Aşk ve Gurur Unutulmaz Bir Aşk Hikayesi

8,6/10  (894 Oy) · 
2.623 okunma  · 
927 beğeni  · 
25.752 gösterim
Klasik dönem romanları arasında önemli bir yere sahip olan Aşk ve Gurur, 18. yüzyıl İngiltere’sinde geçen unutulmaz bir aşk hikayesini konu alıyor. Orta halli bir ailenin zeki ve neşeli kızı ile kibirli ve mağrur olmasının yanı sıra son derece dürüst ve varlıklı genç bir adamın neredeyse nefretle başlayan ilişkilerinin büyük bir aşka dönüşünü anlatan bu kitapta, biri gururlu diğeri önyargılı iki insanın zaman ilerledikçe yanıldıklarına ve birbirlerine yaptıkları onca haksızlığın yalnızca aşkla telafi edilebileceğine şahit olacaksınız. Jane Austen’ın büyüleyici bir dille kaleme aldığı, yazarın karakter tahlillerindeki ustalığı ve insan psikolojisini yansıtmadaki yeteneği sayesinde çağının ötesine geçmiş ve klasikler arasında önemli bir yer edinmeyi başarmış Aşk ve Gurur, günümüzde de aynı etkisini koruyarak ses getirmeye devam ediyor...
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2015
  • Sayfa Sayısı:
    466
  • ISBN:
    9786055420819
  • Orijinal Adı:
    Pride and Prejudice
  • Çeviri:
    Zeynep Yeşiltuna
  • Yayınevi:
    Martı Yayınları
  • Kitabın Türü:
....Artist... 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Okumaktan keyif alcaksınız. Böyle bir kitap okumamışsınızdır. Okumanızı tavsiye ederim. Bu arada kitabın konusu önyargı ve gurur.. Herkese keyifli okumalar:):)

Ahmet Yaban 
 20 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Aşk ve Gurur, orjinal adıyla Pride and Prejudice (gurur ve önyargı) Keşke sonraki baskılarda da orjinal adına sadık kalıp, gurur ve önyargı diye bassalarmış. Çünkü bu isim kitap ve karakterlerle daha uyumlu. Elizabeth' in önyargısına ve Darcy' ın gururuna rağmen doğan muhteşem bir aşk. Aşk üzerine yazılmış en iyi kitaplardan biri sanırım. Böyle bir aşk ancak kitaplarda olur diyorsunuz ama yazar gerçek bir hikayeden esinlenmiş ve bu yüzden daha zevk alıyorsunuz. Okumayan arkadaşlara öneririm.

angel uehera 
27 Nis 09:48 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

Aşk ve Gurur, Jane Austen'ın yirmi bir yaşlarındayken yazdığı ikinci romanı, mutlaka okunması gereken akıcı bir dille yazılmış en güzel klasiklerden biridir. Türkiye'de büyük çoğunlukla Aşk ve Gurur adıyla bilinse de, orijinal adı olan 'Pride and Prejudice'nin karşılığı Gurur ve Önyargı'dır.

Kitabın yazarı olan Jane Austen'ın çok çalkantılı bir aşk yaşamı olmuştur. Mutsuz biten bir aşka sahip olan Jane Austen'ın kendi mutsuz sonuna inat her kitabını mutlu sonla bitirdiği söylenir. Aynı zamanda Aşk ve Gurur'da kendi aşkından izler olduğu öngörülmektedir.

Ulaş Faruk Akpınar 
 26 Tem 11:09 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Aşk ve Gurur'a (Gurur ve Önyargı) tavsiye üzerine başladım. Atmosferi, yer, zamanı ve karakterleri tanıyıp, onlarla beraber hareket ettikten sonra kitabı elimden düşüremedim. Kitap ilerledikçe olay örgüsünün akışı okuyucuyu kitaba bağlıyor. Her karakterin kendine özgü karakteristik özellikleri ve dönemin yaşam tarzıyla beraber birleşince insan günümüz zamanını sorgulamıyor değil. İnsanların birbirine olan saygısının bu kadar güzel olması ve bu şekilde yansıtılması çok hoş. Kitapta en çok hoşuma giden bir diğer bölüm ise yazılan mektuplardı günümüzde mektup nerdeyse tüm önemini yitirdi lakin benim gibi düşünenler bu gönderilen ve geldiğinde büyük meraklarla açılıp bir çırpıda okunan mektupların değerini bileceklerdir. Tabii ki kitabın asıl konusu olan aşkın, çok güzel işlendiğini söylemek gerekir keza basit bir aşk hikayesi kesinlikle değil. Elizabeth'in önyargısı ve Darcy'in gururu ve buna rağmen oluşacak aşkın serüveni. Kesinlikle tavsiye edilir.. Okunması gereken bir eser...

Sinan Tütüncüler 
 28 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Aşkın ana ürünü birbirini deli gibi seven iki insan ise, yan ürünü edebiyattır. Bunu yaklaşık iki yüzyıllık bir kitabı okuduğunuzda kolaylıkla anlıyorsunuz.

Jane Austen, İngiliz Edebiyatının modernleşme sürecinin temsilcilerinden birisi. Modernleşme süreci ile kasıt, romanın konusunun gündelik yaşama ve sıradan insanlara indirmesini içeriyor olması.

1813 yılında yazılmış Jane Austen’in bu romanı, “okunması gereken kitaplar” listelerinin bir çoğunda gözüme çarptı. Klasikler, okuduğum kitaplar listemin önemli bir eksiğidir. Lise ve üniversite çağlarımda bitirilmesi gereken önemli klasiklerin birçoğunu okumamış birisi olarak, olgunluk çağımda bu kitapların çoğunu utancımdan elime alamadığımı söyleyebilirim.

Aşk ve Gurur, 1800’lü yılların İngiltere taşrasında yaşayan centilmen ama soylu olmayan bir ailenin 5 kızının etrafında dönen duygusal ve toplumsal ilişkileri anlatan bir roman. Bir dönem romanı olması nedeni ile ilk başlarda zorlanacağımı düşündüğüm roman, son derece akıcı bir dile sahipti. Ancak bu akıcı dilde yazarın mı yoksa çevirmen Nihal Yeğinobalı’nın mı daha çok katkısı var emin değilim. Dönem romanı olmasını romanın dilinde değil ama roman karakterlerinin diyaloglarında, kültürel ve toplumsal formlarda kolaylıkla görüyorsunuz.

Romanda 5 kız kardeşten daha zeki ve akıllı olan en büyük iki kız kardeş Jane ve Elizabeth’in yakın yörede bir evde yaz tatillerini geçirecek olan bir soylu bekar genç ve onun arkadaşı ile olan gelgitli ve gerilimli ilişkileri anlatılıyor. Romanı bu kadar değerli kılan özelliklerden birisi kendi döneminin toplumsal yapısını aktarması kadar, roman karakterlerinin kişilik özelliklerinin detaylı bir şekilde tanımlanması olmuş. Karakterlerin kişilikleri düz ve geçirimsiz değil, aksine roman boyunca değişken bir seyir izliyor. Sanki siz romanı okurken, onların da sizinle beraber değiştiğini ve geliştiğinizi hissediyorsunuz.

Romanın kurgusu, evin ikinci kızı Elizabeth üzerine kurulmuş. Romanda her zaman onun olduğu yerde bulunuyoruz. Romanın başlangıcında esas aşk konusu, Elizabeth’in ablası Jane’in ilişkisi gibi hissedilirken, roman ilerledikçe ablasının ilişkisi gölgesinden gelişen ve nefretle başlayan Elizabeth ile Darcy arasında bir başka ilişki romanda filizleniyor. Elizabeth önce kendi evlerinde, sonra ise farklı ziyaret ve gezilerinde, ablasının ve kendi duygusal ilişkisinin yeniden örülmesine neden olan olayların içinde bulunuyor. Farklı akrabalık ilişkileri üzerinden kurulmuş ince düğümler, yazarın mantıklı hamleleri ile uygun bir şekilde çözülüyor.

Romanın aslen bir aşk hikâyesi olması ve mutlu sonla bitmesi, bende bir nebze, pembe roman kültürünün ilk dönem eserlerine bir kazı yapmışım hissini de uyandırmadı değil. Hatta aşk romanlarının vazgeçilmez konusu olan zengin oğlan- fakir kız – ya da tam tersi- bu romanın da ana konusunu oluşturduğu söylenebilir. Ama romanın yazıldığı dönem itibari ile değerlendirdiğinde, oldukça kıymetli bir eser keşfi yaptığımı düşünüyorum.

Romanın konusu haricinde, detayları da oldukça ilgi çekici. Romanda İngiltere’nin sınıflı toplum yapısının katı çizgileri çok açık bir şekilde hissediliyor. Ayrıca ataerkil hukuk sistemi – mirasın kızlara kalmaması, babanın diğer akrabalarına geçmesi-, evliliklerde ve toplumsal ilişkilerde sınıflar arası yazılı olmayan katı kurallar, her diyalogda ve her sahnede karşımıza çıkıyor.

Diğer dikkat çeken bir husus, roman boyunca, roman karakterleri arasında yaşanan mektup trafiği. Elbette 1800’li yılların başında insanlar arasında en temel iletişim yöntemi mektuptur. Ancak bu iletişim yönteminin gündelik yaşamın bir parçasına dönüşmesi ve bu iletişimi sağlayan iyi işleyen bir posta işletmesinin varlığı son derece şaşırtıcı. Aynı dönemde, Osmanlı topraklarında bu yoğunlukta bir mektuplaşmanın yaşandığını, bu kadar çok mektup yazacak okur yazar bulunduğunu ve bu mektupları iletebilecek yaygın bir posta işletmesinin olduğunu zannetmiyorum. Bu açıdan bakınca, bu kadar mektup yazılan bir toplumda edebiyatın gelişmesine, daha fazla yazar çıkmasına ve daha fazla okurun olmasına şaşmamak gerektiğini düşünüyorum.

Romanın, roman tarihinde, normal insanların yaşamını aktaran modernleşme sürecinin bir parçası olduğunu söylemekle beraber, gündelik yaşamına indiği toplumsal seviyenin taşra beyefendileri seviyesi olduğunu, daha aşağılara inemediğini de söylememiz gerekiyor. Hizmetçiler, çalışanlar, sürücüler, bahçıvanlar, esnaflar romanda gölge olarak geçiyor ama isim ve cisim olarak romanda bir yer kaplamıyorlar.

Okumaktan memnuniyet duyduğum Aşk ve Gurur, beni zenginleştirdiği kadar, klasikleri zaman zaman da olsa elime almam konusunda beni cesaretlendiren bir kitap oldu.

meliha gök 
12 Tem 23:59 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Aşk ve Gurur, taşralı bir beyfendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama "ilk izlenim"i tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan "gurur" ile elizabeth'in ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği "önyargı", Darcy'yi mesafeli davranmak zorunda bırakır. Elizabeth'in davranışında da hem özsaygının uyandırdığı "gurur", hem de Darcy'nin züppeliği karşısındaki "önyargı" etkili olur. Zeki ve coşkulu Elizabeth yalnızca Austen'ın en çok sevdiği kadın kahramanı değil, aynı zaman bütün İngiliz edebiyatının en çok ilgi uyandıran kadın roman kişiliklerinden biridir.

Defnesolmaz 
13 Mar 19:01 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 3/10 puan

Güzel bir kitap birbirini seven iki insanın gururları yüzunden kavuşamadıklarını anlatıyor çok fazla karakter var biraz karıştırabilirsiniz fakat okumaya değer

Kübra çil 
18 Kas 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Ölmeden önce okunması gereken kitaplardan birisi. Hayatta hepimizin yaptığı şey ön yargılı olmak. Bu kitapta insanların aslında ön yargının esiri olmaktan çıktığında çok farklı kişiler olduğunu fark edeceksiniz. Akıcılık ve anlatım yönünden harika. Yazara sonsuz teşekkürler.

Buse Suci 
15 Tem 22:28 · Kitabı okudu · 2 günde · 5/10 puan

Kitabi büyük bir umutla alıp hayal kırıklığına uğradım. Yaklaşık iki ay önce okumaya başlayıp yarım bırakmıştım fakat daha sonra tekrar okumaya başladım belki aceleci davranmışımdır diye. Kitabın dili gayet sade ve akıcı fakat konu bana çok yavan ve sıradan geldi. Kitaptan öğrendiğim tek şey gurur yapmamak gerektiği, bazen sevdiklerimizin söylediği sözler acı olsa da acımızı bir kenara bırakıp gerçekleri görmeye çalışmamız gerektiğiydi. Tavsiye eder miyim bilmiyorum fakat ben kitaptan etkilenmedim ve beğendiğim söylenemez.

Kitaptan 372 Alıntı

Hakan TEKİN 
06 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Karşısındakinden cesaret almadan gerçekten âşık olabilecek kadar pişkinlik gösterebilen azdır.

Aşk ve Gurur, Jane Austen (Sayfa 22)Aşk ve Gurur, Jane Austen (Sayfa 22)
Ali Yalçın 
08 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Sen bana, gerçekten sevilmeye değer bir kadının sevgisini kazanabilmek için daha başka erdemlere sahip olmam gerektiğini öğrettin."

Aşk ve Gurur, Jane Austen (Sayfa 429)Aşk ve Gurur, Jane Austen (Sayfa 429)

"Bir kadın sevdiği kişiden ilgisini saklarsa,onu elde etme fırsatını kaybedebilir,sonra da aşkından herkesin habersiz olduğuna inanarak kendini avutur..."

Aşk ve Gurur, Jane Austen (Sayfa 33)Aşk ve Gurur, Jane Austen (Sayfa 33)
Hakan TEKİN 
06 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Güzel bir kadının yüzündeki bir çift güzel gözün insana ne kadar büyük bir zevk verebileceğini düşünüyordum. "

Aşk ve Gurur, Jane Austen (Sayfa 27)Aşk ve Gurur, Jane Austen (Sayfa 27)

Gerçekten dostum olanlar için yapmayacağım şey yoktur.İnsanları yarım sevmek gibi bir huy doğamda yok.

Aşk ve Gurur, Jane AustenAşk ve Gurur, Jane Austen
38 /

Kitapla ilgili 6 Haber

OKUNDUĞU SÖYLENMESİNE RAĞMEN OKUNMAYAN 10 KİTAP
OKUNDUĞU SÖYLENMESİNE RAĞMEN OKUNMAYAN 10 KİTAP İngiltere’nin önemli yayın organlarından The Guardian gazetesinde yayımlanan haberde, okunduğu söylenmesine rağmen okunmayan kitaplar incelendi ve ortaya Tolstoy ve Dostoyevski’nin de içlerinde bulunduğu 10 kitaplık şaşırtıcı bir liste çıktı.
Beyin Geliştiren On Kitap
Beyin Geliştiren On Kitap Edebiyatın tedavi edici, sağaltıcı bir işlevi olduğu varsayımına dayanan bir grup bilim insanı, roman okumanın insan beynini geliştiren bir etmen olduğunu kanıtladı.
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi Bazı romanları elimize aldığımızda, daha kapağını açtığımız anda, ilk cümleleri okurken biri sarıp sarmalamaya başlar. Bazılarında ise 50. sayfaya geldiğimiz halde okumakta zorlanırız. Özellikle sıradışı girişler bizi daha çok etkisi altına alır. Ve elbette romanı okuyup tamamadıktan sonra ilk sayfaya dönme isteği uyandıran romanlar.