Aşk Özgürlük Tekbaşınalık (İlişkilerde Çözüm)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.850
Gösterim
Adı:
Aşk Özgürlük Tekbaşınalık
Alt başlık:
İlişkilerde Çözüm
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055890445
Orijinal adı:
Love, Freedom, Aloneness
Çeviri:
Meral Bolak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Butik Yayınları
Aşk bağlılığa dönüştüğü anda ilişki haline gelir. Aşk taleplerde bulunduğu anda hapishaneye benzer. Özgürlüğünü elinden alır; göklerde uçamazsın, kafeslenmişsindir.

Aşkın özgürlük verici bir kalitede olması lazım, sana zincir vurması değil; sana kanat takıp mümkün olduğunca yükseklere uçmanı sağlaması lazım. Unutma, aşk sınır tanımaz. Aşk kıskanç olamaz, çünkü aşk sahiplenmez. Sevdiğin için bir insanı sahiplendiğin fikri çok çirkin. Birisine sahipsin
- bu demektir ki onu öldürdün ve ticari bir mala dönüştürdün.

Sadece eşyalara sahip olunur. Aşk özgürlük verir.

Gerçek aşkta bölünme olmaz. Sevenler birbirinin içine erir. Sadece egoistçe aşkta büyük bir bölünme vardır, seven ve sevilen ayrılır. Gerçek aşkta ilişki yoktur. Çünkü ilişki kurulacak iki insan yoktur. Gerçek aşkta sadece sevgi olur, bir çiçek açma, güzel bir koku, bir erime, bir birleşme yaşanır. Egoistçe aşkta ise iki kişi vardır, seven ve sevilen. Ve ne zaman seven ile sevilen olsa aşk yokolur. Aşk olduğu zaman seven ve sevilen birlikte aşkın içinde kaybolur.

Eğer özgürlük ve aşka sahip olursan başka şeye ihtiyacın kalmaz. Elde etmişsindir -sana yaşam işte bunun için verildi.

Sevgilinin niçin seninle olmak istemediğini anlamaya çalış.

Seni reddettiğinden değil -seni ne kadar çok sevdiğini biliyorsun, ama bazen yalnız kalmak istiyor. Sen de onu seviyorsan yalnız bırakırsın; ona işkence yapmazsın. Adam yalnız kalmak istiyorsa kadın, "Artık benimle ilgilenmiyor, belki de başka bir kadına ilgi duyuyor" diye düşünmez. Akıllı eş diğerini yalnız bırakır ki tekrar kendini toplayabilsin, yeniden paylaşacak enerjisi olsun. Ve bu ritim gece ve gündüz gibidir, yaz ve kış gibi; değişir durur.
(Arka Kapak)
272 syf.
·Beğendi·10/10
Kim olduğumu tamamen unuttuğum bir an da başladı hikayem.
Para , kariyer , sportif bir vücut ,sosyal çevre = EGO
Mutsuz ,tatmin olmayan bir RUH.
Standartlara takılı kalmış bir RUH.
Sonra insanları gözlemlemeye başladım. Acaba dedim bir tek ben mi böyle hissediyorum ?
Baktım ki herkes mutsuz…
Derken 4 sene önce aldığım “TANRILAR OKULU” kitabı gözüme çarptı bir akşam evde otururken. Vaktiyle bir arkadaşım çok ısrar etmişti oku diye tabi ben sallamamıştım. Her şeyin bir zamanı varmış. O gece sabaha kadar okudum. Sonraki günlerde hiç başından kalkmadım (: Tekrar tekrar dönüp altını çizdiğim yer çok oldu. Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır.
Ve dönüşüm başladı ben de…
Kişiler ve kitaplar çıkmaya başladı yoluma (: Her okuduğum bir üst basamağa çıkmam için yardımcı oluyordu.
“Aşk , özgürlük , tek başınalık” kitabı da yoluma çıkanlardan oldu. Hatta ilk sefer çok direndim okumaya. Daha önce almış , okumuş , arkadaşıma vermiştim sevmedim diyerek (: Ego tavandı çünkü.
Sonra o direncimi kırıp okudum. Osho ‘nun bakış açısına hayran kaldım. Kısır döngüde olan hayatlarımıza yaptığı muhteşem göndermeleri ile “kişisel gelişim” konusunda okunması gereken nadir kişilerden olduğunu fark ettim. Çünkü bilirsiniz çoğu kişisel gelişim kitabı sizi bilgiyle sınırlar harekete geçemezsiniz. Doğal olarak harekete geçemeyince de “kişisel gelişim” kitaplarının bir halta yaramadığını düşünürsünüz. Şahsen ben böyle düşünüyordum. Kütüphanem den çoğunu çıkardım ayrıca (:
Gautama Buda der ki ; “Ustanın görevi sana kim olduğunu hatırlatmaktır.”
Sen bu sıkıcı dünyanın bir parçası değilsin ; sen unutkanlığının içinde kaybolmuşsun. Asla içeri bakmıyorsun. Herkes dışarı baktığı için sen de dışarı bakıp duruyorsun.
Zeki olan insan dışarıda yolculuğa çıkmadan önce ilk olarak kendi benliğini arar. Kendi içine bak ! Aradığın orada !..
sevgiler
jessy (:
272 syf.
·Puan vermedi
Orijinal Açıklaması : Aşk bağlılığa dönüştüğü anda ilişki haline gelir. Aşk taleplerde bulunduğu anda hapishaneye benzer. Özgürlüğünü elinden alır; göklerde uçamazsın, kafeslenmişsindir.

Aşkın özgürlük verici bir kalitede olması lazım, sana zincir vurması değil; sana kanat takıp mümkün olduğunca yükseklere uçmanı sağlaması lazım. Unutma, aşk sınır tanımaz. Aşk kıskanç olamaz, çünkü aşk sahiplenmez. Sevdiğin için bir insanı sahiplendiğin fikri çok çirkin. Birisine sahipsin
- bu demektir ki onu öldürdün ve ticari bir mala dönüştürdün.
#MuraD
272 syf.
·Puan vermedi
Bu kitap tam anlamıyla bir harika biz insanların aşkı, sevgiyi, yalnızlığı, tek başına olmayı ve en önemlisi özgürlüğü nasıl da yanlış anladığımızın kanıtı. Ve tabii nasıl yanlış yaşadığımızın, yanlış yaşadığımız için de nasıl yanlışlıklara yol açtığını gözler önüne seriyor.Yeri geldiğinde kısa ve anlamlı öykülerle konuyu tam kavramamızı sağlayan bir kitap bu... okunması gereken bir eser.
Başka bir insana benzemeye calışmak içimizdeki insanı harcamaktır.............................................................................................
272 syf.
·4 günde·7/10
Yazarın eleştirilecek çok yanı var ama güzel tespitleri çoğunlukta, dünya düzenini tiye alması, din, politika ve aileye bağımlı olmadan özgürlüğü esas alması ilgi çekiciydi
272 syf.
·9 günde·9/10
Çok güzel bir kitap düşünceleriniz değişip yeni bir bakış açısına sahip oluyorsunuz. Dilide yakın, sırf aşk yok kişisel gelişim konusunda var
272 syf.
·294 günde·1/10
şimdi bu adam kendince doğru konuşmuş olabilir ama bana sorarsanız eğer mezhebi geniş bir adam olmaya niyetiniz varsa okuyun ve hayatınıza uygulayın..osho diyorki eğer yabancı bir erkek karınızın elini tutuyorsa buna sevinin çünkü o insandan eşinize sıcaklık akıyor ve o mutlu oluyor daha pozitif oluyor..
Anne babalar çocuklara bir Tanrı olduğunu öğretirler ve
onlar Tanrı hakkında hiçbir şey bilmezler. Onlar çocuklara bir cennet ve bir cehennem olduğunu söylerler.
Ve onlar cennet ve cehennem hakkında hiçbir şey bilmiyorlar.
272 syf.
·10/10
Okurken “yok artık” diye isyan edeceğiniz bir kitap.
Yetiştiğimiz coğrafya nedeniyle ister istemez edindiğimiz ön yargılarımız, geleneklerimiz, değer yargılarımız gibi bir çok standart kalıptan hayata baktığımızın kanıtı.
Akıl almaz yollar sunuyor, sınırlı algılarla yaşadığımız için.
Bu yolu gösteriyor, anlatıyor.
Yolunu benimsemek ise neredeyse imkaansız lakin bin cümlesinden bir kelimesini yaşamına aktarabilirsen ilişkilerine bakış açında olumlu etkilerini göreceğine inanıyorum.
Ben denedim, bu güzelliği sizin de yaşamanızı dilerim.
272 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Osho'nun toplum, aile ve ilişkilerle alakalı birçok fikrine katılmışken bazı keskin çıkışlar, bana kendimi sorgulattı. Okumaktan keyif aldığım bir kitaptı.
İnsanlar karşılarındakini sevmiyorlar. O kişinin kendilerini beğenmesini, ilgisini, övgülerini seviyorlar.
Osho
Sayfa 40 - Butik yayıncılık
"Sorununu erit gitsin! Onu büyük bir minnetle Tanrı'nın bir nimeti olarak kabul et ve onunla yaşa. Ve şaşıracaksın: Bu ne değerli bir armağanmış ve sen daha keyfine varamadın bile. Böylesine değerli bir armağan hiç açılmadan kalbinin bir köşesinde öylesine duruyor."
Şunu unutma. Bu aklın paradokslarından biri : Ne elde edersen et ondan sıkılacaksın ve her neyi elde edemezsen ona karşı büyük özlem duyacaksın

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk Özgürlük Tekbaşınalık
Alt başlık:
İlişkilerde Çözüm
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055890445
Orijinal adı:
Love, Freedom, Aloneness
Çeviri:
Meral Bolak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Butik Yayınları
Aşk bağlılığa dönüştüğü anda ilişki haline gelir. Aşk taleplerde bulunduğu anda hapishaneye benzer. Özgürlüğünü elinden alır; göklerde uçamazsın, kafeslenmişsindir.

Aşkın özgürlük verici bir kalitede olması lazım, sana zincir vurması değil; sana kanat takıp mümkün olduğunca yükseklere uçmanı sağlaması lazım. Unutma, aşk sınır tanımaz. Aşk kıskanç olamaz, çünkü aşk sahiplenmez. Sevdiğin için bir insanı sahiplendiğin fikri çok çirkin. Birisine sahipsin
- bu demektir ki onu öldürdün ve ticari bir mala dönüştürdün.

Sadece eşyalara sahip olunur. Aşk özgürlük verir.

Gerçek aşkta bölünme olmaz. Sevenler birbirinin içine erir. Sadece egoistçe aşkta büyük bir bölünme vardır, seven ve sevilen ayrılır. Gerçek aşkta ilişki yoktur. Çünkü ilişki kurulacak iki insan yoktur. Gerçek aşkta sadece sevgi olur, bir çiçek açma, güzel bir koku, bir erime, bir birleşme yaşanır. Egoistçe aşkta ise iki kişi vardır, seven ve sevilen. Ve ne zaman seven ile sevilen olsa aşk yokolur. Aşk olduğu zaman seven ve sevilen birlikte aşkın içinde kaybolur.

Eğer özgürlük ve aşka sahip olursan başka şeye ihtiyacın kalmaz. Elde etmişsindir -sana yaşam işte bunun için verildi.

Sevgilinin niçin seninle olmak istemediğini anlamaya çalış.

Seni reddettiğinden değil -seni ne kadar çok sevdiğini biliyorsun, ama bazen yalnız kalmak istiyor. Sen de onu seviyorsan yalnız bırakırsın; ona işkence yapmazsın. Adam yalnız kalmak istiyorsa kadın, "Artık benimle ilgilenmiyor, belki de başka bir kadına ilgi duyuyor" diye düşünmez. Akıllı eş diğerini yalnız bırakır ki tekrar kendini toplayabilsin, yeniden paylaşacak enerjisi olsun. Ve bu ritim gece ve gündüz gibidir, yaz ve kış gibi; değişir durur.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 322 okur

  • Mervan Yıldırım
  • Esra
  • Ebru
  • Aydan Camalzade
  • Ayça Şengönül
  • Rüyaaaaaa
  • Özenç Kandemir
  • Hatice Çelik
  • Pelin akkuş
  • Ecem Buse yazar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.8
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%9.8
25-34 Yaş
%31.4
35-44 Yaş
%29.4
45-54 Yaş
%11.8
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.6
Erkek
%36.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.7 (34)
9
%14.3 (14)
8
%19.4 (19)
7
%13.3 (13)
6
%6.1 (6)
5
%7.1 (7)
4
%2 (2)
3
%0
2
%0
1
%3.1 (3)