Aşk Neden Can Yakar?

8,7/10  (105 Oy) · 
284 okunma  · 
112 beğeni  · 
3.250 gösterim
Ne yaparsan yap olmaz bazen. Ama o kadar güzel olmaz ki, “Ancak bu kadar güzel olmayabilirdi” dersin. Ve aklına gelir: “Kadere iman eden kederden emin olur.” Sonra anlarsın ki, nar tanelerini teker teker yerli yerine yerleştiren Rabbin, seni de hangi gönle yerleştireceğini bilir. Tek yapman gereken kara geceleri kudret kalemiyle güneşe boyayan, kahverengi odundan pembe çiçekler açtıran Allah'a inanmak. O'na inanırsan yaklaşmak için tuttuğun elin aslında Allah’tan uzaklaştırdığını anlarsın. O'na inanırsan batıp gidenlerden medet ummaz kalbin esas sahibine yönelirsin. O'na inanırsan “aşk neden can yakar” anlar ve sabır ipliğiyle diktiğin tüm yaralarını tedavi edersin. İstemez misin kor ateşler etrafını sararken yanmayan bir İbrahim olmayı...
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2015
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    6051627205
  • Yayınevi:
    Nesil Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
17 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Öncelikle çok yönlü bir kitap, dinimizin bilinmeyen ya da yanlış bilinen, çarpıtılan ince noktalarına inen ve olabildiğince sade bir üslupla, genç nüfusun imanını kurtarmaya yönelik olan bir kitap. Eksi yönünü göremedim, Rabbimizi elimizden geldiğince daha çok tanımanın nasıl eksi bir yönü olabilir ki zaten?

Artı yönler :
- İlk mesleğimizin işyerinde patronumuza olan yaptığımız işler değil de Allah'ı ve onun bize farz kıldıklarını unutmamaksızın yaptığımız kulluk görevi hakkında fazlasıyla farkındalık yaratmakta.

- Bize dünya hayatı için emanet olarak verilmiş bedenimizi mülk sahibinin isteği dışında kullanmamamızın gerekliliği. Düşünmek ve bunun sonucunda oluşan tefekkür etmek bile bize verilen emanetin işleyişinin bir sonucu aslında. Emanetlerimizin değerini unutmamanın önemi kitapta en önemli konulardan biri.

- Asrın tarzına uyanın değil Allah'ın farzına uyanın kazanacağı da bir çok konuda geçiyor. Özellikle bayanlar için tesettürün önemi, aile hayatındaki yeri, sosyal hayatta size karşı oluşabilecek her türlü gözden koruma özelliğine sahip olması, 15 yaşında marksist ailelerde büyüyen insanların bile ailelerini karşılarına alarak tesettüre girme cesaretlerini gösterebilmeleri gibi benzer konular anlatılıyor.

- Malum ahir zamanda olduğumuzdan dolayı haram sevda tuzağına düşen gençlerimizin Allah'ı ve onun belirlemiş olduğu farzlarını unutmalarından dolayı ilişki bitince her türlü hüzne, terk edilmişlik duygusuna, aşk acısına kapıldıklarını ve yaşama sevinçlerini kaybettiklerini biliyoruz. Fakat Allah zaten dost olarak yetmez mi? Yardım eden olarak o bize zaten yetmiyor mu? Ve emin olmalıyız ki onun bize şah damarımızdan bile yakın olduğunu bildiğimiz sürece ve Duha suresi 3. ayette -"Rabbin seni terk etmedi, darılmadı da."- ne denildiğinin biraz olsun farkına varmaya çaba gösterince, bazen sadece ona tevekkül edince huzurun da kendiliğinden geldiğini görüyoruz bence.

- Hz. İbrahim'in " Lâ-uhibbü’l-âfilîn" (ben batıp gidenleri sevmem) diyebildiği gibi tüm evrendeki sanatın bir sanatkarı gerektirdiği ve bu yüzden de Rabbimizi tanımakla geçireceğimiz zamanımızı bu ahir zamanda fazlasıyla önem verdiğimiz sosyal medyaya, malımıza, işlerimize, dünyeviyatımızın geçiciliğine veriyorsak kendimize sormamız gereken şeyler var demektir diye düşünüyorum.

- Sonsuz olanın sadece o olduğunu anlayıp karşılaştığımız geçici dünya olaylarına karşı öfkelenmeyip, olayın sonsuz boyutunu düşünüp “Ya Bâkî Entel Bâkî" (Baki kalan ancak sensin, ey Baki) diyebiliyor muyuz?

- Futbol takımlarının kadrolarını saymakta gösterdiğimiz beceriyi Rabbimizi anlat deseler gösterebiliyor muyuz?

- Elhamdülillah müslümanım imanlıyım demenin yetmeyeceğini biliyor muyuz?

Namazlarda dediğimiz şeylerin, tespihlerde söylediğimiz şeylerin anlamını biliyor muyuz? Bunlardır esas kendimize sormamız gerekenler.
Allah bizi nefsimizin kötülüklerinden korusun, böyle kitaplar nefsimizin bizi her zaman kendimizi temize çıkarmaya ittiğini hatırlatır cinsten kitaplar.