Arjantin Tangoları

·
Okunma
·
Beğeni
·
180
Gösterim
Adı:
Arjantin Tangoları
Baskı tarihi:
Şubat 2021
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753630788
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
“Arjantin Tangoları” (1992) Selçuk Baran’ın altıncı öykü kitabı. Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar.

“Kıyı yok. Çünkü ben kıyıları hiç sevmedim, ufuk çizgilerini sevmedim. Ufka, kıyılara, bir ağacın köklerine, birtakım törenlere, başlangıcın bitiş anlamına geldiği hiçbir şeye bakmayı sevmedim.”
112 syf.
·4 günde·6/10 puan
Merhaba;
Arjantin tangoları benim Selçuk Baran ile tanışma kitabım oldu.
İçerisinde toplamda 12 tane öykü yer alıyor ve bunlardan biri kitaba da adını veren Arjantin Tangoları.
Tüm öyküleri sevdiğimi söyleyemem fakat bazıları oldukça keyifliydi.
Yazar öykülerinde çok fazla metafor kullanmış ve bu öyküleri sıradanlıktan alıp bambaşka bir boyuta taşımış.
Okuyacağınız öyküler üzerine düşünmenizi zorunlu kılan, odaklanmanızı gerektiren ve bu nedenle sizi birazcık yoran öyküler.
Okurken sizi dinlendiren bir öykü kitabı arayışında iseniz sevmezsiniz muhtemelen fakat sıradışı, sığ öykülerden uzak farklı bir lezzet arayışındaysanız kesinlikle çok seversiniz.
Öykülerin ana teması yalnızlık ve umutsuzluk bu nedenle melankolik bir havası olduğunu da belirtmek isterim.
Herkese keyifli okumalar diler, youtube kanalıma beklerim..
https://www.youtube.com/...YAdpca9gSpXaa33F04Cw
112 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bazı öykülerde metaforun gücü daha yoğun hissediliyordu, bazılarında karakterlerin hisleri daha net anlatılıyordu. Hayattan beklentilerini, gerçekte ne olmak ve ne yapmak istediklerini, hakiki his ve düşlerini içine gömen insanların yalnızlığı vardı her bir öyküde...
Renklerden moru sevdim, Alice Walker'a özendiğimden değil. En güzel hercailerin, kır menekşelerinin, leylakların mor olduklarını bildim bileli sevdim moru. Mor bir giysi edinecek param olmadı. Morların en görkemlisini giyinip salınmalıydım çünkü; mora görkem yaraşır. Ama gözkapaklarımı, dudaklarımı mora boyadım. Salı pazarından mor boncuklar, mor rugan pabuçlar aldım. Mor yemeniler bağladım, başıma, boynuma, belime. Yakıştığını söylediler.
Bir an önce unutun beni. Tek istediğim, bir zamanlar yaşamış olduğumu unutmak. Eğer dostumsanız, yardım edin, bir zamanlar yaşamış olduğumu unutturun bana.
Ulaşacağım bir kıyı, varacağım ufuk çizgisi yok artık. Kendi ölüm törenimden başka tören bilmeyeceğim. O da, lütfen, yeterince kısa olsun.
Hayır, artık hiçbir şey suyun renksizliğinde değil. Güneşin altındaki tüm renkleri görüyorum... Kör eden parlaklıklarıyla... Öğle sıcağını özlüyorum. Renklerin kuytulara gizlenmeden açılıp saçıldığı öğle güneşinin renklerini özlüyorum. Güneş ışınları gözlerime sinsin, canımı acıtsın.
Dünya, hep bir şeyler ister insanlardan. Bu yüzden tıklım tıklım oldu. Ama güçlüdür dünya. Orada öyle koskocaman duruyor. Ürküntü veren duvarları, bitmek tükenmek bilmeyen istekleri... İsteklerini zorla almak için kullandığı silahları, her şeyiyle....
"Bir felaket, ne olursa olsun, neye dayandığını bildikçe, beni hiçbir zaman şaşırtmaz, yıkmaz; ama benim doğal eğilimim, bilgisizliklerden korku duymaktır, onların karanlık havasından korkar ve nefret ederim; gizem beni her zaman tedirgin eder."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arjantin Tangoları
Baskı tarihi:
Şubat 2021
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753630788
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
“Arjantin Tangoları” (1992) Selçuk Baran’ın altıncı öykü kitabı. Yalnızlık ve umutsuzluk dolu öykülerinde düşsel, şiirli bir hava yaratmakta başarı gösterdiği kabul edilen Selçuk Baran, Behçet Necatigil’den Vedat Günyol’a, Füsun Akatlı’dan Selim İleri’ye, Hulki Aktunç’tan İbrahim Yıldırım’a, İnci Aral’dan Behçet Çelik’e pek çok yazarın övgüyle üstünde durduğu, günümüz okuru tarafından daha fazla keşfedilmeyi bekleyen bir yazar.

“Kıyı yok. Çünkü ben kıyıları hiç sevmedim, ufuk çizgilerini sevmedim. Ufka, kıyılara, bir ağacın köklerine, birtakım törenlere, başlangıcın bitiş anlamına geldiği hiçbir şeye bakmayı sevmedim.”

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • iptila
  • Elif Beğenmiş
  • Özlem
  • Hatice karaman
  • Betül Çakar
  • Menekşe Sağlam
  • Baran
  • melike
  • Gülşah
  • kyane

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%20 (2)
8
%20 (2)
7
%20 (2)
6
%10 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0