençliğine ve geleceğine bomba attıklarının farkına varsınlar.

*"Yolda yürüyen dört kelebek bir ateş gördüler. Daha önce hiç görmedikleri ve bilmedikleri ateşin ne olduğunu anlamak için kelebeklerden birincisi ateşe doğru yürüdü. Ateşe yaklaşınca üzerinin aydınlandığını gördü. Geri döndüğünde diğer arkadaşlarına ateşin etrafa ışık yaydığını söyledi.
İkinci kelebek ateşi daha yakından tanımak için ateşin yanına vardı. Ateşe biraz yaklaşınca yüzünü alaz bir alev sardı ve kendisini hemen geri çekti. Diğer arkadaşlarına ateşin ısıtıcı bir şey olduğunu söyledi.
Üçüncü kelebek ise ateşe daha yaklaştı ve yaklaşmanın etkisiyle bir kanadı yandı. Kendisini yanmaktan zor kurtardı. Arkadaşlarına dönerek ateşin yakıcı bir şey olduğunu söyledi.
Dördüncü kelebek ise ateşin yanına gelerek kendini ateşe attı. Ateşte yanıp gitti. Geri dönüp ateşin yok edici olduğunu anlatamadı." diyerek, dört kelebek hikâyesiyle ezeli sırları bilmenin; ancak o sırrın içinde kaybolarak öğrenilebileceğini anlattı.
248 syf.
·3 günde·Puan vermedi
#elazığkitapfuarı nda sohbet etme imkanı bulduğum ve kitap yorumunu bekliyorum diyen @eroglufikret 'na, okurlarına ve okurlarının fikirlerine değer verdiği için teşekkür ediyorum.

#arafınsakinleri 'ni okumayı yoğunluğum nedeniyle biraz ertelemek zorunda kaldım. Ama bunun için pişman oldum. Kitabı aldığım gün okumalıydım. İlk olarak kapak tasarımını çok beğendiğimi söylemeliyim. Her sayfasında günümüzün konularına ve sorunlarına değinen bir yer bulunmus. Gençlik, madde bağımlılığı, eğlence hayatı, aile sevgisi veya sevgisizligi, din karmaşası.... Bir cok konu var ve hepsinin birbiriyle harmanlanması başarılı olmuş. Hayatimizda ki iyi ve kötü insanların sentezini ve kendimizi manevi açıdan sorgulamamizi sağlıyor. Öncelikle kendini tanimlama evresinde olan genç kitlelerin bu kitabi okumalarini tavsiye ediyorum. Kitabın içinde ki cüce kadın hikayesi ve hemşire Azra'nin yaşadığımız toplumdaki kadin rolunu yansıtması cok güzel olmus. Ayrica diger hemsiremizin kendisiyle barışık olan yapısı kadınların metalastirilmasi icin verilen ugraslara ters tepki olarak koyulmuş. Kadın olduğu ve hissettiği gibi mutlu olmalı. Bu ülkede ana karakterimiz Handan gibi olan bir çok insan var, karakterin yaşadıkları okuru sıkmadan aşırı bir melankoli yasatmadan olduğu gibi yazilmis olması bizim karaktere acimamizi değil ders çıkarmamızi sağlamış. Sadece islam üzerinden değil islama kadar gelen süreçte diğer ilahi kitaplardan alıntı yapılması tüm insanlara hitap etmis, önemli olanin dini inancin ismi degil ilk gunden bu yana dinde ki amacın Tanrı ve aşkı tanimak olduğunu bize anlatmış. Ben sevdim kitabı. Tek olumsuz eleştirim şu olacak, kitapta yazım ve kelime hataları var. Bir kaç tane bile olması insanı rahatsız ediyor. Sonuç olarak kitabın içeriğini beğendim. Tüm konuların harmanlanması okuyucuyu rahatsız etmeyecek gecislerle sağlanmış. Eser için teşekkürler. Dilerim bir çok okuyucuya ulaşabilir ve hayatlarına dokunabilirsiniz
Bu dünya,bir kitaptır düşüncesi sensin,
Bu dünya,gecelerdir içindeki ömür sensin,
Bu dünya,gözlerdir içindeki nur sensin,
Bu dünya, gölüyüzdür içindeki ay sensin.
HADİ ADAM
"Kapitalist dünyanın insanlara dayattığı yaşam tarzı, ekonomik tatminsizlik üzerine kurulmuştu. Hep doyumsuzluk, modern feodal beylerinin ürettiği değerleri satın almak için köleler gibi çalışmaya zorlanan işçi sınıfı, her mahallede bir milyoner yaratmasa da sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen zengin ağa babalarını yarattı. Evinin kilidini çocuğunun üzerine kilitleyen anneler, bu zengin ağa babalarının Avrupa bankalarındaki hesaplarını kabartmak için istemeyerek yollara düştüler.
Tüketime özendirilen toplumun mutluluğu evindeki elektronik aletlerin sayısıyla paralel olmaya başladı. Böylece insan ağa babalarının ürettikleri bu elektronik çöplükleri satın alabilmek için kadınlar kısmen annelik görevinden feragat ettiler. Erkekler de daha çok kazanabilmek için ikinci bir iş yapmak üzere gece dışarıda olmayı tercih ettiler. Böylece anne baba ilgisinden mahrum yetişen ruhsuz ve doyumsuz çocuklar topluluğu oluşturduk..."
Ölüm gurupta batmaya hazırlanan şu güneşten farksızdır. Tek fark var, o tekrar birilerine hayat vermek için yeniden doğacak.
Fikret Eroğlu
Sayfa 31 - Kuytu Yayınları
"Yaşadığımız hayatın yükünü başkasına atmak, o hayatı inkar etmekten başka bir şey değildir. Eğer ateş eşkıyanın eline düşerse yangın olur, şehir yakar. Merhametlinin eline düşerse soğuktan donanlara ilaç olur..."
"Enver Paşa ile zirveye çıkan Alman rüyası, altmışlı yıllarda işçi olarak çalışmaya giden Anadolu insanının tahta valizlerinde sıkışıp kalmıştı."
"Yaratılış harikası olan insan, toprak altında yok olup gitmek için yaratılmamıştır. Toprağa düşen hiçbir maddeyi zayi etmeyen Allah, insanı da toprak altında zayi etmeyip yeniden diriltecektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Araf'ın Sakinleri
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759963828
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Baskılar:
Araf
Araf’ın Sakinleri
Hastane odasında sonunu bekleyen genç bir kız... Onu yapayalnız ölümün soğuk kollarına iten nedenler... Hakikati Handan’ın hayat hikayesinde bulan ateist bir doktor... Sıradışı konuşmalarıyla ruhani dünyalara pencereler açan İskender... Ve bu insanların manevi yolculuğu...

Ateist kocaya aşkla bağlı inançlı bir kadının hoşgörüsü... Hiçbir engel tanımayan sevginin tılsımı...

Jale, Berrin, Safiye ve diğerlerinin dramatik, bir o kadar da ibret dolu hayat hikayeleri... Kısaca rotasını kaybetmiş gençliğin çığlıkları... Ve bütün bu olanların arasında Handan’a sonsuzluk kapılarını açan o ses...

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • İremsu
  • Berfin Aslan
  • Şeyma Kaya
  • Merve
  • Burak
  • Hazel E
  • Hayriye Ağcabay
  • Safderun
  • Ecrin Alev Aslan
  • Sosyopat

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.1 (8)
9
%11.8 (2)
8
%11.8 (2)
7
%11.8 (2)
6
%11.8 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%5.9 (1)