Mahşerin dört atlısı; Ares, Limos, Thanatos ve Reseph. Her birinin bir mührü var ve bu mühür kırıldığında her biri bir felakete yol açacak. Ares savaşa, Limos kıtlığa, Thanatos ölüme ve Reseph salgına dönüşecek ve dünyanın sonu gelecek. Her birinin de mührü farklı şekilde korunuyor. İlk mührü kırılan Reseph oluyor ve Reseph'in hedefi Ares. Hemen hemen her fantastik kitapta olduğu gibi bunda da başlangıcı yavaş ve bilgi ağırlıklıydı. Olağanüstü varlıkların ve isimlerin sayısı çok fazla bu da bazen karakterleri karıştırmama yola açtı. Bu kadar fazla ikili ilişki olmayıp, savaşa ağırlık vermeleri daha çok hoşuma gidebilirdi. Limos karakterini daha çok sevdim ve 2.kitabını daha çok merak ediyorum. Fantastik severlerin okuyabileceği bir seri.
Ve Mahserin Dört Atlısı serisine başlayabildim.
Kitabı okumaya ilk başladığımda o kadar karakter vardı ki bunların içinden nasıl çıkıcam diye düşündüm. Ama biraz alışmaya başlayınca kitap çok akici.
4 kardes arasından Reseph amigortosu kurulun a artik kötü biri olmuştur. Adi Salgın olarak değişince dünyaya salgın hastalıkları yaymaya baslar.
Geriye kalan Ares Likos ve Thanatos' u kendi gibi yapabilmek adına türlü yollar denemeye baslar.
Ares amigortosunun kırılmaması için büyük bir mucadeley baslar.
Işın kötü yani en zayıf tür olan bir insan bunu taşımak zorunda kalır. Ölmesi halinde Ares dönüşüp dünyaya savaşları getirecektir.
Bu insan Ares' ın gözlerini kamastirana Cara' dir.
Bir insan olmasına rağmen aslında farklı özellikleri de vardır.
4 kardeş arasında bu büyük mücadele dünyaya kıyameti getirecek çok önemli bir olaydır aslında.
Uzun zamandır beni etkileyen böyle bir seri başlangıcı olmamıştı. Okurken kitabın arkasında yer alan yaa sınırı uyarısı mutlaka dikkate alinmali
larıssa ione 6 kitaptan oluşan ama sadece 4 kitabı ülkemizde yayınlanan ve yayınevinin heba ettiği serilerden biri olduğunu düşündüğüm akıcı bir kurgusu olan ve heyecanın hiç bitmediği bir kitaptı.
Mahşerin Dört Atlısı Serisinin birinci kitabı. Kutsal kitaplarda adları geçen, kıyamet gününde ortaya çıkacaklarına inanılan dört atlı: Ares (Savaş), Reseph (Salgın), Thanatos (Ölüm) ve grubun tek bayan üyesi, Limos (Kıtlık).
Her atlının kendi mührü var ve bu mühür kırılırsa da felaket geliyor.
Seri çok fazla okuyucu kitlesine ulaşabilecek ve güzel geri dönüşler alabilecekken maalesef ki yayınevinin elinde heba olmuş. Birçok kişi kitaba uyum sağlayamadığından, karakterleri ya da kavramları anlamakta zorlandığından bahsediyor. Bunun öncelikli sebebi Ares, Mahşerin Dört Atlısı serisinin 1. Kitabı olmasına rağmen aslında Demonica serisinin 6. Kitabıdır. Yani öncesinde bize birçok şeyi anlatan 5 kitap daha mevcuttur.
Hadi orası basılmadı bari Mahşerin Dört Atlısının son 2 kitabını da bassalardı ama o da yok. Üstüne bir de çeviri çok iyi olmayınca kopukluk olabiliyor. Buna rağmen bence iyi yetişkin fantastiklerden biri.
Başlangıçta çok fazla özel isim var ve sanki hepsini bilmeniz gerekiyormuş gibi davranıldığı için bir müddet mevzu anlaşılmıyor. Bu sebepten neredeyse vazgeçecektim kitaptan. Kitabı pek beğendiğim söylenemez ancak okunmayacak gibi değil. Pek işiniz yoksa abur cubur niyetine okunabilir.
Mahşerin dört atlısı serisinin ilk kitabı Ares yani Savaş’ın kitabını okuduk. Kitaba ilk bölümlerde kesinlikle adapte olamadım yani yazar sanki çoğu terimleri biz biliyormuşuz, çoğu karakteri de
Okurken beni aşırı rahatsız eden bir sürü basım hatası vardı, bir ara yeter artık diye düşündüm. Bir iki tanenin lafını bile etmem. Ben yayınevinin yerinde olsam söyle güzel ciltli bir baskı ile
Mahşerin dört atlısı Ares, Reseph, Thanatos, Limos.
Her atlı bir mühre sahip ve bu mühürleri korumak zorundalar yoksa kıyamet kopacak.
Reseph'in mührü kırıldı ve o artık salgın. Dünya salgınlarin pençesinde. Ve Reseph kıyameti getirmek için kardeşlerinin mühürlerini kırmanın yollarini arıyor.
Ares'in mührü artık bir insan olan Cara'da. Cara ne kadar istemesede mührü taşımak zorunda bu onun ölümüne neden olsa bile. ....
Bayadir fantasik okumadigim için bana ilaç gibi geldi bu seri. Başlarda farklı farklı kavramlar olsada okudukça anlıyorsun. Değişik bir konu, savaş, aşk ve beni şaşırtan olaylar da olunca kitabı heyecan ve keyifle bir çırpıda okudum. Yine değeri bilinmeyen bir seri olduğunu düşünüyorum. ....
Bu seri aslında Turkiye'de yayınlanmamış olan Demonica serisinin içinde yer alıyor. Fantastik ask romanı sevenlerin hoşuna gideceğini düşünüyorum. Ben serinin mahşerin dört altısından önceki kitaplarını da sevmiştim. Bu kitaptaki yan karakterlerin ve olayların bu noktaya nasıl geldiğini anlatıyor. Ama seri ana karakterler her kitapta değiştiği için sadece mahşerin dört altısının okunması da mümkün bence.
Kitaba gelirsek, konusu güzel ve dili akıcı. Mahşerin dört atlısını dinsel boyutta almak yerine onlara bir kişilik ve farklı birer yol çizmiş. Bilinenden yola çıkarak kurgulanmış hikayeleri seviyorum ben. Benim gibi düşünenler de bu kitabı, eğlenceli diyalogları ve hızlı temposuyla sevecektir.
Ben bu kitabı okurken acayip sıkıldım yani bilemiyorum başkaları ne düşünür ama bana biraz da anlamsız geldi tabi incil'e inananlar için anlamlı ,ama serisine devam etmemekte kararlıyım karar sizin...