Aşık Papağan Barı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.261
Gösterim
Adı:
Aşık Papağan Barı
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
189
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944860444
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Merkez Kitapçılık
Baskılar:
Aşık Papağan Barı
Aşık Papağan Barı
Aşık Papağan Barı
Âşık Papağan Barı, aşkı öğrenmek isteyen bir erkeğe aşkı öğretmek için yazıldı. Aşkın yaşamdaki en büyük lük olduğunu ve hiçbir şeyle sınırlanamayacağını anlatmak için. Kitap yazılırken o, yazılan bölümleri coşku ve okuyordu. Ne yazık ki 19 Haziran 1995’te, kulu yakınlarında geçirdiği bir kazada yaşamını yitirdi. Arabası dört takla atmış, yolun kenarındaki topraklık bir alana saplanmıştı. Fellini’nin film müziklerini çalan bir akordeona dönüşmüş arabasını görünce korkunç bir acı ve dehşet duydum. O ezilmiş çelik yığınından çıkmış, bana doğru koşuyordu. Öldüğünü bilmiyordu henüz. Ben de bir şey söylemedim. Saçları dağılmıştı. Kolunda ki parçalanmış saat 6.20’yi gösteriyordu. Kitabın sonunu merak ediyordu. Her gece yazı masamın üstünde Âşık Papağan Barı’nın sayfalarını açık bırakırım. Bir de ufak ışık yanar. Ben görmeden gelip kitabı okuduğunu biliyorum.
208 syf.
·3 günde·Puan vermedi
'Kalbine son hız giden bir Opel Vectra saplandı. Onu çıkartmaya çalışıyoruz. '
'Son hız giden bir Opel Vectra mı saplandı kalbime? '
'Evet' dedi Melek Hasan. 'Kalbinin kaskosu var mıydı?' diye sordu.
Kalbimin kaskosu...
Artık gerisini siz düşünün. Oradan oraya çarpıcı bir hızla koşarken buluyorsunuz kendinizi. Las Vegas'ta Aşık Papağan Barında sır perdesini aralamaya çalışırken, sır perdesinin ardında devanasına para verip rüyaların içine sızıyorsunuz, Ankara'da alınyazısı okutma merkezi aramaya başlıyorsunuz, sonra bir Jaguarın içinde gökyüzünde önünüze çıkan bir ineğe çarpmamaya çalışıyorsunuz. Fantastik ve gerçek birbirine karışmış, rüyayı, hayali, gerçeği ayırmaya çalışırken bir baktım kitap bitmiş.
189 syf.
·11 günde·10/10 puan
Kalbine siyah bir Opel Vectra saplanan bir kadının hikayesi. Serim, düğüm bölümü var ama çözüme ermiyor kitap. Arapsaçı gibi oluyor bir süre sonra, neyin ne olduğunu anlamıyor, kitabın içindeki gerçek ve hayal dünyası içinde gidip geliyorsunuz. O alemde yaşıyor gibi hissetmeye başlıyorsunuz okudukça. Bir süre sonra o kadar kendine bağladı ki elimden bırakamadım, hem hikaye çözülsün hem hiç bitmesin istedim. Baş döndürücü bir kitaptı. İyi ki varsın Nazlı Eray!
189 syf.
·3 günde·8/10 puan
Yazarın okuduğum kaçıncı kitabı bu, artık sayamıyorum. :)
Her zamanki Nazlı Eray üslubu ve tarzı. Farklı dünyaya yolculuk yapmak ve düşlerin peşine takılmak için benzersiz bir fırsat. Mantığınızı devre dışı bırakıp hayal gücünüzün iplerini sonsuzluğa bırakırsanız tadı damağınızda kalacak bir serüvene adım atmış olursunuz. Ben keyifle okudum, diğer kitaplarını da ilerleyen zamanlarda okumaya devam edeceğim.
189 syf.
·Puan vermedi
Üniversiteyi iki gözümün çiçeği Ankara’da okudum ve orda orta yaşlı ve sert bakışlı bir ablanın sahibi olduğu, Kavaklıdere tarafındaki bir hanın alt katında bulunan “ Her Telden İkinci Elden” isimli bir sahafta karşılaştım ilk defa Nazlı Eray kitapları ile. Ve deli gibi okumaya başladım bütün kitaplarını.

Sonra Nazlı Eray’ın da Ankaralı olduğunu öğrenince sevgim bir kat daha arttı. Hele öykülerinde Ankaradan bahsedince sanki Tunalıdan Kızılaya birlikte yürüyormuş gibi hissettim her seferinde.

Nazlı Eray bir düş gezgini ve okurken ona eşlik etmek zorundasınız. Onun dünyasına girince hayallere kapılmamanız mümkün değil. Aşık Papağan Barına girip kuruyan dilinizi damağınızı serinletip kalbine bir Opel Vectra saplanan kadını hikayesini dinleyebilirsiniz.

Dinleyin bence Nazlı Eray’ı.
189 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10 puan
Nazlı Eray beğendiğim bir tarza sahip. Daha önce okudugum kitaplari gibi bunu da keyifle okudum. Guzel vakit gecirmek kafa dagitmak isteyen bir okurun fazlasiyla tat alacagi bir eser lakin etkileyici cümleler arayan bir okurun bu romani fazlasiyla saçma bulacagini düşünüyorum. Hayal ve gerçek iç içe geçmiş bu romanda yasatilarimizda da öyle değil midir zaten.
189 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Çok farklı bir anlatımı var zaman zaman duygulandırıyor zaman zaman ne oluyor yahu dedirttiriyor eğlenceli ve zevkli bir okuma oldu benim için Nazlı Eray'ın okuduğum ilk kitabıydı ve iyi bir başlangıçtı.
189 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Yaşam çok kısa..." diye mırıldandım.
"Kaç metre?" diye sordu dudak.
"Bilmem, birkaç elbiselik...
Bir çocukluk...
Gözlerim daldı bir an.
"Hayat yirmi metre." dedim.
"Yirmi metre, tek en."
189 syf.
·Puan vermedi
Aşk, özlem, heyecan, ölüm, hüzün ve kahkaha ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Zaman zaman gri, zaman zaman pırıl pırıl bir mavi...tıpkı hayatın kendisi gibi. Umutsuzluk ve umut, ama en çok aşk...
"Bilmiyorum amca. Her şey karmakarışık."
"Erkek meselesi mi?"
"Evet."
"Erkek meseleleri hep karışıktır."
"Biliyorum."
"Belki de yaşamın tadı burada. Kadın meseleleri de karıştırır insanın kafasını. Çok yaşadım. "
"Hepsini çözdün mü sonunda amca?"
"Çoğunu çözdüm. Bazan çözülmeden kalanlar da güzel oldu. Onları hiç unutmadım."
"Hiç unutmadın mı?"
"Hayır, çözemediklerimi hiç unutmadım."
Nazlı Eray
Sayfa 185 - Everest yayınları
"Keşke," dedim, "dünyadaki ilk günümüz gibi yaşayabilsek her günü. Ya da son günümüz gibi..."
Nazlı Eray
Sayfa 208 - Everest Yayınları, 1.Basım: Nisan 2015

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşık Papağan Barı
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
189
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944860444
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Merkez Kitapçılık
Baskılar:
Aşık Papağan Barı
Aşık Papağan Barı
Aşık Papağan Barı
Âşık Papağan Barı, aşkı öğrenmek isteyen bir erkeğe aşkı öğretmek için yazıldı. Aşkın yaşamdaki en büyük lük olduğunu ve hiçbir şeyle sınırlanamayacağını anlatmak için. Kitap yazılırken o, yazılan bölümleri coşku ve okuyordu. Ne yazık ki 19 Haziran 1995’te, kulu yakınlarında geçirdiği bir kazada yaşamını yitirdi. Arabası dört takla atmış, yolun kenarındaki topraklık bir alana saplanmıştı. Fellini’nin film müziklerini çalan bir akordeona dönüşmüş arabasını görünce korkunç bir acı ve dehşet duydum. O ezilmiş çelik yığınından çıkmış, bana doğru koşuyordu. Öldüğünü bilmiyordu henüz. Ben de bir şey söylemedim. Saçları dağılmıştı. Kolunda ki parçalanmış saat 6.20’yi gösteriyordu. Kitabın sonunu merak ediyordu. Her gece yazı masamın üstünde Âşık Papağan Barı’nın sayfalarını açık bırakırım. Bir de ufak ışık yanar. Ben görmeden gelip kitabı okuduğunu biliyorum.

Kitabı okuyanlar 87 okur

  • Tc Kemal Cengiz
  • Rabia Aydın
  • Oğuzhan A.
  • Hümeyra Turhan
  • Murat Edeer
  • Mehmet
  • Giz
  • Beyzanur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.7 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0