Adı:
Aşıkpaşaoğlu Tarihi
Baskı tarihi:
1970
Sayfa sayısı:
234
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları
Baskılar:
Aşıkpaşaoğlu Tarihi
Aşıkpaşaoğlu Tarihi
213 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10
Bir dönem Milli Eğitim Bakanlığı tarafından " 1000 Temel Eser " arasında da bulunan ve Osmanlının kuruluş döneminden itibaren iki yüz yıllık tarihi ( bizzat o dönemlerde yaşamış bir insanın notlarından ) anlatan bir kitap.

Daha birinci Bab'da yani bölümde Hz.Nuh ( as ) kadar ki soy kütüğünün bulunması ve 160 Bab ( bölüm ) den oluşan ve aslına dokunulmadan,dipnotlar ve açıklamalarla desteklenmiş olup,bazı bölümler tekrarlanmış olsa da severek okuyacağınız bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
213 syf.
Birçok tarihçinin kaynak kabul ettiği eserdir. Atsız'ın uzun çabaları ve emekleri sonucu günümüze ulaşmıştır. Göz nuru bir eser desek yalan olmaz.

Kaynak kitap dışında, anlatım ve olaylar bizim için çok önemli. O dönemden bugüne gelen nadir kronolojik eserlerden. Atsız'ın Aşıkpaşaoğlu'nu düzenlemeye başladığı yıllarda kitabın ismiyle alakalı bir makalesi var. Okumanızı tavsiye ederim. ^^
213 syf.
·Beğendi·10/10
Tarihi kaynaklarda çok çıkar Aşıkpaşaoğlu Tarihi. Bu kitabı Süleymaniye kütüphanesinin kaybolmuş derinliklerinden ATSIZ çıkarmıştır. Sırf bu yüzden saygıyı hak eder.
213 syf.
·10/10
“dil ve üslûp bakımından Dede Korkut Kitabı’nı aratmayan” bu metin; Osmanlı Hanedanı’nın Fatih Sultan Mehmed Han’a kadarki yedi hükümdarının dönemini kapsıyor. Bunun dışında, Âşıkpaşaoğlu’nun Oğuz Kağan’a kadar şeceresini verdiği Ertuğrul Gazi ve diğer kudretli beylerle birlikte Kayı boyunun Anadolu’ya gelişi ve burada yurt tutuşu da fevkalade ayrıntılarla anlatılıyor. Âşıkpaşaoğlu, sadece padişahların katıldığı savaşları değil, dönemin insan ilişkilerini, şehirlerin sosyal dokularını, padişahların ilim adamlarına yaklaşımını, savaşlarda izlenen usûl ve teamülleri de canlı bir dil kullanarak aktarıyor. Âşıkpaşaoğlu Tarihi; beğlerin ve paşaların akçeli işlerle zor imtihanına da yer vererek, gaza ruhuyla hareket eden bir kitlenin bünyesinde boy vermeye başlayan aksaklıklara işaret etmesi bakımından da büyük bir önem taşıyor.
213 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
İlk Osmanlı tarihçilerinden olan Âşık tarafindan kaleme alınış bize birçok bilgi aktaran tarihi niteliği çok önemli bir kitap. Osmanlıca bilenlerin Osmanlıca Türkçesi ile okumasını tavsiye ederim...
213 syf.
·9 günde·10/10
Tek kelime ile ilk devir Osmanlı tarihine ışık tutan fevkalade bir eser.

Aşıkpaşazade 2.Murad ve 2.Mehmed devirinde yaşamış bizzat Hünkar'ın karşısına çıkıp kelam eylemiş, seferlere gitmiş ve Paşa-Vezirlerle sıkı dostluk kurmuş bir kişidir.
Osmanlı'nın yani Büyük Türk İmparatorluğu'nun kuruluş ve gelişim aşamasını temiz bir Türkçe ile anlatmış seferlere,yönetime,ekonomiye ve daha nice devletsel meselelere değinmiş yaşayan bir çok tarihçimizin baş ucu kaynağı olmuştur.Büyük Türk akınları,cenkler, kutlu zaferler ve şanlı ölümler 1270-1480 devrini şahane bir şekilde işlenmiş.Tarihe en ufak merakı olan bir kişi mutlaka okumalıdır.
213 syf.
·2 günde
Atsız'ınBeyazıd Kütüphanesi müdür iken sanırsam bize kazandırdığı önemli bir kaynak eser dahala okullarda okutulan bir eserdir.Osmanlı başlangıcından Fatih Sultan Mehmed Dönemi sonuna kadar devam eder.
213 syf.
·Beğendi·10/10
Aşıkpaşaoğlu Tarihi Atsızın sade anlatımıyla ilk 7 padişahı detaylı anlatan sıkılmadan okunacak bir eser.ilginç bilgilerinde yer aldığı kitap Tarih severlerin okuması gereken eserlerden bence
213 syf.
·Puan vermedi
Osmanlı hanedanı'nın Fatih Sultan Mehmet Hana kadar ki yedi hükümdarının dönemini kapsıyor.Bunun dışında Aşıkpaşaoğlu'nun Oğuz Kağan'a kadar seceresini verdiği Ertuğrul Gazi vd diğer kudretli beylerle birlikte kayı boyunun Anadolu'ya gelişi ve burada yurt tutuşu Padişahların ilim adamlarına savaşda izlenen usül ve şehirlerin sosyal dokusunun bozulmadan ve savaş öncesi düşmana ulak gönderilerek kaleyi,savaşmadan teslim etmelirini iletmeleri ve defalarca savaş başlamadan bir çok savaşı kazanmışız çoğu zaman kimi zamanda bizzat savaşılarak kaleler şehirler alınmış ve bizler ATALARIMIZ gibi savaşamıyoruz.Atalarımızın yolundan gidemez duruma gelmişiz.
Temür her ili kendi beğine verdi. Osmanlı ülkesini Tatarlar'a verdi. Bayazıd Han bunu işitti. Temür, zaman zaman göç üzerinde giderken Bayazıd Han'a gelir, selâm verirdi. Bir gün Bayazıd Han, Temür'e dedi ki: "Temür Beğ! Senden bir dileğim vardır." Temür: "Söyle. Her ne dersen kabul ederim." dedi. Bayazıd Han: "Tatarlar'ı bu memlekette bırakma. Al, beraber git." dedi. Temür: "Kabul ettim. Seni Semerkand'dan geri göndereceğim zaman Tatarlar seni yine memleketine getirsinler." dedi. Bayazıd Han, Semerkand'a gideceğini işitince kendi işini gördü.
Osman Gazi'nin dedesi Süleymanşah'tır. En evvel bu, Rum (=Anadolu) ülkesine gelmiştir. Gelmesine sebep budur ki Abbas-oğulları tâ Süleymanşah zamanına kadar Arap askeri Rum (=Bizans) üzerine galipti. Rum (=Bizans) da, Acem de mağlûptu. Yâfes nesli olmaları sebebiyle Acem padişahları gayretlendiler. Bize Arap galip oldu diye gayrete gelip Yâfes neslinden göçebe Türkleri kendilerine dayanak edip Araplar'a galip geldiler. Bu yüzden Arap mağlûp olunca kâfir ülkeleri kafa tutmaya başladılar. Kâfirler Müslümanlara itaat etmez oldu. Bu göçebe Türkler'den Acem padişahları çekinir oldular. Tedbir düşünerek ittifak ettiler ki bu göçer evli Türkleri kendi üzerlerinden uzaklaştıralar. Süleymanşah Gazi'yi ileri çektiler ki o, göçer evlilerin ulularındandı.
Şam'a vardı. Hisarını kapattılar. Açmadılar. Bir nice gün iyi savaş edildi. İki taraftan çok adam kırıldı. Sonunda şehri yağma etti. Yezid'in kabrini buldu. Kemiklerini çıkardı. Yaktı. Kabrini necasetle doldurdu. Şam'a olan kahrının çoğu Yezid o şehire yakın yattığı içindi.
Tekfurun bir veziri vardı. Saroz derlerdi. O gitmedi. Hem de hisarın verilmesine sebep olmuştu. Onun dahi pek çok malı vardı. O da kendi isteğiyle hayli mal getirdi. Orhan Gazi onu dahi gazilere verdi. Ancak hayli kafiri de ölmüş buldular. Orhan Gazi bu vezire sordu ki : ''Bu hisarı verdiniz. Neden bunaldınız da verdiniz?'' Saroz dedi ki : ''Birkaç sebepten dolayı verdik. Biri budur ki sizin devletiniz günden güne büyüdü. Bizim devletimiz döndü. Bunu iyice bildik. Biri de bu ki baban üzerimize havale yaptı, gitti. Onun devleti köylerimizi zapt etti. Size itaat eder oldular. Bizi hiç anmaz oldular. Biz de bildik ki onlar rahat oldular. Onun için bizi anmazlar dedik. Biz de o rahatlığa heves ettik. Biri de bu ki tekfurumuz mal yığdı. Fayda vermedi. Hisar bize hapis oldu. Biri de bu ki yaramaza uyduk. O yaramaz Kite tekfurudur. Biri de bu ki alemin değişikliği eksik olmaz. Şimdi bu değişiklik bizde de vaki oldu''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşıkpaşaoğlu Tarihi
Baskı tarihi:
1970
Sayfa sayısı:
234
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları
Baskılar:
Aşıkpaşaoğlu Tarihi
Aşıkpaşaoğlu Tarihi

Kitabı okuyanlar 76 okur

  • ibrahim mutlu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%2.4 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0