Arif için Din Yoktur Muhyiddin İbn-i Arabi

8,5/10  (4 Oy) · 
7 okunma  · 
5 beğeni  · 
697 gösterim
Anadolu'da önemli etkisi olan Muhyiddin İbn-i Arabi'nin batıni öğretisi, kökeni binlerce yıl öncesine giden çok köklü bir bilgi edinme ve bilgi aktarma sistemine bağlıdır ve Sufizm'in önemli temel taşlarından biridir.

Sufizm'in için kendine özgü bir üslupla batıni öğretinin sırlarını kuşaktan kuşağa aktarmada Muhyiddin İbn-i Arabi'nin çok önemli bir fonksiyonu olmuştur. Öğretisine ait sırların hemen hemen hiçbiri açık bir şekilde dışarıya sızdırılmamışsa da, öyle sözlerinin içine öyle bilgiler kendisi tarafından gizlenmiştir ki, bu sözlerle karşılaşanlar, çoğunlukla büyük bir şaşkınlık içinde kalmışlardır. O sözleri anlamaya çalışanlar, o sözlerin içine gizlenen asıl anlamlarla yüzyüze gelebilmişler ancak böyle bir çaba içine girmeyenlerin büyük bir bölümü onu din dışı olmakla suçlamışlardır.

Kitaba ismini verdiğimiz "Arif İçin Din Yoktur" sözü de işte böyle çarpıcı sözlerinden biridir. Sadece bu sözü üzerine bile görmüş olduğunuz gibi bir kitap yazılabilmiştir. Ve daha nice kitaplar yazılacaktır. Çünkü tek bir sözünde bile çok derin batıni sırlar üstü örtülü bir şekilde durmaktadır.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    280
  • ISBN:
    9789758312689
  • Yayınevi:
    Sınır Ötesi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 96 Alıntı

Muhyiddin İbn-i Arabi
İşte insan, her anı sıfatlara bölerek, hayatın ve tüm insanların güzelliklerini kaçırır. Çok basit bir örnek vermek gerekirse; kişinin zihninde kötü olarak bellediği insanlar ve bir gün onların yargılanacağı düşüncesi olabilir, bunu bekliyor ve dua ediyor olabilir, ama bir başkası o insanlar için hayır duaları ediyor olabilir ya da biri için iyi dileklerde bulunuyorsan, unutma ki başka biri ona kızgın olabilir. Yargılarımız var. Zihnimizde oluşturduğumuz bir dünya var ve asla hakikat olmayan bir dünya. Bir hayal ve gölge dünyası. Bu yüzden durup sadece izlemek ve yargıda bulunmamak gerekir. Gizli bir kibirdir bu. Bizim için iyi olan bir başkası için kötü olabilir, bizim için olumsuz olan bir başkası için olumlu olabilir. Beşerin hiçbir vakit hakiki anlamda adaletli olamayacağı bir gerçektir. Zanlar hakikat olmadığı için, kararlar da adaletli olmayacaktır.

Arif için Din Yoktur, Kevser YeşiltaşArif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş

Hayıflanma ve kibir, insanı ya öldürür ya süründürür! Önüne bak ve yürü! Unuttuğu için hayıflanmayan, hatırladığı için kibirlenmeyen bir HATIRlama..

Arif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş (Sayfa 97)Arif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş (Sayfa 97)
Mazoyan 
10 May 07:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Arabi'nin Sevgi Anlayışı
Bugüne kadar benimle aynı evde oturan
Can dostu görmezden gelmişim
Dinimin olmadığı ve şu anda Onun dinine tabiyim.
ve artık kalbim bütün suretleri kabul eder oldu.
Ceylanların otağına,
Rahiplerin manastırına
Putların tapınağına,
Hacıların Kabe'sine
Tevrat'ın kutsal levhalarına
Mukaddes Kur'an sayfalarına, döndü kalbim
Aşk dininin yolundan gidiyorum şimdi ben!
Ne tarafa yönelirse Aşk Kervanları
Aşk'tır benim dinim ve imanım.
Ben Aşk dinini uyguluyorum
Dinimdir, imanımdır inanıyorum AŞK'a.

Dârü'l-Kütübi'l-İlmiyye / Muhyiddin Arabi

Arif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş (Sayfa 125 - Sınır Ötesi Yayınları)Arif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş (Sayfa 125 - Sınır Ötesi Yayınları)

Sevgi ile atan yürekler karşılaştığında sevgi patlaması olur ve tüm kainat şahitlik yapar. Her zerre sevinçten oynar. O oynamalar titreşimleri hızlandırır ve daha müteal yani aşkın olanı çeker.

Arif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş (Sayfa 134)Arif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş (Sayfa 134)

Muhyiddin İbn-i Arabi
Cahil ise, "cehenneminden koru, cennetine al" diye tüm hayatını "ölçüler ve hesaplar" içine gömer. Tamamen dünyasaldır. Şekil üzerindedir. Bir eksik bir fazla hesabı ile sayarak tüm hayatını geçirir.

Arif için Din Yoktur, Kevser YeşiltaşArif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş
Mazoyan 
11 May 01:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Tek vücud vardır o da Hakk'tır, başka vücud yoktur. Hakk ''şey'' olan her varlığı kendi vücudunda yaratır. Varlıklar, çoğul görünümünde iken, Hakk'ın vücudunda zahir olmuşlardır. Hakk vücudu haricinde herhangi bir vücud mevcut değildir. Yaratılmış tüm varlıklar, görünen tüm varlıklar, derece derece Hakk'ın içinde bulunan tüm ilahi isim ve sıfatlarından, görünen âleme kadar olan her kademesinde ortaya çıkmış, zahir olmuşlardır.

Bulunmayan nokta, bilinmeyen ve sadece O ya da Mutlak olarak ifade edilen A'ma Mertebesinde vücud Allah'ındır. Allah vücudundan, her mertebede beliren ve ortaya çıkan da Hakk'ın vücududur. Hakk her mevcudun ayn'ıdır, her derecede bir öncekinden gayr'ıdır. Çünkü latif yani daha süptil daha ince seviyelerden, daha kaba titreşime kadar inen maddi boyutlara kadar olan her mertebe ve katmanda, bir önceki bir sonrakinin bâtınıdır. Bir sonraki bir öncekinin de zahiri durumundadır. Bâtın olan zahire ayn'dır. ancak zahir olan bâtın olana gayr'ıdır.

Arif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş (Sayfa 83 - Sınır Ötesi Yayınları)Arif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş (Sayfa 83 - Sınır Ötesi Yayınları)
Filiz 
24 Ağu 09:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Uyanış yoluna giren için, susmak, hakimiyettir. Hiçbir şekilde ne dilde, ne kalpte, herhangi bir insan ya da olay için bir yorum yapılmaması gerekir. Bu susmanın birinci hâlidir. Aydınlanmaya aday olanların ilk yapması gerekenlerden biri susmaktır. Dile ve kalbe hakimiyeti başarabilir ise birtakım hakikatlerin farkına varabilecektir

Arif için Din Yoktur, Kevser YeşiltaşArif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş
Filiz 
22 Ağu 10:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

“Sen” sırrı, henüz uyanmamış, kendi nefsini tanıyamamış kişinin sırrıdır. “Sen” fenaya erdiğinde, Rabb’ini tanıdığında “Sen” sıfatından kurtulur. Rab kendi nefsini tanımış olur. İkilik ortadan kalkar. Bu Rabb’in sevgiliden razı olması anlamını taşır.

İşte ezoterizmdeki, en mühim sırlardan biri “Rab senden razı oldu”nun manası budur. İsmail ismi de bu sırrı taşır. İsmail, razı olunmuş kişidir.

Arif için Din Yoktur, Kevser YeşiltaşArif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş
Filiz 
24 Ağu 08:46 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Tahakkuk etme, idrak etme, Hakk gözünden görme, Hakk’ın yeryüzündeki yürüyen eli, ayağı olma hâlidir. Hakk’ı Hakk ile bilme, tüm âlemleri Hakk’ın gözünden görme, anlama, bilme, ve bizzat yaşama hâlidir. En yüksek makamdır. Buna “mekanen alliyya” mertebesi denir.

Arif için Din Yoktur, Kevser YeşiltaşArif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş
Filiz 
22 Ağu 10:54 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Arif, her anda yeni bir ilahi isim ile yaratıldığı için, değişkenlik ve farklılık gösterir. Her bir isim ile yeni müşahadesini aktarır, bu yüzden arifin ne anlatmak istediğine vakıf olunmaz. Arif kendini arif olarak bilmez, ancak onu dışardan müşahade edenler anlayabilir. Arif herkesi kendi gibi görür ve herkes gibi olur. Çünkü herkes gönlündedir, daha ötesi yoktur. Arif için diğerleri yoktur, herşey bütündür birdir. O bütünden parçaya gider. Beşer ise parçadan bütüne doğru yol alır. Aradaki en büyük fark budur. Beşer sadece kendi inancını baz alır ve herkesi bunun dışında tutar hatta suçlayabilir. Oysa arif, bir itikada bağlı değildir, bütün inançlara saygılıdır, onlarla beraber yürür ancak hiçbir inanca bağlı değildir. Dünyasal hiçbir çekim arifi ilgilendirmez. O masiva denilen eşyanın çekim alanından, cazibesinden kendini kurtarmıştır.

Arif için Din Yoktur, Kevser YeşiltaşArif için Din Yoktur, Kevser Yeşiltaş