Arındırma ve Yok Etme (Katliam ve Soykırımın Siyasi Kullanımları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
423
Gösterim
Adı:
Arındırma ve Yok Etme
Alt başlık:
Katliam ve Soykırımın Siyasi Kullanımları
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
503
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509650
Çeviri:
Melike Işık Durmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Yıllarını soykırım araştırmalarına veren ve bu alanda dünya çapında bir ün elde eden Fransız tarihçi ve siyaset bilimci Jacques Sémelin bu kitabında, yakın tarihteki arındırma ve yok etme politikalarını ele alıyor. Özellikle Yahudi soykırımı, eski Yugoslavya’daki etnik temizlik, Ruanda’daki Tutsi soykırımı, Türkiye’deki ve Kamboçya’daki soykırımları örnek alarak yürüttüğü araştırmasında bu kitlesel kıyımların nasıl gerçekleşebildiğine, insanların nasıl birer katil haline gelebildiklerine, kendilerini nasıl haklı gördüklerine, akladıklarına; kısaca, bu cinayet mekanizmasının nasıl işlediğine ışık tutmaya çalışıyor.
“Ben, birtakım toplulukların tarihi adına konuşmuyorum. Chateaubriand’ın zekice betimlediği biçimiyle ‘halkların intikamını almaya söz vermiş’, daha ziyade güçsüzlerin hakkını koruyan o tarihçi tavrını takınmak da istemiyorum. Bu kitabın konusu üzerinde yıllardır çalışıyor olmam, araştırmacı olarak soykırımların gizemini anlamaya bir katkı sunmak içindir. Çağdaşlarımın pek çoğunun kendilerine aynı soruları sorduklarından kuşkum yok: bu nasıl olabilir? Binlerce, on binlerce hatta milyonlarca savunmasız insanı öldürme noktasına nasıl gelinebilir? Ve üstelik, onları yok etmeden önce bunca eziyet, tecavüz ve işkence nedendir?”
503 syf.
·4 günde
Ekilen ötekileştirme ve dışlama tohumları, aşağılama ve insan olarak bile görmeme gübreleri ile büyütülünce soykırımlar, katliamlar ve savaşlar kaçınılmaz oluyor. Yıllardır kader birliği yaptığın insanlar, komşuların bir anda düşmanın olup, karşına dikiliyor. Açlık, sefalet ve ölüm öylesine kolaylaşıyor ki! Yağmurlar duruyor, kan akıyor her bir yerden, kuşlar susuyor, top sesleri, kurşun sesleri çınlatıyor dört bir yanı, sokaklar, caddeler ölmüş insan bedenleri ile dolmuş, ölüm kokuyor adeta... Geçmişte yaşanan bu manzaralar bir daha yaşanmaz diye düşünüldü ve ya düşündük, ama hep yanıldık. Yakın tarihteki Almanya' daki Nazi kampları, Hutular ve Tutsiler - Ruanda Soykırımı derken daha dün gibi hafızalarımızda sıcaklığını koruyan Sırpların Boşnaklara uyguladığı mezalim ve soykırım. En masum ve en suçsuz insanları yok etti ve etmeye de devam edeceğe benziyor böyle giderse. Bakıldığında üç soykırımda ve benzerlerinde de hep başlangıç noktaları aynı, uygulamalarda küçük farklılıkları var sadece. Modern Avrupa' nın göbeğinde olan soykırıma diğer ülkeler seyirci kaldı. Yapmacık ve yapay konuşmalar, formaliteden arabulucular semeresini ölümlerle, açlık ve sefaletle verdi hep. Yarınlarda bizlerinde aynı akıbeti yaşamamız konusunda rehberlik edecek ve ışık tutacak bir eser. Şahsen okuduğum süre içerisinde ülkem için tedirgin olmadım dersem yalan olur...
Eski Bosnalı Sırp cumhurbaşkanı Biljana Plavsic, duruşma sırasında "Bir daha asla kurban olmama takıntısı bizi cellatlara dönüştürdü"...
Jacques Semelin
Sayfa 267 - İletişim Yayınları
Devlet artık katillerin koruyucusu, celladın ta kendisidir. Peki, öyle bir durumda onun şiddetinin önüne kim geçebilir?
Jacques Semelin
Sayfa 110 - İletişim Yayınları
Dünya ilk defa bir soykırım gerçekleştirilmesini neredeyse "canlı yayından" takip etmişti. Bu durumda, "Bilmiyorduk" demeleri mümkün değildi.
Jacques Semelin
Sayfa 203 - İletişim Yayınları
Çok fazla sayıda tavşan kapalı bir alana konduğunda, tavşanlar kendileri için daha fazla yaşam alanı yaratabilmek için birbirlerini öldürmeye başlarlar.
Jacques Semelin
Sayfa 25 - İletişim Yayınları
Örneğin, 1992 yılında Bosna savaşı sırasında tecavüz merkezlerinin olduğunun ortaya çıkması, kimilerini burada kitlesel tecavüzlerin planlandığını ve gerçek bir vahşet siyaseti izlendiğini söylemeye itmiştir. Zamanla bunun abartılı bir ifade olduğu kabul edilmeye başlamıştır. Bosna'nın pek çok bölgesinde, özellikle de Sırplar tarafından ve Müslüman kadınlara tecavüzün teşvik edildiği hatta organize edildiği de bir gerçektir.
Jacques Semelin
Sayfa 361 - İletişim Yayınları
Varşova'da. bir atlıkarıncanın yanında,
Güzel bir ilkbahar akşamında.
Hafif bir müzik sesi eşliğinde
Gettolardan gelen silah sesleri
Dingin göğe doğru yükselip
Ezginin içinde yitip gidiyordu.
Rüzgôr yakılan evlerin
Parçalarını savuruyor,
Atlıkarıncaya doğru süzülen
Külleri havada dolanıyordu.
Kızların elbiseleri uçuşuyor.
Ve insanlar mutlu mesut gülüşüyordu,
Bu güzel Varşova pazarında.

- CZESLA W MILOSZ, Campo dei fiori
Jacques Semelin
Sayfa 7 - İletişim Yayınları
Böylece herkes devlete tabi hale gelir: Otosansür kaçınılmazdır. Propaganda bakanlığına getirilen Goebbels "Herkes kendi çalgısını çalabilir, yeter ki aynı müziği icra etsinler" der.
Jacques Semelin
Sayfa 102 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arındırma ve Yok Etme
Alt başlık:
Katliam ve Soykırımın Siyasi Kullanımları
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
503
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750509650
Çeviri:
Melike Işık Durmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Yıllarını soykırım araştırmalarına veren ve bu alanda dünya çapında bir ün elde eden Fransız tarihçi ve siyaset bilimci Jacques Sémelin bu kitabında, yakın tarihteki arındırma ve yok etme politikalarını ele alıyor. Özellikle Yahudi soykırımı, eski Yugoslavya’daki etnik temizlik, Ruanda’daki Tutsi soykırımı, Türkiye’deki ve Kamboçya’daki soykırımları örnek alarak yürüttüğü araştırmasında bu kitlesel kıyımların nasıl gerçekleşebildiğine, insanların nasıl birer katil haline gelebildiklerine, kendilerini nasıl haklı gördüklerine, akladıklarına; kısaca, bu cinayet mekanizmasının nasıl işlediğine ışık tutmaya çalışıyor.
“Ben, birtakım toplulukların tarihi adına konuşmuyorum. Chateaubriand’ın zekice betimlediği biçimiyle ‘halkların intikamını almaya söz vermiş’, daha ziyade güçsüzlerin hakkını koruyan o tarihçi tavrını takınmak da istemiyorum. Bu kitabın konusu üzerinde yıllardır çalışıyor olmam, araştırmacı olarak soykırımların gizemini anlamaya bir katkı sunmak içindir. Çağdaşlarımın pek çoğunun kendilerine aynı soruları sorduklarından kuşkum yok: bu nasıl olabilir? Binlerce, on binlerce hatta milyonlarca savunmasız insanı öldürme noktasına nasıl gelinebilir? Ve üstelik, onları yok etmeden önce bunca eziyet, tecavüz ve işkence nedendir?”

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Cezmi Ş.
  • dostamisc
  • Seyid Ahmet GÜLTEKİN

Kitap istatistikleri