·
Okunma
·
Beğeni
·
1.885
Gösterim
Adı:
Arka Sokaktaki Cinayet
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752113008
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Murder İn The Mews
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Silahı sağ elinde tutan bir kadın, kendini nasıl sol şakağından vurmayı başarır? Çok gizli askeri planların kaybolması ile hayalet görüntüsünün arasında nasıl bir bağ vardır? Eksantrik Sir Gervase Chevenix-Gore'un ölümüne neden olan kurşun, odanın diğer köşesindeki aynayı nasıl tuzla buz etmiştir? Güzel Valentine tatile gittiği Rodos Adası'nda içine düştüğü karmaşık aşk üçgeninden canını kurtarmak için adayı bir an önce terk etmeli midir? Hercule Poirot esrarengiz dört olayla karşı karşıyadır. Ve tüm olaylarda gerilim en yüksek noktadadır.
288 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kitap dört Hercule Poirot vakasından oluşmaktadır.
Öyküler şöyle
Birinci öykü kitaba da adını veren Arka Sokaktaki Cinayet
Tarihler 5 Kasım. 5 Kasım'ın İngiltere tarihi açısından önemi nedir? Guy Fawkes Gecesi olarak adlandırılan 5 Kasım 1605'te Robert Catesby ve Guy Fawkes önderliğinde bir grubun İngiltere kralı I.James'i ve parlamento binasını havaya uçurma girişimi. Yani nam-ı diğer Barut Komplosu. İngiltere'de her 5 Kasım gecesinde (Guy Fawkes Gecesi) Guy Fawkes maskesi takarak sokaklarda "Guy için bir peni lütfen, sir" sözleriyle paralar toplanırmış. Bu gecede bahçelerde büyük ateşler yakılıp, İngiltere tarihinin en büyük vatan haini kabul edilen Guy Fawkes'in samandan temsili kuklaları ateşe verilir, havai fişekler patlatılarak Guy Fawkes'in cezalandırılması kutlanırmış. Dipnotlar bunları söylüyor bize. Alıntı olarak da #36539857 Guy Fawkes ile ilgili daha fazla bilgi için V For Vandetta filmine alalım sizleri.
Hikayede tam burda başlıyor. Kutlamalar, havai fişekler eşliğinde yürüyen müfettiş Japp ve Poirot böyle bir gecenin katiller için ne kadar uygun olduğunu düşünürler. Sesin alabildiğince fazla olduğu bu 5 Kasım gecesinde katiller ateş etse bile duyulamayacağı üzerine sohbet ederler. Nitekim genç bir dul kadın olan Bayan Allen'in intihar haberi gelir bizimkilere. Bu intihar süsü verilmiş bir cinayet midir yoksa cinayet süsü verilmiş bir intihar mıdır? Üstelik kilitli kapılar ve pencerelere rağmen!
İkinci öykümüz İnanılmaz Hırsızlık
Savunma Bakanı Sir Charles Maclaughlin(Lord Mayfield) evinde davet verir. Bu davette Hava Kuvvetleri komutanı Sir George Carrington, parlamento üyesi Macatta, Lord Mayfield'in özel sekreteri Bay Carlile, Sir George'un oğlu Reggi ve eşi, ajan olduğu düşünülen Vanderlyn adlı bir kadında bulunmaktadır. Bombardıman uçağının planlarının yazılı olduğu kağıt, Savunma Bakanı ve Hava Kuvvetleri Komutanının üzerlerinde çalışmak için bulundukları odada gözden kaybolur. Bu planın dışarı çıkmaması ve de kimsenin duymaması lazımdır. Prestijleri söz konusudur. Böylece Hercule Poirot'dan olaya müdahalesi istenir. Ve artık her şeyin kontrolü "gri hücre"lerdedir.
Üçüncü Öykü Ölü Adamın Aynası
Poirot ailevi nedenlerle polise başvurmayan Gervase Chevenix Gore'dan mektup alır! Ya da başka biri tarafından mı yazılmıştır mektup? Poirot mektupta yazılı olan adrese gittiğinde adamı ölü olarak bulur. Bu öykü aynı zamanda kitabın da en uzun öyküsüdür. Novella tadında. Aynı zamanda en çok beğendiğim öykü oldu. Sonunda çok şaşıracaksınız. Hüzün, dram, melankoli artık adına ne derseniz hepsi bu öyküde. Mendiller hazır bulunsun.
Dördüncü ve son öykü Rodos Üçgeni
Poirot, Rodos adasına tatil için gelir. Cinayetin olmamasını umduğu bir tatildir istediği. Adanın sakin zamanı olarak ekim ayının sonlarını tercih eder. Ama işler burada da yakasını bırakmaz.
Bu öykünün radyo tiyatrosu versiyonu Yüzyılların Üçgeni olarak oynanmış. Onu da şuracığa bırakayım. Keyifli dinlemeler.
https://www.youtube.com/watch?v=mEHH0zg5j5w
Kitabı okumak isteyenlere de keyifli okumalar dilerim.
288 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kitap 4 ayrı Hercule Pairot öyküsünden oluşuyor. İlk öykü kitaba ismini veren 'Arka Sokaktaki Cinayet' bana göre kitaptaki en güzel öykü. Londra'nin yeterince gürültülü olduğu bir gecede evinde ölü bulunan genç ve güzel bir kadının gizemli hikayesini anlatıyor. Olayı en ilginç kılan ayrıntılar ise odanın kilitli, intihar görünümü verilen silahın yanlış elde olması.. İkinci öykü 'İnanilmaz Hırsızlık'ta savunma bakanının​ evinde verilen davette kaybolan çok önemli bir evrak konu alınmış ve tabiki şüpheliler o gün davete katılanlar konuklar. Üçüncü öykü 'Ölünün Aynası'nda ise Pairot'un kendini beğenmiş bir asilzade tarafında bir konu için konağına çağırılması fakat Pairot yetişemeden asilzadenin cinayet süsü ile yine kilitli bırakılan bir odada öldürülmesini konu alıyor. Bu öyküde de ev ahalisi şüpheli konumda. Bana ikinci ve üçüncü öykünün konusu daha önce okumuş olduğum yine Agatha Christie'nin Acı Kahve romanını anımsattı. Keza o romanda da Pairot davet ediliyor ilgili eve varamadan daveti yapan odada ölü bulunuyordu. ( Üçüncü öyküde olduğu gibi) Ve yine davet eden maktul hükümet için çok önemli bir buluş yapmış ama buluşun yazılı olduğu evrak kayıp olmuştu. ( İkinci öyküdeki gibi) O yüzden sanırım biraz Agatha Christie'nin tekrara düştüğü izlenimine kapıldım. Ve biraz Agatha okumaya ara vermeye karar verdim. Son olarak bir öykü daha var aslında 'Rodos Üçgeni'... Bu öyküsünde ise tatil amacıyla Rodosta bulunan Pairot'un cinayeti öngörmesi var. Fazla hızlı ve ayrıntısız geldi bana bu öykü. Zaten Agatha Christie'nin öyküleri bence romanları kadar güzel olmuyor. Öykülerde bazı ayrıntılar sürpriz bir şekilde ya Pairot'un zihninden ya da herhangi bir suphelenin ağzından dökülüyor. Yine sonu sürpriz oluyor ama romandaki gibi okuyucu iz süremiyor. Bu yüzden Agatha Christie'nin romanlarını okumak bana daha keyif veriyor. Öyküleri ise uzun kitaplar okumaktan sıkılanlar için küçük bir mola niteliği taşıyor. Küçük bir mola derseniz, buyurun..
288 syf.
Kitabın daha ilk sayfası daha önce izlemiş olduğum V for Vendetta adlı filme götürdü beni. Daha cazip bir başlangıç yapamazdım.
"Remember, five november remember"
Kitaptaki ana karakterimiz, vazgeçilmezimiz olan Hercule Poirot. Cinayeti ya da intiharı çözümlerken gösterdiği akıl almaz inceleme yeteneği her bir olayı çok çekici kılıyor. Kitap 4 farklı cinayet olayından bahsediyor. Ve ilk kısmında intihar süsü verilen cinayet değil de cinayet süsü verilen intihar olayı beni benden alıyor.

İkinci olayımız ise bir cinayet çözümlemesi değil bir belge komplosu. Aslında Agatha Christie'nin bu romanda ki temel farkı diğerlerinde olduğu gibi dolambaçlı yollarla değil de bir çırpıda veriyor olması sonucu. Hercule Poirot ilk etaptan farkında suçlunun. İzleri o sürüyor, biz okuyucular Poirot gibi iz süremiyoruz sadece yanında çırak gibi olabiliyoruz. Bu anlamda çok yıldızlı bir kitap değil benim için.

Üçüncü olay ise ilk olayımızın aksine intihar süsü verilmiş bir cinayet. Diğer iki olaya göre daha karmaşık, daha çok insan barındıran bu cinayet çözümlemesi de Poirot'un çok fazla efor harcamadan çözdüğü bir dava olarak beynime kazınıyor. Katili Poirot olmadan tahmin edebilmem için daha çok yol kat etmem gerek..

Son okuduğum olay çözümlemesinden ziyade işleneceği bilinen bir cinayete adım adım gitmekti. Kurban kimdi başta bilinmez fakat bu okuduğum son olay bana Gabriel Garcia Marquez'in Kırmızı Pazartesi adlı kitabını anımsattı. Bu yüzden Agatha Christie'ye bir romanda bana çok fazla şey anımsattığı için çok saygı duydum.
Uzun zamandır kitap okumaya ara verdiğimden anladıklarımı ifâde etmekte güçlük çekiyorum. Fakat genel anlamda tadımlık güzel bir kitaptı.
288 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Bu kitapta Christie' nin tartışmasız en sevdiğim karakteri olan Poirot' muzun güzel bir macerası var. Agatha Christie kitaplarını döner döner yine okurum. Hepsini de tavsiye ederim.
288 syf.
·6 günde
Poirot'u severim. Iyi bir Agatha dedektifi ;ama bu sefer Agatha'nin bu kitabını çok sevemedim. Olaylar ilginç, fakat çözüme giden yolda senin de onla birlikte çözmen için yol göstermiyor. Zekasını gösteriyor sadece. Her şeyi bildiğini ifade ediyor ama son sayfaya kadar en ufak bir fikrin olmuyor. Okumamış olanlara tavsiyem suç ortakları kitabını okuyun....
288 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Usta yazardan her zamanki gibi son derece güzel bir polisiye roman. Hercule Poirot'un başrol oynadığı 4 adet hikayeden oluşuyor. İçerisinde Başmüfettiş Japp ve Bay Satterwhite gibi eski dostlar da var. Hikayelerde yok yok. İntihar gibi görünen cinayetler, cinayet gibi görünen intiharlar, karmaşık aşk üçgenleri, kendini çok zeki zanneden suçlular. Ancak değişmeyen tek bir şey var. Hercule Poirot ve o meşhur gri hücreleri. Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
288 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10 puan
İsteyerek /zorlama olmadan/ okuduğum ilk kitap. Bana okuma alışkanlığı kazandıran kitap. En çok kitabını okuduğum yazar (27 tane) Mükemmel kurgu. Galiba 4 kısa hikâyeden oluşuyor. Çok iyi.
288 syf.
·44 günde·5/10 puan
Kitap Hercule Porıot adlı meşhur dedektifimizin 4 farklı vakasını konu alıyor ama maalesef ki vakaların hiçbiri yazarın diğer kitaplarındaki vakalar kadar sürükleyici ve heyecanlı değil .Bu yüzden çok ara vere vere okudum.Yine de dikkat çekici noktalarda yok değil.Vakalarda suçlular genelde somut kanıtlar sayesinde değilde suçlarını saklamak için söyledikleri yalanların sırıtması sonucu yakayı ele veriyorlar. Favorim rodos üçgeni adındaki vaka oldu.Uzun dedektif romanları okumaktan sıkılanlar için tavsiye edilebilir.
288 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitap fena değil. Akıcı bir kitap. Aslında 6 puan vermeyi düşündüm ama içindeki 2 öykü, ki birisi kitabın içindeki en uzun öykü, buna engel oldu. Yazar Agatha Christie olunca kalitesi belli oluyor. Fakat şunu da söylemek gerek ki yazar bu kitapla yargılanamaz. Çünkü onlarca kitap yazmış birisi. Öyle 3 kitap okuyup, kalitesi anlaşılan bir yazar diyemeyiz. Aynı zamanda bir sürü öyküsü de var. Neden bunlardan bahsettim? Çünkü yazarın 4 öyküden oluşan bu kitabı muazzam denen Agatha Christie eserlerinden biri değil fakat yazar da bu kitapla yargılanacak bir isim değil.
288 syf.
Meşhur dedektifimiz Hercule Poirot, kısa ama bir o kadar da etkileyici 4 olay ile karşı karşıyadır.
Gerçi ben 2. ve 3. hikayeyi daha çok beğendim. Özellikle 2. hikaye olan İnanılmaz Hırsızlık'ta kurgu o kadar güzel ki 2. sayfadan sonra sanki hayatınızdaki kişiler anlatılıyor sanırsınız.
Agatha okurları bilir, bazı kitaplarında finaller çok barizdir. Bu kitap için bu geçersiz durumda.
Sonuç olarak hem kısa hemde etkili. At sepete.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Arka Sokaktaki Cinayet
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752113008
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Murder İn The Mews
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Silahı sağ elinde tutan bir kadın, kendini nasıl sol şakağından vurmayı başarır? Çok gizli askeri planların kaybolması ile hayalet görüntüsünün arasında nasıl bir bağ vardır? Eksantrik Sir Gervase Chevenix-Gore'un ölümüne neden olan kurşun, odanın diğer köşesindeki aynayı nasıl tuzla buz etmiştir? Güzel Valentine tatile gittiği Rodos Adası'nda içine düştüğü karmaşık aşk üçgeninden canını kurtarmak için adayı bir an önce terk etmeli midir? Hercule Poirot esrarengiz dört olayla karşı karşıyadır. Ve tüm olaylarda gerilim en yüksek noktadadır.

Kitabı okuyanlar 264 okur

  • Beyza Çınar
  • merve sezen
  • M.
  • Zafer taşkın
  • Solitude
  • Nilayda
  • Reyhan
  • Kübra Nur Reis
  • Yusuf Aras
  • Halime

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%23.8
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%4.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.3
Erkek
%26.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.3 (18)
9
%18.9 (14)
8
%27 (20)
7
%20.3 (15)
6
%4.1 (3)
5
%2.7 (2)
4
%2.7 (2)
3
%0
2
%0
1
%0