Asılacak Kadın

8,0/10  (31 Oy) · 
89 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.299 gösterim
Her gerçeğin iki yüzü vardır; bir görünen, bir de görünmeyen. Olayların yalnız görünen yüzüne bakıp bir yargıya varmanın kolaycılığına kaçanların acımasızlıkları, bir insanın yaşamını bile alabilir elinden. Kemikleşmiş önyargılarını aşamayan bir toplumda, kadının cinsel açıdan sömürülüp unufak edilmesi öyle başka şekillerde algılanabilir ki...

Pınar Kür'ün gerçek bir olaya dayanarak kaleme aldığı Asılacak Kadın, işte böylesi bir acımasızlığı gözler önüne seriyor. Doğduğu günden itibaren yaşamı hep başkaları tarafından belirlenen, hasta bir adamın sapkın güdülerini bedeni üzerinde tatmin ettiği Melek... Onu bu hale düşürenler ve kurtarmaya çalışanlar...

Asılacak Kadın, kimsesizliğin talihsizlikle birleşerek katmerlendiği, cahilliğin çaresizlikle kol kola yürüdüğü bir yaşamın ürpertici öyküsü...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    134
  • ISBN:
    9789752891173.
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:

"Çünkü düşünmezdi, çünkü baskıya karşı çıkmamak üzere yetiştirilmişti. " (sayfa 153)

Kadın sömürüsünün bu kadar çarpıcı bir şekilde anlatıldığı bu kitapta sıklıkla ve ısrarla “sevgisiz anne ile yetişen çocuk ve sonraki hayatı " konusu işlenmiş bence.

Sevgisiz, ilgisiz büyüyen çocuklar, yetişkin birey olduklarında , bilinç altındaki bu eksikliklerini doldurdurmak için değişik arayışlara girip, istenmeyeni kabullenişe geçiyorlar sanki bu hikayeye göre...
Kitabın konusunu anlatmak istemiyorum çünkü, kitap gerçekten iç içe bir çok ayrıntı ve olay içeriyor, adeta biraz da bulmaca gibi; karakterlerin hikayeleri ise yoruma açık tam bir bilgi de yok. Kimin neyi ne niyetle yaptığı belli değil.

Kitapla ilgili bir diğer ayrıntı da kitabın bir dönemin davalık , yasaklı kitaplarından olması. Beraat edene kadar uzun süren davalar sonucu yazar çok yıpranmış.

Kitapların ve özellikle kurgu olan kitapların yargılandığını duydukça insanın aklına Oscar Wilde’ın şu sözü geliyor: “Ahlâka uyan ya da uymayan kitap yoktur. Bir kitap ya iyi yazılmıştır ya da kötü. O kadar…”

Bence , bir pencere içindeki vazoda unutulmuş, orada hoyratça koklana koklana sessizce solmuş bir gül olan "Melek'in, Asılacak Kadın'ın " anlatıldığı bu kitap gerçekten de iyi yazılmış bir kitap.

Umut Çalışan 
13 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ezelden beridir adını duyardım. Filmi falan da varmış. Ön yargı ne kadar kötü bir şey. Ben hep adına bakarak fettan bir kadının fantezilerle dolu dünyasından bahseden bir kitap olduğunu düşünür dururdum. Meğersem alakası yokmuş. Kadının ezilmesinden, toplumun ahlaksızlığına, adaletin adaletsizliğine yağdırıp duran bir kitapmış. Anlatım tekniği (özellikle birinci bölüm) çok güzel. Gerçek bir olaydan esinlenildiği söylenmekte olan bu kitabın vakti zamanında müstehcen olduğu gerekçesi ile toplatılması (ya da toplatılmaya kalkılması tam bilmiyorum) tam bir rezalet. Bu kitabı okuyup tahrik olduğunu, birilerinin tahri olabileceğini düşünerek toplatılmasını isteyen bence sapığın en önde gidenidir.

siyal 
29 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde

Pek çok açıdan iyi... Anlatım tekniği, vurgular, olay örgüsü baya iyi... Ama rahatsız edici pek çok şey var içeriginde. Tabiki bunları görmek istemeyenleri rahatsız etmiş bir kitap. Yazarı gerçekten tebrik etmekten öte elimden birşey gelmiyor. Can alıcı bir konu, can alıcı bir anlatım... Elimden bırakamadım herşeye rağmen... Umarım bu tür yazarlarımız artar. Bu tür kiraplar artar... Ve biz hatalarımızla yüzleşmeyi ve onlardan dees alıp bir adım öteye gidebilmeyi becerebilen bir toplum olabiliriz birgün...

Buğra Acar 
 16 Tem 19:19 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Ne denir ki? Henüz okumadım yani bitiremedim. Özellikle darbe döneminde " Cinsel İçerik " var diye yasaklanan bir kitap olmasından okumayı tercih ettim. Ki kadını da alaşağı eden bir kitap. Çarpıcı sözleri bulunan da bi kitap. Bakalım :)

Mujurey 
31 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

"Ezilmişliği meslek edinmiş olanlar için" diyerek açılış yapıyor kitap.

İlk defa 1979 yılında basılmış ve başından bir çok olay geçmiş. 1985 yılında toplatılmış, 1986 yılında baş rolünde Müjde Ar'ın oynadığı bir sinema filmi yayınlanmış ve daha sonra kitap tekrardan basılmıştır. Pınar Kür'ün gazetede okumuş olduğu bir haberden esinlenerek yazdığı söyleniyor. Bu çok daha rahatsız edici.

Bilinç akışı -karakterlerin düşüncelerini olduğu gibi aktarma- tekniği ile yazılmış ve bu konu için çok daha etkileyici bir yöntem olmuş. Üç karakterin ağzından ayrı ayrı yazılmış ve her bölüm bir bulantı oluşturuyor. Yazar, olacak olanı, olmuş olanı anlatıyor ve daha fazlası için umut vermiyor. Her karakter üzerinden bir çok analiz yapılabilir. Çünkü karakterler çok bariz, sınırlı düşüncelere sahip. Okunması için çok kimseye önerebileceğimi sanmasam da benim için farklı bir deneyim oldu.

Nuh ceren 
 25 Nis 01:09 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Yaşanmış bir olaydan esinlenerek yazılan kitap bir Yalı cinayeti sonucu Hüsrev Ebruzade nin ölümünden sonra ortaya çıkan trajik hikayeyi anlatıyor. Olayın kahramanı Melek ve onu kurtarmaya çalışan gerçekten sevip sevmediğini aşık olup olmadığını kurtarıp kurtarmadığını bilmeyen 17 yaşındaki Yalçın'ı anlatıyor
Üç bölümden oluşan kitap gerçekten okuru sıkma yarak her şeyi olabildiğince açık ve özgür bir şekilde ifade etmesi bakımından önemli bence...
Korumasız güvencesiz çaresiz küçük bir kadının dış dünyadan koparılarak sapık hastalıklı bir insanın eline düşmesi ve bunu kurtarmak isteyen 17 yaşında bir gencin kurtarayım derken idama mahkum edilmesi anlatılmış. Kitap aslında Gerçek bir olaya dayanan ve toplumumuzun eski ve hala kapanmayan bir yarasına parmak basıyor bunu inkar etmenin bir gereği yok...
Bu kitabı cinsel içerikli olarak algılamak ve yasaklanmasını karar vermek gerçekten düşünen sorgulayan dünyada sağlıklı bir karar olmamış.

Yağmur 
25 Haz 21:00 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ülkemiz gerçeklerini Melek adlı genç bir kadının idama giden hikayesi üzerinden bir tokat gibi yüzümüze çarpan çok çok başarılı bir roman.Yazarın kitabın sonuna koyduğu "Pınar Kür'ün Savunması" ekini de kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.

Kitaptan 8 Alıntı

Umut tamamen yok olunca...
Umudu tamamen yok etmemeli.
Ümitsiz kalınca bir garip oluyor insanlar.
Ne yapacakları belli olmuyor...

Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 19 - Can Yayınları)Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 19 - Can Yayınları)
Hakan Karakullukcu 
31 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir tokat yemiş gibiydim. Beylik bir söz bu. Tokat yemişe dönmek. Evet ama, bu bildiğimiz, beylik tokatlardan değildi. Çok yersiz, çok akla gelmedik bir tokattı. Diyelim ki bir arkadaşınıza nasılsın dediniz ya da sokakta bir adama yol sordunuz. Beklediğiniz basit bir yanıttır. Ya 'iyiyim' diyecektir karşınızdaki ya da sorduğunuz yolu anlatacaktır. Peki, ya bunları yapacağına güm diye bir yumruk sallarsa? Siz bir sorunun yanıtını beklerken yüzünüze bir tokat inerse? Böyle bir şeydi işte.

Asılacak Kadın, Pınar KürAsılacak Kadın, Pınar Kür
Nuh ceren 
25 Nis 01:19 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Bize her şeyi yanlış Öğrettiler
Belki de yanlış anladık,eksik anladık. Başımıza gelen tüm Akla sığmaz şeyler kaçınılmaz mıydı gerçekten?Bilmediğimiz daha öğrenemediniz yasalara göre ?Kaçınılmaz olan yapılandır, kişinin şu ya da bu etkinliğe yaptığı. Olmuş,gerçekleşmiş, artık olmaması düşünülmeyen.Akla sığmayan ise yapılmayan, yapılamayan kişinin belki yıllarca düşleyip de yapmadığı. Düşünüldüğü zaman bile gerçekleşmeyecek kaydıyla düşünülen

Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 139 - Can yayıınları)Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 139 - Can yayıınları)
Buğra Acar 
16 Tem 12:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

... Ağlamak ha. Çok küçükmüşüm o vakit. Dünyanın ne yana döndüğünü hiç bilmiyormusum.

Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 23 - Can Yayınları)Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 23 - Can Yayınları)
Mujurey 
29 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"Bak yalnızca, iyi bak. Buraya gömülen senin köleliğin. Kö-le-li-ğin."

Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 49)Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 49)
Nuh ceren 
 26 Nis 15:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Bir kadını kurtaracağım diye astırmak
Önce kapıcı ana babasının, sonra Hüsrev beyin en sonunda benim kurbanım oldu. Oysa iki yıl sonra yeniden karşılaştığımızda Onun tek tek kişilerin değil de toplumun, içine doğduğu ekonomik ve toplumsal koşulların kurbanı olduğunu biliyor muydun? Biliyordum elbet. Kendisine anlatmaya bile çalıştım bunu Bilmediğim şey toplumun biz olduğumuzdu......

Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 104 - Can yayıınları)Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 104 - Can yayıınları)
Mujurey 
31 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"İçimi çok derin, çok büyük, sanki gövdeme sığmayacak denli büyük bir kızgınlık kapladı. Çocukken çayırlarda baharın ilk papatyalarını yolan arkadaşlarıma duyduğum kızgınlık. Öylesine delice, öylesine çaresiz."

Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 137)Asılacak Kadın, Pınar Kür (Sayfa 137)