Aşk-ı Kıyamet (Hiçbir Aşk Bu Kadar Kısalıkta Uzun Sürmedi)Tayfun Şahin

·
Okunma
·
Beğeni
·
685
Gösterim
Adı:
Aşk-ı Kıyamet
Alt başlık:
Hiçbir Aşk Bu Kadar Kısalıkta Uzun Sürmedi
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058740822
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cinemascope Yayınları
Gözleri yerde duran bir taş parçasına takıldı. Mırıldandı.
- Şeytan diyor al şu taşı yerden, yaz üstüne 'seni çok özledim' diye, fırlat suratının ortasına. Anlasın özlemenin ne kadar acı olduğunu...
Sonra arkasını dönüp gitmek istedi, ayakları gitmedi. Yeniden yüzünü Şahin'e doğru döndü. Gözleri taş parçasına yeniden takıldı.
- Haklısın be Şeytan! diyerek yerden taşı alarak seslendi.
- Hey Başkan!
Başta Şahin olmak üzere binlerce göz Esila'ya çevrildi. Esila elindeki taşı var gücü ile fırlattı. Şahin, taşı havada yakalasa da, taş sert geldiğinden yüzük parmağının derisini yırtmıştı. Polisler Esila'ya doğru hareket edeceklerdi ki Şahin durdurdu. Sonra Esila'nın yanına gitti. Taş atan elini tutarak Esila'nın avucunu açtı. Dudaklarını yaklaştırıp kızın avucunu öptü. Gözlerini uzun zamandır görmediği kahve tonlarına dikerek fısıldadı.
- Şimdi anlıyorum tek taşı neden erkeklerin aldığını. Siz hanımların tek taşları böyle oluyormuş demek...
Eli kanıyordu. Esila'nın içi acımıştı. Şahin'in avucunu iki eli ile tutarak kanayan yeri dudaklarına götürerek öpmeye başladı.
- Özür dilerim... Özür dilerim... Özür dilerim...
- Sakin ol... Yaşayacağım... dedi Şahin gülümseyerek. Sol elini kızın sağ yanağına götürdü. Dudaklarını kulağına yaklaştırdı.
- Duyduğuma göre arkamdan çok konuşmuşsun...
- Yani... Konuşmuşluğum çoktu, ama söylediğim hep tekti...
- Neymiş o tek olan?
- Onu çok özledim...
- Yani kalbin hala benimle dolu mu?
Esila başını geri çekerek, yüzünü örten saçların arasından gözlerini bakmayı özlediği gözlere dikti. Sesi neredeyse sessiz gibiydi... Mırıldanabildi sadece.
- Ne kalbi Başkanım? Ağzıma kadar sen doluyum...
İki güçlü adam... Biri dünyayı yönetiyor, diğeri dünyayı yöneteni. Sözlerini geçiremedikleri tek yer 'Kalpleri'

1400 yıl süren aşk geçmişte tamamlanıyor...
'Aşk serisi' yürekleri dağlayacak bir final ile sona eriyor...
(Tanıtım Bülteninden)
''Ay bu adam delirdi ne yapacağım ben bununla'' mizahını yaptıran kitap. Bir süre sonra kafalar yanıyor :D Güzel bir finaldi, Hazel'den buraya ne çok şey değişti, aşk aynı.
Kitabın çok değişik bir kurgusu vardı ve bu yönüyle okuduğum diğer romanların arasından sıyrılmayı başardı.

Romanın tam puan alamamasının sebeplerine gelirsem; en büyük sebebi yazarın terörün bitirilmesine ilişkin önerilerini yeterli bulmamam. gerçek hayatta uygulanabileceğini söylüyor ama bu ülkeyi daha fazla karıştırmaktan başka hiçbir şeye yaramaz.

Kitaptaki aşklara bayıldım. Özellikle de Ali Aşiroğlu'nun aşkına bayıldım. Esila ve Şahin de cabası.

Kitapta sevmediğim diğer şey zaman faktörü. İnsanlar uzay gemisine dolduruluyor ve başlanıyor yeni bir gezegene açılmaya. Biraz ileri görüşlü bir tabir olmuş. Kitapta yazarın kendisini de kahraman yapmasını hiç sevmedim. Ölümsüzlüğün bulunmasını da sevmedim.

Ama bunların dışında okunabilecek hoş ve değişik bir kitaptı. Tavsiye edebilirim.
Şok üstüne şok yaşadığım bir kitaptı.
Kitabın bir yerinde acaba bütün her şey Ali'nin yani Tayfun'un psikolojik bir hasta olması ve Bakırköy Akıl hastanesinde yatması falan. Anlatamam yaşadığım şoku. Şahin'in Ali'ye oyunu dedim. Ama yanıldım sandım.
Zaman kapsülleri, insanların uyutulması , gelecek dünya , başkanlık, Şahin'in aşkı vs,
Dehşetti.
İyi okumalar.
Alhaz gezegenindeyiz. Biraz mantıkla bunun Ali ve Hazel olmasını anlamak mümkün. Ah bu arada iyi akşamlar arkadaşlar, direkt daldım tabi kitaba. Her zaman ki Sadık işte.
Kitap öyle sağlam ve karmaşık ilerliyor ki, kitabı ara vererek okusam unuturdum, yerimi şaşırırdım. Tabi bazı karakterler var ki biraz esprili de yaklaşacağım bunlara. Başlayalım.
Mesela bir Mirza var. YouTube kanalında denk geldiğim "Medet"diye bağıran adam var ya, o neyse burada da Mirza odur. Gerçekten de çok eğlenceli ve tam 4 kitapta 1 kere bile gülmedin be adam!
Karakterlerin kurgularına geldiğimizde o kadar güzel ki. Tabi ciddiye aldığınızda da bir o kadar saçma. Bunu da söylemezsem olmaz. Ali, Ege ve Mırza. Bunlar bizim baş karakterlerimiz. Hatta yeri geliyor Ali bile yokken Mırza var. Ayrıca kitap, birçok açıdan da eski kitapların harmanlanması olmuş. Yani final gerçekten muhteşem ve bazı yazarların özellikle paramın hakkını verdiğini düşünürken finalde yaptıklarını görünce bu yazarın final kısmına harcadığı enerjiyi arka plana atamıyorum.
Böylece son bir Tayfun Şahin kitabım kaldı ama onu biraz bekleteceğim. Yarın son gün, Cumartesi büyük gün. İnşallah cumartesi emeklerimizin karşılığını alacağız, sizler de birer duanızı eksik etmezseniz çok memnun olurum. Cümleten mutlu geceler..
Güzel bir kurgu romanı daha. Ali Aşiroğlu kendini başkanlık binasından atar ve Şahin son hızla başkanlığa devam eder. Ancak terör örgütü başa beladır ve bu belanın ortadan kaldırılması gerekiyordur. Sonrasında işler tamamen karışır ve eşi Esila rahatsızlanır. İşi gücü bırakan Şahin yoğun talep sonrası tekrar başkan olur. Ancak Ali, Mert, Mirza ve Tayfun Şahin ortalığı iyice karıştıracaktır. Zevkle okunan bir roman.
Şeytan diyor al şu taşı yerden, yaz üstüne 'seni çok özledim' diye, fırlat suratının ortasına. Anlasın özlemenin ne kadar acı olduğunu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk-ı Kıyamet
Alt başlık:
Hiçbir Aşk Bu Kadar Kısalıkta Uzun Sürmedi
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058740822
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cinemascope Yayınları
Gözleri yerde duran bir taş parçasına takıldı. Mırıldandı.
- Şeytan diyor al şu taşı yerden, yaz üstüne 'seni çok özledim' diye, fırlat suratının ortasına. Anlasın özlemenin ne kadar acı olduğunu...
Sonra arkasını dönüp gitmek istedi, ayakları gitmedi. Yeniden yüzünü Şahin'e doğru döndü. Gözleri taş parçasına yeniden takıldı.
- Haklısın be Şeytan! diyerek yerden taşı alarak seslendi.
- Hey Başkan!
Başta Şahin olmak üzere binlerce göz Esila'ya çevrildi. Esila elindeki taşı var gücü ile fırlattı. Şahin, taşı havada yakalasa da, taş sert geldiğinden yüzük parmağının derisini yırtmıştı. Polisler Esila'ya doğru hareket edeceklerdi ki Şahin durdurdu. Sonra Esila'nın yanına gitti. Taş atan elini tutarak Esila'nın avucunu açtı. Dudaklarını yaklaştırıp kızın avucunu öptü. Gözlerini uzun zamandır görmediği kahve tonlarına dikerek fısıldadı.
- Şimdi anlıyorum tek taşı neden erkeklerin aldığını. Siz hanımların tek taşları böyle oluyormuş demek...
Eli kanıyordu. Esila'nın içi acımıştı. Şahin'in avucunu iki eli ile tutarak kanayan yeri dudaklarına götürerek öpmeye başladı.
- Özür dilerim... Özür dilerim... Özür dilerim...
- Sakin ol... Yaşayacağım... dedi Şahin gülümseyerek. Sol elini kızın sağ yanağına götürdü. Dudaklarını kulağına yaklaştırdı.
- Duyduğuma göre arkamdan çok konuşmuşsun...
- Yani... Konuşmuşluğum çoktu, ama söylediğim hep tekti...
- Neymiş o tek olan?
- Onu çok özledim...
- Yani kalbin hala benimle dolu mu?
Esila başını geri çekerek, yüzünü örten saçların arasından gözlerini bakmayı özlediği gözlere dikti. Sesi neredeyse sessiz gibiydi... Mırıldanabildi sadece.
- Ne kalbi Başkanım? Ağzıma kadar sen doluyum...
İki güçlü adam... Biri dünyayı yönetiyor, diğeri dünyayı yöneteni. Sözlerini geçiremedikleri tek yer 'Kalpleri'

1400 yıl süren aşk geçmişte tamamlanıyor...
'Aşk serisi' yürekleri dağlayacak bir final ile sona eriyor...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Sadık Kocak
  • kuzey yıldızı
  • Zîba
  • Derya sabanci
  • Oya Öztaylan
  • Nuh Dag
  • ROMANTİK AŞK
  • Derya Sabanci
  • Azad yalçın
  • Mihriban Kübra Doğan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (1)
9
%22.2 (2)
8
%11.1 (1)
7
%22.2 (2)
6
%11.1 (1)
5
%11.1 (1)
4
%11.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0