Ama gerçekten hiç diye, hiçlik diye bir şey var mı? Bilmiyorum. Bildiğim hala buradayız, ışıl ışıl bir sevgi, süregiden bir ezgiyle ; kim bilir daha ne kadar Argonautlar Maggie Nelson. s. 227.
Truva Savasi'ndan önce yaşamış, Altın Postu bulmak için yola çıkan kahramanlar Argonautlar. Kendi destanını kahramanliklari ile yazan mitsel figürler.
Kahraman olmak için eril gücümüz önemi çıkmalı yoksa bizler baştan mı yazmaliyiz güç ve huzur kavramlarını.? Buradan yola çıkarak, cesur bir metin kaleme almış Maggie Nelson. Annelik, hamilelik, cinsellik, erotizm , toplumsal cinsiyet, cinsel tercihler, ölüm, doğum, yaşam, varoluş, aile olmak , queer aile olmak gibi kavramlarının üstüne inşa edilmiş bir metin Argonautlar. Kimliğimizi seçebilir miyiz? Boyle bir şansımız var mı? Ne kadar özgürüz bu konuda? Nasıl yaşarsak daha mutlu , daha özgür oluruz gibi soruları düşündürüyor okuyucuya Nelson. Metnin içinde Deleuze, Judith Butler, Susan Sontag gibi önemli isimlerinin anekdotlari da mevcut. Kitap kurgu- kurgu dışı arasında kalan, yazarın hayatından izler taşıyan, durup düşündüren cümlelerin olduğu bir metin. Herkesin sevebileceği bir metin olduğunu düşünmüyorum. Değişik, sınırları zorlayan, her şeyin konuşulması gerektiğine inanan bir okuyucuysaniz kitap tam size göre derim. Alışılmışın dışına çıkarak, bildiğimiz doğrulara yazarın tekme atmasını sevdim. Değişik metinler okumayı seviyorsanız okuyun derim. Ben kitabi sevdim. Yazarın cesaretine de ayrıca hayran kaldım. İyi okumalar.